SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.10.2018

AKP’den yükselen duman




   12 yıldır Türkiye`yi hemen her fırsatta `halk iradesi her şeyin üstündedir` diyen bir iktidar yönetiyor. Öyle ki, yüceltilen bu irade yeri geldiğinde yasamanın ve yargının da önüne geçebiliyor. İktidarın yönetim mantığı “Halk bana yetki verdi, dilediğimi yaparım” anlayışına montelenmiş durumdadır.
   Peki, halkın oyu ile hareket alanını sınırsız hale getirdiğini ilan eden bir parti, kongrelerinde kendi üyelerinin iradesine neden ipotek koyar?
   Teşkilat Başkanı Süleyman Soylu`nun yardımcısı, Ak Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Baha Öğütken, iki listeli kongreyi engelleyemeyince kürsüye çıkıp şu sözleri sarf ediyor: “Arkadaşlar, biz istişare partisiyiz. Nedir istişare? Genel Merkez olarak başkan adaylarımızı çağırıyoruz. Belli bir kriterimiz var ve ona göre hareket ediyoruz. Karasu`da Ak Partililere bunu anlattık. Ama görüyorum ki, bizim anlattıklarımız iyi anlaşılmamış (…) Kurucu Başkanımız bize bir yol çizdi. Biz bu yolda ilerliyoruz. Kriterlerimiz var, anlatıyoruz. Biri diyor ki ben daha iyiyim. Saygı gösterip davet ediyoruz Genel Merkez`e. Konuşuyoruz ve istişare yaparak bir neticeye varıyoruz. İsmini belirlediğimiz arkadaşa burada şöyledir, böyledir demek olmaz. Koskoca Genel Merkez`den kalkıp buraya geleceğim. Bana divan başkanı olamazsınız diyeceksiniz. Böyle şey olur mu? Arkadaşlar altını çiziyorum. İs-ti-şa-re… Bunu anlıyorsanız anlıyorsunuz, anlamıyorsanız zaten anlamanız mümkün değil! Kongremizi bir başka tarihe erteliyorum.”
   Bitti gitti; işte bu kadar!
   Milletvekilleri Öğütken`in konuşmasında çok önemli yanlışlıklar var. Düzelteyim diyeceğim ama hangi birini düzeltirsin birader!
   Öğütken başkan adaylarını Genel Merkez`e çağırıp istişare yaptıklarını söylüyor.
   Doğru değil! Adı geçen tüm başkan adayları ile tek tek görüştüm. Genel Merkez`den kendilerine bir davet gelmediği gibi, herhangi bir istişare ortamında da bulunmadıklarını söylüyorlar. Adaylığı düşünen isimlerden Ankara`ya gidenler oldu. Ancak bu Genel Merkez daveti üzerine değil, kendi inisiyatifleriyle ve nabız yoklamak amacıyla gerçekleşti.
   Teşkilat Başkan Yardımcısı Öğütken`e `Karasu`da istişare yapıldı, sorun yok` bilgisini kim verdi? İl Başkanı mı, milletvekilleri mi?
   Başa dönersek…
   Her fırsatta sandığı hiza aldığını söyleyen Ak Parti resmen sandıktan kaçıyor. Hem de kendisine şartsız itaat eden üyelerle kendi yöneticisi seçeceği kongrede…
   Bunun tarifini ben yapamıyorum; Ak Parti`nin ideologları yapsın.
   Bir başka konu da şu:
   Karsu`da delege seçimlerinin nasıl yapıldığı belli. İş kapalı kapılar ardında kotarıldı. Partilerde bu gelenektir zaten. Bu nedenle kimse eleştiremiyor. Doğrusunu söylemek gerekirse itiraz eden de olmadı. Cılız birkaç ses, o kadar!
   Kongreye bir gün kala ortaya çıkan listede partinin kurucuları yok… Yıllarca İl Genel Meclisi üyeliği yapmış isimler yok…
   Maşallah, liste aile nüfus kütüğü gibi! Dikkati çekmesin kabilinden aralara başka isimler yerleştirilse de aynı aileden onlarca kişi delege yapılmış. Baba, oğul, gelin, kız, dede, torun; kimi ararsan var.
   Bu gerçek ortada dururken ve seçim garantiyken, ikinci listeyi bertaraf etmek adına yapılanlara ne demeli?
   İşte Kuşadası kongresi… Bütün engellemelere rağmen iki aday yarıştı ve Genel Merkez`in adayı seçimi kazandı. Hem de 222`ye 79 gibi açık bir farkla. 124 delege de boş oy kullandı. Başka ilçeler de vardır birden fazla listeyle kongre yapan, ne bileyim!
   Benzer bir sonuç Karasu`da da yaşanabilirdi. İshak Sarı, İl Başkanı ve bir grup milletvekilinin gelecek hesaplarına alet olmayıp arkasına delegeyi alabilir ve kongreden güç tazeleyerek çıkabilirdi. Bildiğim kadarıyla Sarı bunu istiyordu, ancak yüce iradeyi aşamadı.
   Sonuç; Ak Parti yangın yeri… 
   Yüksek yerlerde oturanlar yoğun dumanı partinin görkemine yorabilirler. 
   Romanların yaktığı araç lastiklerinden çıkan duman da gökyüzünü kaplıyor. Ama ateş söndüğünde geriye bir avuç tel kalıyor. 
   Ak Parti, insan malzemesini sırf dumanı görünsün diye harcıyor gibi. Kendileri bilir; şunu hatırlatalım ki önümüz kış… İnsan, sıkacağı elin sıcaklığına bile ihtiyaç duyabilir. 
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1762