SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 19.08.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Bitmez sanılan sürenin sonu!

Bitmez sanılan sürenin sonu!


     (Yazı, Ma­r­qu­ez’in Nobel ede­bi­yat ödül­lü ‘Baş­kan Ba­ba­mı­zın Son­ba­ha­rı’ ro­ma­nın­dan esin­le­ne­rek ka­le­me alın­dı. Uma­rım kötü niyet aran­maz! C.E.) 
   Evet, hiç kimse O’nun yıl­lar ön­ce­sin­den bey­ni­nin bir kö­şe­si­ne nak­şet­ti­ği ama­cı­na ulaş­mak için her şeyi de­ne­ye­bi­le­ce­ği­ni he­sa­ba kat­ma­dı, ana yolu evine bağ­la­yan ka­ran­lık so­kak­ta­ki di­re­ğe lamba ta­kıl­ma­sı ri­ca­sıy­la, ikin­ci katın kuzey doğu kö­şe­sin­de­ki makam oda­sı­na çı­ka­rak der­di­ni an­la­tan say­gı­da ku­sur­suz va­tan­daş bi­le­mez­di tabi bunu, o gün­ler­de sa­de­ce kısa bir men­di­rek­ten iba­ret, dev­le­tin para bul­duk­ça bir­kaç kam­yon taşla bü­yüt­me­ye ça­lış­tı­ğı, şimdi ta­mam­lan­mış ve tarım ül­ke­si­ne gelen tarım ürün­le­ri­ni bo­şalt­mak için ya­na­şan ge­mi­le­re ev sa­hi­bi li­ma­nın hemen ar­ka­sın­da­ki pan­si­yon­da, mut­fak­la bi­ti­şik sa­lo­nun­da bu­lu­şa­rak, or­tak­la­şa temin edi­len yi­yecek içe­cek­le­rin bir­lik­te tü­ke­ti­lip se­çim­le­rin nasıl ka­za­na­bi­le­ce­ği­ne dair sa­bah­la­ra kadar st­ra­te­ji ge­liş­ti­ren, yıl­lar­ca de­ği­şik gö­rüş­le­ri olmuş, ancak şimdi hemen her ke­si­me yakın dur­ma­sıy­la çöl sı­ca­ğın­da se­rin­lik, buzul so­ğu­ğun­da sı­cak­lık ya­ya­ca­ğı sa­nı­lan O’nun çev­re­sin­de kü­me­len­miş kur­may he­ye­ti bile tah­min ede­me­di, günü gel­di­ğin­de tren­den teker teker atı­la­cak­la­rı­nı… 
   Ser­vet de­ğe­rin­de­ki te­le­fon kart­la­rı­nı bile çift­li­ğin­de­ki yüzme ha­vu­zu alt be­to­na gömen sah­te­kâr işa­da­mı­nın şem­si­ye­si al­tın­da gi­ri­len seçim kay­be­dil­dik­ten sonra, sokak lam­ba­sı ta­lep­çi­siy­le, mut­fak­la iç içe sa­lo­nun st­ra­te­jist­le­ri, is­tik­ba­lin bir başka yolda aran­ma­sı­nı yan­lış bul­ma­dı, bu kez şans O’na güldü, ama yıl­dı­zı­nı par­la­tan­la­rın yan­lış­la­rı­nı an­la­ma­la­rı için çok zaman geç­me­di, O, he­de­fi­ne var­ma­da ken­di­si­ne ayak bağı ola­ca­ğı­nı dü­şün­dü­ğü kur­may­la­rı­nı, ya­rat­tı­ğı sanal ger­gin­lik­ler­le teker teker tas­fi­ye et­me­si­ni bildi…
   Artık tek ba­şı­na Baş­kan Baba’ydı, gör­kem­li ma­ka­mı­na ge­len­le­ri ayak­ta kar­şı­la­yıp sırt­la­rı­nı sı­vaz­la­ya­rak ta­lep­le­ri­ni hemen ye­ri­ne ge­ti­re­ce­ği va­adiy­le uğur­lar­ken, her se­fe­rin­de ve çak­tır­ma­dan sağ elini 90 de­re­ce büktü, dir­se­ği­ni ka­ra­ci­ğe­ri­ne na­hi­ye­si­ne ya­pış­tır­dı, par­mak­la­rı­na avını kav­ra­ma­ya hazır bi­çim­de açıl­mış gö­rün­tü­sü verip avu­cu­nu (artık ne an­la­ma ge­li­yor­sa!) yel­pa­ze ha­re­ke­tiy­le üç kez ileri geri sal­la­dı.
