SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.06.2018

Dün: Yapın Bugün: Yıkın!


   Çö­züm­süz sorun yok­tur. So­ru­nu tes­pit edip çözüm yol­la­rı­nı bu­la­ma­yan viz­yon­suz ve be­ce­rik­siz yö­ne­ti­ci­ler var­dır.
   Ka­ra­su’nun yıl­lar­dır sü­rün­ce­me­de bı­ra­kı­lan bir ‘sahil par­sel­le­ri’ so­ru­nu var. Bu ko­nuy­la il­gi­li ya­zıl­mış ya­zı­la­rı bir araya top­la­sa­nız 500 say­fa­lık bir ki­ta­ba sığ­maz!
Basit bir soru 
   Bir dev­let kendi bas­tır­dı­ğı ve in­san­la­rın cüz­dan­la­rın­da veya banka mev­du­at­la­rın­da bu­lu­nan pa­ra­sı­nı ta­nı­maz­lık ede­bi­lir mi?
   Bir diğer soru:
   Dev­let, kendi ver­di­ği ta­pu­yu hiç­bir ge­rek­çe gös­ter­me­den ve be­de­li­ni öde­me­den va­tan­da­şın elin­den ala­bi­lir mi?
   Ka­ra­su’da ya­pı­lan ikin­ci­si­ne tipik bir örnektir! 
   Sa­hil­de be­le­di­ye­nin 60 yıl önce sat­tı­ğı ve dev­le­tin de tapu kes­ti­ği ar­sa­lar bu gün sa­hip­le­ri ta­ra­fın­dan kul­la­nı­la­mı­yor. Satan da ge­ri­ye al­mı­yor!
   Bu ko­nuy­la il­gi­li açıl­mış da­va­lar var. Bir mah­ke­me çıkıp ta “Yahu bu ar­sa­la­rı be­le­di­ye­ye dev­re­den dev­le­tin Ha­zi­ne­si, yani bu gün Milli Emlak diye tabir edi­len dev­le­tin ku­ru­mu. Şimdi imar izni ver­me­yen de dev­let. Öy­ley­se va­tan­daş mağ­dur edil­me­me­li ve dev­let günün ge­çer­li fi­ya­tıy­la bun­la­rı ge­ri­ye almak zo­run­da­dır” şek­lin­de bir karar ver­mi­yor.
   Bunu dile ge­ti­ren yok mu?
   Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı Milli Emlak Baş­kont­ro­lö­rü Taner Turan’ın, kıyı şe­ri­din­de ar­sa­sı bu­lu­nan bir va­tan­da­şın şi­kâ­ye­ti üze­ri­ne il­çe­ye ge­le­rek yap­tı­ğı in­ce­le­me so­nu­cun­da ha­zır­la­dı­ğı bir rapor var.
   28 Şubat 2009 ta­rih­li ra­por­da ar­sa­lar so­ru­nu ile il­gi­li ay­rın­tı­lı bilgi ve­ril­me­si­nin ar­dın­dan ‘sonuç’ bö­lü­mün­de aynen şöyle de­ni­li­yor:
   “Her ne kadar yargı ka­rar­la­rı ile ko­nu­nun, en azın­dan kıs­men, açık­lı­ğa ka­vuş­tu­ğu ileri sü­rü­le­bi­lir­se de as­lın­da kıyı mev­zu­atın­da son yargı ka­rar­la­rı doğ­rul­tu­sun­da bir dü­zen­le­me ya­pıl­ma­sı­nın ya­rar­lı ola­bi­le­ce­ği ve bunun için yeni AİHM ka­rar­la­rı­nın bek­len­me­si­ne gerek bu­lun­ma­dı­ğı…
   Bu kap­sam­da ya­pı­la­cak bir dü­zen­le­mey­le, kı­yı­da kal­dık­la­rı ge­rek­çe­siy­le ta­pu­la­rı­nın iptal edil­me­si is­te­ni­len, hu­ku­ken ge­çer­li bir şe­kil­de ka­za­nıl­mış özel mül­ki­ye­te konu ta­şın­maz­lar için, il­gi­li tapu sa­hip­le­rin­ce bir taz­mi­nat ta­le­bin­de bu­lu­nul­ma­sı­na veya taz­mi­nat da­va­sı açıl­ma­sı­na gerek ol­mak­sı­zın, müm­kün ol­du­ğun­ca ob­jek­tif esas­la­ra da­ya­lı bir taz­mi­nat veya bedel öden­me­si­nin müm­kün hale ge­ti­ri­le­bi­le­ce­ği…
   Böy­le­ce söz ko­nu­su mev­zu­at uya­rın­ca bir tapu iptal da­va­sı açıl­dı­ğın­da il­gi­li iptal ka­ra­rıy­la bir­lik­te öde­necek taz­mi­nat tu­ta­rı­nın da be­lir­len­me­si­nin sağ­la­na­bi­le­ce­ği, ancak böyle bir dü­zen­le­me­nin büt­çe­ye ge­ti­re­ce­ği muh­te­mel yükün de dü­şü­nül­me­si ge­rek­ti­ği… 
   Sonuç ve ka­na­ati­ne va­rıl­mış­tır.”
