SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.10.2018

SİYASİ MALZEME ÇOK DA


  Bir siyasetçi dedi ki, “Siz köşe yazarları-na bu hafta malzeme çok”… Çok olmasına rağmen siyasi bir yazı ya da yorum yaz-mamıştım. Ama beklentiler artınca birik-miş malzemeleri biraz eritelim.
  Öncelikle siyaset yapan insanlar, işinde gücünde olan insanları rahatsız etme-meliler. Bu şimdilik az, ama adaylar belirlenince korna çalan araç konvoyları ve sokak aralarında otobüslerin hoparlörü son sesine kadar açıp bağıra bağıra dolaşmasıyla artacak. 
  Bir esnafımız, “Bez afiş yaptırıp asacağım, gürültü kirliliği istemiyoruz diye” dedi. 
  MHP, belki de siyasi hayatındaki en yüksek oyu, propaganda yapamadığı için aldı. DSP`nin arkasından 2. parti oldu (% 22). Bütün partiler bangır bangır bağıran araçlarla gezerken, onların belki de araç kaldıracak paraları yoktu!
  Önceki yıllarda da böyle miydi bilmi-yorum ama AKP bu yıl Karasu`da aday adayları rekoru kırdı sanki. Vizyon sahibi, kendilerini Karasu`yu yönetecek bilgi birikiminde gören insanlar hadi neyse de, zerre kadar seçilme ümidi olmayan insanların adaylık müracaatlarına anlam veremiyor insan. Hani acaba “Ben de buradayım, görev bekliyorum” mesajı mı verilmek isteniyor yukarılarda birilerine? 
  Adaylar arasında ilk müra-caat, 2 dönem belediye başkanlığı yapmış Ahmet Genç`ten geldi. Genç`in pro-fesyonelliği kendini gösterdi ve adaylığını açıklar açıklamaz ilçedeki billboardlarda yerini aldı. Akabinde de bayram kutlama afişleri, tabii… Diğer adaylar kendisini takip bile edemedi. Ama bu afişler yasaya aykırıydı. Afişlerin seçim yasağına aykırı olduğuna dair ilk yazı, hiçbir afişi olmayan CHP`ye de geldi! Zaten 3-5 gün sonra da afişler kaldırıldı.
  Mehmet İspir, adaylığını açılarken, “Ahmet Genç`in köyünün muhtarı bile Mehmet`i destekliyor!” dedi biri. Bir baş-kası da “Ama AKP`den kimse yok yanın-da, Başkanın dışında” dedi… “Bir de Dursun Caner var. Zaten onun bürosundan yapılmış tüm işlemler. Eğer Mehmet kaza-namazsa Dursun`un yüzündeki ifadeyi merak ediyorum” dedi bir başka biri.
  Bir başka aday adayı, adayların şansı hakkında fikrini söylerken, “Mehmet`in adaylığı yüzde elli, diğer adayların hepsinin toplam şansı yüzde elli” dedi.
  Mehmet Çalık, eşiyle geldi dilekçesini vermeye. “Meclisteki Bakanların hepsi, eşlerinin başı kapalılardan seçilmiş” sözünü duymuştu sanki. Belki de eşiyle birlikte müracaat eden tek aday adayıydı. 
  Mecliste, Sakaryalı Milletvekilleri’nden bir gurup oturmuş sohbet ederken, bir arkadaşımız yanlarına gidip Karasu`daki adaylardan kimin şanslı olduğunu sormuş. Cevap bana da şaşırtıcı geldi, “Mehmet Çalık`ın şansı yüzde 51`miş!” Şaşırtıcı gelmesi, Sayın Çalık`a yakıştıramadığı-mızdan değil tabii. Sayın Genç`in millet-vekilleriyle arasının daha iyi olduğunu düşünmemizden kaynaklandı.
  Bir gurup arkadaşımız, adayın Recep Özdemir olacağını söylüyor. Başbakan, Numan Kurtulmuş`u kıramaz, kırarsa partide çözülme başlar, diye düşünüyor.
  Siyaset, insanın kanına işlediği zaman, kolay kolay çıkmıyor demek ki! Geçen dönem CHP`den aday olan Bekir Sarıoğlu bu sefer AKP`den şansını deniyor. Son ana kadar teklif bekleyip sessiz kalan Bekir Bey, damarlarındaki siyaset virüsünü yenemedi ve adaylığını açıkladı. Parti değişikliği için de “Benim asıl yerim zaten burasıydı ki!” şeklinde görüş belirtiyormuş Sarıoğlu. Daha önceki bir yazımda bahsetmiştim, “CHP`den kazanıp başkan olsaydım ben de AKP`ye geçmek zorunda kalırdım” dediğini. 
