Çakılınca anlarız!


   “Bize oy verin, se­çim­den sonra fa­iz­ler, enf­las­yon ve döviz kur­la­rı dü­şecek” de­di­ler. Sa­de­ce mü­te­va­zı bir is­tek­le­ri vardı: “Kendi aday­la­rı­nın Cum­hur­baş­ka­nı se­çil­me­si… Bir de par­la­men­to­da ço­ğun­luk…” 
   Seç­men bu minik ri­ca­yı kır­ma­dı! Eh ha­yır­la­ra ve­si­le olsun!
   13 Tem­muz Cuma günü akşam sa­at­le­rin­de sa­hil­de­ki bazı kafe iş­let­me­ci­le­ri­ni do­laş­tım. “Sinek av­lı­yo­ruz” dedi biri… Yü­zün­den düşen bin par­çay­dı. Biraz da ger­gin… Müş­te­ri sa­yı­sın­da ön­ce­ki yıla göre yüzde 25-30’a varan dü­şüş­ler­den söz etti. Kolay değil tabi, bir yığın ha­zır­lık ve mas­raf… İlave şem­si­ye­ler, şez­long­lar… 
   Cu­mar­te­si günü öğle son­ra­sı bu kez kum­sa­la indim. Tem­muz ayı­nın ikin­ci haf­ta­sı ama o geç­miş­te alış­tı­ğı­mız ka­la­ba­lık­lar­dan eser yok. Bu mev­sim­de Sa­hil­park’tan Kü­çük­bo­ğaz’a kadar cadde üze­rin­de park yeri bul­mak mu­ci­zey­di. Şimdi sorun yok…
   Yazı için bil­gi­sa­ya­rın ba­şı­na dön­düm. Önüm­de­ki gün­lük ga­ze­te­ler­de döviz kur­la­rı… Dolar 4.83… 14 Tem­muz 2014’te 3.57’ydi. Yıl­lık artış oranı yüzde 35… Kafe sa­hip­le­ri müş­te­ri­nin yüzde 25-30’unu kay­bet­tik di­yor­du. 
   Demek ki “Dö­viz­le işim yok, yük­sel­se ne olur, düşse ne olur” de­ğil­miş! Gidip bunu kafe sa­hip­le­ri­ne an­la­ta­yım dedim, vaz­geç­tim!
   Sa­de­ce sahil mi?
   Ka­ra­su’ya gelen ta­til­ci­ler, özel­lik­le ilk kez ge­len­ler deniz ve güneş fas­lı­nı ta­mam­la­dık­tan sonra akşam se­rin­li­ğin­de çarşı mer­ke­zi­ne inip vit­rin ge­zer­di. Ço­cu­ğu­na, to­ru­nu­na bi­sik­let, oyun­cak sözü ve­ren­ler… Yaz­lı­ğı­na beyaz eşya ve ben­ze­ri ih­ti­yaç­la­rı ba­kan­lar­dı bun­lar ço­ğun­luk­la… 
   Şim­di­ler­de çarşı ıssız, esnaf ne­re­dey­se sif­tah­sız dük­kân ka­pa­tı­yor.
   Otel­ler ve pan­si­yon­lar­da da durum fark­lı değil. Şu seçim geç­sin, sı­nav­lar ta­mam­lan­sın işler açı­lır di­yen­ler şimdi de Kur­ban bay­ra­mı­na umut bağ­la­mış. O da ol­ma­dı artık ge­lecek sezon…
   Ka­ra­su eko­no­mi­si­nin lo­ko­mo­ti­fi in­şa­atın du­ru­mu Tür­ki­ye ge­ne­lin­den fark­sız… Ma­li­ye­ti­ne, hatta onun al­tın­da­ki sa­tış­la­ra bile rağ­bet yok. Ne­de­ni­ni sor­dum, Ka­ra­su pa­tent­li bir yanıt geldi: “Mü­te­ah­hit es­ki­den ol­du­ğu gibi her ke­se­ye uygun konut yap­mı­yor. Ka­li­te yük­sel­di, fi­yat­lar da öyle. Pa­ra­sı çok ola­nın ter­ci­hi de Ka­ra­su değil!”
   Bu tarif in­şa­at sek­tö­rün­de­ki dur­gun­lu­ğun ne­den­le­rin­den biri ola­bi­lir. Ama krizi sa­de­ce pa­ha­lı ko­nu­ta bağ­la­mak doğru mu? Banka fa­iz­le­ri yük­sek, dö­viz­de­ki artış eko­no­mi­de be­lir­siz bir ge­lecek demek. Do­la­yı­sıy­la pa­ra­sı olan da kredi kul­la­na­cak olan da bek­le­me mo­dun­da!
