SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.08.2018

TÜRK GİBİ


   Bizi diğer mil­let­ler­den ayrı kılan bir çok bir çok özel­li­ği­miz var. Hatta bun­la­rı liste yapıp in­ter­net­te de pay­laş­mış­lar. Ben son gün­ler­de ya­şa­dı­ğım bir­kaç fark­lı­lı­ğı­mız­dan bah­set­mek is­ti­yo­rum. Tam bize özgü…
   Adli Tatil: Seçim ön­ce­si Cuma günü Ba­kan­lar ku­ru­lu ka­ra­rıy­la adli tatil ilan edil­di. Ku­rum­lar, nö­bet­çi bı­ra­ka­rak ta­ti­le gi­re­cek­ler­di. Ka­ra­su Ad­li­ye­sin­de bir nö­bet­çi bul­mak umu­duy­la, ad­li­ye­nin yo­lu­nu tut­tum. Ka­pı­da bir polis, şa­şır­dı. Neden gel­di­ği­mi sordu. Söy­le­dim. Kimse yok, dedi. Sa­hi­den çık­tım ka­le­min önün­de bir kişi yarı uy­ku­lu, bi­ri­le­ri­nin gel­me­si­ni bek­li­yor. Bir kişi de sa­bı­ka kaydı al­ma­ya gel­miş, kim­se­nin ol­ma­dı­ğı­nı gö­rün­ce te­le­fo­na sa­rıl­dı, de­ği­şik bir ses to­nuy­la “Kimse yok, Pa­zar­te­si tek­rar gel­mem ge­re­ki­yor­muş! 
   Şimdi bu du­ru­mu nor­mal kar­şı­la­ma­ya ça­lı­şır­ken, aynı gün Ak­ça­ko­ca Ad­li­ye­si’nden bir mesaj aldım; “Mah­ke­me­niz fi­lan­ca ta­ri­he er­te­len­miş­tir!” (İnşa­atın te­me­li ya­pı­lır­ken ay­rıl­dı­ğım şir­ket­te­ki gö­re­vim se­be­biy­le çatı ka­tın­da­ki kaçak ya­pı­lan oda­dan yar­gı­la­nı­yo­rum!) Yani bizde Katip bile yok­ken Ak­ça­ko­ca’da mah­ke­me ka­ra­rı ala­cak kadar per­so­nel iş­ba­şın­da…
   Pos­ta­ne­nin arka da­ğı­tım bö­lü­mün­de per­so­ne­li tam tek­mil ça­lı­şır­ken gör­düm. “Size adli tatil yok mu?” diye sor­dum. Bir ar­ka­daş, “Biz, Rusya Dev­le­ti­ne bağ­lı­yız, bize tatil yok” diye sitem etti. “Özel­leş­tir­me mi ya­pıl­dı da size tatil yok” diye şaş­kın­lı­ğı­mı ifade ettim. Malum, Kamu sek­tö­rü Ba­kan­lar Ku­ru­lu ka­rar­na­me­si­ne göre, Va­li­lik ta­li­mat­na­me­siy­le sık sık tatil ya­par­ken özel sek­tör Cu­mar­te­si gün­le­ri ve hatta bazı bay­ram ta­til­le­rin­de bile ça­lış­ma­ya zor­la­nı­yor! Pos­ta­ne bö­lü­mü özel­leş­ti­ril­me­miş de…!