   Dört yıla çok şey sığ­dır­dı, sa­na­yi ku­ru­la­cak böl­ge­yi kuş­ba­kı­şı gören te­pe­ye çıkıp fo­toğ­raf çek­ti­re­rek ya­tı­rım ala­nı­nın yan­lış ol­du­ğu de­meç­le­ri­ni ver­di­ği­nin haf­ta­sın­da, yu­ka­rı­da bir yer­ler­de dü­zen­le­nen top­lan­tı­da tam tersi bir tavır ta­kın­mak­ta sa­kın­ca gör­me­di, her­ke­si şa­şırt­ma­lı ve ne zaman ne ya­pa­ca­ğı bi­lin­mez biri ol­du­ğu an­la­şıl­ma­lıy­dı, fır­tı­na­lı gün­ler­de dal­ga­la­ra set gö­re­vi yapan sa­hil­de­ki kum te­pe­le­ri­ni işsiz kalan pa­let­li dozer sa­hi­bi­ne kıyak olsun diye düm­düz et­ti­ren de, bir süre sonra pat­la­yan fır­tı­na­da o te­pe­le­rin tı­raş­lan­ma­sı­na karşı çı­kan­la­rı sa­ba­hın kö­rün­de te­le­fon­la ve müjde verir tonda ‘ma­hal­le­yi deniz bastı’ diye ha­ber­dar eden de O’ydu…
   Dör­dün­cü yılı dolmak üze­rey­ken is­tik­bal he­sa­bıy­la ikin­ci yu­va­sın­dan ay­rı­lan ve üçün­cü li­de­ri­nin elini sık­tık­tan sonra ‘Beni en çok et­ki­le­yen adam’ açık­la­ma­sı yapan O’ndan baş­ka­sı de­ğil­di, Ege otel­le­rin­de al­dı­ğı gi­zem­li ka­rar­la­ra alet et­ti­ği alt ka­de­me ça­lı­şan­la­rı­nın ve si­ya­si yol­daş­la­rı­nın yar­gı­la­nı­yor ol­ma­sı­nın so­rum­lu­su da O’ydu…
   Baş­kan Baba’nın İkinci final günü yak­laş­tı, sönen yıl­dı­zı­nı ci­la­la­ma­ya ça­lı­şan bes­le­me­le­rin ça­ba­la­rı sonuç ver­me­yecek gibi, O, ger­çe­ği bil­mek­ten nef­ret etse de kim ol­du­ğu­nu her­kes öğ­ren­di, çev­re­si­ni saran bir­kaç dal­ka­vu­ğun aşı­la­dı­ğı sahte ce­sa­ret­le me­zar­lık­ta ıslık ça­lı­yor, ama Gab­ri­el Gar­cia’nın de­di­ği gibi ‘son­su­zun bit­me­yen sü­re­si’ doldu...


Angara’nın bağları!
   CHP ola­ğa­nüs­tü ku­rul­ta­ya git­mi­yor. Genel Baş­kan Kı­lıç­da­roğ­lu, ku­rul­tay ye­ri­ne parti yö­ne­ti­min­de ya­pa­ca­ğı de­ği­şik­lik­ler­le ka­ba­ran mu­ha­le­fe­ti bir öl­çü­de ya­tış­tır­ma­yı dü­şü­nü­yor.
   Tabi ki fena halde ya­nı­lı­yor.
   Kong­re top­la­na­bil­me­si için şu kadar de­le­ge­den şu kadar imza top­lan­ma­sı ge­re­ki­yor gibi ra­kam­sal şart ye­ri­ne ge­ti­ril­miş olsa bile CHP’nin gel­di­ği nokta, dö­nü­şü ol­ma­yan bir yolun baş­lan­gı­cı iz­le­ni­mi ve­ri­yor.
   Par­ti­li­ler­le ko­nu­şu­yo­rum. Genel Mer­kez-Kı­lıç­da­roğ­lu ara­sın­da­ki çe­kiş­me­ye büyük bir öfke var. Bu kız­gın­lık bi­ri­ni veya di­ğe­ri­ni haklı gör­mek an­la­mın­da değil. 
