SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.10.2018

Ahlak ve Vicdan... (*)


   Çok konuşulan kavramlardır, “ahlak” ve “vicdan.” 
“Ahlaklı, ahlaksız, vicdanlı, vicdansız” sözlerini günlük yaşamda söyler dururuz ama üzerinde çok da düşünmeyiz. 
“Ahlak”, doğruluktur, dürüstlüktür, doğrudan ayrılmamaktır, doğrunun yanında olmaktır. Ahlak, gerçekle bağlantılıdır. Ahlakın temeli de gerçeklerdir, adalettir. 
   Bu nedenle de gerçeği görmemek için başını başka yere çevirmek ahlaksızlıktır. Gerçeği görüp kabul etmemek ahlak-sızlıktır. Gerçekten yana olmamak ahlaksızlıktır. Gerçekleri örtmek ahlaksızlıktır. Gerçekleri örtenlerin yanında olmak ahlaksızlıktır. 
   Vicdanın temeli ise merhamettir, acımadır. Bir canlının acı çektiğini görüp de içi sızlayan kişi, vicdanlı bir kişidir. Ona yardım eden, ona yardım etmek isteyen kişi vicdanlıdır. Başını çevirip geçen kişi vicdansızdır. 
   Şimdi, durup dururken bu “ahlak” sözcüğü, bu “vicdan” sözcüğü nereden gelip aklıma takıldı da okurlarımla paylaşmak istedim? Bakın neden?
   Soma`da 301 işçimiz, 301 insanımız madende can verdi. Elbette hepimizin vicdanı sızladı, içimize acı çöktü. Ölenlerin yakınları en büyük acıları çektiler. Oradaki bakanlardan ekran başındaki insanlara kadar herkesin vicdanı sızladı, eminim. Ama ahlak? İşverenin iş ahlakı? Bakanların yönetici ahlakı? Olaydaki gerçek, olaydaki çıplak adalet? İşte o, ortada görünmedi. İşveren “bizim büyük hatamızdır” demedi. Ba-kanlar, “biz denetim görevimizi yapamadık” demedi. Cum-hurbaşkanı bile, “Bu kazalar olayın fıtratında var” diyerek hatanın üstünü örtmek istedi. İşte bu kabul etmeyiş, bu dikkati başka yere çekme gayreti “ahlak kusurudur”. Gerçeklerin kabul edilmeyişidir, dürüstlüğün kaybedilmesidir. (...)
   Dört eski bakanın ve oğullarının rüşvet, yolsuzluk, yasadışı işlere karışma suçlaması olayı da böyledir. Elbette bu bir iddiadır. Ortaya kanıtları çıkmış, olayın kayıtları ele geçmiş, soruşturma açılmıştır. Şimdi kamu vicdanının önünde ve top-lum ahlakı gereği yapılması gereken olayın açıkça görüşül-mesi, sanıkların açıkça yargılanmalarıdır. Ama böyle yapılmı-yorsa, soruşturma gizlenip kapatılmak isteniyorsa, sanıklar kamuoyundan kaçırılmak isteniyorsa, olay sislenerek örtül-mek isteniyorsa, bunları yapanlar da suç ortağı durumuna düşerler. Burada da vicdan suçu ve ahlak kusuru ortaya çıkıyor. (...)
   (*)Türk Tabipler Birliği eski başkanlarından Dr. Erdal Atabek’in 1 Aralık 2014 tarihinde Cumhuriyet’te yayımlanan yazısını kısaltarak köşeme aldım. Okuyan olursa şayet, vicdanlar şöyle bir yoklasın istedim. (C.E.)
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 897