   Baş­kont­ro­lör “Ka­za­nıl­mış özel mülk­ler için taz­mi­nat ta­le­bi­ne gerek du­yul­mak­sı­zın ob­jek­tif bir bedel öden­me­li” diyor.
   Tamam, diyor da kime diyor?
   Başta sö­zü­nü et­ti­ğim viz­yon­suz yö­ne­ti­ci­le­re!
   Bu ko­nu­yu şunun için gün­de­me ge­tir­dim.
   Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si üç yıl önce sa­hi­le 17 büfe yap­tır­dı ve iha­ley­le ki­ra­la­dı.  Son­ra­dan an­la­şıl­dı ki bu bü­fe­ler ve iş­let­me­ci­ler­ce şart­na­me dı­şın­da ya­pı­lan ek­le­ri Kıyı Ka­nu­nu’na ay­kı­rı.
   Şi­kâ­yet üze­ri­ne Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­ka­nı bir ön so­ruş­tur­ma ile karşı kar­şı­ya kal­mış du­rum­da.
   Şimdi ba­kı­yo­ruz iş­let­me­le­re yazı gön­de­ril­miş: “Bü­fe­le­ri tah­li­ye edin, kal­dı­ra­ca­ğız!” de­ni­li­yor.
   İyi de bu ya­pı­la­rın kıyı şe­ri­di­ne gir­di­ği­nin yeni mi far­kı­na var­dı­nız? Kaçak ekler ya­pı­lır­ken za­bı­ta­nız ne­re­dey­di?
   Va­tan­da­şın gü­neş­le­nir­ken veya de­ni­ze gi­rer­ken ge­çir­di­ği uzun sa­at­ler­de tu­va­le­te ih­ti­ya­cı ol­du­ğu bir ger­çek… Bü­fe­ler­le bir­lik­te ya­pı­lan tu­va­let­ler ya­rar­lı bir hiz­met­ti. Şem­si­ye­si, şez­lon­gu, çayı, kah­ve­si de öyle…
   Bazı iş­let­me­ci­ler­le ko­nuş­tuk, “Ku­su­ru­muz varsa hep bir­lik­te dü­zel­te­lim, hiz­met­ler sür­sün” di­yor­lar. Yasa ve yö­net­me­lik­le­rin hoş gö­re­bi­le­ce­ği bir çö­zü­mü yok mu bu işin?
   Ola­yın bir başka bo­yu­tu daha var. Bü­fe­ler yolda ama hiz­met ve­ri­len müş­te­ri­le­rin kul­lan­dı­ğı alan­lar va­tan­da­şın ta­pu­lu malı. İşlet­me­ci­ler kira ödü­yor­sa bu para tapu sa­hip­le­ri­nin hakkı değil mi?
   Olayı ne­re­sin­den tut­sa­nız eli­niz­de ka­lı­yor.
