SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 24.01.2018

Sarılarak yatalım mı?


Hani fık­ra­la­ra konu olur ya… Erkek kıza rica eder, gel bu gece bende kal, diye… Kız da, olmaz, der. Erkek, Kork­ma sa­de­ce sa­rı­la­rak ya­ta­ca­ğız, der. Asın­da bilir her ikisi de sa­rı­la­rak yat­ma­nın müm­kün ol­ma­ya­ca­ğı­nı, so­nun­da piş­man­lık ola­ca­ğı­nı…
Erkek, kız­dan rica eder, haydi gel be­ra­ber ola­lım, diye. Kız da, “Ev­len­me­den olmaz” diye di­re­tir. Erkek, is­te­ği­ne kılıf da bulur ve ıs­ra­rı­na devam eder; “Yahu zaten ni­şan­lı­yız, na­sıl­sa bir ay sonra ev­le­ne­ce­ğiz, haydi gel..!” Kız da ısrar et­me­si­ne makul ge­rek­çe bulur; “Ama hep öyle di­yor­su­nuz, sonra ni­şan­la­rı atı­yor­su­nuz!”
Akkum mev­ki­in­de bir baz is­tas­yo­nu ku­rul­ma­sı­nın pro­tes­to­la­rı vardı 6 ay kadar önce. Çocuk par­kın­da­ki ça­lış­ma­lar­dan ra­hat­sız olan halk, oraya baz is­tas­yo­nu ya­pı­la­ca­ğı­nı öğ­re­nin­ce eyle yap­mış, ku­rul­ma­ma­sı için gay­ret sar­fet­miş­ler­di. Kay­ma­kam­lık ve Be­le­di­ye nez­din­de ya­pı­lan gi­ri­şim­ler so­nun­da, pro­tes­to­cu­lar ikiye bö­lün­müş­tü. “Sa­de­ce di­re­ği­ni di­ke­lim, yan­sı­tı­cı­la­rı şimdi koy­ma­ya­ca­ğız. Baş­kan gel­di­ğin­de ken­di­si­ne rica ederi sök­tü­rür­sü­nüz” sözü ye­ter­li ol­ma­yın­ca, gelen po­lis­le­rin “Di­kil­me­si­ne mü­sa­ade et­mez­se­niz, Ada­pa­za­rı’ndan çevik kuv­vet ça­ğır­mak zo­run­da ka­lı­rız. Onlar da sizi biber gazı ve toma ile da­ğı­tır, öyle di­ker­ler. Bizi mec­bur bı­rak­ma­yın” sözü et­ki­li ol­muş­tu. 
Olay ye­ri­ne gelen Baş­kan yar­dım­cı­sı Murat Çelik, baz is­tas­yo­nu­nun ku­rul­ma­ma­sı için elim­den gelen gay­re­ti gös­te­re­ce­ğim, ama şimdi bunu dik­mek zo­run­da­lar” demiş, aka­bin­de di­re­ğin di­kil­me­si­ne mü­sa­ade edil­miş­ti!
Şimdi o di­re­ğin te­pe­sin­de yan­sı­tı­cı var. Daha o zaman de­miş­tim, di­re­ğin ucu gir­di­mi, ge­ri­si de girer! Artık geri dönüş yok, direk di­ki­lir­se ge­ri­si­ne de razı olun, de­miş­tim.
Bölge halkı, ol­ma­dı­ğı­nı gö­rün­ce, Baş­kan Yar­dım­cı­sı Murat Beye sitem edi­yor, “Bize söz ver­miş­ti” diye. Hatta Bir ta­ne­si sos­yal med­ya­da ha­ka­re­te varan si­tem­ler­de bu­lu­nu­yor. Bu işi para için yap­tı­ğı­nı söy­lü­yor.
