• Ana Sayfa
  • »
  • 70 yıldır halının altına süpürdüğümüz sorun

70 yıldır halının altına süpürdüğümüz sorun


   Ka­ra­su Be­le­di­ye­si 1950’li yıl­lar­da Ye­ni­ma­hal­le’den Kü­çük­bo­ğaz’a kadar uzanan sahil şe­ri­di­ni Ha­zi­ne’den be­del­siz ola­rak dev­ral­dı. Ar­dın­dan par­sel­le­ye­rek va­tan­da­şa sattı.
   Kim­ler yoktu ki bu ar­sa­la­rı alan­lar ara­sın­da…
   Mec­lis eski baş­kan­la­rın­dan Hü­sa­met­tin Cin­do­ruk, dı­şiş­le­ri eski ba­kan­la­rın­dan İhsan Sabri Çağ­la­yan­gil… 
   11 Mayıs 1998’de Şişli`de yaya ge­çi­din­de kar­şı­ya geç­me­ye ça­lı­şır­ken Burak Er­do­ğan’ın kul­lan­dı­ğı ara­cın çarp­ma­sıy­la ha­ya­tı­nı kay­be­den TRT İstan­bul Rad­yo­su sa­nat­çı­sı Sevim Ta­nü­rek… 
   Türk asıl­lı ve bol ödül­lü İtal­yan film yö­net­me­ni Fer­zan Öz­pe­tek…
   Üni­ver­si­te ho­ca­la­rı, ünlü hu­kuk­çu­lar, işa­dam­la­rı… 
   Liste uzun, say say bit­mez.
   Bu sa­tış­ta be­le­di­ye, para ka­zan­mak­tan daha çok il­çe­nin ta­nı­tı­mı­nı yap­mak ve özel­lik­le An­ka­ra bü­rok­ra­si­si­ni tatil za­man­la­rın­da Ka­ra­su’ya çek­mek is­te­miş. Bu ne­den­le 675 met­re­ka­re­lik arsa, üs­te­lik tak­sit­le 250 li­ra­dan pa­zar­lan­mış. Satın alan­la­rın da ya­tı­rım amacı ta­şı­dı­ğı söy­le­ne­bi­lir.
Neler öğrendik neler!
   1984’te kıyı, kıyı çiz­gi­si, kıyı şe­ri­di, sahil şe­ri­di kav­ram­la­rıy­la ta­nış­tık. Ana­ya­sa’nın ‘Kı­yı­lar hal­kın ma­lı­dır, özel mül­ki­ye­te konu ola­maz’ şek­lin­de dü­zen­len­miş 43. Mad­de­si ge­re­ğin­ce 900 ci­va­rın­da­ki ar­sa­nın ya­rı­sı, yapı ya­sa­ğı ge­ti­ri­len kıyı şe­ri­di­nin için­de kaldı.
   Nasıl ol­duy­sa, o gün­den bu güne ara­dan geçen 70 yıl­lık sü­reç­te kim­se­nin ak­lı­na ‘Ar­sa­da yapı ya­sa­ğı varsa ta­pu­nun hükmü kal­maz’ demek gel­me­di. Arsa sa­hip­le­ri tıkır tıkır ver­gi­le­ri­ni ödedi. Çoğu arsa el de­ğiş­tir­di. Ya­sa­ğa rağ­men in­şa­at­lar ya­pıl­dı; bun­lar daha sonra şi­kâ­yet ko­nu­su oldu. Be­le­di­ye baş­kan­la­rı so­ruş­tur­ma­lar ge­çir­di. Sahil şe­ri­din­de­ki bi­na­lar için yıkım ka­rar­la­rı ve­ril­di. Ba­zı­la­rı yı­kı­lı­yor­muş gibi ya­pıl­dı. Sö­kü­lüp kal­dı­rı­lan­lar oldu. Kimi dal­ga­lar ta­ra­fın­dan yerle bir edil­di.
Bunca ma­ce­ra­ya rağ­men 70 yılda çözüm için elle tu­tu­lur bir proje or­ta­ya ko­nu­la­ma­dı. Sorun hep ha­lı­nın al­tı­na sü­pü­rül­dü. Açık­ça­sı ‘Tav­şa­na kaç ta­zı­ya tut’ po­li­ti­ka­sı iz­len­di.
   Bu­ra­da­ki sorun 2007 yı­lın­da ter­sa­ne ala­nın­da kalan sahil par­sel­le­ri­nin ta­pu­la­rı­nın ip­ta­li ile ciddi şe­kil­de ele alın­ma­ya baş­lan­dı. Çünkü mah­ke­me­ler ta­pu­la­rı ardı ar­dı­na iptal etti. Hem de be­del­siz ve mah­ke­me mas­raf­la­rı tapu sa­hip­le­ri­ne yı­kı­la­rak! Ar­dın­dan da ciddi ya­kın­ma­lar yük­sel­di.
   Bu şi­kâ­yet­ler üze­ri­ne, dö­ne­min kay­ma­ka­mı Dr. İlker Gün­dü­zöz’ün gi­ri­şi­miy­le Ka­ra­su’ya gelen Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı Milli Emlak Baş­kont­ro­lö­rü Taner Turan, ha­zır­la­dı­ğı Şubat 2009 ta­rih­li ra­po­ru­nun sonuç bö­lü­mün­de şu tes­pit­le­re yer ver­miş­ti:
“Kı­yı­da kal­dık­la­rı ge­rek­çe­siy­le ta­pu­la­rı iptal edil­mek is­te­ni­len, hu­ku­ken ge­çer­li bir şe­kil­de ka­za­nıl­mış özel mül­ki­ye­te konu ta­şın­maz­lar için, il­gi­li tapu sa­hip­le­rin­ce bir taz­mi­nat ta­le­bin­de bu­lu­nul­ma­sı­na veya dava açıl­ma­sı­na gerek ol­mak­sı­zın, ob­jek­tif esas­la­ra da­ya­lı bir taz­mi­nat ve bedel öden­me­si müm­kün­dür.” 
   Ba­kan­lık bu ra­po­ru da gör­mez­den geldi. Ar­dın­dan son çare ola­rak tapu sa­hip­le­ri ardı ar­dı­na da­va­lar aç­tı­lar. Ta­pu­la­rı iptal edi­len­ler için ge­rek­çe ha­zır­dı. Ve taz­mi­nat al­ma­ya hak ka­zan­dı­lar. İsti­naf­ça onay­la­nan ka­rar­lar şu anda Yar­gı­tay’da.
   Asıl önem­li­si kıyı şe­ri­din­de kal­dı­ğı halde iptal da­va­sı açıl­ma­yan par­sel­ler­di. Bunun için de örnek bir dava açıl­dı ve mah­ke­me bu­ra­da da Ha­zi­ne’nin taz­mi­nat öde­me­si ge­rek­ti­ği­ne hük­met­ti. O dosya da Yar­gı­tay’da. 
   Sorun hiç de kar­ma­şık değil. Be­le­di­ye arsa sa­tı­yor. Dev­let bu ar­sa­ya tapu ke­si­yor. Ar­ka­sın­dan tapu sa­hi­bi­ne ‘Bu­ra­da in­şa­at ya­pa­maz­sın, et­ra­fı­nı çitle bile çe­vi­re­mez­sin’ diyor. Bu ne­den­le, açı­lan da­va­lar­da va­tan­da­şı haklı bulan mah­ke­me ka­ra­rı­nın ge­rek­çe­sin­de “Tapu si­ci­li­nin yan­lış tu­tul­ma­sı ne­de­niy­le za­ra­ra uğ­ra­yan ki­şi­nin bütün za­rar­la­rın­dan dev­let so­rum­lu­dur” diye açık bir hüküm var.
   Doğ­ru­su da bu değil mi?
   Ka­ra­su bu ar­sa­la­rı bir şe­kil­de tas­fi­ye ede­rek hem sa­hil­le­ri­ni te­miz­ler, hem de tapu sa­hip­le­ri­ni zarar gör­mek­ten kur­ta­ra­bi­lir­di.  Bunun için takas for­mü­lü dü­şü­nü­le­bi­lir­di. Son 5 yıl için­de sa­de­ce İhsa­ni­ye’de be­le­di­ye ta­ra­fın­dan yok pa­ha­sı­na sa­tı­lan ara­zi­ler bile bu işe yeter de ar­tar­dı. Ha­zi­ne’ye yük bin­mez, mah­ke­me­ler meş­gul edil­mez, be­le­di­ye ra­hat­lar, tapu sa­hi­bi va­tan­daş da kayba uğ­ra­maz­dı.
   Bu güne kadar çözüm ma­ka­mın­da bu­lu­nan­lar, şap­ka­la­rı­nı ön­le­ri­ne koyup biraz olsun ken­di­le­riy­le he­sap­la­şır­lar mı der­si­niz!