  Hakkında spekülasyon yapılan bir diğer aday, adaylığını en son açıklayanlardan, benim de tanımadığım ayaklarından sakat bir hemşerimiz. “Bazıları gibi kafadan sakat olacağına, ayaklarından sakat olması Karasu için daha hayırlı. En azından makamında oturur. Ama o da aday çok-luğunu protesto amaçlı aday olmuş ve adaylık ücretini başka birisi vermiş” deniliyor. 
  Partinin ağır toplarından biri, Milletvekili Hasan Ali Çelik adında ısrarlı... Yarım kalmış yatırımları onun tamamlayacağını, Karasu`yu il yapacağını savunuyor. 
  AKP`den aday olamazlarsa parti değiştireceği söylenen adaylar var. Şans-larını azaltmamak için isimlerini yazma-yalım ama BBP ve Saadet Partisi adayları, AKP`den seçime giremeyecek adayı beklemedeymiş! Hatta Nurhan Hanım inkâr etse de, CHP için de benzer beklenti olduğu dedikoduları var. Peki, böyle olsa ve diğer partilerden birinde seçim kazanacak adayın yarın tekrar AKP`ye geçmeyeceğinin garantisi var mı? Yoksa oyları artırmış olmak zaten yeterli mi?
  Aday adaylarının çokluğu daha çok Karasu yerel gazetelerin işine yaradı. Hemen hepsi sayfalarını adayların resmi, reklamı ile doldurdu. Bazı tam sayfa ilanlardan reklam üzeri gazete okur gibi olduk. Burada da bazı adayların öngörüşü kuvvetli olduğu için sayfayı erken kaptı, kapattı. 
  Bir gazeteci arkadaşa reklamlar sayesinde iyi para kazandıklarını söyledim. “Ah keşke bir de parasını alabilsek!” dedi. Ne demişler, “Adam olacak çocuk…!” Seçimde bile topu topu üç parti, üç aday çekişecek ve üç ilan yetecek!
ÖZÜR
  Sayın Müjdat İskender ile Sayın Mehmet İspir`i sık olarak yan yana görüyorduk. Bildiğiniz gibi Sayın İskender eski sol-culardan. En son Sayın İspir`in adaylık açıklamasında rastlayınca takıldım, “Sen de mi AKP`ye geçtin!” diye. Nihayetinde internet ortamında muhabbet olsun diye tekrarlanan bu sözümüz Müjdat Bey’i kız-dırmış. Müjdat Bey, “Ben 50 yıldır ne-redeysem, yine oradayım, AKP bana be-lediye başkanlığını hibe etse, yine kabul etmem”  dedi. Meğer aralarında enişte-kayınço ilişkisi varmış. Eh, bize de özür dilemek kaldı. 
BEN DE
  CHP İlçe Başkanı Nurhan Hanım, güler yüzlü, iyi bir insan. Davranışlarında, ha-reketlerinde, gülmesinde bir samimilik var. Belki bunu siyaset için yapıyor ama kar-şısındaki bu samimiyete inanıyor. Ben de Nurhan Hanım’ın bu samimiyetine inan-dığım için beni davet ettiği birçok toplan-tıya katılarak destek verdim. Bu sebeple birçok kişi benim aday, ya da adaylık bek-lentisi içinde olduğumu düşünüyor. Bazı-ları da takılıyor, CHP`nin adayı sen misin yoksa diye. (Tabii CHP`nin özgürlükçü, demokratik tavrının yanında AKP tara-fından haksızlığa uğratılmış olmak da bir başka sebep.) 
  Bu soruyu kinaye soranlara; İnşaat Mü-hendisiyim ve İstanbul gibi bir mega kentte 15 sene çalışarak mesleğimi icra ettim. Adaylığını açıklayan insanların çoğundan daha iyi bilirim şehirciliği. 
  Henüz siyaset virüsü bulaşmadı. Başkan olmak da cazip gelmiyor bana. Karasu için iyi bir şeyler yapabilmek güzel ama bu köşeden seslenmek de yetiyor. Teveccühünüz, diyelim.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1034