SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 18.10.2018

Bütünleşme


    AKP-HAS bütünleşmesi ko-nusunu çoktandır yazmak isti-yordum. Pazar günü yapılan İlçe Danışma Toplantısı fırsat oldu. Elif Patan telefon edip toplantı saatini bildirdiğinde Bartın’daydım. Koşar adım gelip nefes nefese yetiştim.

   Toplantının değerlendirmesine baştan başlayayım. İlçe Yönetimi bir slayt gösterisi hazırlamış. Bu tür işler bilgi verme amaçlı olur. Ekrana yansıyan fotoğrafın neyi anlattığı önünden veya arkasından yazıyla belirtilir. Gösteri baştan sona bir fotoğraf albümünden ibaretti. Kısacası yönetim bu konuda sınıfta çaktı diyebilirim. İzleyenler  sıkıldı. Çünkü izlenenler karşılarında oturuyordu.

   İlçe Danışma Kurulları’nda parti birim başkanları ve diğer yönetim kademelerinde bulu-nanların temsili konuşmaları olağan işlerdendir. Ancak her konuşmacının toplantıya katılanların isimlerini hiyerarşik bir listeyle baştan sonra okuması gereksiz bir tekrardı. Divan Başkanı katılımcıların isimlerini anons eder, diğer konuşmacılar da genel bir değinmede bulunur, o kadar.

   İl Başkanı Recep Uncuoğlu’nun konuşmasını da beğenmedim. Dile hakim olmak her zaman konuşmayı dinlenir kılmıyor. İçerik de çok önemli. Üstelik Büyükşehir Belediye başkanı ve milletvekilinin ardından son konuşmacı iseniz temel sorunlara değinerek belirli mesajlar vermelisiniz. İnanın ses kaydını deşifre ederken çok zorlandım. Aynı konu giriş bölümünde, ortalarda ve sonlarda ayrı paragraflar içerisinde temcit pilavı gibi işlenir mi? İl Başkanı’nın konuşması kendisine ayrılmış süreden eksik kullanmama çabası gibi geldi.

   Toplantıda en net mesajı Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu verdi. Toçoğlu ‘Yeni yasa özellikle köylere çok yarayacak. İmarı hizaya getireceğiz. Belde belediyeleri bütçe olarak kendine yetmiyordu. Kapanması iyi oldu. İlçe belediyeleri de su ve kanalizasyon gibi yüksek maliyetli yatırımlardan kurtulacak’ dedi.

   Zeki Başkan kapanan belediyelerle ilgili canlı bir örnek de verdi. AKP’nin tek beledyesi olan Limandere’nin İller Bankası’ndan aylık 60 bin lira hakedişi bulunduğunu; bunun da kesile kesile 6 bin liraya indiğini söyledi. Bu savını da Aziz Yıldırım’ın meşhur ‘Öyle değil mi Samet’ örneğindeki gibi Belediye Başkanı Hüdaver Ağun’dan destek alarak güçlendirdi.

   Milletvekili Ayhan Sefer Üs-tün’ün Anamuhalefet CHP ile ilgili yaklaşımı ilginçti: ‘CHP’ye rakip olacak bir parti kurulması gündeme geldiğinde (Sarıgül’ü kastediyor) birileri devreye girip engel oluyor. Sağ partileri bölecek girişimler destekleniyor.’  Siyaset bilimcilere yeni bir konu. Araştırmalar başlasın; belki altından yeni bir gizli örgüt filan çıkar! Özel Yetkili Mahkemeler davasız, özene bezene kurulan cezaevleri tutuklusuz kalmaz!

   Özellikle Ayhan Sefer Üstün’den üç yıldır kapısına kilit vurulan tersane konusunda bir şeyler söylemesini bekledim. Umudum boşa çıktı.

   Yine 10 yıla yakın zamandır Karasu’da yatırım için bekleyen Kibar Holding’e kimler tarafından ne tür engeller çıka-rıldığı konusuna değinmesini isterdim. O konuda da tık yoktu.

   Bir de şu Yuvalıdere’de TOKİ’nin el koyduğu 2 bin dönüm arazi meselesi var. 350 aileyi var olma-yok olma açmazına sürükleyen konuda insan tek kelime etmez mi? Burada kabahat Üstün’de mi yoksa kendisine bilgi vermeyen ilçe y-neticilerinde mi?

   Gelelim Has Parti ile birleşme konusuna... Has Parti’nin İl Eski Başkanı Osman İbrahim Baş’a ön sırada ve Ak Parti İl Başkanı Uncuoğlu’nun sağında yer verildi. İlçe Başkanı Recep Özdemir de toplantı başlamadan ön sıranın ortalarında yer bulmuştu. İlerleyen dakikalarda kendisini sıranın sonunda ve konuşmacıları görüntüleyen kameramanın arkasına buluverdi. Kameramanın soluna yapışan Toçoğlu’nun özel fotoğrafçısı da Özdemir’le kürsünün irtibatını sıfır düzeyine indirdi.

   Osman İbrahimbaş’a söz verilmedi. Recep Özdemir ise rozet takma töreni sonrasında salon dağılırken mikrofona ulaşabildi. Kısa da olsa konuşması güzeldi.

   Yazmasam çatlarım. Konuş-ma sırasında salondan ayrılanların geriye dönüp hiç değilse ayakta dinleme nezaketi göstermeleri gerekirdi. Manzara bende, defin sonrası mezarlığı alel acele terk eden ka-labalığın davranışlarıyla benzeştiği izlenimi yarattı.

   Bütünleşme aşısı tutar mı? Rozet takma ritüelinin gürültüye getirilmiş olması, bana anaç AKP tarafının ‘Genel başkanlarını aldık, diğerleri gelmese de olur’ tavrındaydı. Rozet törenini izleyenleri izleyenler bunu rahatlıkla fark edebilirdi.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