ÜLKE KARABASAN GİBİ


Mem­le­ke­ti­miz zor gün­ler ge­çi­ri­yor. Bu kış kı­ya­met­te, se­ne­nin son gün­le­rin­de, ak­lı­mı­za gel­me­yecek kı­yım­lar, ölüm­ler olu­yor. Ocak­lar sö­nü­yor, ateş­ler dü­şü­yor. Sanki ka­ra­ba­san rü­ya­sı gö­rü­yo­ruz.
Hal­bu­ki daha yeni kı­na­mış­tık te­rö­rü. “Kah­rol­sun…” de­miş­tik. Kah­rol­ma­dı! 
O bomba yüklü araç, o canlı bom­ba­lar, Tür­ki­ye’nin en do­ğu­sun­dan en ba­tı­sı­na nasıl gi­di­yor? Biz bu­ra­dan Ko­ca­ali’ye gi­der­ken, yahu araç­ta çakı bıçak var mı, eh­li­ye­ti­miz ya­nı­mız­da mı diye en­di­şe­le­nir­ken, Ko­ca­ali’den Ka­ra­su’ya ge­lir­ken araç ve kim­lik kont­rol­le­ri ya­pı­lır­ken, 2000 km yol nasıl kat­le­di­lir?
Ba­ğı­rı­yo­ruz kah­rol­sun PKK diye. PKK’nın kah­rol­ma­sı ba­ğı­ra­rak olu­yor mu? Bizim eli­miz­den bir şey gel­mi­yor da, yetki ve yö­ne­ti­mi el­le­rin­de tu­tan­la­rın da mı el­le­rin­den bir şey gel­mi­yor? PKK si­lah­la ge­zi­yor, kim­lik so­ru­yor, as­ke­ri­ye ba­sı­yor diye bas bas ba­ğı­rır­ken, ope­ras­yon izni ver­me­yen va­li­ler kah­rol­ma­sın mı? Bu va­li­le­re ope­ras­yon izni ver­me­yin diye ben söy­le­dim di­yen­ler kah­rol­ma­sın mı?
Ya FETÖ..! Hala dev­let­ten ayık­lan­ma­sı bit­me­di. 
Bir gün önce Halep için pro­tes­to edi­len Rus El­çi­si’ni bir polis me­mu­ru elin­de küçük bir si­lah­la kat­let­me­si­ni ya­şa­dık. Ül­ke­ler ara­sın­da­ki iliş­ki­le­ri bo­za­bi­lecek kadar büyük olan kıyım, ül­ke­mi­zin sos­yo-eko­no­mik du­ru­mu­na daha da zarar ver­mez mi?! 
Ya aynı şeyi dev­le­tin yö­ne­ti­ci­le­ri­nin ko­ru­ma­lı­ğı­nı yapan po­lis­ler ya­pa­maz mı? 
Ya or­du­da­ki elin­de füze, uçak­sa­var, top tank gibi ağır silah olan bi­ri­si yapsa o çıl­gın­lı­ğı..! Mec­li­se, Sa­ra­ya, hal­kın yoğun ol­du­ğu böl­ge­le­re kit­le­sel ölüm­ler için sal­dır­ma­ya­cak­la­rı­nın ga­ran­ti­si­ni kim ve­re­bi­lir? Kah­rol­sun FETÖ de­mey­le kah­ro­lu­yor­lar mı? On­la­rı o mev­ki­le­re ge­ti­ren­ler, dev­le­ti ele ge­çir­me­le­ri­ne göz yu­man­lar, bu yo­lar­da be­ra­ber yü­rü­yüp ne is­te­di­ler­se ver­dik­le­ri­ni iti­raf eden­ler, dön artık bit­sin bu has­ret di­yen­ler, kah­rol­ma­sın mı?
Biz va­tan­daş ola­rak eli­miz­den gelen so­rum­lu­lu­ğu yap­ma­ya ha­zı­rız. Hemen her­ke­sin bir çözüm öne­ri­si var. Ki­mi­miz se­fer­ber­lik ilan edil­sin der­ken, ki­mi­miz ki­şi­sel ola­rak si­lah­la­nı­yor, yı­ğı­nak ya­pı­lı­yor. İnter­net­te 350 Li­ra­ya sa­tı­lan oto­ma­tik tü­fek­ler kapış kapış gi­di­yor. Her­kes bir savaş bek­len­ti­si için­de..
Ve hep­sin­den önem­li­si, bir­bi­ri­miz­le ko­nu­şup tar­tı­şa­mı­yo­ruz.
Bizim gibi dü­şün­me­yen­le­ri “hatan haini!” ilan edi­yo­ruz.
Bir gurup di­ğe­ri­ne AKPKK der­ken di­ğe­ri de CHPKK diyor. Her iki taraf da di­ğe­ri­nin terör ile iliş­ki­si ol­du­ğu­nu iddia edi­yor.
Ül­ke­de, fiili ola­rak baş­kan­lık sis­te­mi uy­gu­la­nı­yor. Par­ti­li Cum­hur­baş­ka­nı, Baş­ba­kan atı­yor! Mec­lis’te bir gurup buna şid­det­le karşı çı­kar­ken, bir gurup da fiili uy­gu­la­ma­nın meş­ru­ti­yet ka­zan­ma­sı yö­nün­de görüş bil­di­ri­yor. Hesap so­ra­ca­ğı­nı iddia ede­rek mec­li­se giren bir parti, ta­ba­nı­nın is­te­ği­ne zıt bir şe­kil­de hesap so­ru­la­cak işler ya­pı­yor! 
