• Ana Sayfa
  • »
  • Eltisigile giden Giresunlu teyze

Eltisigile giden Giresunlu teyze


   ‘Ön­ce­lik Ha­ya­tın, Ön­ce­lik Ya­ya­nın’ far­kın­da­lık ey­le­mi ses ge­tir­di mi? 
   2 Ekim günü İnönü İlko­ku­lu gi­ri­şi önün­de­ki et­kin­li­ği uzak­tan iz­le­dim. Bir polis me­mu­ru yaya ge­çi­din­de araç­la­rı dur­du­rup ey­lem­le il­gi­li açık­la­yı­cı bilgi ve­ri­yor ar­dın­dan bro­şür da­ğı­tı­yor­du. Sü­rü­cü­le­rin yü­zün­de bir şaş­kın­lık ifa­de­si vardı. 
   Dü­şün­düm; acaba aracı dur­du­ran polis ye­ri­ne ör­ne­ğin ak­ti­vi­te­ye ka­tı­lan bir öğ­ren­ci veya veli ol­say­dı sü­rü­cü­nün tep­ki­si ne olur­du?
   An­la­tı­lan­la­rı ne­za­ket­le din­ler miydi, yoksa ‘Ne ya­ya­sı, ne bro­şü­rü be… Bakın işi­ni­ze’ deyip gaza mı yük­le­nir­di?
   Ya­ya­la­ra ön­ce­lik ver­mek bir in­san­lık gö­re­vi. Ben yıl­lar­dan beri bunu yap­ma­ya özen gös­te­ri­yo­rum. Ör­ne­ğin Plaj Cad­de­si’nde ara­cı­nız­la sey­re­di­yor­su­nuz. Kal­dı­rım­da kar­şı­ya geç­me­ye ha­zır­la­nan va­tan­daş­la­rı gör­dü­nüz. Yaya, ya­ğış­lı ha­va­da ku­ca­ğın­da ço­cu­ğu olan bir anne veya pazar alış­ve­ri­şi­ni yap­mış dolu po­şet­le­ri ta­şı­yan yaşlı bir teyze ola­bi­lir. Durup geç­me­le­ri­ni işa­ret edi­yor­su­nuz. O an ya­ya­la­rın yüz­le­rin­de bir te­bes­süm be­li­ri­yor. O mem­nu­ni­yet ifa­de­si size ye­ti­yor. 
   Ancak bu dav­ra­nı­şı­nız risk­ler ta­şı­yor. Ya­ya­la­ra yol ve­re­ce­ği­ni­zi hesap ede­me­yen bir başka sü­rü­cü hız kes­me­den sol şe­rit­ten yo­lu­na devam edi­yor­sa kaza riski yük­sek de­mek­tir. İyilik ya­pa­yım der­ken bir çuval in­ci­ri ber­bat etmek gibi bir durum yani…
   Kent­li­lik kül­tü­rü­nün otur­ma­dı­ğı top­lum­lar­da böy­le­si­ne in­sa­ni ey­lem­le­ri hoş kar­şı­la­yan­lar ol­du­ğu gibi dudak büküp ‘Her sorun bitti de sıra ya­ya­la­ra ön­ce­li­ğe mi kaldı” diye dü­şü­nen­le­rin de bu­lun­du­ğu­na ve bun­la­rın büyük bir ço­ğun­lu­ğu oluş­tur­duk­la­rı­na emi­nim. 
   Ka­ra­su’da tra­fik so­ru­nu­nun çö­zü­mü yok gibi… Hep yi­ne­li­yo­rum. Plan­la­ma­yı ya­pı­laş­ma­dan sonra ya­par­sa­nız şan­sı­nız olmaz. Beş yılım Ka­ra­su Be­le­di­ye­si’nde geçti. Halen uy­gu­lan­mak­ta olan imar plan­la­rı­nın ya­pıl­dı­ğı dö­nem­dir bu… O gün bu gün­dür, yolda kaldı diye bir ya­pı­nın kal­dı­rıl­dı­ğı­na şahit ol­ma­dım. Belki tek tük var­dır ama on­la­ra da konut ve ar­sa­la­rın­dan kat be kat fazla yer ve­ril­miş­tir.
   Tra­fik­te gün­cel bir sorun daha var ki kimse teh­li­ke­nin far­kın­da değil. 
