Bir uçtan diğer uca


Vu­ral­han, Fener, Be­şik­taş, Güneş, fi­ra­ri Öz, gö­nül­lü savcı ve avu­kat, ce­za­evin­de­ki hâkim, cahil nesil, Prof. Dr. Arı, it­ti­fak, baraj, TV, ku­rul­tay, kong­re, nak­len yayın…
   Bir­bi­riy­le il­gi­siz gibi gö­rü­nen yu­ka­rı­da­ki isim ve kav­ram­lar, Tür­ki­ye’de bir uçtan diğer uca sav­rul­ma­nın ib­ret­le anılacak kar­şı­lığıdır.
   Ercan Vu­ral­han, 12 Eylül as­ke­ri dar­be­si son­ra­sın­da ku­ru­lan ve ik­ti­da­ra gelen par­ti­nin Milli Sa­vun­ma Ba­ka­nı’ydı. Do­lan­dır­dı­ğı ala­cak­lı­sı ta­ra­fın­dan bir süre önce bo­ğa­zı ke­si­le­rek kat­le­dil­di. Eski ba­ka­nın ce­se­di­ni Adli Tıp mor­gun­dan ala­cak kim­se­nin bu­lu­na­ma­dı­ğı­nı yazdı ga­ze­te­ler… Muh­te­me­len kim­se­siz­ler me­zar­lı­ğı­na filan gö­mül­müş­tür.
Hamamın namusu!
   Fe­ner-Be­şik­taş kupa ya­rı­fi­nal ma­çı­nı iz­le­dim. Qu­ares­ma’ya çak­mak, bozuk para fır­la­tıp kor­ner at­ma­sı en­gel­le­nin­ce sos­yal med­ya­dan şu pay­la­şı­mı yap­tım: “Si­ya­set­te­ki çı­ta­nız neyse, spor­da da odur!” Çok geç­me­di; o iz­le­yi­ci­ler­den bir­ka­çı­nı stat dı­şı­na çı­ka­rıp or­ta­lı­ğı sa­kin­leş­tir­mek­le yü­küm­lü özel gü­ven­lik ekip­le­ri, Şenol Güneş’in ba­şı­nın ya­rıl­ma­sı üze­ri­ne maçın tatil edil­me­si­ne öf­ke­le­nip bir Be­şik­taş yö­ne­ti­ci­si­ni ko­ri­dor­da eşek sudan ge­le­ne kadar pa­tak­la­ma­yı görev bil­di­ler! 
   Spor yo­rum­cu­la­rı TV’lerde hala hangi ta­kı­mın stadı önce terk et­ti­ği­nin tar­tış­ma­sı­nı ya­pı­yor, iyi mi!
Hâkim ve savcı nerede?
   Oda TV’de Er­ge­ne­kon Da­va­sı’nın video gö­rün­tü­le­ri ya­yım­la­nı­yor. Has­bel­ka­der Ağır Ceza Mah­ke­me­si Baş­kan­lı­ğı’na ge­ti­ri­len (Ka­ra­su’nun eski bir silik hâ­ki­mi) Hasan Hü­se­yin Özese, son­ra­dan ağır­laş­tı­rıl­mış mü­eb­bet­le ce­za­lan­dı­ra­ca­ğı ga­ze­te­ci­ler Mus­ta­fa Bal­bay’la Tun­cay Özkan’ı, sa­vun­ma­la­rı­nı be­ğen­me­di­ği ge­rek­çe­siy­le yaka paça dı­şa­rı­ya at­tı­rı­yor.  
    Özese şimdi FETÖ üye­li­ği ve Er­ge­ne­kon kum­pa­sı suç­la­ma­sıy­la Bolu Ce­za­evi’nde ya­tı­yor. Bal­bay ve Özkan mil­let­ve­ki­li!
   Er­ge­ne­kon, Bal­yoz ve As­ke­ri Ca­sus­luk ben­ze­ri id­di­ana­me­ler­de im­za­sı bu­lu­nan, bir dö­ne­min kud­ret­li Sav­cı­sı Ze­ke­ri­ya Öz şimdi kaçak...  Ken­di­si­ni o da­va­nın gö­nül­lü sav­cı­sı ilan eden parti li­de­ri, yine aynı da­va­nın gö­nül­lü avu­ka­tı ol­du­ğu­nu söy­le­yen ve yurt dı­şın­da­ki te­da­vi­sin­den yeni dön­müş mu­ha­le­fet par­ti­si­nin eski li­de­ri­ni zi­ya­ret etti. Acaba di­yo­rum sa­mi­mi geçen soh­bet­te o da­va­la­rın ger­çek hâkim ve sav­cı­la­rın­dan söz açıl­mış mıdır?
