Eski tas eski hamam!


   Önüm­de 16 Kasım 2019 ta­rih­ini taşıyan il mer­kez­li bir ga­ze­te var. 12. Say­fa­da şöyle bir baş­lık: “Her­kes yüzme öğ­re­necek!”
   Haber ’Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si bün­ye­sin­de açı­lan Eren­ler Yaşam Mer­ke­zi Bel­paş Spor Komp­lek­si’nde yüzme kurs­la­rı devam edi­yor’ şek­lin­de sürüp gi­di­yor. Araya, Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­ka­nı Ekrem Yüce’nin bir me­sa­jı da sı­kış­tı­rıl­mış. Sayın Yüce, so­ya­dı­na uygun yü­ce­ler­den yüce bir iddia or­ta­ya koy­muş: “Sa­kar­ya’da yüzme bil­me­yen kal­ma­ya­cak!”
   Eh bravo!
   Bu­ra­dan bir anıya ge­çi­yo­rum. Şimdi Muş Va­li­si olan dö­ne­min Ka-rasu Kay­ma­ka­mı Dr. İlker Gün­dü­zöz’e, ga­ze­te ola­rak Ka­ra­su’daki orta de­re­ce­li okul­lar­da yüzme an­ke­ti yap­tır­mak is­te­di­ği­mi­zi ak­tar­dı­ğım­da, “Her türlü des­te­ğe ha­zı­rım” di­ye­rek okul­la­rı alar­ma ge­çir­miş­ti.
   MYO’ndan so­ru­la­rı ha­zır­la­ma des­te­ği aldı. Orta de­re­ce­li okul­lardaki öğretmen arkadaşlar sı­nıf­lar­da an­ke­ti uy­gu­la­ya­cak­tı. Ça­lış­ma­nın ob­jek­tif bir sonuç ver­me­si için öğ­ren­ci­le­rin anket kâ­ğıt­la­rı­na isim­le­ri­ni yaz­ma­ma­la­rı ge­re­ki­yor­du. Yüzme bil­me­yen öğ­ren­ci bu şıkkı işa­ret­le­mek­ten çe­ki­ne­bi­lir­di. 
   Ancak bazı öğ­ret­men ar­ka­daş­lar bu şartı pas geç­miş­ti.
   Buna rağ­men an­ket­ten benim bek­le­di­ğim ve Kay­ma­kam Gün­dü­zöz’ü deh­şe­te dü­şü­ren bir sonuç çıktı: “Orta öğ­re­tim­de­ki öğ­ren­ci­le­rin bü-yük bir ço­ğun­lu­ğu yüzme bil­me­di­ği­ni beyan et­miş­ti.”
   Kay­ma­kam Gün­dü­zöz’ün Ka­ra­su’da uy­gu­la­ma­ya koy­du­ğu ve daha sonra böl­ge­miz­de­ki tüm sahil il­çe­le­ri­nin örnek al­dı­ğı ‘Can­kur­ta­ran Pro­je­si’ bu anket son­ra­sın­da hayat buldu.
   Bu ko­nu­ya kö­şem­de neden yer ver­di­ği­mi söy­le­ye­yim. 
   Be­le­di­ye ba­sın­dan mail ku­tu­mu­za bir haber düştü geç­ti­ği­miz hafta…  Kay­ma­kam Aziz Mer­can ve Be­le­di­ye Baş­ka­nı İshak Sarı, yeni fa­ali­ye­te geçen Ka­ra­su Sos­yal Ge­li­şim Mer­ke­zi’ni (SGM) zi­ya­ret et­miş­ler.  Ora-da gö­rev­li­ler, kurs öğ­ret­men­le­ri ve öğ­ren­ci­ler­le gö­rü­şüp et­kin­lik­ler hak­kın­da bilgi al­mış­lar. 
   İyi yap­mış­lar.
   Aynı ku­tu­ya düşen fo­toğ­raf­la­ra bak­tım, zi­ya­ret­te ilçe ba­sı­nın­dan tek kişi yok. Demek haber ver­me­ye gerek du­yul­ma­mış.
   Pa­zar­te­si günü bir SGM yet­ki­li­si­ni ara­yıp açı­lan kurs­lar ara­sın­da yüz-me kursu olup ol­ma­dı­ğı­nı sor­dum. Şimdi sıkı durum, al­dı­ğım ya­nı­tı ak­ta­rı­yo­rum: 
   “Pro­je­le­ri­mizi hazırlarken bu kurs da ön­ce­lik­le­ri­miz ara­sın­day­dı. Yu­ka­rı­ya sun­duk. Ama ‘Ka­ra­su’da zaten deniz var, kursa gerek yok’ diye geri çe­vir­di­ler!”
