SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.08.2018

Var mısın yok musun?


   Hani yarışma programı var ya, var mısın, yok musun? Tamam mı, devam mı, diye de sorabiliriz!

   Doğalgaz çalışması yapılırken, bir çok kişi rahatsız oluyor ve şikayet etmeye yelteniyor. Kime şikayet edecekler? Belediye Beyaz masayı aradığınızda, “o bizim görevimiz değil” deniliyor. Doğalgaz müteahhidinin telefonunu istiyorsunuz, bilmiyoruz, diyorlar. Telefon kablosu kablo kopuyor, şikayetinizi iletemiyorsunuz. Çalışma hangi sokakta yapılıyor diye soruyorsunuz, bilen de yok, cevap veren de. Firmanın bir iş programı vardır, mesela yarın hangi sokak kazılacak, bellidir. Mamafih, bilen yok! Sabah olunca anons başlıyor, filanca plakalı araç çalışmaları engellediğinden… Yahu bir gün önce alsanıza tedbirinizi!

   Taksi şoförü diyor, yollardan öntakım bozuldu. Bir diğeri, Ön takımı yeni yaptırdım, yine ses geliyor, diyor. Bir Başkandan ses gelmiyor!

   Başkanı arıyorsunuz, yerinde yok! Telefonunu arıyorsunuz, başkası açıyor! Not bırakıyorsunuz, geri dönen yok!   

   Bu Şehirde başkanlık etmek de zordur. Halkı kültürlü ve ekonomik seviyesi Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bu sebeple beklentiler de fazladır. Başkanın sadece çöpleri alması, su sorununu çözmesi beklentilerin çok altındadır. Kilitli parke yapılan yollar, doğalgaz çalışmaları sebebiyle zaten bozuldu. Su meselesi için hala spekülasyonlar yapılmakta, içilecek denilen sularımız zaman zaman bulanık akmakta, bazen de akmamaktadır. Beklentilerin fazla olması sebebiyle hemen hiçbir dönem üst üste aynı Başkan seçilememiştir. (Sayın Genç’in seçilmesi de Partisinin gücü sayesindedir).

   Şimdi yeni bir seçim arifesindeyiz ve Belediye Başkanı halkın oyunu almak için hiçbir çalışma yapmamaktadır. AKP kimi aday gösterirse, onun Başkan olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Yani şimdi halka hizmet yerine Partinin göstereceği aday olmak yeterli midir seçilmek için? Dedim ya, Karasulunun beklentileri yüksektir. İnsanlarımız, kendilerine değer verilmesini beklerler ve oyları hiç de çantada keklik değildir! Başkan, mecburi hizmetlerin yanında halkın refahı için de gayret göstermeli, projeler üretmelidir. Hadi vazgeçtik, en mecburi hizmetimizi, yollarımızı yapmak için girişimlerin şimdiden başlatıldığını var sayıyoruz.

                                       KARASUSPOR

   Karasuspor Fahri Başkanı Yılmaz EKŞİ, Başkanın yanına gidip söz verdiği yardımı ne zaman ve nasıl yapacağını soruyor. BAL’a çıkınca yardım sözü veren Başkan, Belediyenin ekonomisinin bozuk olduğunu, esnafa 4 milyon borcu olduğunu, kredi kartlarını bile ödeyemediğini, bu sebeple sözünü tutamayacağını, yardım edemeyeceğini söylüyor. 

   Son yıllarda Karasu halkının yüzüne güldüren belki de tek gerçek Karasuspor’dur. Başkan dahil tüm Karasulular elele vererek Adapazarı’ndaki final maçlarına aktık. Takım, bu güne kadar sadece Karasulu 3-5 işadamının maddi katkılarıyla geldi. Bu lig, masrafı en çok olan lig... Bundan sonra 3. Lige çıkılıyor ve gerek Bakanlığın, gerekse İddiadan gelen paralarla masrafların büyük bölümü karşılanır. Hele Organize sanayi, Tersane, Liman, Kibar Holding gibi bölgesel ticari yatırımların biri veya birkaçı faaliyete geçtiğinde, Karasuspor takımına katkı sağlayacağı beklentiler dahilindedir, Çimento Fabrikasında olduğu gibi… Öyleyse bu yıl Karasuspor’a elimizden geldiğince maddi destek çıkmak gerekir. Karasu halkının büyük bir kesimi, Karasuspor’un başarılarından mutlu olacaktır ve Başkanın da görevlerinden biri Başkanı olduğu halkın mutluluğu için çalışmasıdır. Başkan, Reistir çünkü.

