Atlet Raşit’in oğlu


   Ada­na­lı mes­lek­ta­şım Agâh’tan, Düzce’de birlikte ça­lış­tı­ğı­mız 1970’li yıl­lar­dan bir anı…
   Li­se­de ede­bi­yat öğ­ret­men­le­ri Raşit Bey sport­men bi­ri­dir. Sa­bah­la­rı okula bi­sik­let­le, zaman zaman eşof­man giyip ko­şa­rak gelir. Öğ­ren­ci­le­ri ta­ra­fın­dan çok se­vi­len Raşit Bey’e bir lakap bu­lu­nur: “Atlet Raşit!”
   Raşit Bey bir sabah sı­nı­fa pür neşe girer. Her­kes­le şa­ka­la­şır. Öğ­ren­ci­le­ri merak edip sorar: “Hay­ro­la Hocam?”
   Raşit Bey du­ru­mu açık­lar: “Dünya yeni bir atlet ka­zan­dı ço­cuk­lar!”
   Yeni evli Raşit Bey’in bir oğlu dün­ya­ya gel­miş­tir.  Ar-tık her der­sin baş­lan­gı­cın­da öğ­ren­ci­le­ri minik at­le­tin du­ru­mu­nu so­rar­lar Raşit Be-ye… O da “Gayet sağ­lık­lı, el­le­ri­niz­den öper” ya­nı­tı verir…
   Mev­sim kış­tır. Günün bi­rin­de Raşit Bey sı­nı­fa çok üzgün halde girer. Öğ­ren­ci­ler sorar: “Ha­yır­dır Ho-cam?”
   Raşit Bey üzgün, yanıt ve-rir: “Dünya yeni at­le­ti kay­bet­ti ço­cuk­lar!”
   Durum son­ra­dan an­la­şı­lır.  Atlet Raşit kun­dak­ta­ki oğ­lu­nu or­ta­ma alış­tır­mak için Adana’nın so­ğu­ğun­da gün-de beş da­ki­ka­lı­ğı­na bal­ko­na bı­rak­mak­ta­dır. Sonuç, za­tür­re­den ölüm­dür!
***
   Gör­dü­ğüm şudur;
   CHP’de bir grup, Mu­har­rem İnceyi, Cum­hur­baş­kan­lı­ğı aday­lı­ğı sı­ra­sın­da gös­ter­di­ği per­for­man­sı­na gü­ve­ne­rek şart­la­rı pek de uygun ol­ma­yan za­man­sız bir ya­rı­şın at­le­ti yapma pe­şin­de. 
   Yerel se­çim­le­re 9 ay kala ola­ğa­nüs­tü kong­re­yi zor­la­ma­nın bir başka ta­ri­fi yok!
   Bana göre Mu­har­rem İnce’nin gün­de­mi, par­ti­ye genel baş­kan ol­mak­tan çok, CHP’nin başta İstan­bul ve An­ka­ra gibi il­ler­de bü­yük­şe­hir be­le­di­ye baş­kan­lık­la­rı­nın nasıl ka­za­nı­la­ca­ğı olmak üzere, Cum­hur­baş­kan­lı­ğı se­çi­mi sı­ra­sın­da ya­ka­la­dı­ğı mi­ting per­for­mans­la­rı­nı yerel se­çim­le­re nasıl ak­ta­rı­la­bi­le­ce­ği ol­ma­lıy­dı.
   Gö­rül­dü­ğü ka­da­rıy­la Sayın İnce, son ku­rul­tay­da ken­di­si­ne des­tek veren il­le­rin oluş­tur­du­ğu çe­kir­dek­le ve ona ek­lem­le­nen İzmir Be­le­di­ye Baş­ka­nı gibi isim­ler­le ya­rı­şa soyunuyor… 
   Yazın ke­na­ra; bu ha­vay­la gi­ri­len yerel se­çim­ler­de CHP ile öz­deş­le­şen be­le­di­ye­ler bile elden çıkar.
   Benim an­la­mak­ta zor­lan­dı­ğım bir konu var. CHP Sa­kar­ya Teş­ki­la­tı, Genel Mer­kez’e olan mu­ha­le­fe­tin çe­kir­de­ğin­de nasıl yer ala­bi­li­yor? Son yerel se­çim­ler­de hiç be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı ka­za­na­ma­mış; 289 be­le­di­ye mec­li­si üye­lik­le­rin­den sa­de­ce Pa­mu­ko­va’da 4 üye­lik­le ye­tin­miş bir ör­güt­ten söz edi­yo­ruz. 