   Bir başka be­le­di­ye yet­ki­li­si­ni ara­dım. O dil­le­re artık pe­le­senk olmuş kla­sik yanıt ala­ca­ğı­mı tah­min edi­yor­dum; ya­nıl­ma­dım: 
   “SGM fa­ali­yet­le­ri­ni dü­zen­le­mek Bü­yük­şe­hir’in yet­ki­sin­de. İlçe be­le­di­ye­si ola­rak biz ka­rı­şa­ma­yız.”     
  Emriniz olur; karışmamanıza biz de karışmayız ama bu soruyu baha-ne edip azarlar gibi de konuşmayın! 
   An­la­ya­ca­ğı­nız, SGM gö­rev­li­si ka-dar ken­di­le­ri­ni so­rum­lu his­set­mi­yor­du Ka­ra­su Be­le­di­ye­si!
Bu­ra­ya kadar an­lat­tı­ğım ko­nu­lar ara­sın­da bağ ku­ra­ma­yan­lar, lüt­fen ya­zı­nın de­va­mı­nı oku­ma­ya zah­met bu­yur­ma­sın. 
Ka­ra­su Haber 16 yı­lı­nı dol­du­rup 17. ya­şı­na gir­mek üzere. Bunca yıl­dır bir Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­ka­nı ile aynı or­tam­da bu­lu­nup ken­di­si­ne soru sorma fır­sa­tı bu­la­ma­dık. Büyük Baş­kan­lar her Ka­ra­su zi­ya­re­tin­de, et­raf­la­rın­da par­ti­li­le­rin oluş­tur­du­ğu çem­ber­le bü­tün­le­şip kütle ha­lin­de ilçe be­le­di­ye baş­ka­nı­nın oda­sı­na çıkıp ka­pan­mış­tır. Buna yol açan da bu il­çe­nin be­le­di­ye baş­kan­la­rı­dır. 
Do­la­yı­sıy­la ka­mu­oyu­nun merak edip ya­nı­tı­nı bi­rin­ci ağız­dan öğ­ren­mek is­te­di­ği ko­nu­la­ra basın gö­züy­le yak­laş­mak bir türlü müm­kün ola­ma­dı.
Biz bu açığı hiç de­ğil­se il­çe­de Kay­ma­kam’ıyla, Be­le­di­ye Baş­ka­nı’yla ka­pat­mak is­ti­yo­ruz; ona da fır­sat ya­ra­tıl­mı­yor.
Ör­ne­ğin Sayın Mer­can ve Sayın Sarı’nın SGM zi­ya­re­tin­de bu­lun­say­dık en azın­dan üç ta­ra­fı su­lar­la çev­ri­li Ka­ra­su’da neden bir yüzme kursu açıl­ma­dı­ğı­nı so­ra­bi­lir­dik. 
Ol­mu­yor, ol­mu­yor, ol­mu­yor…
Yeni bir yö­ne­tim, yeni bir an­la­yı­şa kapı açar diye dü­şü­nü­yor­su­nuz, hayal kı­rık­lı­ğı­na uğ­ra­ma­nız ge­cik­mi­yor. 
   Onun için ilçe be­le­di­ye­leri nasıl ki “O iş Bü­yük­şe­hir’in yet­ki­sin­de” sö­zü­nü kla­sik bir yanıt ola­rak dile ge­tir­me­yi alış­kan­lı­ğa dö­nüş­tür­müş­se, biz de “Eski tas eski hamam” baş­lı­ğı­nı çok sık kul­lan­mak du­ru­mun­da ka­lacağız demektir!
   İlçe ba­sı­nı­nı cid­di­ye al­ma­dı­ğı­nız or­ta­da. Kendi açım­dan söy­le­ye­yim, artık ben de ku­rum­la­rın gö­rev­len­dir­di­ği basın so­rum­lu­la­rı­nın masa ba­şın­da ka­le­me al­dı­ğı kla­sik me­tin­le­rin haber de­ğe­ri ta­şı­ma­dı­ğı­nı be­lir­ti­yor ve cid­di­ye al­ma­dı­ğı­mı bu­ra­dan ilan edi­yo­rum.
   Sizi cid­di­ye alan­ özellerinizle ça­lış­ma­ya devam edin; biz­den yana hiç bir sı­kın­tı yok!

CÜMBÜŞ BAŞLIYOOOOOR!
   ‘Varil bom­ba­la­rıy­la in­le­yen yer­den kaçmış in­san­la­rı asla ve kata o bom­ba­la­ra tes­lim et­me­ye­ce­ğiz’ açık­la­ma­sı geldi. 
