SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.10.2018

FARKIMIZLA FARKLIYIZ!


Yazımın başlığında yazdığım gibi; farkımızla her zaman farklıyız. Bu sezonun ikinci devresinde yaptığımız maçlarımızda hep farklı yenilmemiz, farkımızı gösteriyor. 
Herkesin bildiği gibi ilk devre gördük ki, sezona başladığımız futbolcu kardeşlerimiz ile aşı tutmadı. Hal böyle olunca da 13 maçta sadece 4 puan toplayabildik. Vaziyet ligden çekilmenin düşünülmesine kadar gitti. Sonrası bildiğiniz gibi. `Biz Karasuluyuz ve Karasuspor`luyuz. Koşullar ne olursa olsun lige devam” dedik ve yeni lisanslar çıktı. Bu isabetli karar alındı alınmasına ama ciddi bir sorun vardı. İlk yarıda Sarı-Kırmızılı formayı terleten tüm kardeşlerimiz takım ile ilişiğini kesmişti. Onur Emiroğlu haricinde, ikinci yarıya çıkacak tek lisanslı futbolcumuz yoktu. Bu da yetmiyormuş gibi ikinci yarının başlamasına çok az bir zaman kalmıştı. 
Bu tersliklere rağmen dik duran Sevgili Cihat Ekşi kardeşim, tamamı U-16, U-17 ve U-18 Takımlarında forma giyen gençlerden oluşan bir kadro kurdu. Sonra da lisans işlemlerini bitirip, yeni Karasuspor`u ikinci yarıya yetiştirdi. 
Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra dönelim maçlarımıza. 
İkinci yarıdaki ilk randevumuz Serdivanspor`laydı. Lisans işlemlerin büyük çoğunluğu bitmiş ancak bazı futbolcularımızın halen tamamlanamamıştı. Dualar ettiğimiz o anda yaradan yetişti imdadımıza. Sahamız karla kaplandı ve beyaz güzellik ruhumuzu aydınlattı. Maç ertelenmişti. 
Ardından Paşabahçe deplasmanına gittik. Gençlerimizin tamamı bu kez lisanslarıyla birlikte eksizsizdi. Hepsi, Bölgesel Amatör Ligde (BAL) ilk kez forma giyeceklerdi. En büyüğü 18 yaşında olan bu gençlerin yaşadıkları heyecan, ayaklarını titretiyordu. Bununla birlikte çıktılar sahaya ve aslanlar gibi mücadele ettiler. Hepsi futbollarını oynamaya çalıştı. Farklı yenildik ama gençlerimiz mücadeleleri ile taktirimizi kazanmıştı. Bu arada ev sahibi takımın oyuncuları, kadromuzun tecrübesizliğini fırsat bilip gol atma sırasına girmeleri ayıp oldu ama neyse. Susuyorum. 
Sonra ikinci yarının diğer maçlarını oynamaya başladık. Farklı yenilgiler devam etti. Rakip takımların, sevgiden yoksun futbolcuları, alabildiğince ezdiler gençlerimizi ama onlar yine de yılmadılar. Aslında kazanan bizim çocuklarımızdı. Bir başka deyimle, bu gençlerimiz sayesinde, gelecek sezonlarda dip diri bir Karasuspor izleyeceğiz 
Geçtiğimiz Pazar günü komşumuz Düzce`nin takımlarından Beyköy Belediyespor`u ağırladık. Sahaya mecburiyetten çok değişik bir kadro ile çıktık. Lisans sıkıntısı nedeniyle Serdivanspor ile yapılan kar ertelemesi maçında sonra 13 genç futbolcu kardeşim, Futbol Federasyonu Amatör İşler Kurulu tarafından, tedbirli olarak ceza kuruluna sevk edilmişti. Bu da yeni bir kadro kurmamıza neden oldu. Bu kez çok daha yeni bir yaş grubu ile sahadaydık. Bu maç bana göre cesaretin öncü adımları gibiydi. 
Karasuspor, en küçüğü 13 yaşındaki Ersin, en büyüğü ise 17 yaşındaki kaptan Onur`un bulunduğu bir kadro ile çıkmıştı Beyköy karşısına. BAL`da bölgemizde en tecrübeli takımı olan Beyköy Belediyespor, rakibi Karasuspor`un bu kadrosunu görünce ne yaptı peki? Tabii ki istifini bozmadan tam kadro sahaya çıktı. Ne diyeyim bir ayıp daha. Sonra Karasuspor 12-0 yenildi. 
Şimdi soruyorum tüm rakiplerimize; 11 yada 12 gol atıyorsunuz da, bu gollerin sayısı kadar mı puan alıyorsunuz? Sanırım öyle sanıyorsunuz. Hani küçüklerimizi koruyacak, büyüklerimizi sayacaktık. Boş verin sevgili rakiplerimiz. Ne koruyun, nede sevin. Hatta saymayın bile. Şunu unutmayın ki, sahada futbol adına mücadele eden (bana göre minik) gençlerimiz, günü ve zamanı geldiğinde, yaşadıkları bu gol sağanaklarının acısını sizden almasını çok iyi bilirler. Yeter ki Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk`ün söylediği; `Ben sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını severim` sözünü kendilerine ilke edinip, yollarına devam ederlerse. İşte o zaman bu günlerde kendilerine acımayan rakiplerini acınacak duruma getireceklerdir. 
Geçtiğimiz haftaki yazımda iki futbolsever arkadaşımızdan bahsetmiştim. Onlar çok iyi biliyorlar ki, ben kimseyi bir başkasına hedef etmem. Yazdıklarımın esprini olduğunu tüm Dünya anlamış ama onlar anlamamış. Ne diyeyim, yapacak bir şey yok. 
Gelelim Galatasaray-Trabzonspor maçında Dünya gündemine oturan Salih Dursun`a. Hakem Deniz Ateş Bitnel`e gösterdiği kırmızı kart göstererek bir anda adından söz ettiren Salih haklıdır yada değildir tartışılır ama bildiğim tek şey var; kendisinin Sakarya futbolunun içinden geldiği. Kısacası futbola her zaman damga vuracak isimle, Sakarya`dan çıkar. Şen ve esen kalın.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 782