   Öy­ley­se nedir bu afra tafra? Tarlada iziniz ne ki harmanda hak iddia ediyorsunuz!
   Ve ilil­çe teş­ki­lat­la­rı bu ko­nu­ya yo­ğun­laş­mak ye­ri­ne ola­ğa­nüs­tü ku­rul­tay is­ti­yor.
   Di­ye­lim ye­ter­li im­za­ya ula­şıl­dı, ku­rul­tay ya­pıl­dı…   Kalan sü­re­de ta­ba­nı nasıl to­par­la­yıp da yerel se­çim­le­re ha­zır­la­yacaksınız?
   Bu so­ru­la­rı ken­di­ne so­ra­cak aklı ba­şın­da hiç mi yö­ne­ti­ci kal­ma­dı par­ti­de?
   CHP so­ka­ğa inip bir sor­sun ba­ka­lım, 24 Ha­zi­ran ak­şa­mı ve son­ra­sın­da ya­şa­nan ge­liş­me­ler hak­kın­da taban ne diyor?
   An­la­şı­lı­yor ki dert par­ti­nin ba­şa­rı­sın­dan çok Sa­kar­ya’da ka­za­nı­lan o tek mil­let­ve­kil­li­ği­nin sa­hi­bi ola­bil­mek.
   Mu­har­rem İnce’nin mi­ting­ler­de top­la­dı­ğı ka­la­ba­lık­lar, onun ufak tefek ha­ta­la­rı­nı gör­mez­den gel­di­ler.  Bun­lar se­çi­min at­mos­fe­ri için­de unu­tul­muş gibi gö­rün­se de iş parti içi ik­ti­dar mü­ca­de­le­si­ne dö­nüş­tü­ğün­de o ya­ra­lar de­şil­me­ye baş­lan­dı. Yıl­maz Özdil’le gi­ri­len tar­tış­ma, 24 Ha­zi­ran ge­ce­si açık­la­ma­da ge­cik­me, Kı­lıç­da­roğ­lu ile ka­pa­lı ka­pı­lar ar­dın­da ye­ni­len ye­mek­te ko­nu­şu­lan­la­rın if­şa­sı… 
   Bun­la­rı unut­tu­ra­cak olan genel baş­kan­lık ya­rı­şı değil, yerel se­çim­le­re yük­sek per­for­mans­lı katkı ola­bi­lir­di.
   İnce veya Kı­lıç­da­roğ­lu…  Kim ka­za­nır­sa ka­zan­sın CHP kay­be­decek. 5 yıl son­ra­sı için mil­let­ve­kil­li­ği ha­ya­li ku­ran­lar da…
   Benden söylemesi!


Çok mu aradınız bu direkleri?
   1906 yı­lın­da, Fran­cis Gal­ton 787 çift­çi­den bir sı­ğı­rın ağır­lı­ğı­nı tah­min et­me­le­ri­ni is­te­di. Bi­rey­sel tah­min­ler bir­bi­rin­den epey fark­lı olsa da, ya­nıt­la­rın or­ta­la­ma­sı, doğru cevap olan 543 kg’dan yal­nız­ca yarım kg fark­lıy­dı! Gü­nü­müz­den bir­kaç yıl önce tek­rar­la­nan de­ney­de ise 17 bin ki­şi­den yine bir sı­ğı­rın ağır­lı­ğı­nı, ama bu kez sa­de­ce fo­toğ­ra­fı­na ba­ka­rak tah­min et­me­le­ri is­ten­di­ğin­de sonuç yine şa­şır­tı­cı de­re­ce­de doğru çıktı. Üs­te­lik bu kez so­ru­yu ya­nıt­la­yan­lar çift­çi de­ğil­ler­di.
   Bu­ra­dan şöyle bir so­nu­ca var­mak müm­kün: Ka­la­ba­lık­la­rın gö­rü­şü­ne iti­bar edecek ve güven du­ya­cak­sı­nız.
   Özel­lik­le, halk adına ve hal­kın pa­ra­sıy­la bir hiz­met ve ya­tı­rı­ma so­yun­du­ğu­nuz­da önce yakın çev­re­ni­zin, daha sonra da hal­ka­yı ge­niş­le­te­rek müm­kün ol­du­ğu kadar çok ki­şi­nin gö­rü­şü­ne baş­vur­ma­nız­da fayda var. 
