Et, süt ve tezek`


   Par­ti­ler arası it­ti­fak pa­zar­lık­la­rıy­la, aday be­lir­le­me yön­tem­le­riy­le, parti genel mer­kez­le­ri­nin ve li­der­le­rin de­di­ğim dedik türü ba­ba­lan­ma­la­rıy­la si­ya­sal ta­ri­hi­mi­ze ka­zı­na­cak en­te­re­san bir seçim sü­re­cin­den ge­çi­yo­ruz.
   Kuş­ku­suz so­nuç­la­rı da en­te­re­san ola­cak. 
   Dik­kat edin, parti genel mer­kez­le­rin­de gö­rev­li TV mu­ha­bir­le­ri­nin di­li­mi­ze ka­zan­dır­dı­ğı ve ya­nıl­ma pa­yı­nı da için­de ba­rın­dı­ran ‘söy­le­ye­bi­li­riz’ türü bir söz­cük kul­lan­mı­yo­rum. İddi­alı bir şe­kil­de ‘ola­cak’ di­yo­rum.
   Bü­yük­şe­hir’den baş­la­ya­yım.
   AKP, baş­vu­ran aday aday­la­rı ara­sın­dan değil dı­şa­rı­dan bir isim­de karar kıldı. Bana par­ti­nin tek ve mut­lak se­çi­ci­si, Ekrem Yüce’yi çok­tan lis­te­nin ba­şı­na yaz­mış­tı. İsten­sey­di ken­di­si­ne el al­tın­dan gön­de­ri­lecek bir işa­ret­le aday aday­lı­ğı baş­vu­ru­su yap­ma­sı sağ­la­ya­bi­lir­di.  Ya­pıl­ma­dı; çünkü Bu ta­ba­na ‘Ben ne der­sem o olur’ me­sa­jı ve­ril­me­liy­di.
   Do­la­yı­sıy­la AKP, aday se­çi­min­de ya­ra­tı­lan kır­gın­lık yü­zün­den  2014 se­çim­le­rin­de ya­ka­la­dı­ğı yüzde 58’lik oy ora­nı­na ula­şa­maz. Her şey­den önce Bal­kan göç­men­le­ri­nin oy­la­rı ga­ran­ti değil!    Ekrem Yüce’nin en büyük şansı Mil­let İtti­fa­kı’nın Ali Dünya’yı aday­lı­ğa ikna ede­me­me­si­dir.
   Cum­hur ve Mil­let İtti­fak­la­rın­da en büyük ra­hat­sız­lık il­çe­ler­de. Küçük or­tak­lar MHP ve İYİ Parti’nin ta­ban­la­rı aday­lar­dan mem­nun değil. 
   Ben Ka­ra­su öze­lin­de­ki du­ru­mu gö­rü­yo­rum. Bak­ma­yın siz kar­şı­lık­lı zi­ya­ret­ler­de AKP Adayı’nın kurt başı, MHP İlçe Baş­ka­nı’nın Rabia işa­re­tiy­le poz ver­me­le­ri­ne. MHP seç­me­ni, or­ta­ğı AKP’nin ada­yı­na ol­duk­ça me­sa­fe­li… Aynı şe­kil­de İYİ  Parti seç­me­ni­nin de CHP ada­yı­na tam des­tek ve­re­ce­ği kuş­ku­lu.
   Diğer ta­raf­tan AKP’de bir kez daha aday­lık şansı bu­la­ma­yan Be­le­di­ye Baş­ka­nı Meh­met İspi­roğ­lu muh­te­me­len BBP’den ya­rı­şa gi­recek. İspi­roğ­lu AKP’nin 2014’teki yüzde 57’lik oy ora­nı­nı çok aşa­ğı­la­ra çeker. 
