SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 15.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • 12 yıldır değişen hiçbir şey yok!

12 yıldır değişen hiçbir şey yok!




  
16 Haziran 2014 Pazartesi günü Belediye Başkanı`nın mahalle muhtarlarıyla yaptığı toplantıyı izledim. Büyükşehir`e bağlandıktan sonraki ikinci bir araya gelmeymiş… 
   Yaklaşık 12 yıldır benzer toplantıları izleme fırsatı buldum. Muhtarlar AKP`nin ayda bir düzenlediği ilçe danışma toplantılarının gediklisidir. Milletvekilleri zaman zaman muhtarlarla bir araya gelir… SEDAŞ ara sıra muhtarları toplar. Kaymakam`ın, Nüfus Müdürü`nün, 2B konusuyla Orman İşletme Müdürü`nün, desteklemeler için İlçe Tarım`ın, Ziraat Odası`nın ve diğer kurumlarının toplantılarını da saydığınızda yüzlerce toplantıdan söz ettiğim gerçeği ortaya çıkar.
   Bunların tümünün ortak bir yanı vardır: İstemek ve alamamak!
   Toplantılarının bir diğer ortak yanı da isteklerin tek bir kalemden çıkmışçasına aynı olmasıdır!
   16 Haziran toplantısında da muhtarlar istediler… Tümü de bu isteklerinin buz üzerine yazılan yazı gibi unutulacağını bile bile bıkmadan, usanmadan yine istediler.
   Aralarında 10 yıl, 15 hatta 20 yıl muhtarlık yapanları tanıyorum. Seçildikleri yıl ne istemişlerse bugün de aynı şeyleri yinelediler: Tarla-bahçe yolları, grup yollarına yama (Yenileme değil!), mezarlığa duvar, camiye sıva, önüne şadırvan (Eskiden kadınlara özel şadırvan yoktu, şimdi listede o da var!), 50 m2 parke, 5 tane büz…
   Örneğin, bir sanayi kuruluşunun köy sınırları içerisinde arsa almasıyla kendilerine düşen 170 bin lira gibi yüksek bir meblağı lüks cinsinden mezarlık duvarı yapımı için kullanan muhtar, mahallesinin deniz kıyısında bulunduğunu, ancak denize inecek yolları olmadığını söylüyor. Bunu da belediyeden talep ediyor. Güler misiniz, ağlar mısınız? Siz karar verin artık!
   Greyderle, kazıcı/yükleyici ve asfalt dökme makinesiyle yapılacaklarla ilgili istekler anlaşılabilir. Ama her kapıda traktörün olduğu bir mahallede muhtarın bir kamyon kumu belediyeden talep etmesi hiçbir biçimde açıklanamaz. Bu davranış benim gözümde onlarca köyün sahibi aşiret ağasının pazaryeri girişinde mendil sermesine benzer.
   Muhtar mahallesinin önderidir...
   Muhtar mahallesini üç kuruşluk hizmet için küçük düşürmez...
   İsim vermek istemiyorum; bir muhtar 10 yıldır 5 tane büz istiyor. Canım kardeşim, her biri ortalama onar ton fındık toplayan 300 haneli bir mahallenin muhtarıysan buna hakkın yok! Sen en iyisi muhtarlığı birinci azana bırak!
   Tarla yolları hemen her toplantının gündem maddesidir. Bu güne kadar bir muhtarın çıkıp da Kaymakam`a, Özel İdare Müdürü`ne “Siz bize malzeme verin, biz kendi traktörlerimizle taşıyalım. Devletin iş makinesi gelsin sersin, silindiri de çiğnesin” dediğini duymadım. (Bunu söyleyen muhtar varsa beden bir öğle yemeğini hak etmiş demektir)
   Bu işler neden böyle yürüyor? Yani muhtarlar neden kendilerine eften püften şeyleri bedavadan elde etme modlarına kilitliyorlar?
  Devletin politikası, kendi insanının dilenci konumuna soktu da ondan!
   Sosyal Yardım Vakıflarına baktığınızda durum anlaşılır.
   Bu vakıf kaç yıldır var? Ve yardıma muhtaç insan sayısı bunca yıldır azalacağına        neden artar?
   Yoksullaşıyoruz desek, yükseldiği söylenen kişi başı ulusal geliri nereye koyacağız?
   Vakıf aracılığıyla muhtaç insanlara yardım etmek süreli bir proje olmalı, değil mi? 
   Pekâlâ, bu süre hangi yılda dolacak? 
   Ne zaman “Artık ülkede yoksul kalmadı, fonu kapattık” açıklamasını duyacağız?
   Burada açıkça yazıyorum: “Devletin dilenciliğe davetiye çıkaran politikası son bulmadıkça, muhtarların da eften püften istekleri hiçbir zaman bitmeyecektir!”
   Onlar isteyecek, belediye yapmayacak; bu şekilde ödeşecekler olup bitecek! Muhtarların bu işten pek rahatsız olacaklarını da sanmıyorum. Eğer olsalardı, 12 yıldır yapılmayan işlerin faturasını 30 Mart seçimlerinde bu ilçeyi yönetenlerin önüne koyarlar ve gereken dersi sandıkta verirlerdi.
   O nedenle bu tip toplantılar bana ortaoyunu gibi geliyor. Kavuklu çalıyor Pişekâr oynuyor. Kim Kavuklu kim Pişekâr, onun da tahminini okuyucu yapar artık!
Kum ocağı soruları
   Konacık’taki belediyeye ait kum ocağı ile ilgili sorulara yanıt veren yok. Ama soru sayısı her geçen gün artıyor.
1.Belediye buradan kum satışı yapıyor mu?
2.Buradan çıkan kumlar elenmek ve yıkanmak üzere kaç ocağa gönderiliyor?
3.Kum karşılığında para mı, yakıt mı, parke mi alınıyor?
4.Konacık kumunu üçüncü kişiler alacak/verecek işlerine alet ediyorlar mı?
5.Bir metreküp kumun piyasa değeri nedir?
6.Belediye yıkama tesisi kuramaz mı? 
7.Kum karşılığı parke alınıyorsa, parke alımı için ayrıca neden fatura kesiliyor?
8.Parke şantiyesi olmayan bir şirketten kum karşılığı parke alındığı iddiası doğru mudur?
   Sorularımız şimdilik bu kadar. (Olmaz ama) Yanıt veren olursa kamuoyu sevinir!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 801