Baş­kan Yar­dım­cı­sı, ko­nu­yu Baş­ka­na ta­şı­dı­ğı­nı, Baş­ka­nın il­gi­len­me­di­ği­ni söy­le­di. Elin­den gelen bu ka­dar­mış. Ki­şi­sel hiç­bir men­fa­ati ol­ma­dı­ğı­nı ve buna te­nez­zül et­me­ye­ce­ği­ni bi­li­yo­ruz. Eleş­ti­rir­ken bunu ima etmek, ha­ka­ret­va­ri şe­kil­de eleş­tir­mek, belli ki ca­nı­nı sık­mış Murat Beyin. Eğer bir taraf geri adım at­maz­sa sonuç mah­ke­me­lik…
Peki, bu süre için­de bölge halkı ne yaptı, di­re­ğin sö­kül­me­si için? Be­le­di­ye Baş­ka­nı­nın ka­pı­sı­nın önün­de otur­ma ey­le­mi ya­pa­bi­lir­ler­di. Mec­lis top­lan­tı­sı­nı basar, is­tek­le­ri­ni yük­sek sesle dile ge­ti­re­bi­lir­ler­di. Bun­la­rın hiç­bi­ri­ni yap­ma­dı­lar.
Hani hep­ten de boş dur­duk­la­rı söy­le­ne­mez, “Baz is­tas­yo­nu­nun cep te­le­fo­nun­dan daha fazla za­rar­lı ol­ma­dı­ğı” hak­kın­da rapor al­mış­lar! Buna rağ­men si­tem­ler neden?
Ben, o zaman da yaz­dım, şimdi de ya­zı­yo­rum, bu­ra­sı çocuk parkı. Çocuk parkı, en gü­ven­li, en em­ni­yet­li ol­ma­sı ge­re­ken yer­ler­den biri ol­ma­lı. Aile­ler, ço­cuk­la­rı­nı bu­ra­ya ge­ti­rir­ken, hiç­bir en­di­şe duy­ma­ma­la­rı ge­re­kir. Hal­bu­ki Baz is­tas­yo­nu bile baş­lı­ba­şı­na itici bir un­sur­ken, bu­ra­da bu­lu­nan Elekt­rik Tra­fo­su belki daha da büyük teh­li­ke oluş­tur­mak­ta­dır. Baz is­tas­yo­nu al­tın­da oy­na­yan ço­cuk­lar, rad­yas­yon­dan en çok zarar gö­re­bi­lecek genç di­mağ­lar, tra­fo­dan olu­şa­bi­lecek bir kaçak yü­zün­den daha büyük teh­li­ke al­tın­da­lar. Hangi anne baba ço­cu­ğu­na tem­bih eder ki; “Tra­fo­da­ki elekt­rik kab­lo­la­rıy­la oy­na­ma, on­la­ra ke­si­ci de­li­ci alet­ler­le vurma!” diye. 
Ha­tır­la­rım da, İstan­bul, Gazi Ma­hal­le­sin­de­ki bir trafo pat­la­ma­sı, ses bom­ba­sı gibi gü­rül­tü yap­mış, Kü­çük­köy’den du­yul­muş­tu. Tra­fo­nun ça­tı­sı ve du­var­la­rı uç­muş­tu.
Demem o ki, genç bir er­kek­le genç bir kız sa­rı­lıp uyu­ya­maz ve ev­len­me­den de o iş olmaz!
ŞEHR-İ RA­MA­ZAN
Hoş gel­din der­ken kul­lan­dı­ğı­mız şehri ke­li­me­si ne demek, onu öğ­re­ne­lim. Öyle ya, kul­la­nı­yo­ruz da, ne demek ol­du­ğu­nu bil­mi­yo­ruz. Şeh­ri­mi­ze hoş gel­din an­la­mı mı ta­şı­yor? 