   Bu da gös­te­ri­yor ki, ik­ti­da­rın Su­ri­ye po­li­ti­ka­sı ta­ma­men çöktü! 
   Aslına bakarsanız Su­ri­ye ile olan 500 km’lik sınır hat­tı­nı ko­ru­mak için baş­lat­tı­ğı­mız ha­re­kât­ta bunun onda biri ka­da­rı­na sı­kış­tık kal­dık. Su­ri­ye or­du­su Rus des­te­ği ile geldi sı­nı­ra da­yan­dı. 
   An­la­ya­ca­ğı­nın 2 mil­yon mül­te­ci­yi sınır boy­la­rı­na yer­leş­tir­me hül­ya­sı sona erdi! Dilim var­mı­yor ama Rus-ya’nın ‘çe­ki­lin’ ko­mu­tu­nu bek­ler du­rum­da­yız. Do­la­yı­sıy­la son açık­la­ma bun­dan sonra ki­mi­ne göre beş, ki­mi­ne göre sekiz mil­yon Su­ri­ye­li ile ku-cak ku­ca­ğa ya­şa­ya­ca­ğı­mı­zın birinci ağızdan itirafı değil midir? 
   Bir son­ra­ki adım mı? Tü­mü­nü va­tan­daş ve seç­men ya­pa­rız, Damat Bey’in ik­ti­da­rı­nı sı­nır­sız şe­kil­de uza­tı­rız.
   Şimdi sıra iktidarın düdük takımın-da! Anlı şanlı pirefesörler, hem nalına hem nıhına vuran ceza h’g)ukukçu-ları, FETÖ kumpasıyla cezaevinde geçirdiği günlerin hıncını kimden çıkaracağına bir türlü karar vereme-miş g(k)azeteci müsveddeleri, araya dekor olsun diye sıkıştırılmış birkaç muhalif siyasetçi ve yazar, TV stüd-yolarını nöbetleşe dolaşarak mül-tecilere sahip çıkıp onları bağrımıza basmanın faziletlerini sayıp dökecek ve bizleri iknaya çalışacaklardır.
   Yurdum insanı bu güne kadar yara-tılan böylesi algı operasyonlarının hangisinden yara almadan çıktı da bu bombardımandan kendisini kurtara-bilsin!
   Cümbüş başlıyor, hazır olun!

Osman Hoca’nın ardından
   Yayın ha­ya­tı­na baş­la­dı­ğı­mız gün­den beri Ka­ra­su Haber’in oku­ruy­du. İki ayda bir ga­ze­te­ye gelir abonelik üc­re­ti­ni öder, ça­yı­mı­zı içer gi­der­di.
   Şimdi bu­lun­du­ğu­muz bi­na­ya ta­şın­dı­ğı­mız­da mer­di­ven ba­sa­mak­la­rı sa­yı­sı­nın art­ma­sı bile ken­di­si­ni bu pren­si­bin­den vaz ge­çir­me­di. Bas­to­nu yar­dı­mıy­la mer­di­ven­le­ri ağır ağır ar­şın­la­yıp ka­pı­dan içe­ri­ye ses­siz­ce sü­zü­lür­dü. Tüm ga­ze­te per­so­ne­li ayağa fır­lar onu otur­ta­cak yer te­la­şı­na dü­şer­dik.
   İler­le­miş ya­şı­nı dik­ka­te alıp “Osman Hoca, çıkma şu mer­di­ven­le­ri, biz gelir evin­den tah­si­la­tı ya­pa­rız” de­di­ği­miz­de “Siz ga­ze­te­yi benim ka­pı­ma kadar ge­ti­rip bı­ra­kı­yor­su­nuz. Pa­ra­sıy­la bu hak öden­mez. Bı­ra­kın çıkıp si­zin­le iki laf ede­yim” kar­şı­lı­ğı­nı ver­miş­ti. 
   Son ay­lar­da abone üc­re­ti­ni oğlu Beşir Aydın’ın öde­di­ği­ni söy­le­di­ğim­de se­nar­yo­ma inan­ma­dı­ğı­nı belli eder bir yüz ifa­de­siy­le ama te­bes­süm­le kar­şı­lık ver­miş­ti.
   O gazeteye geliş gidişlerinde hak­kı­nı biz­le­re helal et­ti­ği­ni hep söy­ler biz­den de ben­zer kar­şı­lık bek­ler­di. Ce­na­ze­sin­de ‘Hak­kı­nı­zı helal eder mi­si­niz’ so­ru­su­na avazım çıktığı kadar ‘Helâl olsun diye’ ba­ğır­dım. 
   Bu­ra­dan yi­ne­li­yo­rum: “Helâl olsun Osman Hoca. Nur­lar için­de yat.” 


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 108