SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 20.06.2018

Derebeylikse budur işte!


   Karasu Belediye Başkanı`nın evine gece yarısı tüfekle bir saldırı düzenlendi. Belediye başkanları da insandır; hata yapabilir. Hizmetlerini beğenmez eleştirirsiniz. Beklentilerinizi karşılamaz, sitemde bulunursunuz… Hatta ağır suçlamalar yöneltirsiniz; o kadar. Saldırı olayı çirkin ve kabul edilemez bir girişimdir. Bunu bir kenara özenle not ediyorum.
   Şimdi olaya bir başka boyuttan bakmak istiyorum. Perşembe gününden beri yerel basında çıkan haberleri dikkatle okudum. Herkes saldırının `verilen bir sözün yerine getirilmemiş olması` gerekçesinde birlik olmuş.
   İşte ben de bu gerekçeye takıldım.
   İsterseniz önce Sakarya`da internet haberciliğinin önde giden sitesinde, Başkan`a saldırı haberinin altında yer alan bir yoruma bakalım. 
   Yorum aynen şöyle: 
   “Başkan söz vermiş de sözünde durmamış. İşte karşılıklı çıkar hesapları yüzünden Türkiye`de siyaset ileri gitmiyor. Biri oy için olmayacak sözler veriyor. Diğeri menfaat var diye oy veriyor. Belediye ne başkanın ne de o saldırıyı yapan adamın babasının malı değil. Ben Karasulu olarak, devlet memuru olmak için yırtınıyorsam, KPSS`ye hazırlanıyorsam, sen de hazırlanacaksın. Bunların yüzünden Karasu`ya gerçekten hizmet edecek adamlar işsiz kalıyor.”
   Bu yorumun altına aklıselim sahibi herkes imzasını atar.
   O nedenle diyorum ki, özellikle belediyelerde yanlış işleyen ve istismara, keyfiliğe açık; hakka ve adalete kesinlikle uymayan bir sistem var. Ne yazık ki bu sistem yıllardır tıkır tıkır işliyor!
   Belediye başkanı, sokaktan rastgele birini `git başla` talimatıyla işe alabiliyor. Bu talimatı uygulayacak yapı da hazır: “İhaleyle temizlik işini üstlenen veya Karasu`da olduğu gibi belediye bünyesinde kurulu bulunan şirketlerden herhangi biri…”
   Başkan`ın `başlatın` buyruğu, seçim öncesinde verilmiş iş vaadinin zoraki bir çözümüdür. Olayımızdaki gibi `uygun zamanda verilecek kalıcı kadronun` ilk basamağıdır. O süreç önce belediyede boşalacak kalıcı kadroya; ardından memuriyete, yani her işsizin hayalini süsleyen masa başı işine terfi etmenin başlangıç noktasıdır.
   Şimdi bir başka gerçeğe göz atalım…
   Yüzbinlerce üniversite mezunu genç, iş sahibi olabilmek için gecesini gündüzüne katarak KPSS sınavlarına hazırlanıyor. Aldığı puanın karşılığında meslek grubundaki işe, örneğin öğretmenliğe atanmayı heyecan içinde bekliyor. Bu beklentisi gerçekleşmeyen kaç genç intihar etti? 
   Keyfince belediyeye insan alan başkanlar bunların sayısını biliyor mu? 
   Ben söyleyeyim; şu ana kadar atanamadığı için yaşamına son veren öğretmen adayı sayısı 38`e ulaştı.
   Belediyelerdeki keyfi uygulamalara ve sonuçlarına bu açıdan bakmakta yarar var.
   Ak Parti İlçe Teşkilatı toplantılarında dile getirilip eleştiri konusu yapıldığını bildiğim için, bir kanıta ihtiyaç olmadan sorabilirim: 
   Karasu Belediyesi`nde herhangi bir hizmet biriminde ayak izi olmayan kaç kişi maaşa bağlanmıştır?
   Şirketlerde çalışıyor gösterilip kaç partili meclis üyesinin sigortası ödenmektedir?
   Bu rezalete son vermek yerine, hayali çalışan sayısının artırıldığı iddiası doğru mudur?
   Son söz: Ülkede derebeylik hevesle-rinin hortladığı söylenmekte… Belediye başkanları yıllardır gözümüzün önünde derebeyi gibi hareket etmiyor mu?
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 704