   Özel­lik­le tek yönlü cad­de­ler­de elekt­rik­li mo­to­sik­let­ler kural ta­nı­mı­yor. Di­ye­lim ki be­le­di­ye önün­den Kent­park’a ge­çe­cek­si­niz. Doğal ola­rak ba­tı­dan gel­me­si muh­te­mel araç­la­rı kol­la­mak du­ru­mun­da­sı­nız.  Çünkü do­ğu­dan araç ge­li­şi yok. Siz öyle zan­ne­din. Yolu ser­best görüp kal­dı­rım­dan aşa­ğı­ya adı­mı­nı­zı at­tı­ğı­nız anda do-ğu yö­nün­den gelen bir mo­to­sik­le­tin al­tın­da kalma şans­sız­lı­ğı­nız yük­sek­tir. Bu elekt­rik­le ça­lı­şan me­ret­ler ses de yap­mı­yor ki du­ya­sı­nız!
   Mo­to­sik­let tra­fik aracı mıdır? 
   Pla­ka­sı, ruh­sa­tı ve sü­rü­cü­sü­ne eh­li­ye­ti zo­run­lu ol­du­ğu­na göre öyle ol­ma­sı ge­re­kir. O halde bir tra­fik ara­cı­nın ku­ral­la­rı ihlal edip ters yönde sey­ret­me­si­ni nasıl izah ede­bi­lir­si­niz? 
   Bun­lar ge­nel­de ev ile iş yer­le­ri­ne ser­vis yapan ke­bap­çı ve ben­ze­ri es­na­fa ait araç­lar. Po­li­si, za­bı­ta­sı teh­li­ke­nin far­kın­da değil mi? Bu güne kadar ters yönde giden bir sü­rü­cü­nün gö­rev­li me­mur­lar veya va­tan­daş ta­ra­fın­dan uya­rıl­dı­ğı­na şahit ol­ma­dım. 
   Peki, ya­ya­lar geçiş ku­ral­la­rına uyu­yor mu?
   Fıkra ta­dın­da­ki ya­şan­mış bir olay­la nok­ta­la­ya­yım.
   Gi­re­sun­lu­la­rın yoğun ola­rak ya­şa­dı­ğı İstan­bul Zey­tin­bur­nu’nda tra­fik ışık­la­rı­nın bu­lun­du­ğu yaya ge­çi­di­ne gelen yaşlı bir kadın kır­mı­zı­ya al­dır­ma­dan ve sa­ğı­na so­lu­na hiç bak­ma­dan araç tra­fi­ği­nin vızır vızır sey­ret­ti­ği yola inip yü­rü­me­ye baş­la­mış. Du­ru­mu gören tra­fik po­li­si biraz da ironi ya­pa­rak ka­dı­na ses­len­miş:
   “-Tey­ze hay­ro­la, böyle se­lam­sız sa­bah­sız ne­re­ye?”
   Kadın yö­re­sel şi­ve­siy­le anın­da ya­nı­tı ya­pış­tır­mış:
   “-El­tim­gi­le gi­di­yim. Go­ca­mın ha­be­ri var, sana mı so­ra­ca­adım yani!”

Kaynarca Karasu’yu nasıl solladı?
   Ka­ra­su 62 bin nü­fus­lu bir ilçe. Kay­nar­ca’nın nü­fu­su üçte bi­ri­miz­den biraz fazla, yani 24 bin… 
   İki il­çe­yi eko­no­mik ve sos­yal an­lam­da kar­şı­laş­tır­dı­ğı­nız­da ara­la­rın­da bur uçu­rum ol­du­ğu gö­rü­lür.
   Kay­nar­ca’da in­şa­at, ma­hal­li ih­ti­yaç­la­rı kar­şı­la­ya­cak dü­zey­de. Ka­ra­su’da ise in­şa­at sek­tö­rü eko­no­mik ha­re­ke­tin lo­ko­mo­ti­fi…
   Fın­dık­ta yıl­lık re­kol­te kar­şı­laş­tır­ma­sı yap­ma­ya hiç gerek yok. Çünkü arada Ka­ra­su le­hi­ne bir büyük fark söz ko­nu­su…
   Sa­na­yi ya­tı­rım­la­rın­da durum aynı.
   Tu­rizm­de de Karasu Kaynarca’yı fersah fersah geçmiş durumda.
   Ka­ra­su Mes­lek Yük­se­ko­ku­lu Kasım 2000’de ku­rul­du. 
   Kay­nar­ca MYO’nun ku­rul­ma ka­ra­rı Mayıs 2007’de alın­dı. Ara­mız­da 7 yaş fark var.
   Her iki okul yeni ku­ru­lan ili­mi­zin ikin­ci üni­ver­si­te­si Sa­kar­ya Uy­gu­la­ma­lı Bi­lim­ler Üni­ver­si­te­si’ne bağ­lan­dı.
   Yeni üni­ver­si­te­nin öğ­ren­ci sa­yı­sı, bina du­ru­mu el­ve­riş­li MYO’ları fa­kül­te­ye dö­nüş­tür­me pro­je­si var.