   Ka­ra­su’da bu güne kadar sa­tı­lan Ha­zi­ne ara­zi­le­ri sa-hil ar­sa­la­rı­nın sa­hip­le­riy­le takas edil­sey­di, böyle bir so­ru­nu bu gün ko­nuş­mu­yor ola­cak­tık.
   60 yıl­dır gel­miş geç­miş be­le­di­ye baş­kan­la­rı­nın baş­la­rı­nı derde sokan sahil ar­sa­la­rı so­ru­nu­nu çö­zecek bir ba­ba­yi­ğit yok mu şu mem­le­ket­te Allah aş­kı­na!


İÇ DENETİM, NEDEN ŞİMDİ?
   Be­le­di­ye­de bir “İç De­ne­tim” me­ka­niz­ma­sı ku­rul­muş. Ba­şı­na da bir mec­lis üyesi ge­ti­ril­ecekmiş.
   Nü­fu­su çok olan il­çe­ler­de böyle bir kadro var. Ancak bizde yok!
   İç de­net­me­nin gö­re­vi be­le­di­ye bi­rim­le­ri ara­sın­da­ki ko­or­di­nas­yon başta olmak üze-re yasa, yö­net­me­lik ve diğer bazı ko­nu­lar­da Baş­kan’a yol gös­ter­mek. Bun­la­rın dı­şın­da bi­rim­le­re ve yö­ne­ti­ci­le­re her­han­gi bir ta­li­mat verme, on­lar­dan iş is­te­me gibi yet­ki­le­ri yok.
   Ka­ra­su Be­le­di­ye­si neden bir iç de­net­me­ne ih­ti­yaç duy­muş? Ve neden se­çim­le­re bir yıl­dan az bir zaman kala bu iş gün­de­me gel­miş?
   De­net­men ola­rak dü­şü­nü­len Mec­lis üye­siy­le gö­rüş­tüm. Bir­kaç yıl önce ben­zer bir görev üst­len­di­ği­ni ve ça­lış­ma­la­rı sı­ra­sın­da ger­çek­ten de bi­rim­ler ara­sın­da uyum­suz­luk­lar ol­du­ğu­nu göz­le­di­ği­ni söy­lü­yor. Bir başka tes­pit de birim amir­le­ri­nin yasa ve yö­net­me­lik­ler­den bi­ha­ber ol­du­ğu şek­lin­de.
   Bu gö­rüş­le­re hak ver­me­mek elde değil. Be­le­di­ye Mec­li­si’nin biri hariç 24 üye­si­nin Baş­kan ve bazı be­le­di­ye ça­lı­şan­la­rı ile bir­lik­te kul­la­nı­lan bir kredi ve buna bağlı ihale do­la­yı­sıy­la top­tan mah­ke­me­lik ol­ma­sı sö­zü­nü et­ti­ği­miz iş bil­mez­li­ğin en be­lir­gin ka­nı­tı değil mi?
   De­net­men ada­yı­nın ki­şi­li­ği­ne, dü­rüst­lü­ğü­ne ve bil­gi­si­ne sö­zü­müz yok.
   Ama yine de so­ru­la­rı­mız var.
   Mec­lis­çe se­çil­miş De­ne­tim Ko­mis­yo­nu’nun, de­ne­ti­min sağ­lık­lı ya­pı­la­bil­me­si için mali mü­şa­vir is­te­ği­ni ol­ma­dık ka­ta­kul­li­ler­le en­gel­le­yen Sayın Baş­kan, neden şimdi ‘İç De­net­men’e ih­ti­yaç duy­muş ola­bi­lir?
   De­net­men adayı üzü­lecek ama bazı Mec­lis üye­le­ri­nin yo­ru­mu­nu ak­ta­ra­yım: “Baş­kan Mec­lis­te kendi aley­hi­ne iş­le­yen  den­ge­yi le­hi­ne çe­vir­me ma­nev­ra­sın­da!”
   Seçilen kişinin yapısı bu niyete pek uy-gun durmuyor ama bekleyip göreceğiz!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 64