   Kı­lıç­da­roğ­lu’nun ba­şa­rı­sız ol­du­ğu­nu dile ge­ti­ren CHP’liler, Mu­har­rem İnce’nin de se­çim­le­re az bir süre kala li­der­lik mü­ca­de­le­si­ne gir­me­si­ni büyük bir yan­lış ola­rak gö­rü­yor­lar. Tepki o noktaya varmış ki, parti toplantılarına katılanların sayısı oldukça az!
   Olaya Ka­ra­su öze­lin­den ba­kan­la­rın yo­rum­la­rı dik­kat çe­ki­ci…  Yerel se­çim­ler­de CHP’nin Ka­ra­su’ da büyük bir şans ya­ka­la­dı­ğı­nı ancak bunun ola­ğa­nüs­tü ku­rul­tay di­diş­me­siy­le elden ka­çı­rıl­dı­ğı ko­nu­şu­lu­yor.
   Yerel se­çim­le­re 8 ay var. CHP’nin be­le­di­ye baş­ka­n ada­y veya aday adayları kimler?  İlçe Baş­ka­nı aklın-ca birini işaret ediyor.   ‘Dev­let me­mu­ru ol­ma­sı’ gi-bi bir gerekçeyle açıklamıyor
   CHP  İlçe Başkanı ilçe basınıyla köprüleri atmış. Çünkü eleştiriye zerre kadar tahammülü yok! 
   Baş­ka­n kı­za­cak ama yine de ya­za­ca­ğım. Bu si­ya­set an­la­yı­şı ile Mart 2019 yerel se­çim­le­rin­de partiye aday bulmak güç.
   Genel baş­ka­nı de­ğiş­tir­mek için  An­ka­ra yol­la­rı­na düşmek ilçede siyaset yapmaktan kolay olmalı!

Des­ti­ci kaç kez asıl­dı?
   Tür­ki­ye ulus­la­ra­ra­sı hu­ku­ku kendi iç hu­ku­kun­dan üstün tutan bel­ge­yi im­za­la­yıp Ana­ya­sa­sı’nın 90. Mad­de­si’ne yazdı. Bu karar idam ce­za­sı­nı red­det­ti­ği­miz an­la­mı­na ge­li­yor. Çünkü tabi ol­ma­yı kabul et­ti­ği­miz ulus­la­ra­ra­sı hukuk idamı kabul et­mi­yor.
   İdamı ye­ni­den ge­tir­mek mi is­ti­yor­su­nuz? O halde Ana­ya­sa’yı de­ğiş­ti­rip he­ves­len­di­ği­niz iç hu­ku­ka dö­ne­cek­si­niz.
   Ya­ni­si şu; kendi işimi ken­dim gö­rü­rüm, baş­ka­sı­nın ak­lı­na da ya­sa­sı­na da ih­ti­ya­cım yok di­ye­cek­si­niz.
   Bu­yu­run yapın, eli­ni­zi tutan mı var?
   AKP 16 yıl­dır ik­ti­dar­da. Ne zaman eko­no­mi­de, dış ve iç po­li­ti­ka­da iş­le­ri yü­zü­ne gö­zü­ne bu­laş­tır­sa gün­de­me hemen idam ko­nu­su­nu ge­ti­ri­yor.
   Mi­ting mey­dan­la­rı ‘idam is­te­rik’ çığ­lık­la­rı ile in­li­yor. AKP ve MHP li­der­le­ri de ‘idam gel­me­li’ di­ye­rek top­lu­mun ga­zı­nı alı­yor.
   Ba­kı­yor­su­nuz idam he­ves­li­si ik­ti­dar or­tak­la­rı bu işin gi­ri­şi­mi­ni Cum­hur İtti­fa­kı’nın tek mil­let­ve­kil­li par­ti­si BBP’ye ha­va­le etmiş. Des­ti­ci Bey ida­mın geri ge­ti­ril­me­si için Ana­ya­de­ği­şik­li­ği tli­fi ve­re­cek­miş. Her halde o muh­te­şem gün Tür­ki­ye’nin bay­ram­la­rı ara­sın­da ye­ri­ni alır, o li­de­rin hey­ke­li de Mec­lis’in gi­ri­şi­ne di­ki­lir. (Gerçi Hayati Yazıcı teklifi anlamamış ya!)