Bu denklemi kim çözer?
   Bir­leş­miş Mil­let­ler (BM) Su­ri­ye`nin resmi dev­let baş­ka­nı ola­rak Esad`ı ta­nı­yor. 
   Rusya da baş­tan beri Esad`ın ya­nın­da. İdlib`e sı­kı­şan on bin­ler­ce mi­li­ta­nı ülke dı­şı­na çı­kar­mak için mü­ca­de­le eden Esad`a açık­tan des­tek ve­ri­yor.
   Tür­ki­ye Su­ri­ye`de Esad`ı meşru gör­mü­yor ve Özgür Su­ri­ye Or­du­su`ndan yana.
   BM Libya`da Ulu­sal Mu­ta­ba­kat Hü­kü­me­ti`nin ba­şın­da­ki Faiz es-Ser­-rac`ı meşru ola­rak ta­nı­yor. 
   Tür­ki­ye de Ser­rac`ın ya­nın­da.  İsyan­cı ge­ne­ral ve ül­ke­nin ne­re­dey­se yüzde 90`ında ha­ki­mi­ye­ti ele ge­çi­ren Libya Ulu­sal or­du­su­nun ba­şın­da bu­lu­nan Ha­li­fe Haf­ter`e karşı. 
Rusya ise önce her iki güce eşit me­sa­fe­de du­rur­ken son anda Haf­ter`in ta­ra­fı­na geçti. 
   Tür­ki­ye, NATO müt­te­fi­ki ABD`nin fü­ze­sa­var pat­ri­ot­la­rın ye­ri­ne ıs­rar­la Rusya`dan S-400 ala­ca­ğı­nı du­yur­du ve ilk parti fü­ze­ler geldi. Kul­la­nı­lır du­rum­da olup ol­ma­dı­ğı kuş­ku­lu.
   Tür­ki­ye, İdlib`de fi­ilen karşı kar­şı­ya ge­lin­me­sin­den ve iki as­ke­ri­mi­zin şehit edil­me­si­ni doğ­ru­dan üst­len­me­si üze­ri­ne Rusya`ya olan gü­ve­ni­ni kay­bet­ti. Şimdi de pat­ri­ot için ABD`nin ka­pı­sı­nı çaldı. Ay­rı­ca Esad`ı meşru gören NATO`dan des­tek ta­le­bin­de bu­lun­du.
   Pat­ri­ot is­te­di­ği­miz ABD ile bizi  Rusya`ya karşı ko­ru­ma­sı için çağrı yap­tı­ğı­mız NATO ve do­la­yı­sıy­la batı ül­ke­le­ri, Tür­ki­ye`nin asıl başağrısı olan PKK ve YPG`nin açık-ya­rı açık veya gizli des­te­kci­si.
   Bu denk­lem­den nasıl bir sonuç çıkar?
   Kim kim­den yana? 
   Kim kime karşı?
   Çö­ze­bi­le­ne aşk olsun!

