SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Başkan adayları köyde ne konuşacak?

Başkan adayları köyde ne konuşacak?






   
   Ak Parti`nin Ardıçbeli, Ortaköy, Yenidoğan ve Kurudere; CHP`nin Subatağı ve Yassıgeçit gezilerine katıldım. “Her iki partinin belediye başkan adayları konuştu vatandaşlar ve ben dinledik” diyeceğim, ama diyemiyorum!
   Çünkü ortada konuşma filan yoktu. Kendilerini tanıttılar, sorunları varsa çözeceklerini söylediler, o kadar!
   Adaylara hak vermiyor değilim. Kendinizi onların yerine koyun ve düşünün. Başkan adayısınız, Ardıçbeli`ne veya Yenidoğan`a gittiniz. Kahvehaneyi doldurmuş köy sakinlerine ne vadedeceksiniz? 
   Yol deseniz, ana yolları asfaltlamak Büyükşehir`in görev alanında. 
   Ara sokaklar derseniz “Sen önce Karasu`nun köstebeğe dönmüş sokaklarını onar, öyle gel” itirazıyla karşılaşma riski var.    
   Kaldırım diyemezsiniz, çünkü şehirde oturanımız bile caddeden yürüyor! 
   Kültür merkezi deme şansınız yok. Park, otopark sorunu köylere yabancı bir konu... 
   İşsize iş vadetseniz kimse inanmaz. Parasız suya Büyükşehir izin vermez. 
   Geriye ne kalıyor? Çöp toplamak, fosseptik kuyularını boşaltmak! 
   Hep yazıyorum; Büyükşehir`e yeni giren ilçelerin 30 Mart`ta iş başına gelecek yöneticileri, önümüzdeki beş yıl büyük zorluklarla karşılaşacak. Karasu`daki dört belde belediyesinin kapatılmış olmasını küçümsemeyelim. Bu belediyeler en azından çevre köylere itfaiyesiyle, iş makinesiyle hizmet veriyordu. Şimdi bütün bu hizmetleri önce Karasu Belediyesi, daha sonra Büyükşehir yapacak.
   Soralım o zaman: 
   -Hangi kadroyla?
   -Hangi makine parkıyla?
   -Nasıl bir planlamayla?
   -Hangi parayla?
   Bir kez daha kendinizi adayların yerine koyun ve düşünün. Kahvede etrafınızı sarıp sizi dinleyen köy sakinlerine ne vadedebilirsiniz?
Ak Parti gezisinden izlenimler
   Çoğunluğu son modele yakın 40 araçlık bir konvoy… Gidilen köyün meydanına sığmıyor. (Şehirde meydan var mı ki, köyde olsun!) Kahveye giriyoruz, ev sahiplerinin sayısı Karasu`dan giden partililerin onda biri kadar var-yok! Partililerde seçim heyecanı belirtisi gördüm desem yalan olur. Herkesin aklı fikri meclis listesinde ve kimin hangi sıraya yazıldığında… Parti yöneticileri bile Cuma günü İl Başkanlığı`na ulaştırılan listede kimlerin olduğundan habersiz. Başkan Adayı, İlçe Başkanı ve birkaç eski tüfek partili kahvede muhtarla otururken, Karasu`dan gelenler üçerli dörderli kümeler oluşturmuş kulis yapıyor. Yanıtı aranan tek soru: “Listede kimler var, kimler çizik yemiş?” 
Konteyner pazarlığı!
   Yenidoğan’dayız... Muhtarı baba dostum Hamdi Keleş... Başkan İspiroğlu’nun ‘Bir ihtiyacınız var mı?’ sorusuna ‘Çöp konteyneri’ diyor. İspiroğlu kafilede bulunan çöp sorumlusunu çağırıp tekmilini veriyor ‘Buraya tez zamanda 5 konteyner gönder!’ Muhtar Keleş 12 tane lazım dese de 5 tanede anlaşmaya varılıyor.
   Bir: Köylere konteyner gönderiliyor idiyse bu güne kadar Yenidoğan niye es geçildi?
