SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 17.10.2018

Teknik Polis


 Karasu’da bir ilk yaşandı, “GASP”…

   20’li yaşlarda bir bayan, işinden evine dönerken, ara sokakta kendisini takip eden bir genç tarafından zorla dövülerek çantası alındı. Olay polise intikal ettiğinde, polisimizin bu tür vakalar için pek hazırlıklı olmadığı, teknik donanıma sahip olmadığı ortaya çıktı. Öyle ki;

normal bir çalışan bayanın çantasında 50 lira gibi bir para olacağı halde, bu bayanın çantasında 1000 Lira “gün parası” olduğu, her gün o yoldan gittiği halde neden o akşam olay olduğu,

Çantada 15 liraya yakın bozuk para olduğu halde onlara dokunulmayıp sadece gün parasın neden alındığı, bunu gün parasının olduğunu bilen birisinin yapmış olabileceği yönünde araştırma yapılmaması,

Çarşıdan itibaren takip edilme ihtimali muhtemel olduğu halde minibüslerdeki kameraların incelenmediği,

Gaspçının geçmiş olabileceği yerlerdeki güvenlik kameralarının incelenmemesi, caminin kamerasının ısrarlar üzerine sehven incelenip hırsızın kamerada gözükmesi ve Karasu’da sabıkalılardan biri olmadığının tespiti!

Çantada cep telefonu olduğu ve bu sebeple hırsızın yerinin tespit edilebileceği ihtimali “Öyle şeyler filmlerde olur!” denilerek geri çevrilmesi (-Ki hatırlarım, 18 yaşından küçük bir kız kaçırma olayında zanlının cep telefonundan oturduğu kahve tespit edilmişti. Komisere sorduğumda, o sistemin sadece büyük yerleşim merkezlerinde olduğu bilgisini edindim. E, artık Karasu’da büyüdü!)

Cep telefonunun e-mai numarası tespit edilerek bu telefona takılacak kartlar sayesinde kişinin kimlik tespiti,

Mağdurun kafası ve vücudunun bir çok yerinde morluk-şişlik olduğu halde bunu kendi kendine başarmış olma ihtimali araştırılarak mağdurun sorguya çekilmesi, böyle bir hikaye uydurmuş olabilirliği!,

Daha sonra bulunan çantadaki parmak izleri ile mağdurun ayakkabı izlerinden kimlik tespit edilmeye çalışılmaması…

Polisimizi teknik yönden takviye ve eğitim alması gerekliliğini ortaya koymuştur.

Başımıza gelebilecek bir olayda polise giderken “istatistiki bilgilerin oluşması için” değil, suçlunun yakalanacağına olan inancımız için gitmeliyiz. Ve ancak “Filmlerdeki gibi” teknik takip yapan bir polis bize güven verir.

    Bahsettiğim mağdur bayan yeğenimdir. Hepimizin akrabası olabilirdi. Gasp olayının son olması, Mobese sisteminin de bir an önce kurulması dileklerimle…

   (Bu olay sebebiyle “dikkat edin” diyerek uyardığım bir kızımız, çantasından biber gazını çıkartıp gösterdi ve “O biraz zor” dedi!)

                                HAYVAN BARINAĞI YERİNE

   Karasu Belediyesi’nin oluşturduğu bir hayvan barınağı var. Ama burası adı gibi, hayvan barınağı değil. Sadece sokak köpeklerinin toplanıp kısırlaştırıldığı yer. Köpekler sonra yeniden sokağa salınıyor.

   Peki, sokağa salınan bu köpekler, ne yer ne içer?

   Kediler, çöp kovalarının içine girerek atıklarla karınlarını doyurabilir. Avcılık yetenekleri de var tabii. Bu sebeple aç kalmazlar. Ya köpekler…? Karınlarını nasıl doyuracaklar?

   Benim bir önerim var. Çöp kovalarının yanına ekmek, kemik gibi köpeklerin yiyebileceği atıkların konulması için bir kap yapılsın. Herkes yiyecek atığını ayrı olarak buraya bıraksın. Hatta buralara özellikle köpekler için bir şeyler toplanıp konulsun. Belediyenin yapacağı bu hizmet, ulusal basında haber olur.

   Hani bazen okuyoruz ya, kar yağdığı zaman ormancılar, yaban hayvanları için ormanlara saman vs bırakıyorlar. Bizler de bu dünyayı paylaştığımız köpeklerimiz için, evcil hayvanlarımız için bir şeyler yapalım.

                              K A R A Y O L L A R I

   Bu hafta 3. olarak yazıyorum. Hani, Yenimahalle yolundaki kavşağı aydınlatma yapılması için ölümcül kaza mı olması gerekir diye sormuştum ya… O ölümcül kaza oldu ama az beride. Organize sanayi çıkışında… Tekrar olsun diye beklemeyin!

   Demek ki sadece bu kavşağa değil, bu kavşaktan Dörtyol’a kadar aydınlatma gerekiyormuş. Bunu yapmak için daha ne bekliyorsunuz?

                          AĞAÇ DİKME KAMPANYASI

   Mart ayına kadar her hafta buraya yazıp sizlerden ağaç dikmenizi isteyeceğim.

   Ben bir söğüt ağacı daha diktim. Avukat Bekir Bey, geçen sene diktiği 100 ağacın 50’si tutmadığı sebebiyle bu yıl 50 ağaç daha dikecek.

   Sizler de diktiğiniz ağacı ve adedini söyleyin, burada yazayım.

  “Kıyamet kopacağını bilseniz dahi ağaç dikin.”  Hz Muhammet

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