Sahil projesi ve ilgisiz toplum
   Sa­hil­de­ki Ka­ra­de­niz Cad­de­si için ha­zır­la­nan proje tas­la­ğın­da orta refüj kal­dı­rıl­mış ve araç tra­fi­ği­nin seyri biri gi­diş-bi­ri geliş iki şe­rit­li ola­rak dü­şü­nül­müş. Yolun her iki ya­nı­na araç­lar park ede­bi­lecek.
   Bu dü­zen­le­me kış için ge­çer­li ola­bi­lir ama yaz ay­la­rı için asla!
Tu­rizm se­zo­nun­da o cad­de­de­ki araç tra­fi­ği yo­ğun­lu­ğu­nu bir dü­şü­nün. Buna bir de şehir içi dol­muş­la­rı­nı ek­le­yin. İki şe­rit­li yol bu yükü ke­sin­lik­le kal­dır­maz. Ka­ra­su’da dol­muş­lar sa­de­ce ken­di­le­ri­ne ay­rıl­mış du­rak­lar­da değil, müş­te­ri­nin arzu et­ti­ği her yerde du­ru­yor. Yan­lış ama böyle bir alış­kan­lık ge­liş­miş. Cadde üze­rin­de sey­re­den dol­muş park yeri dı­şın­da yolcu in­dir­me­ye kalk­tı­ğın­da orada tra­fik anın­da tı­ka­nır.
   Bi­rin­ci eleş­ti­rim bu...
   Pro­je­de dik­ka­ti­mi çeken ikin­ci ek­sik­lik ise yaya yolu ke­na­rın­da adet ye­ri­ni bul­sun diye yer­leş­ti­ril­miş otur­ma grup­la­rı...
   Gör­dü­ğüm ka­da­rıy­la otur­ma bank­la­rı dol­muş bek­le­yen­ler için ko­nul­muş iz­le­ni­mi ve­ri­yor.  Bence bank­la­rın kum­sal ta­ra­fı­na doğru oval veya dik dör­gen şek­lin­de ge­niş­le­yen bir ko­num­da ta­sar­lan­ma­sı ge­re­kir. 
   Dik­ka­ti­mi çeken bir konu daha var... 
   Proje sos­yal med­ya­da yer bul­duk­tan sonra ne sivil top­lum ku­ru­luş­la­rın­dan ne de si­ya­si par­ti­ler­den olum­lu veya olum­suz bir tane olsun tepki yok.  Bu suskunluk neden???

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 515