SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.06.2018

TURİZM FIRSATI


   Karasu, son 20 yıldır bütün arazilerine inşaat dikip sattı. İstanbul`a yakınlığı, Şifalı kum dolu sahili, zaten kendini sattırıyordu. Şimdi satacak bir şeyi kalmadı. Önümüzde ciddi bir kriz bekliyor İlçemizi, işsizlik!
   İnşaat yapmak, kalkınmak için çözüm değil. Beraberinde bir sürü dert daha getiriyor. Senede 1 ay gelen yazlıkçı tabir ettiğimiz kesim, yiyeceğini de yanında getirerek geliyor. Olmadı, zaten kazancını dışarıya aktaran büyük marketlerden alışveriş yapıyor. İlçemize hiçbir katkısı yok! Çöpünü pisliğini bırakıp ilçemizi biraz daha yıpratarak da gidiyor.
   Bu sıkıcı giriş kısmından sonra asıl değinmek istediği konuya geçelim, Turizm… Neden önemli, Antalya`da dağ yolundaki Yörükler bile turizm sayesinde zengin oldu da ondan. Her birinin ikişer üçer evi var, arabası var. Konuşmayı bilmeyen insanlar, otel işletiyorlar. Oteli olmayanlar ise kiralıyor
   Bir örnek daha vermek gerekirse, Bayramda gelen turist, öyle ciddi paralar bırakıyor ki! İnsanlar neredeyse bekçi kulübelerini bile kiraya veriyor. 100 Lira olan pansiyonlar, 1 hafta boyunca 200 liraya müşteri buluyor. Yine de turist dışarıda kalıyor, kumlarda yatıyor.
   Her sene Antalya`ya giden turist artık bıktı. Değişik güzellikler arıyor. Değişik heyecanlar, manzaralar, aktiviteler arıyor. İlçemizle ilgili paylaştığımız resim ve videolarda büyük beğeniler oluyor.
   İlçemizin turistik güzelliklerini bile bir yabancı gözüyle seyretsenize… Yazın belki de hiç gitmediğimiz denizi bile başlı başına turizm için büyük etkenken, Buna Maden deresini ekleyin. O devasa ağaçların gölgesinde, o berrak suyun içinde yapılan muhteşem yolculuk ve ucunda bir sürpriz şelale…Biz bile gittiğimizde binlerce kare resim alıyoruz.
   Hele dünya mirası Acarlar Longoz`u… İçinde sandalla gezerken, yaprakların üzerindeki kuşları, yılanları seyrederken sanki birden karşınıza timsah çıkacak gibi olmuyor mu?
  Yenimahalle`de, Sakarya kenarında yenilen balık, Küçükboğaz Gölü`nde manzaraya karşı içilen çay ve mangallar, insanın iştahını cezbetmiyor mu? 
   Tarihi kaleleri, gizli kalmış mağaraları, Alabalık tesisleri… Her biri turistin hayran kalıp merakla fotoğraflarını paylaşacağı doğa harikalarıdır. 
   Kaldı ki, terör korkusu olup kalabalık tatil yerlerine gitmekten çekinen turiste çok güzel bir alternatif…
   İyi, peki, gelsin turist… 
   Ama Nasıl? 
   Öncelikle bizi Avrupa`da tanıtacak turizm elçilerimiz, hemşehrilerimizin gayretleri gerekiyor. İlçemizin videolarını paylaşıp komşularını davet edecek. Tabii bu en kolayı... 
   Turist, tur şirketi arıyor. Kıştan rezervasyon yapıp, havaalanından alınmak istiyor. Gideceği yerlerde her şey dahil hizmet bekliyor. Yiyip içip eğlenip yine aynı şekilde havaalanına bırakılmak, uçak parası dahil tek bir hesap ödemek istiyor.