   İdam ce­za­sı ol­say­dı Er­ge­ne­kon ve Bal­yoz gibi uy­du­ruk da­va­lar­da mah­kûm edi­len­le­rin çoğu bu gün ara­mız­da ol­ma­ya­cak­tı. Ba­kı­yo­ruz, uy­du­ruk id­di­ana­me­ler­le uy­du­ruk idam hükmü gi­yen­ler daha sonra be­ra­at etti. Onlar için id­di­ana­me ha­zır­la­yan sözde sav­cı­lar ve hüküm veren sözde ha­kim­le­rin çoğu ya kaçak ya da ko­des­te.
   Bu örnek de mi kes­mi­yor idam he­ves­li­le­ri­ni?
   Bir başka örnek; Yunan mah­ke­me­le­ri “Tür­ki­ye’de idam ce­za­sı geri ge­ti­ri­le­bi­lir” ge­rek­çe­siy­le FE­TÖ­CÜ su­bay­la­rı iade et­mi­yor. red­de­di­yor.
   Ülke eko­no­mi­si bir fe­la­ke­tin eşi­ğin­de. Döviz, Damat Bey’in ‘dü­şecek’ açık­la­ma­la­rı­na inat almış ba­şı­nı gi­di­yor. Dö­viz­le borç­la­nan özel sek­tör if­la­sın eşi­ğin­de. Bu çık­maz yolun ulus­la­ra­ra­sı kredi ku­ru­luş­la­rın­dan dö­viz­le borç­lan­ma­dan aşıl­ma­ya­ca­ğı­nı dağ­da­ki çoban bile bi­li­yor.
   Elin oğlu aptal mı hukuk gü­ve­nir­li­ği ol­ma­yan bir ül­ke­ye borç ver­sin!
   Des­ti­ci Bey şunu ka­fa­sı­na sok­sun. Bu ül­ke­ye idam geri ge­tir­mek dün­ya­dan kop­ma­yı göze al­mak­la eş an­lam­lı­dır. 
   Buna ce­sa­re­ti­niz varsa bu­yu­run ge­ti­rin.
   Sonra, idamı ge­ri­ye ge­ti­recek Ana­ya­sa de­ği­şik­li­ği­ni neden AKP ve has or­ta­ğı MHP ver­mi­yor da bu ulvi gö­re­vi (!) Des­ti­ci’ye ha­va­le edi­yor­lar; an­la­yan var mı?
   İdam ce­za­sı suç­la­rı mı ön­le­yecek?  Or­ta­çağ Roma’sında en fazla hır­sız­lık onun bunun ma­lı­nı, pa­ra­sı­nı ça­lan­la­rın mey­dan­lar­da asıl­dı­ğı sı­ra­da olur­muş. Cep­çi­ler, idamı sey­re­den­le­rin pa­ra­sı­nı kaşla göz ara­sın­da bir güzel bo­şal­tır­mış.
   Biraz tarih oku­yun di­ye­ce­ğim ama fay­da­sız! Çünkü vaka klinik!

MADEN’DEKİ KAYITSIZLIĞI
CİMER’E Mİ YAZALIM?
   Tür­ki­ye ulus­la­ra­ra­sı hu­ku­ku kendi iç hu­ku­kun­dan üstün tutan bel­ge­yi im­za­la­yıp Ana­ya­sa­sı’nın 90. Mad­de­si’ne yazdı. Bu karar idam ce­za­sı­nı red­det­ti­ği­miz an­la­mı­na ge­li­yor. Çünkü tabi ol­ma­yı kabul et­ti­ği­miz ulus­la­ra­ra­sı hukuk idamı kabul et­mi­yor.
   İdamı ye­ni­den ge­tir­mek mi is­ti­yor­su­nuz? O halde Ana­ya­sa’yı de­ğiş­ti­rip he­ves­len­di­ği­niz iç hu­ku­ka dö­ne­cek­si­niz.
   Ya­ni­si şu; kendi işimi ken­dim gö­rü­rüm, baş­ka­sı­nın ak­lı­na da ya­sa­sı­na da ih­ti­ya­cım yok di­ye­cek­si­niz.
   Bu­yu­run yapın, eli­ni­zi tutan mı var?
