Elin oğlu ne diyor?


   24 Ha­zi­ran se­çim­le­ri, Su-ruç ve bir­kaç ilde mey­da­na gelen tat­sız olay­la­rın dı­şın­da sakin geçti. Mem­nu­ni­yet ve­ri­ci bir durum...
   Sezar`ın hakkı Sezar`a… Cum­hur­baş­kan­lı­ğı­nı ilk turda ka­za­nan Recep Tay­yip Er­do­ğan büyük bir se-çim ba­şa­rı­sı­na daha imza attı. MHP de öyle…
   Seçim so­nuç­la­rı­nı şöyle oku­yo­rum: “Seç­men, so­run­la­rın ne­de­ni ol­du­ğu ayan beyan olan bir kad­ro­ya bir kez daha so­run­la­rı çözme gö­re­vi verdi!”
   Nedir bu so­run­lar de­me­yin… Hangi bi­ri­ni sa­ya­lım?
   AKP`nin ik­ti­da­ra gel­di­ği 2002`de döviz kuru1.35 li­ray­dı, bu gün 4.60 ci­va­rın­da. Fa­iz­ler yüzde 20 sı­nı­rı­na da­yan­dı.
   Pa­zar­da bir kilo limon 10 lira, biber, pa­ta­tes, soğan 8-9 lira… Ben­zin, mazot, do­ğal­gaz fi­yat­la­rı ocak sön­dü­rür!
   Beton eko­no­mi­si du­va­ra tos­la­dı. Sa­de­ce Ka­ra­su`da elde kalan 3 binin üze­rin­de sa­tıl­ma­yı bek­le­yen ko­nut­tan söz edi­li­yor.
   Yap-İşlet-Dev­ret mo­del­li tü­nel­ler, köp­rü­ler, şehir has­ta­ne­le­ri ha­zi­ne­den tak­vi­ye­li!
   Tarım ve hay­van­cı­lık siz­le­re ömür. Dı­şa­rı­dan saman ve ta­hı­lın her cin­si­ni ithal edi­yo­ruz. 
   İnan­ma­yan Ka­ra­su Liman`ına uğ­ra­sın gör­sün. Bo­şal­tı­lan her 10 ge­mi­den 9`u buğ­day, mısır, arpa ve soya yüklü…
   Eği­tim Arap­sa­çı, üni­ver­si­te­ler bilim yu­va­sı ol­mak­tan çık­mış. Kamu ku­rum­la­rı li­ya­kat­siz kad­ro­lar­la dolu… Ada­let yer­ler­de sü­rü­nü­yor.
   Her­hal­de bütün bu tab­lo­nun so­rum­lu­su sık sık `Eko­no­mik gö­rüş­le­ri­ni­zi ken­di­ni­ze sak­la­yın` diye azar­la­nan mu­ha­le­fet değil.
   Biz bun­la­rı kendi ken­di­mi­ze tar­tı­şıp du­ru­yo­ruz. Sı­kış­tı­ğı­mız­da da `El bize ka­rış­ma­sın, bir­li­ği­mi­zi boz­ma­sın` diye ce­lal­le­ni­yo­ruz. 
   Tep­ki­miz el­bet­te doğru; ya­ban­cı­lar iç iş­le­ri­mi­ze ka­rış­ma­sın.
   Ba­kı­yo­ruz yine ka­rış­mı­yor gö­rün­tü­sü al­tın­da uya­rı­lar­da bu­lu­nu­yor­lar. 
   Çünkü o elin oğlu ül­ke­miz­de ya­tı­rım yap­mış. 
   Sa­na­yi­ci­mi­ze Ha­zi­ne ke­fa­le­ti ile do­lar­la öden­me şart­lı kredi açmış. 
   O ya­ban­cı bize füze, te­le­fon, tank, uçak ve ben­ze­ri ileri tek­no­lo­ji ürünü mal sat­mış, günü ge­lin­ce pa­ra­sı­nı ala­cak. (453 milyar $) En azın­dan  dönem fa­izi­ni öde­mek zo­run­da­yız.