   Karasuspor temsilcileri ve Belediye Başkanı restleşmiş, “Öyleyse maça gelmeyin”, “Geleceğim” şeklinde arzu edilmeyen diyaloglar geçmiştir.

   Başkan, Şeref tribünü olmasa da normal bir tribünden gider maçları izleyebilir. Şeref Tribününe de gitse, kimsenin itirazı olamaz tabii ki... Bu da Onun içindeki Karasu sevgisini gösterir. Gitmeli de… Ama takıma hiçbir katkı sağlamayan Başkan, seyircinin olası tepki tezahüratlarına da hazırlıklı olmalıdır.

   Yardım, İllaki sırf nakit değildir, alternatifler üretilebilir. Mesela, Ruhsatlar için Karasuspor yardım makbuzu kesilmesi, kum ocağından aylık istihkak verilmesi, deplasman maçları için yakıt ve kalacak yer temini, eğlence merkezine giden her araçtan Belediyeye ve Karasuspor’a harç alınması vs… Köprülerin atılması yanlıştır.

   Bu arada bir küçük hatırlatma… Karaspor’un BAL’a çıkmasında katkısı büyük olan Kedi  Recep’e verilen sözler de tutulamamıştır. Hatta bir işadamımız, “Takımı BAL’a çıkar, sana 50.000 TL, gel çekini al” sözünü tutmamıştır. BAL’da da takıma katkı sağlayabilecek Hoca ile yollar ayrılmış, Borç içinde yüzen Hoca unutulmuştur!

                                          ADIYAMAN FARKI

   Geçen hafta gittiğimiz Adıyaman gezisiyle ilgili ilginç saydığım birkaç gözlemimi anlatmak istiyorum.

   Türkiye’de alkol satılmayan tek ilin Adıyaman olduğunu biliyor muydunuz? (Buna karşılık kişi başı en çok alkol tüketilen İller sıralamasında 2 muhafazakâr il, Konya ve Sakarya’nın başı çektiğini)

   Adıyaman’da bulunan Perre Antik kentinin yakın zamanda İsrail’in gönderdiği parayla gün ışığına çıkarıldığı ve çalışmaların halen devam ettiğini…

   İnsanlarının çok gösteriş meraklısı olduğunu ve kontur alamayacak parası olanın bile Iphone5 cep telefonuyla gezdiğini, bilekleri ve yakalarının altın takı doldurulduğunu…

   Düğünlerde havaya atılan dolarların 1’lik desteler halinde olduğunu ve % 90 sahte olduğunu…

   Ekonomik durumunun iyi olduğunu, Şehrin düzlükte olduğunu ve halkın çoğunun Kürt olduğu halde PKK’ya yüz vermemesi, gördükleri yerde şikayet ettiklerini…

   Sınır ile bağlantı yollarının Atatürk Barajı altında kalması sebebiyle kesildiğini, ancak Başbakanın söz verdiği Baraj Gölü üzerinde köprü yapılması halinde sınır ticaretinin yeniden başlama ümitlerinin olduğunu…

   Merkezde bir Üniversiteleri olduğu halde halkının rağbet etmediğini, başka illerdeki üniversiteleri, özellikle İstanbul’u tercih ettiklerini…

   Çocuk Hastalıkları Hastanesinin yakın zamana kadar “İşkence Merkezi” olarak çalıştığını ve bahçesinde kazı yapılmasına izin verilmediği söylentilerinin olduğunu…

   200 metrekareden küçük dairelerin satılamadığını…

   Zengin olmanın ilk yolunun Belediye Başkanı olmaktan geçtiğini…

   Çiğ köftenin Adıyaman’dan çıktığını, meşhur Kommagene ve Sait Usta çiğköftelerinin Adıyaman patentli olduğunu, Urfa ile aralarında yaptığı Çiğköfte yarışmasında Adıyaman’ın kazandığını…   

   Kahtalı Mıçı’nın Adıyamanlı olduğunu…

   Yemeklerde ilk gelen soğuk çorbanın bildiğimiz“”Cacık” olduğunu... Salata yerine de yeşil biber geldiğini…

   Biliyor muydunuz?

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1301