   Bu ne­den­ler­le di­yo­rum ki, te­pe­den inme ka­rar­lar­la uy­gu­la­nan it­ti­fak­la­rın seç­men­ler­de ya­rat­tı­ğı mem­nu­ni­yet­siz­lik san­dı­ğa mut­la­ka yan­sır. Yani, AKP 31 Mart’ta Ka­ra­su’da se­çi­min kesin fa­vo­ri­si ol­mak­tan uzak­tır.
   Türk­çe­de kar­şı­lık­lı gü­ve­nin kal­ma­ma­sı du­ru­mu­nu an­la­tan ‘Kimin eli kimin ce­bin­de belli değil’ şek­lin­de bir söz var. İtti­fak­la­rın seçim or­ta­mı­nı ge­tir­di­ği yer tam da bu­ra­sı­dır ve si­ya­sal eti­ğin ru­hu­na Fa­ti­ha oku­ma­nın sı­ra­sı­dır!
   Ör­nek­le­ri say say bit­mez.
   Se­çi­me ken­di­ni ha­zır­la­yan id­di­alı MHP aday­la­rı par­ti­le­ri­ni terk edip BBP’den ya­rı­şa ka­tı­lı­yor. MHP eski mil­let­ve­ki­li Zihni Açba ‘Cum­hur İtti­fa­kı aday­la­rı­na oy ver­me­ye­ce­ğim’ diyor. MHP Sam­sun Mil­let­ve­ki­li Erhan Usta ‘Cum­hur İtti­fa­kı’nın var­lı­ğı ile de­va­mı­nı ze­de­le­yi­ci beyan ve açık­la­ma­la­rı’ ge­rek­çe gös­te­ri­le­rek par­ti­den ih-raç edi­li­yor. Uzun yıl­lar MHP Ka­ra­su ilçe yö­ne­ti­ci­li­ği yap­mış bir si­ya­set­çi be­le­di­ye mec­li­si lis­te­si­nin son sı­ra­sı­na aday ol­du­ğu­nu açık­la­ya­rak par­ti­si­nin se­çim­de baş­kan adayı çı­kar­ma­ma­sı­na olan tep­ki­si­ni bu şe­kil­de dile ge­tir­me ih­ti­ya­cı his­se­di­yor.
   Diğer ta­raf­tan Mil­let İtti­fa­kı’nın küçük or­ta­ğı İYİ Parti, CHP ile va­rı­lan mu­ta­ba­ka­ta rağ­men AKP’nin Be­le­di­ye Baş­ka­nı’nı aday ya­pa­bil­mek adına sos­yal med­ya­yı bir­bi­ri­ne kat­mak­tan çe­kin­mi­yor.
   Bütün bun­lar sağ­lık­lı ge­liş­me­ler de-ğil. Se­çi­mi ne pa­ha­sı­na olur­sa olsun ka­zan­mak adına si­ya­set eti­ği­nin pas­pas gibi çiğ­nen­me­si­ne hoş­gö­rüy­le bak­mak, bence si­ya­se­tin kan­se­re ya­ka­lan­dı­ğı­nın be­lir­ti­si­dir.
   Ka­ra­su’da se­çi­m ya­rı­şı­nı kim ka­za­nır?
   Bence AKP, CHP ve BBP aday­la­rı­nın şans­la­rı eşit­tir. Sa­adet Par­ti­si de kendi kla­sik oyunu alır.
   Asıl önem­li­si san­dık­tan çı­ka­cak adayı bek­le­yen du­rum­dur. 
   Özet­le­ye­yim: Or­ta­da et ve süt yok. Sa­de­ce 10 yılda bi­rik­ti­ril­miş ve te­miz­len­me­si ge­re­ken tezek, yani borç var. Onu da bi­rik­ti­ren mi te­miz­le­yecek yoksa yeni he­ves­li­ler mi? Seç­men buna karar ve­recek.


Bildiğinizi yapın ama ağlamayın!