   Var mı böyle bir tur şirketi? Yok! Belki kurulamaz ama bir tur şirketiyle anlaşıp Karasu Programı yaptırmak mümkün olabilir. Havaalanından alınıp Şehir içi minik geziler, Sakarya`da sandal sefaları, Maden`de mangal sefaları.. Akşam olunca Türk geceleri, eğlenceler…Yapan bir Turizm firması..
   Peki, biz buna hazır mıyız?
   Bir kere turist temizlik ister. Halbuki bu saydığımız yerler deyim yerindeyse bok götürüyor! Hele Maden deresi, tuvalete girsen kusarsın! Yahu adam gibi hacet giderecek bir tuvaletimiz yok. 
   Sivrisinekler zaten başlı başına bir engel. Her sene bütçeden milyarlar harcarız ama maalesef kendi kişisel tedbirlerimizle çareler buluruz. Haydi, sinek bir yerde diğer tatil yörelerinde de var. Ama Karasu`da sırf sinek yüzünden bir akşam bile kalmadan dönen yabancı aileler var.
   Turist, içki içmek, eğlenmek ister. Sahilde birçok işletmenin alkollü içki ruhsatı yok. Alkol satan yerlerin gece saat 10`dan itibaren alkol satması yasak!  Haydi buldu diyelim, kendi memleketinde 10 Euro olan içki, 50 Euro`dan satılıyor! Dışarıda 6 Lira olan birayı kendi memleketlerinde su niyetine içenler, 7 Euro öderlerse şişelerine, bu pek eğlenceli tatil olmaz! Kaldı ki sahte içkilerle zehirlenmezlerse…
   Eğlence diye karga sesli sanatçı bozuntuları ile gece geç vakite kadar uykusuz kalmaları söz konusu… 
   Gece sabaha kadar eğlenen turist, tam uyuyacağı zaman, sesi sonuna kadar açılmış hoparlörle ezan okuyan Hocanın uyandırmasını da istemez sanırım. (Şimdi bazıları beni burada eleştirecek, Ezan sesinden rahatsız olduğumu düşünecekler; Ezan, insan sesidir. Yani Yahudiler zil, Hıristiyanlar Çan çalarken, İslamiyet`te insan sesi olması esastır. Minarede şerefeler bunun için vardır. Müezzin, çıkar minareye, yüksek sesle ezan okur. Tabi çağın nimetlerini sonuna kadar kullanıp Peygamberimiz deveye binerdi diyenler, İnsan sesi yerine mikrofon ile kulakları zangırdatan bir sistem kurmuşlar.)
   Ve her sene delik deşik ettiğimiz sokaklarımız, turiste cazip gelmez!
   Sabahleyin inşaattaki çekiç sesiyle de uyanmak istemez. Nedense yazın 3 ay yasak olan inşaat yasağı, her seferinde torpilli bir mütahit tarafından delinmektedir. Tatil yörelerimizde yazın 6 ay inşaat yasağı vardır. Asfalt tamiri bile yapamazsınız.
   Hepsinden önemlisi, Nasrettin Hoca`nın hikayesindeki gibi, Un, yağ şeker var ama helvayı yapacak Adam yok.
   Turist, eğer memleketimizden hoşlanır, keyif alır ise, buradan arsa alır, ev alır. Emekli olduğunda burada kalır. Üniversitemiz sayesinde harmanlanan Karasu Kültürü, Dünya kültürü ile de harmanlanır. Alman, İngiliz, Fransız komşularımız olur. 
   Deniz bitti. Daha satılacak arsamız, binalarımız kalmadı. Haydi güzelliklerimizi kiraya verelim. Haydi Başkan, Haydi Kaymakam Bey, Haydi Turizm Derneği… Turizm ajantaları ile bağlantılar yapıp turizm fuarlarıyla tanışın.
   Eğer bu gerçekleşirse, birçok vatandaşımız evlerini pansiyona çevirecek, işadamlarımız otel yapma gayreti içine gireceklerdir, emin olun.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 598