Bu sözlerin amacı nedir?


   …“Hain, ta­ban­sız, te­mel­siz, mey­me­net­siz ve edep­siz… Kavli ya­la­na bu­lan­mış, ka­rak­te­ri yoz­laş­ma­nın çu­ku­ru­na bat­mış… Ve­fa­sız ve vic­dan­sız­lar… Fesat ve fit­ne­ye mih­man­dar­lık­tan ge­çi­nen se­fa­let yu­va­la­rı…”
   “Sizin ne­yi­niz mil­le­ti tem­sil et­mek­te­dir ki it­ti­fa­kı­nız mil­let olsun? Mil­let değil zil­let, mil­let değil illet ça­tı­sı FETÖ har­cıy­la örül­müş­tür. CHP 15 Tem­muz’un rö­van­şı­nı almak is­te­yen ne kadar krip­to damar varsa si­ya­si omur­ga­sı­na bağ­la­mış­tır. CHP İP’e çık­mış; İP CHP’ye do­lan­mış; ipsiz sap­sız, şu­ur­suz ve so­rum­suz fesat bloğu düşe kalka, ine çıka, si­ya­si med­ce­zir eş­li­ğin­de bina ve tesis edil­miş­tir.” 
   Ne di­ye­ce­ğiz bu söz­le­re?
   Bir par­ti­mi­zin aynı za­man­da aka­de­mik titri olan Genel Baş­ka­nı söy­lü­yor bun­la­rı…
   Tah­min et­ti­ği­ni­ze göre adını an­ma­nın ge­re­ği yok. 
   Şunu so­ra­lım ama…
   Ağıza alın­ma­ya­cak ve üstü yeni açıl­mış ga-liz ha­ka­ret­ler­le suç­la­nan CHP, İYİ Parti, DP ve SP’nin en azın­dan Ka­ra­su’daki üye­le­ri, o par­ti­nin üye­le­riy­le aynı şehit ta­bu­tu­na omuz ve­ri­yor. Aynı dü­ğü­ne gidip dost­ça aynı ma­sa­yı pay­la­şı­yor. Kah­ve­ha­ne­ler­de bir­lik­te çay içi­yor. Bir­lik­te hasta zi­ya­ret­le­ri­ne gi­di­yor. Pik­nik­ler­de bir­lik­te fo­toğ­raf çek­ti­rip sos­yal med­ya­ya ser­vis edi­yor.
   Bütün bun­la­rın ek­si­ği var faz­la­sı yok!
   Sayın Genel Baş­kan…
   Bu üslup kav­ga­da bile yok­tur.
   Zo­ru­nuz nedir? 
   Ül­ke­yi geç­miş­te ol­du­ğu gibi ma­hal­le­le­rin, cad­de­le­rin, so­kak­la­rın ay­rıl­dı­ğı gün­le­re dön­dür­mek mi?
   Söy­le­yin de bi­le­lim.
   Siz en iyisi ko­nuş­ma­la­rı­nı­zı ka­le­me alan da­nış­man­la­rı­nızı de­ğiş­ti­rin.
   Her gö­rüş­ten par­ti­li­nin bu­luş­tu­ğu ortak pay­da­yı lütfen di­na­mit­le­me­yin.
   Bu sözlerinizden, partinizin yönetici ve üyeleri de rahatsız; buna emin olun!