   Dedik ya, el de­di­ği­nin ağ-zı torba değil ki bü­ze­sin. 
   25 Ha­zi­ran Pa­zar­te­si günü eko­no­mi­de­ki son da­ki­ka ge­liş­me­ler, pi­ya­sa­lar­da son durum ve fi­nans dün­ya­sıy­la il­gi­li ha­ber­le­re yer veren Blo­om­berg isim­li ka­nal­da seçim de­ğer­len­dir­me­si ya­pı­lı­yor… 
   Ar­ka­daş­lar­la kulak ka­bart­tık. Lond­ra`daki fi­nans mer­ke­zin­den önem­li bir ileri gelen  `el` ko­nu­şu­yor.
   “Biz se­çim­le­rin ikin­ci tura ka­la­ca­ğı­nı sa­nı­yor­duk. Sayın Er­do­ğan ilk turda ka­zan­dı. Şimdi eko­no­mi kad­ro­su­nun kim­ler­den olu­şa­ca­ğı­nı bek­li­yo­ruz. Biz bir güven or­ta­mı oluş­ma­sı­nı is­te­riz. Sayın Er­do­ğan eko­no­mi­nin ba­şı­na ge­ti­re­ce­ği ki­şi­le­rin işine mü­da­ha­le edecek mi et­me­yecek mi? Bunu gö­re­ce­ğiz ve yol ha­ri­ta­mı­zı buna göre be­lir­le­ye­ce­ğiz.”
   Ya­ban­cı uz­ma­nın açık­la­ma­sı bu kadar! 
   Elin oğlu ora­sın­dan bu­ra­sın­dan do­la­nıp sub­li­mi­nal me­saj­lar ver­mi­yor. Böyle ya­pa­cak olsa say­fa­lar do­lu­su ma­ka­le yazar veya sa­lo­nu dol­du­ran Türk mu­ha­tap­la­rı­na sa­at­ler­ce kon­fe­rans verir.
   Öyle yap­mı­yor; bir pa­rag­raf­lık açık­la­may­la der­di­ni an­la­tı­yor.
   Onun da an­la­ya­bil­di­ği­miz özeti şu: 
   “Mu­ha­ta­bı­mız eko­no­mi yö­ne­ti­mi­niz mi ola­cak, yoksa te­pe­si at­tı­ğın­da `eyyy` diye baş­la­yan söy­lev­ler­le her­ke­se ayar çek­me­ye so­yu­nan baş­ka­nı­nız mı?” diye so­ru­yor.
   Bizim gibi düşünenleri ve endişelerini yazıya döken-leri el oğlu kategorisine so-kabilirsiniz. Kimse elinizi kolunuzu bağlamıyor. Çün-kü güç sizde. Pardon, ger-çekten sizde mi?


TAZE ÖRNEK
   Ko­nu­yu de­ğiş­ti­rip baş­kan­lık sis­te­miy­le yö­ne­ti­len Ve­ne­zu­ela`da ya­şa­nan­la­ra ba­ka­lım mı?
   15 yıl önce Güney Ame­ri­ka`nın en mü­ref­feh iki ül­ke­sin­den biri olan Ve­ne­zu­ela, dün­ya­nın en zen­gin pet­rol ya­tak­la­rı­na sahip. 
   Hugo Cha­vez`le baş­la­yan ve Ma­du­ro ile devam eden baş­kan­lık sü­re­cin­de ül­ke­de dev­le­ti dev­let, hu­ku­ku hukuk ve eko­no­mi­yi eko­no­mi ol­mak­tan çı­ka­ran adım­lar gör­mez­den ge­lin­di.
   2015 yı­lın­da yüzde 112 olan enf­las­yon 2018 Ha­zi­ran ayı iti­ba­rı ile yüzde 25 bin… 
   İşyer­le­ri, okul­lar, has­ta­ne­ler birer birer ka­pa­nı­yor. 
