SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.09.2018

SAPIK


   Bugün hemen her evde, kay­bo­lan Eylül Bebek, ka­ti­li, Leyla Bebek, çöpe atı­lan bebek ko­nu­la­rı­nı ko­nu­şu­yor. Her­kes­te bir üzün­tü, ça­re­siz­lik ve hemen her ağız­dan “İdam geri gel­sin” söy­le­mi…
   Hay­van­lar­da, küçük bir bu­za­ğı ile çift­leş­me­ye ça­lı­şan bir koç gör­me­dik me­se­la. Ya da bu­za­ğı­ya mu­sal­lat olan bir boğa… Civ­ci­vi ko­va­la­yan bir horoz ya da kuş yav­ru­la­rı ile çift­leş­me­ye gelen bir erkek kuş hiç gör­me­dik. Ne ke­di­ler­de ne de kö­pek­ler­de gör­dük yav­ru­lar­la iliş­ki… Bı­ra­kın 3’ü, henüz reşit ol­ma­mış yaş­ta­ki ço­cu­ğa cin­sel obje diye ba­ka­bi­len şe­ref­siz­le­re “hay­van” de­me­yin. Bu ha­ka­ret­le­ri hiç­bir hay­van hak et­mi­yor!
   Bir ço­cu­ğa sar­kın­tı­lık yapan biri, çocuk ve aile­si ile mah­ke­me­ler­de ay­lar­ca yüz­leş­ti­ri­li­yor, bir araya ge­ti­ri­li­yor. “Kü­çü­ğün rı­za­sı var mıydı?” “Kü­çü­ğün psi­ko­lo­ji­si bo­zul­muş mu?” diye de­fa­lar­ca adli tıpa gön­de­ri­li­yor kız ço­cu­ğu. Ay­lar­ca süren da­va­lar­da kız ço­cu­ğu bü­yü­yüp ge­liş­tik­çe, aklı ba­şı­na gel­dik­çe, uta­nı­yor sı­kı­lı­yor. Kızın aile­si de teş­hir ol­mak­tan uta­nıp sı­kı­lı­yor. Gayet gizli ol­ma­sı ge­re­ken bir da­va­nın so­nun­da artık mağ­dur olan mağ­du­ri­ye­ti­ni ka­bul­le­nip da­va­dan vaz­ge­çe­bi­li­yor. Tabi böyle du­rum­lar­da sı­ra­da başka mağ­du­ri­yet­ler olma ih­ti­ma­li de ar­tı­yor.
   “Te­ca­vüz­cü­sü ile ev­len­di­ri­lir­se ce­za­sı kal­kar” diye bir yasa çı­kar­ma­ya ça­lı­şı­yor bu zih­ni­ye­te yakın dü­şün­ce… Yurt­lar­da, hele erkek çocuk ta­ciz­le­ri­ne yayın ya­sa­ğı ge­li­yor. Mec­lis­te, konu hak­kın­da­ki so­ruş­tur­ma öner­ge­si red­de­di­li­yor.  Yani konu, gör­mez­den duy­maz­dan ge­li­ni­yor. Hep Av­ru­pa’yı misal ve­ri­yo­ruz ama Av­ru­pa’da olsa ben­zer suç, o yurt ka­pa­tı­lır, hü­kü­me­tin is­ti­fa­sı is­te­nir. Bizde ise o yur­dun yö­ne­ti­ci­si vekil ola­bi­li­yor!
   Te­ca­vüz­cü için halk idam is­ti­yor ama ya­sa­lar­da idam yok. Bu ko­nu­da genel kanı, te­ca­vüz edip öl­dü­rü­len ki­şi­ye ce­za­evin­de ben­zer şe­kil­de ceza ke­si­li­yor. Mah­kûm­lar, kendi ara­la­rın­da or­ga­ni­ze yapıp suç­lu­yu ası­yor­lar ve ge­nel­lik­le in­ti­har süsü ve­ri­yor­lar. Mah­kûm­lar da buna göz yu­mu­yor. Belki ilahi ada­let ye­ri­ne ge­li­yor ama ol­ma­sı ge­rek­ti­ği gibi değil. Çünkü “Tür­ki­ye, ce­za­evin­de­ki bir mah­kû­mu ko­ru­ya­mı­yor” gö­rün­tü­sü hâsıl olu­yor dün­ya­da. 
   İçerde bir ya da bir­kaç mah­kû­ma ci­na­yet gibi ağır bir suç iş­let­mek, aracı olmak, gör­mez­den gel­mek de te­ca­vüz kadar ağır bir suç. Önem­li bir husus, te­ca­vüz suçu iş­le­ye­nin ruh ya­pı­sı ve bu has­ta­lı­ğı­nın te­da­vi olup ol­ma­ma­sı… Ölüme sebep ve­re­nin de zaten idam ya da hücre hapsi ile mü­eb­bet ya­tı­rıl­ma­sı ge­rek­mez mi? 
   Ha­tır­lar mı­sı­nız, bir dönem, genel af çık­mış­tı ve te­ca­vüz­cü­ler dı­şa­rı sa­lın­mış, çoğu yine ben­zer suç­lar iş­le­miş, içeri gir­miş­ti. Yani te­ca­vüz ve taciz suç­la­rı­nı iş­le­yen in­san­lar, bu suça me­yil­li. Te­da­vi edil­me­dik­le­ri sü­re­ce de suçu iş­le­me­ye devam ede­cek­ler.