   Par­ti­le­rin tek çıkış yolu var. Si­ya­sal Par­ti­ler Ya­sa­sı’nı de­ğiş­ti­re­cek­si­niz. Yeni ya­sa­ya ‘ön seçim şartı’ ko­ya­cak­sı­nız. İlla genel baş­kan kon­ten­ja­nı di­yor­sa­nız yüzde 5’te karar kı­la­cak­sı­nız. Ön se­çi­mi de de­le­ge­ler­le değil, par­ti­ye ka­yıt­lı ve par­ti­ye olan gö­rev­le­ri­ni ye­ri­ne ge­ti­ren (aidat ödeme ve be­lir­li sa­yı­da parti top­lan­tı­sın­da bu­lun­ma gibi) üye­le­rin ka­tı­lı­mıy­la ya­pa­cak­sı­nız.
   Eğer böyle olur­sa, yerel ve genel seçim ön­ce­sin­de mil­let­ve­ki­li veya be­le­di­ye baş­kan adayı ola­ma­dım ge­rek­çe­siy­le kimse par­ti­niz­den is­ti­fa etmez. Bir par­ti­den hâkim gö­ze­ti­min­de ön se­çi­me ka­tı­lan­lar o se­çim­de bir başka par­ti­den aday ola­maz­lar mad­de­si­ni de ya­sa­ya koy­du­nuz mu, bu gün ya­şan­dı­ğı gibi fırıl fırıl fark­lı par­ti­le­rin ka­pı­la­rı­nı aşın­dı­ran si­ya­sal ahlâk yok­su­nu be­zir­gân­la­rın da önünü kes­miş olur­su­nuz.
   Par­ti­ler bunu yap­maz­sa, ya ör­güt­ler ik­ti­dar par­ti­si ile or­ta­ğı par­ti­de ol­du­ğu gibi li­der­le­rin par­ma­ğı ucun­da beş­lik simit gibi sal­la­nır… Ya da ana mu­ha­le­fet­te ol­du­ğu gibi parti ör­güt­le­ri ve ken­di­le­ri­ni vaz­ge­çil­mez sanan ka­şar­lan­mış be­le­di­ye baş­ka­nı ile mil­let­ve­kil­le­ri, parti li­de­ri­ni par­ma­ğı­nın ucun­da beş­lik simit mi­sa­li ıslık çala çala çe­vi­rir durur!
   Siz inat edin ve bu içe­rik­te bir Si­ya­sal Par­ti­ler Ya­sa­sı’nı çı­kar­ma­yın. Sonra da benim gibi ‘Ne ha­li­niz varsa görün’ di­yen­lere kızıp bağırın çağırın.
   Rahatlarsınız!


KABAHAT KİMİN?
   Si­ya­set­te­ki bu kir­len­me­nin so­rum­lu­su kim?
   Parti li­der­le­ri mi?
   İl-İlçe yö­ne­ti­ci­le­ri mi?
   Mil­let­ve­kil­le­ri mi?
   Kol­tu­ğa ya­pı­şıp ay­rıl­mak is­te­me­yen se­çil­miş­ler mi?
   Bun­lar­dan biri veya tümü mü?
   So­ru­yu ters­ten so­ra­yım:
   Li­de­ri zir­ve­ye kim ta­şı­yor?
   İl-il­çe yö­ne­tim­le­ri­ni, mil­let­ve­kil­le­ri­ni, be­le­di­ye baş­kan­la­rı­nı kim seçti?
   Bir soru daha:
   Se­çi­lir­ken par­ti­si­ni yü­cel­ten, aday ya­pıl­ma­dı­ğın­da yerin di­bi­ne ba­tı­ran si­ya­set­çi bu ce­sa­re­ti kim­den alı­yor der­si­niz?
   Onun her türlü iha­ne­ti­ni gör­mez­den gelip ina­dı­na alkış tu­tan­lar­dan değil mi?
   Ka­ba­ha­tin çoğu senin be kar­de­şim, senin!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 364