SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 26.04.2018

Başhekimlik sorgulanmalı


Almanya’da koalisyon hükümetinde yer almak istemediğini açıklayan Sosyal Demokrat Parti ikna edildi ve Merkel hükümet kurma görüşmelerine başlandı…

Aynı süre içerisinde biz, Devlet Hastanesi’ne Başhekim atamasını bir türlü gerçekleştiremedik, iyi mi?

Bir öncekini hastane çalışanları istemedi…

Daha öncekine iktidar partisi ‘olmaz’ dedi.

Bu makama talip olan Başhekim Yardımcısı’nın gönlü, komşu ilçe hastanesinin başına getirilerek alındı!

Ardından ‘ya şundadır ya bunda’ falı açarken İstanbul’da bir özel hastanenin Beyin ve Sinir Cerrahı olan Karasulu doktorda karar kılındı.

Bekledik ki ataması yapılsın…

Hafta içinde bunun olmadığını ve olamayacağını öğrendik.

Başhekim yapılmak istenen Op. Dr. Melih Erol’un ilkokul diplomasının altında okul müdürü olarak imzam var. Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kardiyoloji hocası Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol’u da tanırım.

Bu yakınlığımı kullanarak konu hakkında kendisiyle ve çok saygı duyduğum babasıyla birkaç kez görüştüm. Babası Mehmet Bey ‘Ben ve annesi gelmesini istemiyoruz. Bizi seven var, sevmeyen var. Kuyumculu kahvesinde olur ya, hastane hizmetlerinden memnun olmayan bir komşum onun hakkında ileri geri laf ederse üzülürüz’ demişti.

Diğer taraftan; Melih Erol’a başhekimlik teklifi yeni değil. Yaklaşık 4 yıl önce de kendisine benzer öneri yapılmıştı. Görüşmemizde bu konu da gündeme geldi. O dönem uygun bulmadığını ancak şimdi gelen teklifi geriye çevirmekte zorlandığını belirterek  “Kendimi naza çekiyormuş konuma düşürmek istemedim. Sonuçta doğduğun ilçeye hizmet edeceksin” demişti bana…

 

Perde arkasında neler oldu?

Peki, AKP İlçe Başkanı Melih Erol’un arkasında kapı gibi dururken bu atama neden yapılamadı?

Teknik ayrıntıların bilemem…

Ancak -güvendiğim kaynaklardan- öğrendiğim, perde arkasında yaşanmış gelişmeleri aktarmak istiyorum.

Ama ben bunu şu böyle davranmış, öteki böyle düşünmüş şeklinde değil; ortaya bazı sorular atarak yapmak istiyorum.

Birinci sorum şu: İl Sağlık Müdürü, Op. Dr. Melih Erol’un başvuru dilekçesini ilgili üst makamlara göndermeden kaç gün sumen altında bekletti? Neden?

İkincisi… Sağlık Müdürü’nü dilekçeyi işleme koyması için kim uyardı?

Üçüncüsü… İl Emniyet Müdürü, rutin bir işlem olan Melih Erol’un sicil kaydını üst makamlara iletmeyi neden geciktirdi?

Dördüncü soru… Bütün bu engellemeler aşıldıktan sonra sağ salim Sağlık Bakanlığı Müsteşarlığı’na ulaşan dosya tam işleme konulmak üzereyken, bilgi işlemde bir çalışan tarafından elektronik ortamda bloke edildi mi? Niçin?

Beş… Bu sahtekârlık ortaya çıktığında o görevliye ne tür bir işlem yapıldı?

Altı… AKP İl Başkanı ve Beştepe’ye yakın bir Sakarya Milletvekili’nin Melih Erol’un atanmasına şiddetle karşı çıktıkları doğru mudur?

Yedi… Karasu Belediye Başkanı’nın bu atamaya sıcak bakmadığı, ancak başhekim adayını gördüğü yerde ‘Vaaay benim doktorum’ diyerek kollarını iki yana açıp sevgi gösterisine giriştiği doğru mudur?

Son olarak… Beştepe müdavimi milletvekilinin Sağlık Bakanlığı Müsteşarı’nı telefonla arayarak ‘Birbirimize muhtacız’ makamında kulak çektiği ve atamayı sonlandırdığı doğru mudur?

Bu kadar soru yeterlidir sanırım…

 Kimler başhekim olmalı

Bütün bunların ötesinde asıl sorgulanması gereken, başhekimlik gibi bir göreve kimin atanması gerektiği meselesidir…

Hangi hastaneye bakılırsa bakılsın, yüksek oranda uzman doktorların başhekimlik yaptığı görülür.

Bence tüm hastanelerin başına yönetici olarak, üniversitelerin Kamu Yönetimi’ni bitirip sağlık kuruluşlarında yöneticilik lisansı alanlar getirilmeli.

Uzman doktorların hastanelerdeki hemşire nöbet listesini imzalama, sargı bezi ihalesine başkanlık etme, temizlik firmasının çalışmalarını denetleme, yemekhanede çıkacak kuru fasulyenin kalitesine göz atma gibi görevlerle uğraşması bana abes geliyor.

Tıp alanındaki yeni gelişmelerle ilgili mesleki panel ve benzeri diğer toplantıların organizasyonları düzenleyecek, meslek etiği konularında söz sahibi olacak bir başhekimlik elbette olmalıdır.

Bunun ötesinde uzmanlık için yıllarını vermiş bir tıp insanını incik boncuk işleriyle uğraştırmak doğru değil. 


Erdoğan Isır`ın yerinde ben olsaydım...

Bilemiyorum…

   Randevu saatleri böyle bir programı zorunlu kılmış olabilir…

   Ne olursa olsun Er­do­ğan Isır’ın yerine ben olsaydım, Ankara gezisi programına önce TBMM’deki odasında CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’u ziyaretle başlardım.

   Görüşmeyi mümkün olduğu kadar uzun tutar ve bundan sonraki siyasi çalışmaları karşılıklı temaslarla birlikte sürdürmek istediğimi söylerdim. Ayrıca, TBMM’de gündeme gelebilecek Sakarya ile ilgili sorunları her fırsatta Özkoç’a günü gününe iletme sözü verirdim.

   Bununla yetinmez, eğer Özkoç’un programı uygunsa Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na yapmak istediğim ziyarete Engin Özkoç’la birlikte gider, partideki dostu düşmanı çatlatırdım.

   Eğer bu mümkün değil idiyse…

   Ben olsaydım eğer…

   Sosyal medyaya ve basına servis edilmek üzere İl Merkezi’ndeki görevlilere gönderilen fotoğraflar ve bilgi notlarında önceliği Özkoç’la olan görüşmeye verirdim. İlk olarak Genel Başkan’la bir araya gelme durumunda kalsam bile aynen böyle yapardım.

   Ve ben olsaydım, basının bu durumu haber yapmasını kan davası haline dönüştürmez, ‘Hata yapmış olabilirim’ diyerek işi tatlıya bağlardım.

   Ben olsaydım…

   10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Yönetim Kurulu Üyesi Ecevit Keleş’ten önce davranır, il ilçe ve büyük küçük gazeteler ayırımı yapmadan ‘benden-değil’ ayırımı yapmadan en azından bu yayın organlarının yöneticilerine telefon eder, onların şahsında basın çalışanlarını kutlardım.

   Bununla da yetinmez, ilçe yönetimlerinden bu konuda hassas olmalarını isterdim.

   Ben CHP İl Başkanı Erdoğan Isır değilim. Sayın Isır da Cihan Ersöz değil…

   Diyorum ki ben olsaydım…

   Neyse, bu kadarı şimdilik yeter… 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 103