SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.07.2018

SORU ŞU OLMALI


   “Ka­ra­su Be­le­di­ye Baş­kan­lı­ğı için hangi parti kimi gös­te­recek?” şek­lin­de­ki so­ru­yu son za­man­lar­da sıkça duyar olduk. Her parti, se­çi­mi ka­zan­mak için en güçlü aday ara­yı­şı­na baş­la­dı.  
   AKP, CHP, MHP’nin ya­nın­da İYİ Parti de var bu sene. Ba­zı­la­rı da, AKP kar­şı­sı­na mu­ha­le­fe­tin güçlü bir ortak aday­la gir­me­si ge­rek­ti­ği­ni söy­lü­yor ya, soru o değil!
   Ka­ra­su’yu yö­net­me­yi hak ka­za­nan be­le­di­ye baş­ka­nı­nı aylık 800 bin lira gibi geri öde­me­si ya­pı­la­cak bir borç bek­li­yor. Bu borç, bil­di­ği­niz gibi, Meh­met İspi­roğ­lu’nun Ka­ra­su hal­kı­na at­tı­ğı ka­zı­ğın fa­tu­ra­sı… İller Ban­ka­sı’ndan 46 mil­yon ola­rak çe­ki­lip bunun üçte biri kadar bile halka ve Ka­ra­su’ya har­can­ma­yan pa­ra­nın geri öde­me­si var. Gerçi, İspir söz ver­miş­ti, Baş­kan­lık kol­tu­ğu­nu dev­re­der­ken bu borcu bı­rak­ma­ya­ca­ğı­nı, ken­di­si­nin öde­ye­ce­ği­ni,…   
   Ama zaten hangi sö­zü­nü tuttu ki! 
   Baş­kan­lık için ni­ye­ti olan­la­ra bir küçük ha­tır­lat­ma daha ya­pa­lım; Ka­ra­su Be­le­di­ye­si, Sa­kar­ya’da en çok işçi ça­lış­tı­ran be­le­di­ye. 130 bin nü­fus­lu Ser­di­van’da bile 90 per­so­nel ça­lış­tı­rı­lır­ken, 60 bin nü­fus­lu il­çe­miz­de 300’ün üze­rin­de per­so­nel var! Be­le­di­ye, ma­aş­la­rı bile öde­mek­te zor­la­nı­yor. 
   Yani kim se­çi­lir­se se­çil­sin, be­le­di­ye­yi ve Ka­ra­su hal­kı­nı zor gün­ler bek­li­yor. 
   Ama bu, yeni ge­lecek olan yö­ne­ti­min suçu değil, 20 bin li­ra­lık di­re­ğe 100 bin, 100 li­ra­lık be­to­na 200 lira fa­tu­ra kes­ti­ren Be­le­di­ye Baş­ka­nı ve buna göz yuman AKP yö­ne­ti­mi­dir. (Adem Fi­liz­fi­dan gibi dü­rüst ve sö­zü­nü esir­ge­me­yen mec­lis üye­le­ri­ni ten­zih ede­rim) 
   Soru şu ol­ma­lı, “Ka­ra­su, 100 mil­yon ola­rak geri öde­necek bu bor­cun al­tın­dan nasıl kal­ka­cak? Hem borç, hem per­so­ne­lin ma­aşı­nı öde­yip hem de nasıl hiz­met su­na­cak?”
KÜÇÜK ESNAF
   Geçen hafta ya­şa­dı­ğım ilgi çe­ki­ci bir­kaç ko­nu­yu gün­de­me ge­tir­mek is­ti­yo­rum;
   İstan­bul’dan dü­nü­rüm mi­sa­fir­li­ğe gel­miş­ti. Ve ben onu ağır­la­ma­ya ça­lı­şı­yor­dum. Mi­sa­fi­rim, eski Et-Ba­lık Ku­ru­mu Kar­tal Şu­be­si’ni iş­le­ti­yor­du. Kurum özel­leş­ti­ri­lin­ce, İstan­bul­lu ka­sap­la­ra top­tan­cı­lık yap­ma­ya baş­la­dı. Ana­do­lu’nun çe­şit­li yer­le­rin­den canlı hay­van alır, soğuk hava de­po­su­na, ora­dan da ka­sap­la­ra ta­şır­dı. Bizi her zi­ya­re­ti­miz­de ete köf­te­ye do­yu­rur!
   Ben de öyle ya­pa­yım dedim. Önce Ko­ca­ali’ye git­tik. Bolu ve Fe­riz­li’de lo­kan­ta açmış ancak iş­le­ri düz­gün git­me­yip Ko­ca­ali’ye yer­leş­miş olan ve met­he­di­len bir hem­şe­ri­mi­zin dük­kâ­nın­da lez­ze­ti bu­la­ca­ğı­mı dü­şün­düm. 3 por­si­yon ız­ga­ra köfte yedik, 50 lira hesap öde­dik. “Iz­ga­ra, do­ğal­gaz ate­şin­de olmaz, kömür ız­ga­ra­sın­da olur. Üs­te­lik bu köf­te­le­ri meş­hur Köf­te­ci Yusuf’ta ye­sey­dik hesap 45 li­ra­yı geç­mez­di,” dedi. Ay­rı­ca por­si­yon­la­rı da küçük buldu!