   Ge­nel­lik­le ka­pa­lı mu­ha­fa­za­kâr top­lum­lar­da bazı ko­nu­lar gör­mez­den ge­li­nip aile için­de ayıp diye ko­nu­şul­mu­yor. Ço­cuk­la­rı­nı­za, “Ta­nı­ma­dı­ğı­nız in­san­lar size elin­de çi­ko­la­ta, don­dur­ma, sakız gibi şey­ler­le ya­na­şıp bir yere gö­tür­mek is­ter­se, yine ta­nı­ma­dı­ğı­nız kim­se­ler sizi ba­ba­nız, an­ne­niz, de­de­niz ça­ğı­rı­yor deyip ara­ba­ya bin­dir­mek is­ter­se, ava­zı­nız yet­ti­ği kadar yük­sek sesle çığ­lık atıp hızla ora­dan ka­la­ba­lı­ğa doğru koşun” diye tem­bih et­ti­niz mi?
   Hâkim, bazı da­va­lar­da so­ru­yor, “Te­ca­vüz tam ger­çek­leş­miş mi?” Yani sapık ruhlu sanık, ni­ye­ti­ni boz­muş, kızı ka­çır­mış, elini aya­ğı­nı bağ­la­mış, do­nu­nu in­dir­miş de ola­bi­lir. Ama te­ca­vü­zü bir şe­kil­de ger­çek­leş­ti­re­me­miş ola­bi­lir. Bu se­bep­le te­ca­vüz su­çun­dan be­ra­at et­me­si bile müm­kün.
   İngi­liz yar­gıç, gece ya­rı­sı park­tan geçen kızı kor­ku­tan adama, 7 yıl, 7 gün hapis ce­za­sı ve­rin­ce şa­şı­ran ga­ze­te­ci­ler sor­muş: "Adam kıza elini bile sü­re­me­di. Kaçan kızın çığ­lık­la­rı­na ye­ti­şen­ler de adamı ya­ka­la­dı. Bu ceza çok değil mi?" Yar­gı­cın ya­nı­tı, hukuk ta­ri­hi­ne ge­çecek dü­zey­dey­di: "Kızı kor­kut­ma­nın kar­şı­lı­ğı 7 gün­dür. 7 yıl, İngi­liz kız­la­rı­nın gece ya­rı­sı park­ta do­laş­ma öz­gür­lük­le­ri­ne sal­dır­ma­nın ce­za­sı­dır."
   Te­ca­vü­ze uğ­ra­yıp bunu aile­si­ne di­ye­me­yen­ler, yasak aşk so­nu­cu olan ya da en­sest iliş­ki mağ­dur­la­rı, bu iliş­ki so­nu­cu doğan be­bek­ten kur­tul­mak is­ti­yor­lar. Kendi rı­za­sı dı­şın­da dün­ya­ya ta­lih­siz bir şe­kil­de gel­miş bebek de ya çöpe atı­lı­yor ya suya… Es­ki­den cami av­lu­la­rı­na bı­ra­kı­lır, bi­ri­si sa­hip­le­nir­di. Şimdi o fır­sat bile ve­ril­mi­yor be­be­ğe. Bebek, so­ğuk­tan ve aç­lık­tan ölüme terk edi­li­yor! Başlı ba­şı­na ci­na­yet iş­le­ni­yor. Ya­sa­la­rın bu ko­nu­da­ki tu­tu­mu da kür­taj ya­pıl­ma­ma­sın­dan yana!
   Salı günü bu sa­tır­la­rı ya­zar­ken, Hülya Bebek hak­kın­da Va­li­lik açık­la­ma yap­mış, “Her­han­gi bir darp ve taciz izi yok” diye. Top­lum ola­rak ra­hat­la­dık, “Oh çok şükür, te­ca­vüz yok!” diye… Bütün köyün didik didik aran­dı­ğı yerde, kanal ke­na­rın­da bu­lu­nan ceset belli ki son­ra­dan bı­ra­kıl­mış. Eğer suçlu ya da suç­lu­lar ya­ka­la­nır­sa, “Te­ca­vüz et­me­di­ler, darp et­me­di­ler” diye ha­fif­let­me ce­za­sı mı ala­cak­lar?
   Ço­cuk­la­rı­nı­za, sa­pık­la­rı nasıl tes­pit edip nasıl ko­run­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni öğ­ret­tik­ten sonra da hay­van sev­gi­si­ni öğ­re­tin lüt­fen. Ka­rın­ca yu­va­la­rı­nı boz­ma­sın, kedi kö­pe­ği ko­va­la­ma­sın, kuş­la­ra taş at­ma­sın. Zevk için av tü­fe­ği­ni eline alıp can­lı­ya ateş eden, bal­ta­yı da alıp zevk için ağaç kesen biri ol­ma­sın. Hay­van­la­rı, do­ğa­yı seven biri in­san­la­rı da sever, ço­cuk­la­rı da. Unut­ma­yın, sa­pık­la­rın da ya­pı­lan sa­pık­lık­lar­dan uta­nan bir aile­si var. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 69