   Bunu sos­yal med­ya­dan anket yo­luy­la veya bi­re­bir gö­rüş­mey­le ya­pa­bi­lir­si­niz. So­nuç­ta mut­la­ka sizin dü­şün­dü­ğü­nü­ze yakın bir görüş or­ta­ya çı­ka­cak­tır. 
Yok, eğer ço­ğun­luk siz­den ayrı dü­şü­nü­yor­sa işin ba­şın­da­ki kişi veya grup ola­rak gö­rü­şü­nü­zü bir kez daha göz­den ge­çir­me­niz­de yarar ola­bi­lir.
   Bir ör­nek­le bi­ti­re­yim:
   Bul­var­da yeni bir dü­zen­le­me ya­pıl­dı. Otu­rak­lar kal­dı­rıl­dı. Re­füj­de­ki yeşil ortam yok edil­di. So­nuç­ta or­ta­ya sahte Ar­na­vut ta­şıy­la dö­şen­miş ruh­suz, soğuk, itici bir beton yol çıktı. Taş­la­rın ara­sı­nda derz dol­gu­su yok. Kal­dı­rım­lar kesin ka­bu­lü ya­pıl­ma­dı­ğı halde çök­me­ye baş­la­mış.
   Hafta sonu di­ki­len ay­dın­lat­ma di­rek­le­ri ise tam bir re­za­let! Sa­nı­lır ki adet ye­ri­ni bul­sun diye oraya ko­nul­muş. Bo­ya­sı­nı ka­zı­yın muh­te­me­len al­tın­dan hurda demir çıkar! Üzer­le­ri­ne ya­zı­lan Ka­ra­su Be­le­di­ye­si ya­zı­sı ilkel. Hiç­bir es­te­ti­ği yok! Beğenen de yok!
   Bu kö­şe­den hep ya­zı­yo­rum. Be­le­di­ye yap­tı­ğı bir ya­tı­rım veya hiz­me­tin ma­li­ye­ti­ni giz­le­me­me­li. Bul­va­ra ne kadar para har­ca­dı­nız, her­kes bil­sin. Çünkü o para ge­çi­ci ola­rak ku­ru­mun yö­ne­ti­ci kol­tuk­la­rın­da otu­ran­la­rın ce­bin­den değil, hal­kın ce­bin­den çı­kı­yor. 

Sayın kaza!
   “Sayın Va­li­miz şu anda bir açık­la­ma ya­pa­ma­ya­ca­ğı­nı söy­le­di. Sayın Mu­rat­lı’da dev­ri­len sayın va­gon­lar­da ne kadar yol-cu (onlar sayın değil!) olduğunu  Pek Sayın Va­li­miz daha sonra bildirecek! 
   Ha­va­da sayın kurtarma he­li­kop­ter­leri dolaşıyor… 
   Yağan sayın aşırı yağ­mur yü­zün­den, sayın de­mir­yo­lu al­tın­dan geçen sayın men­fez ye­ter­siz kal­mış… 
   Bu ne­den­le sayın ray­lar al­tın­da­ki sayın top­rak sayın sele ka­pı­la­rak git­miş. Sayın Va­li­miz böyle bir tes­pit ya­pıl­mış olsa bile kaza so­nu­cun­da kaç ya­ra­lı veya ölü ol­du­ğu­nu açık­la­mak için erken ol­du­ğu­nu söy­le­di.  Sayın kaza yeri sayın ka­ra­yo­lu­na bir hayli uzak. Bu­ra­ya biz sayın Ana­do­lu Ajan­sı mu­ha­bir­le­ri ola­rak yü­rü­ye­rek gel­dik. 
   Gör­dük ki, sayın ol­ma­yan köy­lü­ler sayın trak­tör­le­riy­le ya­ra­lı­la­rı ta­şı­yor­du. Sayın Va­li­miz şu anda sayın bir şe­kil­de sayın sayın sa­yık­lı­yor!..”
   Sa­yın­la­rı biraz fazla abart­mış olabilirim. Ancak Mu­rat­lı’daki tren ka­za­sın­dan canlı yayın yapan Ana­do­lu Ajan­sı mu­ha­bi­ri­nin ak­tar­dık­la­rı iki gözüm önüme aksın ki, aşağı yukarı böy­ley­di.    
   Ben de bu ajan­sın 5 yıl­dan fazla mu­ha­bir­li­ği­ni yap­tım. Böyle ha­ber­ci­li­ğe lanet olsun deme hakkım var değil mi !..









Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 509