   İki: Eğer değilse, belediye kesesinden oy avcılığı ne kadar doğru?
   Üç: Baba dostu Hamdi Keleş sakın yanlış anlamasın. Benim bildiğim Yenidoğan toplar kendi arasında parayı bin lira tutan o beş kanteyneri satın alır, başkanın siyasi şovuna alet olmaz. Bırakın konteyneri Yenidoğan istesin kimseye minnet etmez ve çöp kamyonunu bile alır.
Sistem meselesi
   Aslında söylemek istediğim şu... Ortada yanlış işleyen bir sistem var. Muhtarlar ucuz işler için Kaymakamın, belediyenin kapısını çalıyor. Buna hiç gerek yok. Bu günün şartlarında iki tane büzle iki kamyon çakılı alamayacak köy kaldı mı? Ama, hata muhtarların değil. Balık tutmayı öğretmek yerine balık vermeye kalkarsan sonuç bu olur. Şimdiye kadar muhtarlarla milletvekillerinin, kaymakamların, bürokratların birçok diyaloguna şahit oldum. 100 lirayı tutmayan taleplere ‘bakarız’ diyen yetkili gördüm, ama ‘Kardeşim senin şanına yakışmaz. Topla köyden bu parayı’ diyen yetkiliye hiç rastlamadım.
   Muhtar deyince merkez mahallesi muhtarlarını ayırdığım sanılmasın. 
   Sonuç olarak biz bu anlayışla gidersek Büyükşehir’e girip gireceğimize pişman oluruz, haberiniz olsun. 
Kurudere’de ne oldu?
   Limandere`den girip bir yay çizerek Kurudere`ye indik. Programda Kurudere ziyareti yok. Ama bir çay içimi zaman ayrılmış. Ayaküstü bir partili ile konuşuyoruz. “Doku uyuşmazlığına henüz çare bulamadık” diyor. Haksız da değil! 
   Eski bir parti yöneticisi ile biraz lafladık. “2009`da meclis listesi iki kez Genel Merkez`den döndü. Seçimi kaybetmemizin nedenlerinden biri de bu” diyor. Listenin ilk beş sırasına yüksekokul mezunu yazılması şartını da düşündüğünüzde Ak Parti`de yeni bir kriz ihtimali oldukça yüksek.
   Sonuçta ne mi olur? Tepedeki tek adam ne derse o olur. Küsenler küstüğüyle kalır!
   Kurudere`de tatsız bir olay yaşandı. Başkan Adayı İspiroğlu`na Ak Parti-Cemaat restleşmesiyle ilgili soru yönelten bir genç tansiyonu yükseltti. Fotoğrafının çekilmesini istemeyen genç objektife elini uzatarak yüzünü gizledi. Aramızda fotoğrafı silersin-silemezsin tartışması yaşandı. Ona göre dilediği soruyu dilediğine sorması demokratik hak, gazetecinin fotoğraf çekmesi ise özel izne bağlıydı. Tanıdıklara sordum; üç arkadaşıyla birkaç gündür köyde ev ev gezip Ak Parti`ye oy verilmemesi için çalışma yapıyormuş. Gazeteye gelip fotoğrafa dikkatlice baktım. Koca bir el ve yüzük parmağında kalın bir gümüş yüzük. Anladınız siz onu! 
   Dünün müttefikleri bu gün birbirinin kuyusunu kazıyor. Bu durumdan ders çıkaran var mı derseniz; bence hayır!
   NOT: CHP gezisi ile ilgili bir değerlendirme yapmıyorum. Ak Parti adayı için aktardıklarım CHP adayı için de geçerlidir. 
   Şu kadarını söyleyeyim. CHP Genel Merkezi Ecevit Keleş`i yeniden Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı ilan etti. Bu gelişmenin parti örgütlerine ve ilçe başkan adaylarına yeni bir heyecan kattığını söyleyebilirim. 
CHP`nin artık “Ecevit`ten önce ve Ecevit`ten sonra” şeklinde yeni bir kavramı oldu desek yanlış olmaz herhalde.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 964