   AKP 16 yıl­dır ik­ti­dar­da. Ne zaman eko­no­mi­de, dış ve iç po­li­ti­ka­da iş­le­ri yü­zü­ne gö­zü­ne bu­laş­tır­sa gün­de­me hemen idam ko­nu­su­nu ge­ti­ri­yor.
   Mi­ting mey­dan­la­rı ‘idam is­te­rik’ çığ­lık­la­rı ile in­li­yor. AKP ve MHP li­der­le­ri de ‘idam gel­me­li’ di­ye­rek top­lu­mun ga­zı­nı alı­yor.
   Ba­kı­yor­su­nuz idam he­ves­li­si ik­ti­dar or­tak­la­rı bu işin gi­ri­şi­mi­ni Cum­hur İtti­fa­kı’nın tek mil­let­ve­kil­li par­ti­si BBP’ye ha­va­le etmiş. Des­ti­ci Bey ida­mın geri ge­ti­ril­me­si için Ana­ya­de­ği­şik­li­ği tli­fi ve­re­cek­miş. Her halde o muh­te­şem gün Tür­ki­ye’nin bay­ram­la­rı ara­sın­da ye­ri­ni alır, o li­de­rin hey­ke­li de Mec­lis’in gi­ri­şi­ne di­ki­lir. (Gerçi Hayati Yazıcı teklifi anlamamış ya!)
   İdam ce­za­sı ol­say­dı Er­ge­ne­kon ve Bal­yoz gibi uy­du­ruk da­va­lar­da mah­kûm edi­len­le­rin çoğu bu gün ara­mız­da ol­ma­ya­cak­tı. Ba­kı­yo­ruz, uy­du­ruk id­di­ana­me­ler­le uy­du­ruk idam hükmü gi­yen­ler daha sonra be­ra­at etti. Onlar için id­di­ana­me ha­zır­la­yan sözde sav­cı­lar ve hüküm veren sözde ha­kim­le­rin çoğu ya kaçak ya da ko­des­te.
   Bu örnek de mi kes­mi­yor idam he­ves­li­le­ri­ni?
   Bir başka örnek; Yunan mah­ke­me­le­ri “Tür­ki­ye’de idam ce­za­sı geri ge­ti­ri­le­bi­lir” ge­rek­çe­siy­le FE­TÖ­CÜ su­bay­la­rı iade et­mi­yor. red­de­di­yor.
   Ülke eko­no­mi­si bir fe­la­ke­tin eşi­ğin­de. Döviz, Damat Bey’in ‘dü­şecek’ açık­la­ma­la­rı­na inat almış ba­şı­nı gi­di­yor. Dö­viz­le borç­la­nan özel sek­tör if­la­sın eşi­ğin­de. Bu çık­maz yolun ulus­la­ra­ra­sı kredi ku­ru­luş­la­rın­dan dö­viz­le borç­lan­ma­dan aşıl­ma­ya­ca­ğı­nı dağ­da­ki çoban bile bi­li­yor.
   Elin oğlu aptal mı hukuk gü­ve­nir­li­ği ol­ma­yan bir ül­ke­ye borç ver­sin!
   Des­ti­ci Bey şunu ka­fa­sı­na sok­sun. Bu ül­ke­ye idam geri ge­tir­mek dün­ya­dan kop­ma­yı göze al­mak­la eş an­lam­lı­dır. 
   Buna ce­sa­re­ti­niz varsa bu­yu­run ge­ti­rin.
   Sonra, idamı ge­ri­ye ge­ti­recek Ana­ya­sa de­ği­şik­li­ği­ni neden AKP ve has or­ta­ğı MHP ver­mi­yor da bu ulvi gö­re­vi (!) Des­ti­ci’ye ha­va­le edi­yor­lar; an­la­yan var mı?
   İdam ce­za­sı suç­la­rı mı ön­le­yecek?  Or­ta­çağ Roma’sında en fazla hır­sız­lık onun bunun ma­lı­nı, pa­ra­sı­nı ça­lan­la­rın mey­dan­lar­da asıl­dı­ğı sı­ra­da olur­muş. Cep­çi­ler, idamı sey­re­den­le­rin pa­ra­sı­nı kaşla göz ara­sın­da bir güzel bo­şal­tır­mış.
   Biraz tarih oku­yun di­ye­ce­ğim ama fay­da­sız! Çünkü vaka klinik!


Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 20