ÜLKE YANIYORKEN


   Ri­va­yet olu­nur ki, Hz İbra­him’i yak­mak için büyük bir ateş ya­kı­lır. Bir topal ka­rın­ca da ağ­zın­da ta­şı­dı­ğı su ile ateşi sön­dür­me­ye gider. Diğer ka­rın­ca­lar dalga ge­çer­ler, o suyla o ateş söner mi, diye. Topal ka­rı­ca cevap verir, “En azın­dan ta­ra­fı­mı belli edi­yo­rum ya…”
   Ül­ke­nin gel­di­ği durum üzün­tü ve­ri­ci… 
İkti­dar ta­ra­fı diyor ki; “Uzat­tı­ğı­mız zey­tin da­lı­nı geri çe­vir­di­ler. Mec­lis­te de­mok­ra­tik hak­la­rı­nı arama fır­sa­tı var­ken ilk fır­sat­ta si­la­ha sa­rıl­dı­lar..”
   İkti­dar yan­daş­la­rı diyor ki; “Çözüm sü­re­ci bo­yun­ca İkti­dar ha­zır­lık yaptı, PKK’yı bi­ti­recek!”
   Bunun böyle ol­ma­dı­ğı­nı bi­li­yo­ruz tabii. İkti­dar, Cum­hu­ri­yet­le yö­nel­ti­len re­ji­mi de­ğiş­tir­mek, Baş­kan­lık sis­te­mi­ne geç­mek için ha­zır­lık ya­par­ken, hiç um­ma­dı­ğı bir şey oldu, tek ba­şı­na ik­ti­dar olma ha­ya­li suya düştü. PKK ve si­lah­lı ke­si­min si­lah­la­rıy­la bir­lik­te ül­ke­yi terk et­me­di­ği­ni gör­mez­den geldi. Yol kesip kim­lik sor­gu­la­ma­la­rı­nı, kendi asker alma sis­tem­le­ri­ni kur­duk­la­rı­nı, vergi top­la­dık­la­rı­nı hep halk­tan giz­le­di. Öyle ki, böl­ge­de­ki ta­raf­sız halk bile, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti­’ne gü­ven­le­ri­ni kay­bet­ti, Kürt­le­rin kendi dev­let­le­ri­ni ku­ra­cak­la­rı­na inan­dı­lar. 
   TC uyur­ken, PKK güç­len­di. Ca­mi­le­re, me­zar­lık­la­ra, hatta ev­le­re yı­ğı­nak ya­pıl­dı. Uzak­tan ku­man­da­lı pat­la­yı­cı­lar, uzun men­zil­li si­lah­lar, ma­yın­lar, ro­ke­ta­tar­lar ile ağır si­lah­lar edin­di­ler.    Hani bazı is­tih­ba­rat­la­ra göre, Sü­ley­man Şah’ın Tür­be­si­ni ka­çı­rır­ken, ‘Arı­za­lan­dı’ di­ye­rek tank bile temin edil­di! Sanki adam­la­ra bö­lü­nüp ayrı dev­let kurma fır­sa­tı ve­ril­di. 
   6 Mil­yon Seç­men HDP’ye oy verdi. Hatta İstan­bul’da bir çok semt­te MHP’-den fazla oy al­dı­lar. Buna rağ­men mec­lis­te te­rö­rist mu­ame­le­si gör­dü­ler. İkti­dar­dan hesap sorma vaadi ile oy is­te­yen­ler, 6 Mil­yon seç­me­ni, hadi yak­la­şık 15 mil­yon va­tan­da­şı­mı­zı dış­la­dı. 
   Bu oyuna HDP’de düştü. Aşırı sola al­ter­na­tif bir dü­şün­ce ser­gi­le­ye­rek Tür­ki­ye Par­ti­si ol­ma­sı­nı bek­le­di­ği­miz HDP, PKK ile dir­sek te­ma­sı­nı sür­dür­dü. Terör azın­ca ba­ğır­dı­lar, “Si­lah­la­rı bı­ra­kın!” PKK cevap verdi, “Ne ka­zan­dı­nız ki si­lah­la­rı bı­ra­ka­lım?” HDP; “Öz­gü­ve­ni­mi­zi ka­zan­dık!”
