SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 24.01.2018

YA İSTİFA EDİN ...


   Size diyorum Belediye Başkanı, size diyorum iktidar partisi İlçe Başkanı, Sağlık Müdürü, Hastane Derneği Başkanı…
   Bu ilçede kaç kaza oldu geçen hafta biliyor musunuz? Çoğu ölümle biten kazalar…
   Peki, nereye götürüldü bu kazazedeler? Hadi cevap verin, nereye götürüldü?
   Basit bir ameliyat bile yapılamıyor bu kasabanın hastanesinde artık. 
   Siz gelmeden önce iki büyük, iki değerli cerrahı vardı bu ilçenin. Doktor Şemsettin Bey ve Doktor Kerem Bey… Kasabalının gönüllerini fetheden… Neredeler ha, neredeler?
   Siz kaza geçirmez misiniz? Aileniz, sevdikleriniz kaza geçiremez mi? Okunmuş, efsunlanmış mısınız? Peki, saniyelerin değerli olduğu kaza sonrası, basit bir kanamayı durduramayıp Adapazarı`na mı sevk olunacaksınız? En hızlı olarak yarım saatlik yola dayanabilecek misiniz?
   Keşke, inşallah, maşallah ile olmaz bu işler. Doktor getirin buraya doktor. Öyle 3-5 günlüğüne emaneten doktor getirmeyle olmaz bu işler! Kazanın ne zaman olacağı belli olmaz çünkü? Apandistin de…
   Getiremiyor musunuz, istifa edin. Neden istifa ettiğinizi haykırın. Merak etmeyin, arkanızda durur bu millet. 
   Karasu`daki iki doktoru merkeze çekip sonra Karasu`ya cerrah arama mantıksızlığını aklımız almıyor yahu… Demek ki bir ağırlığınız yok, sözünüz dinlenmiyor, ciddiye alınmıyorsunuz. Karasulunun sözü ve hayatı ciddiye alınmıyor. 
   Ne diyelim, “Yuhh!”
ÖLMEYİN NE OLUR!
   Erken ölüm yoktur der eskiler. Her ölüm vakitsizdir. Ama bazı ölümler vardır ki, ciğeri yanar insanın. Taa, şurasında hisseder acıyı…!
                                ***
   Gencecik delikanlıydı Muhammet. Askerliğini yapmıştı, işini de kurmuştu. Bir evin bir oğluydu, el üstünde tutuluyordu. 2 yaşındaydı ve çok büyük hayalleri vardı gelecek için. Bu hayallerini gerçekleştirmek için daha çok kazanma hevesi düştü içine. 
   İşte tam burada devletin oynattığı kumar, İddia`nın pençesine düştü. Heves olarak, oyun olarak başladığı iddiaya gittikçe daha büyük paralar bağladı. Borçlandı. Yine oynadı.
   Belki de işyerinin iddia bayiinin bitişiğinde olması kaderin bir oyunuydu. O iddia oynuyor, kader onunla oynuyordu. Ailesi anlamıştı borçlandığını. Boynu bükük kalmasın, ezilmesin diye gizlice ödediler borcunu. Ama şeytan damarlarında dolaşıyor, kaybettiklerini kazanması için daha büyük oynamasını için dürtüyordu. Eşinden dostundan, seveninden sevdiklerinden borç istiyor, yeni bir iş kuracağını söylüyordu. 
   Ta ki, içine düştüğü çıkmazı, çaresizliği fark edene kadar anlayamadı Muhammet… Bu şekilde bayram kutlayamazdı. Gururluydu. Kararını verdi. “Baba, sana bir sürprizim var” dedi akşamdan. Geceyi onlarla aynı odada geçirdi.
   Sabah erken kalktı. Kapısı kilitli olan anneannesinin evine camdan girdi. Hazırladığı ipi iyice yağladı. Bir sigara içene kadar düşündü. Ailesinin yüzüne bakamayacağını düşünüyordu. Sandalyeye çıkıp ipi boynuna geçirdi ve 2 metrelik odada kendini astı 1,80`lik genç adam. 
   Bilsen ki o anne baba, her anne baba, evlatlarının bir değil, onlarca kusurunu örter, yüzlerce kere affeder, Binlerce kere bağrına basar, kendini asmazdın Muhammet ve Muhammet gibi düşünenler. 
                 ***
   Onun da adı Muhammet`ti ve 14 yaşındaydı. Artık büyümüştü, bisiklet yerine, motosiklete binmeyi hak ediyordu. Ailesi de onun bu hevesini kıramamış, bin bir nasihatle teslim etmişlerdi motoru. Aman sürat yapma, aman kalabalık trafiğe girme… Hepsine tamam demişti Muhammet.
   Arkadaşını bindirdi arkaya, kimse-nin fark etmediği yerde. Görseler kızarlardı çünkü. Önce mahalleyi, sonra tüm kasabayı gezdiler. Artık iyice ustalaşmıştı. Motorla giderken ellerini bırakabiliyordu bile. Arkasındaki arkadaşıyla gülüşüyorlardı bunu yaparken. Birkaç akrobasi daha öğrenmeliydi. Hayallerinde hep Kenan Sofuoğlu gibi ünlü bir motor sürücüsü olmak vardı. 
   Artık usta bir sürücüydü Muhammet. Unuttuğu tek şey, motora binerken kask takması gerektiğiydi. Bir de akrobasi yapmaması gerektiğini unutmuştu. Ailesi bilse, kesinlikle müsaade etmezlerdi… Bir anlık dikkatsizlik, son motora binişi oldu Muhammet`in. Geride acılar içinde bir anne baba bırakarak…                           
SEÇİM OLSAYDI
   Karasusporlu soruyor, nerede bu kasabanın Şerifi? Kaymakamı, Belediye Başkanı, protokolü?
   Şampiyonluğa ve 3. Lig`e çıkmak için oynayan bu takımın arkasında neden kimse yok! 
   Hâlbuki gittiğimiz Kütahya maçında bile Vali Yardımcısı Sayın İngenç bizimleydi. Ben Karasuluyum diyerek bizi stadın kapısında karşıladı, el sıkıştık. 
   Seçim yaklaşınca hangi yüzle geleceksiniz stada, ey siyasiler?
   Bir sözüm de seyirciye… Maç öncesi coşkulu bir şekilde İstiklal Marşı`nı söylemeniz gurur verici. Ama hoparlörden yapılan yayına kulaklarınızı tıkamayın. Arada bir susup dinleyelim ve hep beraber söyleyelim, “KORKMA…”
ZEHRİ CİN (Film)
   “Kutsal 3 Kitapta da, kıyamet alameti olarak, eli kitaplı ağzı dualı kâfirlerin artacağı söyleniyor!”
    (Yorumsuz!)
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 769