   Bir hafta önce Ko­ca­ali Jan­dar­ma Kav­şa­ğı’nda köfte ye­miş­tik. Köf­te­ler da­ğı­lı­yor­du. Aile dostu olan ba­ba-oğul’dan mut­fak­ta olan oğula, “Köf­te­ye ka­bart­ma tozu kat­ma­lı­sın, daha güzel olur” dedim. “Biz katkı kul­lan­mı­yo­ruz, böyle daha güzel olur” dedi, yiyen ken­di­siy­miş gibi…  Yahu köf­te­nin zaten ya­rı­sı katkı mal­ze­me­si, di­ye­me­dim. Sa­de­ce ba­ba­sı­na dedim, “Oğ­lu­nuz, yeni bil­gi­ye açık değil”, diye… O se­bep­le de mi­sa­fi­ri­mi oraya ge­ti­re­me­dim.
   Daha sonra am­ca­oğul­la­rı­nın iş­let­ti­ği 2 kasap dük­kâ­nı­na gö­tür­düm. Al­dı­ğım eleş­ti­ri, “Bu mev­sim­de o dük­kân­la­rın dolu ol­ma­sı lazım, mil­let bit­miş. Ay­rı­ca bir bar­dak çay bile ikram et­me­di­ler!” şek­lin­dey­di.
   Yap­tı­ğı­mız ge­zi­nin en can alıcı kısmı, Ha­ra­lom­ba mev­ki­in­de­ki balık lo­kan­ta­sı oldu. Sa­hi­bi­ni ta­nı­dı­ğım için bu­ra­ya gel­dik. Açık ha­va­da otu­ra­lım di­ye­rek deniz ke­na­rın­da­ki ma­sa­la­ra ku­rul­duk. Bah­çe­de­ki ma­sa­la­rın re­çi­ne­si hep üs­tü­mü­ze bu­laş­tı­ğı gibi bir bar­dak so­da­dan 5 lira hesap al­dı­lar. Yan­lış an­la­ma­dı­nız, bir bar­dak maden su­yu­na 5 lira öde­dik.  Talep et­me­di­ği­miz halde ma­sa­ya gelen iç fıs­tık çift por­si­yon­muş, 10 lira da oydu… Gü­pe­gün­düz prog­ram filan ol­ma­dı­ğı halde, iç­ti­ği­miz bi­ra­la­ra da 15’er lira değer bi­çil­miş­ti. 
   Sa­nı­rım çok zen­gin gös­te­ri­yor­duk. Top­lam ma­li­ye­ti 35 lira bile tut­ma­yan şey­ler için 2 ka­tın­dan fazla hesap öde­dik! 
   Hesap ödeme za­ma­nı pat­ro­ni­çe­nin or­ta­lık­ta gö­zük­me­me­si de, he­sa­ba iti­raz ol­ma­ma­sı için­di sa­nı­rım!
   Mi­sa­fi­ri­miz, “Küçük esnaf kendi ken­di­ni bi­ti­ri­yor, hem hiz­met ola­rak, hem de ka­li­te ola­rak… Bu se­bep­le mil­let alış­ve­riş mer­kez­le­ri­ne ka­çı­yor!” şek­lin­de yorum yaptı.
KEMİK, KI­LIÇ­TAN KESKİN
   Yine geç­ti­ği­miz hafta bir ya­kı­nı­mız, ba­ca­ğı­nı kırdı. Öyle ki, kırık kemik de­ri­den dı­şa­rı çık­mış­tı.  Has­ta­ne­ye alın­dı, er­te­si gün ame­li­yat olmak için ön te­da­vi­si ya­pı­lıp ya­tı­rıl­dı. Fakat hey­hat, ak­şa­müs­tü, iş­gü­zar bir has­ta­ba­kı­cı oda­sı­nı ve ya­ta­ğı­nı de­ğiş­tir­di. Bunu gören Or­to­pe­di Uz­ma­nı Cer­rah, ba­ğı­rıp ça­ğı­rıp or­ta­lı­ğı bir­bi­ri­ne kattı.
   Çok hak­lıy­dı çünkü kı­rı­lan kemik, vü­cut­ta saklı, ke­si­ci ve de­li­ci silah gi­bi­dir. Bu se­bep­le, Av­ru­pa’da olan tra­fik ka­za­la­rın­da kimse mü­da­ha­le etmez ve am­bu­lan­sın gel­me­si­ni bek­ler. Bizde ise, her­kes ya­ra­lı­yı ara­ba­dan çı­ka­rıp yere ya­tı­rır ve ya­ra­sı­nı kur­ca­la­ma­ya bile baş­lar. Bu arada “Acı­yor mu?” diye sor­ma­yı da ihmal etmez! 
  Yahu o kırık kemik, bir aort da­ma­rı­na denk gelse, jilet gibi ke­secek ve hasta iç ka­na­ma­dan gi­decek, ha­be­ri yok!
   Bu arada has­ta­ne­de, Cuma gün­le­ri ame­li­yat yap­ma­yan Cer­ra­hı­mız, has­ta­ne­nin ve ken­di­nin bu pren­si­bin­den vaz­ge­çe­rek yap­tı­ğı ba­şa­rı­lı ame­li­yat için öv­gü­yü hak edi­yor. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 14