   Ko­alis­yon di­ya­log­la­rı baş­la­tan ikti­dar, sanki hü­kü­met kur­mak is­te­me­yen bir tavır ser­gi­le­di. Ani­den tır­ma­nan terör, zap­te­di­le­me­yen eko­no­mi, sanki ik­ti­dar par­ti­si­ni tek ba­şı­na ye­ni­den ik­ti­da­ra ta­şı­ya­cak­mış gibi, ko­alis­yon kur­mak ye­ri­ne kur­ma­mak için gay­ret gös­ter­di­ler. 
   HDP, PKK’yı dış­la­mak, si­lah­lı ey­lem­le­ri kı­na­mak ye­ri­ne, ken­di­le­ri­ne bi­çi­len rolü ka­bul­len­di­ ve te­rö­rist parti ol­duk­la­rı­nı adeta tes­cil­le­di­ler. PKK’ya ya­pı­lan ope­ras­yon­la­rı kı­na­yıp Av­ru­pa’da bizi şi­ka­yet et­me­yi ter­cih et­ti­ler, sanki mec­lis­te tem­sil edil­mi­yor­lar­mış gibi, sanki bakan ola­mı­yor­lar­mış gibi…
   Şimdi, hemen her gün şehit ha­ber­le­ri ge­li­yor. Bir ya da iki şehit ha­be­ri artık sı­ra­dan sa­yı­lı­yor. Şehit aile­le­ri de artık “Ya­şa­sın vatan” de­mi­yor. İkti­da­ra sitem edi­yor.   Bu sitem o kadar aşi­kar ve öf­ke­li ki, çoğu şehit aile­si hak­kın­da so­ruş­tur­ma açı­lı­yor.  Buna tepki ola­rak da şehit aile­le­ri ve ce­na­ze­le­rin haber ya­pıl­ma­sı, canlı ya­yın­lar ya­sak­la­nı­yor!
   Öte ta­raf­tan, nor­mal za­man­da yan yana, iç içe bu­lun­du­ğu­muz, be­ra­ber nefes alıp be­ra­ber ya­şa­dı­ğı­mız, kız alıp kız ver­di­ği­miz, etle kemik gibi ol­du­ğu­muz Kürt genci, Kürt genç­le­ri, kan­dı­rıl­ma­nın, bir dev­let­le ya­rış­ma­nın be­de­li­ni can­la­rıy­la ödü­yor, üçer beşer öl­dü­rü­lü­yor­lar. On­la­rın da an­ne­le­ri on­la­rı bir anne gibi se­vi­yor, fer­yat figan ey­li­yor, ağ­lı­yor­lar. Biz öl­dü­rü­lü­yo­ruz, onlar se­vi­ni­yor, onlar öl­dü­rü­lü­yor biz se­vi­ni­yo­ruz! 
   He­sa­bı sa­yı­ya dök­tük artık. Neden ol­du­ğu­nu çö­ze­me­di­ği­miz, zaten be­ra­ber kul­lan­dı­ğı­mız bir va­ta­nı­mız ol­du­ğu halde, bütün hak­la­rı­mı­zı so­nu­na kadar be­ra­ber kul­la­na­bil­di­ği­miz halde, dış güç­le­rin ta­şe­ro­nu ola­rak görev yapan ve bu güne kadar 30-40 bin va­tan­da­şı­mı­zın ölü­mün­den so­rum­lu, belki bir o kadar daha in­sa­nın ölü­mü­ne sebep ola­cak bir ör­gü­te yar­dak­çı­lık yap­mak neden?
   Vatan sa­de­ce AKP’nin değil. CHP de değil va­ta­nın tek sa­hi­bi. MHP bile tek ba­şı­na çözüm üre­te­me­di­ği­ni gös­ter­di, vatan için. HDP ise hala Av­ru­pa’dan, Ame­ri­ka’dan çözüm umu­yor, ortak va­ta­nı­mız­da­ki ateş için!