Bu çer­çe­ve­de Kay­nar­ca MYO ve Kay­nar­ca Uy­gu­la­ma­lı Bi­lim­ler Yük­sek Okul­la­rı fa­kül­te­ye dö­nüş­tü­rül­dü. Ka­ra­su ise sı­ra­nın ken­di­si­ne gel­me­si­ni bek­li­yor. Muh­te­me­len ve bir aksilik olmazsa önü­müz­de­ki yıl açı­la­cak.
   İki ilçe ara­sın­da ne­re­dey­se uçu­ru­ma varan bu fark­la­ra rağ­men Kay­nar­ca fa­kül­te açma ko­nu­sun­da önü­mü­ze nasıl ge­çe­bil­di?
   Sey­fet­tin Selim’i gü­re­şe ilgi duyan Ka­ra­su­lu­lar mut­la­ka tanır. 
   Bir işa­da­mı ve yıl­lar­dır Kırk­pı­nar Güreş Ağa­la­ğı’nı kim­se­ye kap­tır­mı­yor. Selim aynı za­man­da ha­yır­se­ver­li­ği ile bi­li­ni­yor. Kay­nar­ca’da şimdi fa­kül­te­ye tah­sis edi­len bi­na­la­rın tü­mü­nü Sey­fet­tin Selim yap­tı­rıp Sa­kar­ya Üni­ver­si­te­si’ne ba­ğış­la­mış. Yet­me­miş bir de öğ­ren­ci yurdu dikmiş.
   Ka­ra­su’da MYO bi­na­sı hal­kın des­te­ği ile ya­pıl­dı. İşa­dam­la­rı­mı­zın kat­kı­la­rı el­bet­te tak­di­re değer. Ama fa­kül­te açı­lı­şın­da Kay­nar­ca’nın ge­ri­sin­de kal­dık.
   İşa­da­mı Sey­fet­tin Selim bir de yük­se­köğ­re­nim öğ­ren­ci yurdu yap­tır­dı demiştim. Ka­ra­su, dev­le­tin dik­ti­ği iki öğ­ren­ci yur­du­nun ka­pa­tıl­ma­sı­na se­yir­ci kaldı, iyi mi? Neyse ki yan­lış­tan dö­nül­dü.
   Ne der­si­niz; Ka­ra­su ile Kay­nar­ca’yı bir kez daha kar­şı­laş­tı­ra­lım mı?
   Kal­sın mı de­di­niz? Peki, öyle olsun!

Sarı ezber bozuyor da ‘ama’sı var!
   Be­le­di­ye Baş­ka­nı İshak Sarı ezber bo­zu­yor. Ancak iki ta­raf­lı...
   Nasıl ol­du­ğu­nu an­la­ta­yım.
   Pa­zar­te­si günlü mec­lis top­lan­tı­sı­nın ba­şın­da sı­ra­la­rı do­la­şa­rak tüm üye­le­rin el­le­ri­ni sık­ma­sı iyi bir jest­ti. Ka­ra­su pek böyle şey­le­re alı­şık değil. O ne­den­le ola­cak mu­ha­bir­ler bile kare al­mak­ta bir hayli ge­cik­ti. Be­le­di­ye ba­sı­nı bile do­ğaç­la­ma ge­li­şen du­ru­ma geç uyum sağ­la­dı.
   İtti­fak or­ta­ğı MHP’ye en­cü­men üye­lik­le­rin­den bi­ri­ni ver­me­si kendi fikri midir yoksa par­ti­si­nin ıs­ra­rı mıdır, bi­le­mem. Öyle veya böyle, akıl­lı bir po­li­tik ma­nev­ra ol­du­ğu açık. Çünkü ilk mec­lis­te MHP’nin ta­le­bi Baş­kan Sarı ta­ra­fın­dan “O kadar ace­le­ye gerek yok” di­ye­rek geri çev­ril­miş­ti. 
   Ge­le­lim ezber boz­ma­nın tura yü­zü­ne... Baş­kan Sarı eleş­ti­ri­le­re pek ta­ham­mül­lü değil. Ko­nuş­ma­cı­la­rın sözü ara­sı­na ina­dı­na ku­rul­muş cüm­le­ler­le gir­me­si şık olmuyor. Meh­met Ça­tal­baş’a bunu yap­ma­sı­na hiç gerek yoktu. Gö­rül­dü­ğü ka­da­rıy­la mec­lis­te grup­lar ara­sın­da bir yu­mu­şa­ma sağ­lan­mış. Bunu han­çer­le­me­nin alemi yok!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 58