SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.06.2018

UMUT SÖMÜRÜSÜI


   To­yo­ta Fab­ri­ka­sı’na yeni ele­man­lar ala­cak­mış, ne­re­den icap et­tiy­se!  Bunu ye­ğe­ni­min iş mü­ra­ca­atın­dan öğ­ren­dim. 
   Bir ar­ka­da­şı­nın ara­ma­sıy­la ha­re­ke­te geçen ye­ğe­nim, geldi ya­nı­ma ve “Amca, mil­let işe gir­mek için araya tor­pil ko­yu­yor, beni müdür aradı ve gel gö­rü­şe­lim dedi” diye he­ye­can­lı he­ye­can­lı an­lat­tı. 
   Ye­ğe­nim, öyle sı­ra­dan vasat biri. Her­han­gi bir ko­nu­da us­ta­lı­ğı ol­ma­dı­ğı gibi, öyle pre­zan­tabl biri de değil. As­ker­den dön­dük­ten sonra sağda solda ça­lı­şıp harç­lı­ğı­nı çı­kar­ma­ya ça­lı­şı­yor.
   Neyse, ben de merak ettim, gö­rüş­me­ye ben gö­tür­düm. Yolda bir­kaç sefer mü­dü­rü ara­yıp adres aldı, so­ru­lar sordu. Şa­şır­dım doğ­ru­su. Kos­ko­ca müdür, işi gücü bı­rak­mış, ye­ğe­nim­le il­gi­le­ni­yor. 
   To­yo­ta mi­sa­fir gi­ri­şi­ne git­tik. İçe­ri­de 15 ki­şi­lik bir gurup, hep­si­nin elin­de “Ada Tıp” çan­ta­sı… Sa­nır­sı­nız ki tıp fa­kül­te­si öğ­ren­ci­le­ri, okul­la­rı­nın amb­le­mi­ni ta­şı­yan çan­tay­la eği­tim alı­yor­lar! Gurup, ‘Haydi ar­ka­daş­lar, içeri’ de­ni­lin­ce ara­da­ki diğer gü­ven­lik ka­pı­sı açıl­dı ve yan oda­da­ki gu­rup­la be­ra­ber 30 kişi kadar dal­dı­lar içe­ri­ye. 
   Ge­ri­ye kalan ye­ğe­nim ve bir kişi daha, yan oda­dan çıkan müdür ile aya­küs­tü ko­nuş­ma­ya baş­la­dı­lar. Böyle iş gö­rüş­me­si mi olur diye ya­dır­ga­dım doğ­ru­su. Çünkü ha­ya­tım­da sa­yı­sız iş gö­rüş­me­si yap­mış­tım. Az sonra ‘Ha­yır­lı olsun’ sesi ile ayak­ta baş­la­yıp ayak­ta biten iş gö­rüş­me­si so­nu­cu, tamam, dedim, bitti bu iş. Ye­ğe­nim işe girdi! Hem de her­ke­sin gir­mek için can at­tı­ğı To­yo­ta Fab­ri­ka­sı’nın yemek ser­vi­si­ne…! Eline bir liste ver­miş­ler, bun­la­rı ta­mam­la, haf­ta­ya pa­zar­te­si iş­ba­şı yap­tı­ra­bi­li­riz, de­miş­ler.
   Çı­kış­ta, elin­de­ki lis­te­ye bak­tım, öyle ahım şahım şey­ler is­ten­mi­yor. İka­met­gâh, sa­bı­ka kaydı gibi sı­ra­dan ev­rak­lar… ‘Yahu ne de ko­lay­mış işe gir­mek, biz de iş­siz­lik arttı diye abar­tı­yor­mu­şuz. Acaba seçim ya­tı­rı­mı mı?’ diye dü­şü­nür­ken, lis­te­de­ki bir detay dik­ka­ti­mi çekti. Tam te­şek­kül­lü bir has­ta­ne­den sağ­lık ra­po­ru almak ye­ri­ne, özel bir kli­nik­ten film ve tah­lil­ler yap­tı­rıl­ma­sı is­te­ni­yor­du. Kli­nik, Ada­pa­za­rı’nda iki yerde vardı ve adı sanı da du­yu­lan bir yer de­ğil­di. Belki de ben duy­ma­mış­tım.
   Adı bende saklı tıp mer­ke­zi­nin in­ter­net­ten te­le­fo­nu­nu bul­duk ve sor­duk; ‘Tah­lil­ler ve film­ler kaç para, so­nuç­lar ne kadar sü­re­de ve­ri­li­yor?’ Cevap, biraz şa­şır­tı­cıy­dı ama ben bek­li­yor­dum böyle bir ce­va­bı artık, ‘105 lira, ne zaman is­ter­se­niz gelin, so­nuç­la­rı hemen ve­ri­yo­ruz!’
   En kıy­tı­rık tah­lil­de bile yarım gün bek­le­ti­yor­lar­dı bizi dev­let has­ta­ne­le­rin­de! Tek­no­lo­ji baya iler­le­miş demek ki!
   Hem neden Ada Tıp değil de bu ku­ru­lu­şa yön­len­di­ri­yor­lar­dı? Özel bir an­laş­ma ol­ma­sı ve tet­ki­ke gelen ki­şi­nin para öde­me­me­si ge­rek­mez miydi?