   Ey Kürt ar­ka­da­şım, dos­tum, kom­şum, yen­gem, eniş­tem, öğ­ret­me­nim, işçim, pat­ro­num...
   Çok ya­kın­da bir Yu­gos­lav­ya par­ça­lan­ma­sı­nı gör­dük. Orada kom­şu­lar, kom­şu­la­rı­nı öl­dür­dü. Soy­kı­rım dü­ze­yin­de toplu kat­li­am­lar ya­pıl­dı. Gö­rü­nen o ki, gi­di­şa­tı­mız o yönde. Bu yan­gı­nı sön­dür­mek için siz­le­rin de sesi en az bizim kadar gür çık­ma­lı. Siz­ler de en az bizim kadar te­rö­re, terör ör­gü­tü­ne karşı çık­ma­lı­sı­nız. Bir biz­den, iki siz­den he­sa­bı ye­ri­ne, bir bizim va­ta­nın ev­la­dı, iki daha bizim va­ta­nın ev­la­dı, de­me­li­yiz. Biz mey­dan­lar­da “Te­rö­re hayır” diye ba­ğı­rır­ken, siz­le­ri de ya­nı­mız­da aynı gür sesle ba­ğı­ra­rak gör­me­li­yiz. Gör­me­li­yiz ki o dağ­da­ki ateş, şe­hi­ri sar­ma­sın. Gelin hep be­ra­ber ba­ğı­ra­lım; “TE­RÖ­RE HAYIR”. Emi­nim ki sizin ba­ğır­ma­nız daha et­ki­le­yi­ci ola­cak, ta­ra­fı­nı­zı belli ede­cek­tir.
NAMIK KEMAL İMAM HATİP OO 
   Ta­ma­men si­ya­si ve ik­ti­da­ra ya­ran­mak gay­re­ti için­de alı­nan bir karar yavaş yavaş uy­gu­la­ma­ya ge­çi­yor. İlçe­mi­zin gü­zi­de Or­ta­oku­lu, İmam Hatip Or­ta­oku­lu olu­yor.
Bu okul­lar­da imam ye­tiş­me­di­ği­ne göre, bu okul­la­rı bi­ti­ren­le­rin suç oranı nor­mal li­se­yi bi­ti­ren­ler­le aynı ol­du­ğu halde, İlçe­miz­de zaten yeni ya­pıl­mış de­va­sa bir İmam hatip Okulu ol­du­ğu­na göre…
Neden bu da­yat­ma? 
   Fazla iti­raz ol­ma­sın diye, sivil halk mü­da­ha­le­si­ne maruz kal­ma­mak için, mev­cut öğ­ren­ci­ler nor­mal or­ta­okul sta­tü­sün­de mezun ola­cak ancak yeni kayıt yap­tı­ran­lar, İmam Hatip’e kayıt yap­tır­mış sa­yı­la­cak. İşin bir diğer vahim yanı, va­tan­daş buna mec­bur tu­tu­lu­yor. Çünkü yakın çev­re­sin­de kayıt yap­tı­rı­la­bi­le­ce­ği başka bir or­ta­okul yok!
   AKP’ye üye bir hanım, CHP İlçe Baş­ka­nı­’na ser­ze­niş­te bu­lu­nu­yor, “Ne olur mü­da­ha­le edin, ben ço­cu­ğu­mu İmam Hatip’e gön­der­mek is­te­mi­yo­rum!” diye…
   De­mok­ra­tik top­lum­lar­da ih­ti­yaç ve hal­kın is­te­ği üze­ri­ne eği­ti­me yön ve­ri­lir­ken, bizde ih­ti­yaç ol­ma­ma­sı­na ve halka rağ­men an­ti­de­mok­ra­tik uy­gu­la­ma­lar ol­ma­sı, dü­şün­dü­rü­cü­dür. 
   Yeni İmam Hatip Or­ta­oku­lu­muz, ha­yır­la­ra ve­si­le olur in­şal­lah!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1176