Şehr, Fars­ça bir ke­li­me, an­la­mı da Ay demek. Ama Hoş gel­din Ra­ma­zan ayı demek, o kadar vurgu yap­mı­yor. O yüz­den nor­mal za­man­da kul­lan­ma­dı­ğı­mız bir ke­li­me­ye mü­ra­ca­at edi­li­yor, “Hoş gel­din Ya Şehri Ra­ma­zan…” 
Oruç, nefsi ter­bi­ye amaç­lı bir iba­det dili iken, bizde daha çok tut­ma­ya­nın nef­si­ni ter­bi­ye etmek amaç­lı kul­la­nı­lı­yor, dö­ve­rek… Çok şükür ki İlçe­miz­de bu ko­nu­da tu­tu­cu­luk yok ve böyle men­fur olay­la­ra rast­lan­mı­yor. Hatta Kent mey­da­nın­da si­ga­ra içen in­san­la­ra mü­da­ha­le eden var mı diye ba­kı­yo­rum, kimse tın­mı­yor bile. 
Biz nefsi ter­bi­ye eden in­san­lar, müs­rif­lik de­re­ce­sin­de iftar sof­ra­sı ha­zır­lı­yo­ruz. Ger­çek­ten ye­me­ğe muh­taç in­san­la­rın sof­ra­sı­nı his­set­me­miz ge­re­kir­ken sof­ra­da bir tek kuş sütü eksik ka­lı­yor. (Ba­zı­la­rı buna, sof­ra­da bir tek kuş tüyü eksik, diyor!)
Ra­ma­zan 15’den sonra iftar zi­ya­fet­le­ri baş­lı­yor. Ba­ka­ca­ğız, bizim pa­ra­la­rı­mız­la kim­ler gös­te­riş yap­mak için hangi zen­gin­le­ri ve şöh­ret­li­le­ri ça­ğı­ra­cak! Ger­çek fakir ve ih­ti­yaç sa­hip­le­ri zaten uta­nır, sı­kı­lır, bu tür da­vet­le­re icap et­mek­ten!
Ra­ma­zan do­la­yı­sıy­la ba­kı­yo­ruz iftar me­nü­le­ri­ne, 40 Lira… Yani as­ga­ri üc­ret­li bi­ri­nin bir gün­lük ça­lış­ma­sı ile bir öğün yemek ye­me­si… Hani Ra­ma­zan­lık, aç ka­lan­la­rı da do­yur­mak için 10 Li­ra­lık iftar me­nü­sü ha­zır­la­yan yok! Hal­bu­ki bir­kaç zen­gi­nin gi­ri­şi­miy­le, for­ma­li­te bir üc­ret­le, me­se­la 5 Lira ile, nor­mal lo­kan­ta­lar­da iftar me­nü­sü ve­ri­le­bi­lir­di.
Ra­ma­zan ayı, fitre ve ze­kat­la­rın öden­me ayı ola­rak da kabul edi­li­yor. Her­kes ma­lı­nın 40 da bi­ri­ni zekat ola­rak verse, zen­gin­le fakir ara­sın­da­ki uçu­rum en fazla 40 kat olur. Ne­den­se Tv’de prog­ram yapan ho­ca­lar bu ko­nu­la­ra gir­mez. Pa­ra­sı ola­nın vic­da­nı­nı sız­lat­ma­mak için…
Sakız çiğ­ner­sem oruç bo­zu­lur mu, de­ni­ze gi­rer­sem oruç bo­zu­lur mu?, diye so­ran­lar, haram yer­ken, rüş­vet-avan­ta alır­ken oruç bo­zu­lur mu diye de sorun. “Ara­ba­mı Ada­pa­za­rı’na gö­tü­rüp geri ge­tir­dim. Yolda las­ti­ğim pat­la­dı, ra­da­ra gir­dim, yolcu da aldım. Ben şimdi Ada­pa­za­rı’na git­miş miyim?” Gibi bir soru ge­li­yor ak­lı­ma bun­la­rı duy­du­ğum­da! 



Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 878