   Fın­dık­ta durum ne?
   Zi­ra­at Odası’ndan bir mü­hen­dis­le ilçe mer­ke­zi­ne yakın bir fın­dık­lı­ğa git­tik. İlk ba­kış­ta verim “eh, idare eder” de­dir­ti­yor. Ayrı ayrı 10 dalı in­ce­le­dim. 6-7 fın­dık­lı ço­ta­nak­ta ikisi veya na­di­ren üç ta­ne­si dolu ge­ri­si boş!
   Ka­ra­su’da bu yılın re­kol­te­si 19 bin ton. Geçen yıl 23 bin tondu. 4 bin ton­luk kayıp en az 40 mil­yon lira demek. Taban fiyat bek­len­ti­si 15 lira… Olur mu? Vol­kan Konak’ın di­liy­le “Orası da şüp­he­li!”
   1994 kri­zin­de rah­met­li Sakıp Sa­ban­cı rö­por­ta­ja gelen ga­ze­te­ci­le­re du­ru­mu şöyle özet­le­miş:
   “Ço­cuk­lar, gök­de­len­den düş­tük, hızla aşa­ğı­ya doğru ini­yo­ruz. Kimse du­ru­mun far­kın­da değil. Yere ça­kı­lın­ca an­la­ya­cak her­kes!”
   Belki ça­kıl­dık da ha­be­ri­miz mi yok!
   NOT: Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si 32 Evler sem­tin­de sa­hi­le ikin­ci bir mavi bay­rak­lı plaj ka­zan­dır­dı. Mü­kem­mel olmuş. Emeği ge­çen­le­rin el­le­ri­ne sağ­lık... Ancak son yağmurda yol tarafı göllendi. Bunu da belirteyim! 

ÖNCE AYDINLATIN!
15 Tem­muz darbe gi­ri­şi­mi­nin şe­hit­le­ri, FETÖ kal­kış­ma­sı­nın ikin­ci yıl­dö­nü­mün­de tö­ren­ler­le anıl­dı.
Ka­ra­su’daki tören Kent­park’taydı. Ga­ze­te­ye gelen fo­toğ­raf­la­ra bak­tım, ilçe pro­to­ko­lü ve az sa­yı­da va­tan­da­şın dı­şın­da pek kim­se­ler yoktu. En önem­li­si CHP yö­ne­ti­ci­si, üyesi veya ona oy ver­miş kim­se­cik­ler alan­da yoktu.
Bunun neden böyle ol­du­ğu­nu ön­ce­lik­le CHP’ il baş­kan­la­rı­nın şehit ce­na­ze­le­ri­ne kabul edil­me­me­si şek­lin­de va­li­le­re ta­li­mat veren ve bunu da giz­le­me ge­re­ği dahi duy­ma­yan Sayın İçiş­le­ri Ba­ka­nı’na sor­ma­lı!
15 Tem­muz kal­kış­ma­sı ile il­gi­li ya­nı­tı ve­ril­me­miş yüz­ler­ce soru var.
Ör­ne­ğin, darbe ön­ce­si TV’lerde Gülen’e öv­gü­ler düzen eski savcı Reşat Petek neden Mec­lis Dar­be­yi Araş­tır­ma Ko­mis­yo­nu’na baş­kan ya­pıl­dı? Aynı şe­kil­de ko­mis­yo­nun Baş­kan Yar­dım­cı­sı­nın da Fe­töse­ver ol­du­ğu bi­li­ni­yor­du; neden o gö­re­ve ge­ti­ril­di?
Mec­lis kür­sü­sün­den “Bu çete dev­le­tin ba­şı­na iş aça­cak” diye uya­rı­lar­da bu­lu­nan mer­hum Kamer Genç’in üze­ri­ne yü­rü­yüp döv­me­ye kal­kan ik­ti­dar mil­let­ve­kil­le­ri­nin gö­rün­tü­le­ri sos­yal med­ya­da canlı şe­kil­de kar­şı­mız­da. Onlar ve Fet­hul­lah’ı Pen­sil­van­ya’daki inin­de zi­ya­ret eden mil­let­ve­kil­le­ri 24 Ha­zi­ran’da bir kez daha Mec­lis’e girdi. Neden?
15 Tem­muz bütün yön­le­riy­le ay­dın­la­tıl­ma­lı; hemen, hemen, hemen…
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 285