   Komşu ül­ke­le­re kit­le­sel kaçış ön­le­ne­mi­yor. 
   Yö­ne­tim, pet­rol­den elde edi­len az mik­tar­da­ki pa­ra­yı, yasa dışı şe­kil­de, re­ji­mi ayak­ta tutan sadık des­tek­çi­le­ri­ne ve sa­yı­sı bin­le­re ula­şan ge­ne­ral­le­re ak­ta­ra­rak ayak­ta kal­ma­ya ça­lı­şı­yor.
   `Ül­ke­de her şey ha­ri­ka… Bu ha­ber­ler hep em­per­ya­list med­ya­nın ka­ra­la­ma kam­pan­ya­sı` şek­lin­de bir pro­pa­gan­da ma­ki­ne­si sü­rek­li fa­ali­yet­te! 
   2016 so­nun­da 1 dolar ül­ke­nin para bi­ri­mi olan 1 bo­li­va­ra eşit­ti, şimdi 1 dolar 1 mil­yon bo­li­var. As­ga­ri üc­ret­li 8 saat ça­lı­şa­rak ka­zan­dı­ğı pa­ray­la tek bir tane yu­mur­ta bile ala­mı­yor. Ekmek almak için bile sırt çan­ta­sıy­la para taşır hale ge­lin­di. 
   Hır­sız­lık, gasp, yağma ve si­lah­lı şid­det pat­la­mış du­rum­da. Dün­ya­da­ki en yük­sek ci­na­yet oranı bu­ra­da…     Aç­lı­ğa karşı öne­ri­len çözüm kuş av­la­mak ya da dev­let baş­ka­nı­nın baş­lat­tı­ğı kam­pan­ya­da ol­du­ğu gibi tav­şan av­la­mak veya ye­tiş­tir­mek…
   Uzun­ca bir sü­re­dir çift­çi ürün ye­tiş­tir­mi­yor, sa­na­yi­ci mal üret­mi­yor. İğne­den ip­li­ğe her şey dı­şa­rı­dan ithal edi­li­yor.
   Eko­no­mik çö­küş­le bir­lik­te oto­ri­ter­lik de­rin­leş­ti. Ya­sa­ma, yü­rüt­me ve yargı tek ki­şi­ye bağlı. 
   Aka­de­mik yaşam can çe­ki­şi­yor. Eği­tim­li genç­ler ile aka­de­mis­yen­ler, ye­tiş­miş uz­man­lar, öğ­ret­men­ler, sa­nat­çı­lar kit­le­sel şe­kil­de ül­ke­yi terk edi­yor.
   Mayıs ayın­da ya­pı­lan, mu­ha­le­fe­tin boy­kot et­ti­ği ve ka­tı­lı­mın resmi açık­la­ma­ya göre yüzde 45, mu­ha­le­fe­te göre yüzde 30 ol­du­ğu bir seçim so­nu­cun­da aynı kişi dev­let baş­kan­lı­ğı­na bir kez daha se­çil­di. Üs­te­lik 19 yıl­dır kendi ik­ti­da­rın­da­ki ül­ke­nin mev­cut tab­lo­sun­da `ken­di­si dı­şın­da her­ke­sin suçu ol­du­ğu­nu ve ken­di­si­nin dü­zel­te­ce­ği­ni` iddia ede­rek… 
   Keyfi ve oto­ri­ter tek adam yö­ne­ti­mi mo­dern dev­let­ler ta­ri­hin­de de­fa­lar­ca de­nen­di. O ül­ke­ler­de halk hep `bizim şart­la­rı­mız, bizim da­va­mız ve bizim li­de­ri­miz fark­lı` di­ye­rek tek ki­şi­ye des­tek verdi. Tümü de pe­ri­şan oldu.
   Bütün bun­lar bir şey­ler anım­sat­mı­yor­sa siz en iyisi birer kuş tü­fe­ği edi­nin, veya tavşan besle-mek için hazırlık yapın!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 444