Fiili Baş­kan­lık Sis­te­mi ile te­rö­rü çö­ze­me­yen­ler, sis­te­min meş­ru­ti­yet ka­zan­ma­sı ha­lin­de sorun kal­ma­ya­ca­ğı­nı iddia edi­yor. Mem­le­ke­tin onca so­ru­nu var­ken, tek so­ru­nun Baş­kan­lık Sis­te­mi’ne geç­mek ol­du­ğu al­gı­sı ya­ra­tı­lı­yor.
Eko­no­mi dibe vur­muş, iş­siz­lik çift ha­ne­li ra­kam­la­ra çık­mış, mev­cut iş­let­me­ler ve dük­kan­lar birer birer ke­penk in­di­rir­ken, İMF’ye borç ver­dik di­yen­ler do­la­rın düş­me­si için hal­kın yas­tık al­tın­da­ki pa­ra­la­rın­dan medet umu­yor.
Mem­le­ket yan­gın ye­ri­ne dön­müş­ken, Halep’teki kat­li­am­lar için en­di­şe­len­me­miz is­te­ni­yor. Ba­zı­la­rı­mız da ciddi ciddi en­di­şe­le­ni­yor. 
Adam öl­dü­rür­ken “Al­la­hu­ek­ber” diye ba­ğı­ran­lar, İslama ve Müs­lü­man­la­ra hiz­met et­ti­ği­ni sa­nar­ken, dünya İsla­mi­ye­te karşı düş­man hale ge­li­yor. Rusya’da ve Av­ru­pa’da si­lah­lı gu­rup­lar ca­mi­ye sal­dı­rı­yor! 
Ber­lin’de başka bir mec­zup tır şo­fö­rü, tırın di­rek­si­yo­nu­nu noel alış­ve­ri­şin­de bu­lu­nan ka­la­ba­lı­ğın üze­ri­ne sürüp 50-60 ki­şi­yi ya­ra­lı­yor, on kişi ölü­yor!
Şort­lu kadın tek­me­le­ni­yor, ha­mi­le kadın dö­vü­lü­yor. Küçük ço­cuk­lar ta­ci­ze uğ­ru­yor!
Ülkem böy­ley­ken, ilçem nasıl?
So­kak­la­rın her gün biri ka­zı­lı­yor! Ka­zı­lan da ka­pan­mı­yor, as­falt­lan­mı­yor, par­ke­si dö­şen­mi­yor.
Sağ­lam olan so­kak­la­rın çift ta­ra­fı park ha­li­ne ge­ti­ril­miş, karşı kar­şı­ya gelen iki araç ge­çe­mi­yor.
Be­le­di­ye­miz, bu güne kadar en büyük borç yükü al­tı­na gir­miş, or­ta­da elle gös­te­ri­len bir yapı, ic­ra­at yok. Eski gü­ze­lim pal­mi­ye­li cad­de­nin pal­mi­ye­le­ri sö­kü­lüp daha çir­kin hale ge­ti­ril­di­ği gibi pal­mi­ye­ler yeni ye­rin­de ku­ru­du!
Geçen yıl­lar kapış kapış giden pi­yan­go bi­let­le­ri­nin yü­zü­ne bakan yok. İnsan­lar artık çık­ma­ya­ca­ğı­nı bi­li­yor. Geç­miş yıl­lar­da si­pa­riş üzere çe­ki­liş­ler ya­pıl­ma­sı da bunun se­be­bi gibi…
Fın­dık üre­ti­ci­si,15 li­ra­ya sat­ma­ya kı­ya­ma­dı­ğı fın­dı­ğın 10,25’e düş­me­si­ni üzü­le­rek sey­re­di­yor.
Mü­te­ah­hit­le­rin yap­tık­la­rı ko­nut­lar es­ki­si gibi sa­tıl­mı­yor, çoğu elde kaldı!
Sanki ülkem in­sa­nı derin bir uy­ku­da ve ka­ra­ba­san gö­rü­yor. Bir sabah uya­nıp bütün bun­la­rın rüya ol­ma­sı­nı umu­yo­ruz.
Basit bir heves, basit bir umut, yeni bir baş­lan­gıç için, Yeni yılı kar­şı­la­ma­ya ha­zır­la­nı­yo­ruz. Umu­yo­ruz ki, yeni yılda bütün sı­kın­tı­la­rı­mız, dert­le­ri­miz bi­tecek, hayal et­ti­ği­miz güzel gün­ler gelecek.Bazı mec­zup­lar bunu bile bize çok gö­rü­yor, yeni yıl kut­la­ma­sı yap­ma­mı­zı, umut­la­rı­mı­zın ye­şer­me­si­ni is­te­mi­yor­lar. Di­li­yo­rum ki, ül­ke­miz­de­ki huzur ve barış or­ta­mı bo­zul­ma­sın, il­çe­miz­den fış­kı­ran kar­deş­lik to­hum­la­rı tüm ül­ke­miz­de ye­şer­sin. Ka­ra­ba­san­dan uya­na­lım!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 802