VARLIK BARIŞI
   Mali af 2002 yı­lın­dan beri kaç kez uy­gu­la­ma­ya ko­nul­du, bilen var mı?
   Ben söy­le­ye­yim: Tam 10 kez; şimdi çıkan on bi­rin­ci­si!
   Üs­te­lik her mali af ön­ce­si Mec­lis kür­sü­sü­ne çıkan Ma­li­ye Ba­kan­la­rı “Bu son af” dediler. Tıpkı bun­dan bir yıl önce Mayıs ayın­da kür­sü­ye çıkıp onun­cu affa “bu vergi ba­rı­şı­dır, bir daha gel­me­yecek” diyen Ma­li­ye Ba­ka­nı Naci Ağbal gibi!
   Var­lık ba­rı­şı ‘kara para ak­la­ma’nın da­nis­ka­sı.  “Yurt dı­şın­dan Tür­ki­ye’ye altın ve döviz, Allah ne ver­diy­se getir de nasıl ge­ti­rir­sen getir, kay­na­ğı­nı sor­ma­ya­ca­ğım” demek. 
   Ül­ke­nin iti­ba­rı sı­fır­la­nı­yor­muş, kimin umu­run­da?
   Kü­re­sel Fi­nan­sal Dü­rüst­lük Ör­gü­tü, dün­ya­da var­lık ba­rı­şı­nı, mali affı, kara pa-ra ak­la­ma­la­rı­nı iz­le­yen ulus­la­ra­ra­sı bir kurum. Bu örgüt diyor ki:
   “Tür­ki­ye 2003 ile 2012 yıl­la­rı ara­sın­da 35,5 mil­yar dolar para ak­la­dı.”
   Çar­pın 35,5 mil­ya­rı gün­lük dolar kuru 430’a, 15 kat­ril­yon 265 tril­yon lira mı edi­yor?
   Sa­de­ce biz miyiz kara para ak­la­yan? 
   Olur mu canım! Ba­ha­ma Ada­la­rı, Vir­gin Ada­la­rı, Cay­man Ada­la­rı, Haiti, Mo­zam­bik, Eti­op­ya, Zam­bi­ya ve An­go­la da çe­vir­miş bu do­lap­la­rı. (*)
   Be­ğen­di­niz mi ak­la­ma pak­la­ma kar­deş­le­ri­mi­zi?
Bu alan­da­ki ça­lış­ma­la­r sa­ye­sin­de 145 ülke ara­sın­da 26’ncı sı­ra­ya yük­sel­mi­şiz.
   Ha­yır­la­ra ve­si­le olsun.
   Bu arada bir de imar affı çıktı bi­li­yor­su­nuz.
   Ha­zi­ne ve be­le­di­ye ar­sa­la­rı üze­ri­ne ya­pı­lan kaçak ya­pı­la­ra af ge­ti­ril­di. Arsa yapı sa­hi­bi­ne sa­tı­la­cak. 
Evi­nin, tar­la­sı­nın kar­şı­sın­da­ki kamu ara­zi­si­ne kon­ma­yı akıl ede­me­yen­le­re “Neden uya­nık­lık yap­ma­dın” ce­za­sı ge­le­bi­lir!
(*) Yalçın Doğan-T24

Bisiklet yolu
   Tra­fik­te­ki bi­sik­let­li­le­rin var­lı­ğı­na dik­kat çek­mek için il mer­ke­zin­de bin kişi pedal çe­vir­di. 
   Vali Bey et­kin­lik sı­ra­sın­da be­le­di­ye­le­re ses­le­ne­rek şehir mi­ma­ri­si ile imar plan­la­rı­nın bi­sik­let­çi­le­re uygun ya­pıl­ma­sı­nı is­te­di.
   Bu talep bizi aldı 1990’lı yıl­la­ra gö­tür­dü. 
   1989’da Ka­ra­su Be­le­di­ye Baş­kan­lı­ğı kol­tu­ğu­na otu­ran Sedat Büyük’ün ilk işi be­le­di­ye­ye bir parke ma­ki­ne­si alıp şan­ti­ye kur­mak oldu. Sonra sıra yol ve kal­dı­rım­la­ra geldi. Özel­lik­le Ak­bank kav­şa­ğın­dan plaj gi­ri­şi­ne, ora­dan da  Ka­ra­de­niz Cad­de­si’nin her iki ta­ra­fı­na kal­dı­rım dö­şen­di. Hemen bi­ti­şi­ği­ne de bi­sik­let yol­la­rı ya­pıl­dı.
   Bu gün Ka­ra­de­niz Cad­de­si’ndeki kal­dı­rım taş­la­rı o dö­nem­den kal­ma­dır. Hem öyle iki yağ­mur­da pür­tük­le­şip de­for­me olan taş­lar­dan değil, deyim ye­rin­dey­se taş gibi taş­tır!
   Ka­ra­su el­bet­te Hol­lan­da değil. Bi­sik­let kul­la­nan kişi sa­yı­sı ol­ma­sı ge­re­ke­nin belki de al­tın­da­dır.  Ancak bir kişi dahi olsa bi­sik­let­li­nin ken­di­si­ne ay­rıl­mış yolda sey­ret­me­si her an­lam­da iyi bir du­rum­dur.
   O bi­sik­let yol­la­rı zaman için­de kal­dı­rıl­dı. Yeni dü­zen­le­me­ler­de böyle bir yola ih­ti­yaç du­yul­ma­dı. 
Di­ye­lim ki şehir içi yaya ve araç tra­fi­ği yo­ğun­lu­ğu buna izin ver­mi­yor. 
   Hiç de­ğil­se Ka­ra­de­niz Cad­de­si’nin kuzey kıs­mın­da Liman’dan Kü­çük­bo­ğaz’a kadar bir bi­sik­let yolu plan­la­na­maz mı?
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 449