   Seçim: Oy kul­lan­ma­ya gi­rer­ken, san­dık baş­ka­nı özel­lik­le vur­gu­la­dı, cep te­le­fon­la­rı­nı bı­rak­ma­mı­zı.    Oyumu geç kul­lan­mış­tım ama in­ter­net­te mil­let kul­lan­dı­ğı oyun res­mi­ni ya­yın­la­yıp du­ru­yor­du. (Hatta Muğla Be­le­di­ye Baş­ka­nı gece saat 01:30’da kul­lan­mış­tı oyunu ve ya­yın­la­mış­tı!) Bunun yasak ol­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni dü­şün­müş­tüm. Ya­sak­mış da as­lın­da. Sa­de­ce bana uy­gu­lan­dı­ğı­nı dü­şü­nüp sitem ettim San­dık Baş­ka­nı­na! (Başka bir ar­ka­da­şım da “Üs­tü­mü arama yet­kin var mı?” diye sor­muş ve ol­ma­dı­ğı­nı öğ­re­nin­ce te­le­fon­la gir­miş içeri! “Sözlü ya­sa­ğı ta­nı­mam, ya­zı­lı ola­cak” di­ye­rek açık­la­ma­sı­nı da yaptı) Ben, te­le­fo­nu­mu aile­me verip de gir­dim oy kul­lan­dım.
   Aynı san­dı­ğın ba­şın­da oy sa­yı­mı­nı sey­ret­mek is­ti­yor­dum. Çünkü kü­çük­ken Muh­tar olan de­dem­den gör­müş­tüm, oy sa­yı­lır­ken takip et­me­yi. (O zaman, 1 Oy fazla çık­mış­tı da kura ile rast­ge­le bir zarf seçip o oyu yak­mış­lar­dı) Aynı san­dık Baş­ka­nı, Mü­şa­hit ol­ma­yan­la­rın oy sa­yı­mı­na gi­re­me­ye­ce­ği­ni söy­le­di. “Ben gi­re­ce­ğim, is­ter­sen polis çağır” dedim. Oy­la­rı sa­yar­ken benim var­lı­ğım­dan ra­hat­sız olmuş his­si­ne ka­pıl­dım. Benim gibi bir iz­le­yi­ci ve bir Mü­şa­hit daha vardı. Mü­şa­hi­te sık sık bilgi ve­rir­ken “Bak bunu bir tek sana açık­lı­yo­rum, mü­şa­hit­si­niz ya!” deme ih­ti­ya­cı his­set­ti. Ben de, “Siz merak bu­yur­ma­yın, siz ona açık­la­ma ya­par­ken biz ku­lak­la­rı­mı­zı ka­pa­tı­yo­ruz” dedim. Oy­la­rı bize doğ-ru çe­vi­rip gös­ter­me­si ge­re­kir­ken, “Ar­ka­dan gö­zü­kü­yor, değil mi, hat-ta ar­ka­dan daha iyi belli olu­yor” değil mi diye sordu. Ben gö­re­me­di­ğim halde mü­şa­hit gör­dü­ğü­nü söy­le­yin­ce çı­ka­ra­ma­dım se­si­mi. Hatta bir iki oya ayağa kal­ka­rak bak­tım, acaba doğru mu diye. Bunu mü­da­ha­le sayan Bayan Baş­kan yine iti­raz etti “Ama böyle de olmaz ki!” Dedim “Siz gö­re­vi­ni­zi yapın, ben sizi ra­hat­sız et­mi­yo­rum!”
Oylar sa­yı­lır­ken içeri giren bir­kaç kişi daha Baş­kan­dan bo­yu­nun öl­çü­sü­nü aldı, “Öyle olmaz, geçin kar­şı­dan sey­re­din!” Bu arada bir polis me­mu­ru gelip kağıt ka­lem­le o ana kadar sa­yı­lan oy­la­rı not aldı. San­dık Baş­ka­nın­dan bek­le­dim ki; “Bu­ra­ya be­li­niz­de­ki si­lah­la gi­re­mez­si­niz” de­me­si­ni. Ya­sak­tı çünkü. Gör­mez­den geldi.
   Oy sa­yı­mı biter bit­mez kah­ve­ye gel­dim, seçim so­nu­cu belli ol­muş­tu. Yahu dedim, benim san­dık daha yeni sa­yıl­dı, bu ne hız! Sınav so­nuç­la­rı­nı bile 2 ayda sayıp açık­la­ya­ma­mış­lar­dı!