Tivicikler tatilde!
   Türk si­ya­se­ti­nin hır­çın ka­dı­nı Meral Ak­şe­ner’in kur­du­ğu çi­çe­ği bur­nun­da­ki İYİ Parti ilk ku­rul­ta­yı­nı ya­pı­yor. Sa­lo­nun içi ve dışı tık­lım tık­lım… Ancak bir eksik var. İkti­dar par­ti­si­nin ilçe kong­re­le­ri­ni bile nak­len ya­yın­la­yan TV’ler or­ta­da yok. Biraz Halk TV, o kadar!
Cahile can kurban!
   Her­ke­se Bilim Tek­no­lo­ji Der­gi­si, ta­rih­te insan ha­ya­tı­nı kur­ta­ran 50 buluş ve ge­liş­me­nin lis­te­si­ni ya­yım­la­dı. Anes­te­zi­den tu­va­le­te; Pas­tö­ri­zas­yon­dan an­ti­bi­yo­ti­ğe; suyun klor­lan­ma­sın­dan by­pass ame­li­ya­tı­na; in­sü­lin­den kan nak­li­ne kadar 50 buluş… Hiç­bi­ri­nin al­tın­da Türk veya Müs­lü­man bilim in­sa­nı­nın im­za­sı yok!
   Bizde ne ol­du­ğu­nu söy­le­ye­yim…
   Se­ba­hat­tin Zaim Üni­ver­si­te­si Rek­tör Yar­dım­cı­sı Prof. Dr. Bü­lent Arı bir TV prog­ra­mın­da “Okuma oranı art­tık­ça beni afa­kan­lar ba­sı­yor. Ben cahil ve oku­ma­mış in­san­la­rın fe­ra­se­ti­ne gü­ve­ni­yo­rum. Asıl ül­ke­yi ayak­ta tu­ta­cak olan­lar cahil halk­tır” diyor. 
   YÖK de bunu söy­le­yen ki­şi­yi ka­pı­nın önüne ko­ya­ca­ğı­na terfi et­ti­ri­p daha üst bir göreve atıyor!
O kafesi kim ördü?
   Bana so­rar­sa­nız ada­mın ta­nım­la­ma­sı muh­te­şem; YÖK de doğ­ru­su­nu yap­mış!
   İşte bu fel­se­fe­nin so­nu­cu­dur ki ada­let­te, si­ya­set­te, eko­no­mi­de, bi­lim­de dikiş tut­tu­ra­ma­yıp ka­sır­ga­ya ya­ka­lan­an tavuk misali bir uçtan diğer uca sav­ru­lu­yo­ruz!
   İşte bu ne­den­le­dir ki, dünün kud­ret­li hâ­ki­mi bu gün ko­des­te, kud­ret­li sav­cı­sı ka­çak­tır!
   İşte bu ne­den­le­dir ki, dünün ha­tır­lı ba­ka­nının cesedi bu gün morg­da kim­se­siz­dir!
   İşte bu ne­den­le­dir ki, si­ya­si par­ti­ler ve gi­de­rek tüm si­ya­sal sis­tem tek adam­la­rın esi­ri­dir!
   İşte bu nedenledir ki, dünün ailece birlikte tatil yap-maya değer bulunan komşu ülkenin devlet başkanı bu gün ‘katil’ kategorisine indirgenir.
   İşte bu nedenledir ki, 81 Hukuk Fakültesi bulunan ülkede Anayasa değişiklik-leri, kimseye danışılmadan kapalı kapılar ardında iki kişiyle hazırlanır. Kimse de “ne oluyoruz?” diye sorma cesaretini gösteremez.
   İşte bu nedenledir ki, gün-cel siyasette olan bitenler başımızı döndürür. Neye üzülüp neye şaşıracağımızı bilemez hale geliriz!
   İşte bu ne­den­le­dir ki, ül­ke­nin sağ­lı-sol­lu tüm si­ya­set eli­ti­nin yaşam kay­na­ğı, gö­nül­lü ola­rak kendi ör­dü­ğü ka­fe­se ken­di­ni ka­pa­tan; sor­ma­yan, sor­gu­la­ma­yan, bi­ri­le­ri ta­ra­fın­dan yö­ne­til­me­yi kader bel­le­miş eği­tim­siz ve ni­te­lik­siz ka­la­ba­lık­lar­ olur.
   Gü­dül­me he­ves­li­si­ne çoban bul­mak ko­lay­dır!
   Kim­se­ye kız­ma­ya­lım; olan biten ne varsa senin, benim, he­rkesin ese­ri­dir!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 407