Jeton, son­ra­dan dank etti, iş mü­ra­ca­atı­na gelen 7.000 kişi var­mış! 105 lira ile çar­pın. Or­ta­ya 735.000 lira gibi mu­az­zam bir ser­vet çı­kı­yor. 
   Ka­ra­su’ya gel­di­ği­miz­de, dü­şün­ce­le­ri­mi kar­de­şi­me an­lat­tım. Orada bu­lu­nan genç­ler­den biri atıl­dı; ‘’Beni de aynı şe­kil­de iş gö­rüş­me­si­ne ça­ğır­dı­lar. Tah­lil­le­ri oldum. Sonra da, ‘biz sizi ara­rız’ de­di­ler. Hala ara­yan soran yok” dedi.
   İş gö­rüş­me­si adı al­tın­da Ada Tıp’a ve yeni ku­ru­lan bir sağ­lık kli­ni­ği­ne para ka­zan­dı­rıl­mak is­te­ni­yor. İzle­ni­mim o. Ancak, ye­ğe­nim yine de ev­rak­la­rı ta­mam­la­yıp 105 li­ra­yı da göz­den çı­ka­ra­rak mü­ra­ca­at ya­pa­cak. Pa­zar­te­si iş­ba­şı yap­tı­rıl­maz­sa, ni­te­lik­li do­lan­dı­rı­cı­lık ya­pı­lı­yor diye sav­cı­lı­ğa suç du­yu­ru­sun­da bu­lu­na­ca­ğım.
AH AN­NE­LER
   Annem, de­vam­lı ha­ber­le­ri sey­re­den bi­ri­si... Ay­rı­ca yurt­dı­şın­da da bu­lun­muş, emek­li olun­ca gelip Ka­ra­su’ya yer­leş­ti. Zaman zaman da si­ya­si ko­nu­lar­da ko­nu­şu­ruz. Re­fe­ran­dum’da be­nim­le be­ra­ber ‘Hayır’ oyu kul­la­na­cak­tı. Al­man­ya’da ya­şa­yan Kar­de­şim, an­ne­mi ara­yıp, ‘Evet’ oyu kul­lan­ma­sı­nı, yoksa kü­se­ce­ği­ni filan söy­le­miş. Ne de olsa Al­man­ya gibi bir yerde sos­yal gü­ven­ce­si var. Gel Tür­ki­ye’ye desen gel­mez! Se­ne­lik iz­ni­ni de gelir pa­şa­lar gibi yapar gider. (Biz daha Ka­ra­su’dan çı­ka­mı­yo­ruz!)
Annem, ra­hat­sız ol­du­ğu­nu, oy kul­lan­ma­ya gi­de­me­ye­ce­ği­ni söy­le­miş. Sonra da bana izah etti, “Gidip evet desem sen kü­se­cek­tin, Hayır desem O kü­se­cek­ti. Ben de kul­lan­ma­dım!”
**
   Tey­ze­me oğlu baskı ya­pı­yor, ‘Evet’ oyu kul­lan diye… Sonra da kızı arı­yor, İstan­bul’dan, “Hayır de­mez­sen bir daha ora­la­ra gel­mem!” diye. So­nuç­ta kızı ağır ba­sı­yor ve ‘Hayır’ oyu kul­la­nı­yor, tey­zem. Ak­şa­ma oğlu so­ru­yor, “Anne, ‘Evet’ dedin değil mi?” Tey­zem, yüzü kı­za­rı­yor ve ger­çe­ği iti­raf edi­yor; “Oğlum, sen hep bu­ra­da ya­nım­da­sın. Ama ‘Hayır’ de­me­sey­dim ab­la­nı bir daha gö­re­me­ye­cek­tim!” 
   Pe­şin­den de ek­li­yor, “Ben şimdi bir de Ba­ba­na hesap ve­re­ce­ğim!”
ARTIK BEN DE ÖZ­GÜ­RÜM
   Re­fe­ran­dum ak­şa­mı­na kadar CHP Ka­ra­su İlçe Yö­ne­ti­mi’ndey­dim. Si­ya­se­ten ta­raf­sız kalma gay­ret­le­rim, İlçe Baş­ka­nı’nın gay­ret­le­ri ve ha­tı­rı­nı kı­ra­ma­mam se­be­biy­le bir anda yö­ne­ti­me gi­recek kadar iler­le­di. Hatta bir­çok ar­ka­da­şım, beni artık ta­raf­sız bul­ma­dık­la­rı için eleş­ti­rir ol­du­lar.
Pa­zar­te­si günü par­ti­de­ki tüm gö­rev­le­rim­den is­ti­fa ettim. Om­zum­dan bir yük kalk­tı.
   Bu­ra­da çok güzel dost­luk­lar edin­dim. De­ğer­li Baş­kan Nur­han Aydın, İdris Bay­ram, Bü­lent Ülkü, Gül Zorlu, Ba­hat­tin Çağ­la­yan, Azmi Er, Yusuf De­mir­ci­oğ­lu, Kemal Yıl­dız ve diğer adını sa­ya­ma­dı­ğım bir­çok yü­re­ği güzel insan…
   Ben artık ara­nız­da yokum ama he­pi­ni­zin yü­re­ğim­de yeri ve sev­gi­si var. Şim­di­lik bana mü­sa­ade, az din­le­ne­yim.



Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 384