MUS­TA­FA BEY, YOL­LAR ve İSPİR
“Senin ya­zı­la­rı­nı oku­yo­rum, esp­ri­le­ri­ni de be­ğe­ni­yo­rum” dedi, Mus­ta­fa Bey. “Peki, yaz­ma­mı is­te­di­ğin bir konu var mı?” diye sor­dum. “Yol­lar, İlçe­nin yol­la­rı çok kötü, bunu yaz. Ka­ra­su Be­le­di­ye­si, Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si gör­mü­yor mu? Sık sık yaz ha­tır­lat” dedi. Ben, sık sık yaz­dı­ğım halde, İlçe­miz yol­la­rı­nın pe­ri­şan ha­li­ni bir kez daha yazıp ha­tır­la­ta­yım dedim. 
   Peki, İspir sö­zü­nü neden yaz­dım?
Ka­ra­su Be­le­di­ye­si Basın Mü­dür­lü­ğü, Ga­ze­te­le­ri ta­ra­yıp Meh­met İspir’in adı­nın geç­ti­ği her sa­tı­rı sarı fleks ka­lem­le işa­ret­le­yip üze­ri­ni çi­zi­yor. (Bunu, Yalı Ma­hal­le­si Muh­ta­rı Akbaş’ın ala­ka­sız bir ko­nu­da demeç ve­rir­ken “Meh­met İspir’e de say­gı­la­rı­mı su­na­rım” cüm­le­si­ni Basın Mü­dü­rü­nün işa­ret­le­di­ği­ni gör­dü­ğüm­de an­la­dım.) Bu­ra­yı da işa­ret­ler­se, yol­la­rın bozuk ol­du­ğu­nu oku­yup dü­zelt­me­si­ni umut edi­yo­rum. Ya­pı­lan küçük as­falt ya­ma­lar neyse de, koca koca so­kak­lar, as­falt­sız, çu­kur­lar­la kaplı, hem de yıl­lar­dır. 
   Mus­ta­fa Bey, bir de Ter­mi­na­li şi­ka­yet etti. “Bir Ter­mi­nal böyle mi olur, rezil bir halde!”
   Ben de aynı şey­le­ri söy­lü­yo­rum Mus­ta­fa Bey, ben de aynı ka­na­at­te­yim.
RAKI PA­RA­SI
   AKP’nin ilk Hü­kü­me­ti ka­zan­dı­ğın­da 8 Li­ray­dı. O günkü as­ga­ri üc­ret­le 24 şişe 70’lik alı­nı­yor­du. 13 Yıl sonra rakı 80 lira oldu. Bu günkü as­ga­ri üc­ret­le 12 şişe alı­na­bi­li­yor. Buna, hiç kim­se­nin ra­kı­ya gelen zamma iti­raz et­me­me­si, ede­me­me­si en büyük etken. (Bu ya­zı­yı yaz­dım diye hemen beni ra­kı­cı diye eleş­ti­rip aşa­ğı­la­mak gü­dü­sü hakim oldu, değil mi?) Ak­şam­cı­nın ra­kı­sı­nın ya­rı­sı­nı çaldı bu hü­kü­met, ver­gi­ler­le. Es­ki­den yurt dı­şı­na Türk ra­kı­sı gi­der­di kaçak, daha ucuz diye. Şimdi yurt dı­şın­da daha ucuz Bizim Türk ra­kı­sı.
   Ve bu sabah (Salı sa­ba­hı) ha­ber­le­ri iz­li­yo­rum, sahte ra­kı­dan ölen­le­rin sa­yı­sı 25’e çık­mış! Bunun so­rum­lu­lu­ğu­nu­zu ili­ği­niz­de his­set­me­niz lazım.
   Yurt­dı­şın­da 7 Euro olan ra­kı­yı Yurt için­de 25 Euro­ya satan zih­ni­yet, ak­şam­cı­nın key­fi­ne do­kun­ma­yın. Bir ta­raf­tan çok sı­kar­sa­nız öbür ta­raf­tan pat­lar! 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 755