• Ana Sayfa
  • »
  • Fındığın kaymağını kimler yiyor?

Fındığın kaymağını kimler yiyor?


   4 Eylül 2019’da Top­rak Mah­sul­le­ri Ofisi’nce (TMO) Ana­do­lu Ajan­sı ta­ra­fın­dan ser­vis edi­len bir açık­la­ma var. Aynen şöyle:    
   ‘TMO ta­ra­fın­dan fın­dık alım­la­rın­da kota uy­gu­la­ma­sı söz ko­nu­su de­ğil­dir. Ko­nu­ya iliş­kin son za­man­lar­da çıkan ha­ber­ler ger­çek­le­ri yan­sıt­mı­yor.’
   Ara­dan üç gün ge­çi­yor. 7 Eylül 2019’da TMO Genel Mü­dü­rü Ka­ra­su’da ku­ru­mun fın­dık al­dı­ğı de­po­da in­ce­le­me­ler­de bu­lu­nu­yor. Bu sı­ra­da bir va­tan­daş (adı bende saklı) iki çuval fın­dı­ğı­nın ko­ta­yı aş­tı­ğı ge­rek­çe­siy­le iade­si üze­ri­ne Genel Müdür’e ‘idare edin’ ri­ca­sın­da bu­lu­nu­yor. Genel Müdür sis­te­min bunu kabul et­me­ye­ce­ği­ni be­lir­tip is­te­ği geri çe­vir­se de ısrar üze­ri­ne ‘alın bari’ diye ekibe ta­li­mat ve­ri­yor.
   Ne var ki mer­ke­zi sis­tem girişi kabul et­mi­yor. Genel Müdür’ün is­te­ği­ni ye­ri­ne ge­tir­me­mek de ayrı bir sı­kın­tı. Mer­kez­le ir­ti­bat ku­ru­lup ge­çi­ci bir ayar­la­may­la ta­li­mat ye­ri­ne ge­ti­ri­li­yor.
   Ka­ra­su’da çoğu fın­dık üre­ti­ci­si TMO’nun kota uy­gu­la­yıp uy­gu­la­ma­dı­ğın­dan ha­ber­siz. Kimi ‘kota var’, der­ken ki­mi­si ‘yok’ diyor.  Var di­yen­le­rin kota mik­ta­rı hak­kın­da­ki bil­gi­le­ri de bir­bi­ri­ni tut­mu­yor. Dönüm başı 100 kg diyen de var 130 veya 180 kg diyen de…
   Bu bilinmezlik bir­kaç ne­den­den kay­nak­la­nı­yor.
   Bi­rin­ci­si, TMO’nun (veya onu dev­re­ye so­kan­la­rın) pi­ya­sa­yı yük­sek tutma adına iş­tah­lı bir alım po­li­ti­ka­sı yok. ‘Dost­lar alış­ve­riş­te gör­sün, ze­va­hir kur­tul­sun’ he­sa­bı…
   Bu tutum ilan edi­len fın­dık alım öl­çüt­le­ri, sıra alımı ve öde­me­le­rin geç ya­pıl­ma­sı gibi ta­vır­lar­la ken­di­ni gös­te­ri­yor. Ör­ne­ğin, tüc­car nem ora­nı­na bak­ma­yıp ürünü ye­rin­de tar­tıp alır­ken, TMO nem sı­nı­rı yarım birim geçen fın­dı­ğın sahibini ‘ku­rut­ta gel ko­mu­tuy­la’ depo ka­pı­sın­dangeri çe­vi­ri­yor.
   Hak­sız­lık yap­ma­mak adına şu kota me­se­le­si­ne bir pa­ran­tez da-ha ayı­ra­lım.
   TMO ko­ta­sı­nın bir man­tı­ğı var. Ta­pu­lu fın­dık bah­çe­le­ri­nin mik­ta­rı, böl­ge­le­re göre verim ve ran­dı­man or­ta­la­ma­la­rı bil­gi­le­ri de­ğer­len­di­ri­lip dönüm başı bir mik­tar be­lir­len­miş. Bu da 180 kg. TMO, “Kota ol­ma­dı­ğın­da üre­ti­ci­den fın­dı­ğı ucuza alan tüc­car bunu bize ge­ti­rip yük­sek fi­yat­tan sat­ma­ya kal­kı­yor” diyor. Geç­miş­te ör­nek­ler var. Tüc­car bir baş­ka­sı­nın ÇKS bel­ge­si ve tapu kay­dıy­la bunu yap­mış.
   O veya bu… TMO’nun ko­ta­sı pi­ya­sa­nın düş­me­si­ne yol açan et­ken­ler­den biri.
   Bu yıl re­kol­te 650 bin ton ci­va­rın­da. 
   Bunun alı­cı­la­rı belli... 
   Pi­ya­sa­dan top­la­yan manav tüc­car­la­rı belli... 
   Büyük tüc­ca­rı belli... 
   İh­ra­cat­çı­sı belli.... 
   Tüm bu di­zi­de rol alan ak­tör­le­rin fın­dık üze­rin­den yıl­lık ka­zanç­la­rı aşağı yu­ka­rı belli. 
   Bi­lin­me­yen ve bir türlü ra­yı­na otur­ma­yan, üre­ti­ci­nin satış fi­ya­tı.
   Bu­yu­run işte… Böl­ge­miz için açık­la­nan taban fiyat 16,5 lira artı 50 üstü ran­dı­man. Şu anda pi­ya­sa fi­ya­tı 13,5 lira. Üre­ti­ci­nin ton ba­şı­na kaybı 3 bin lira. 5 tonda 15 bin, 10 tonda 30 bin lira…
   Fis­ko­bir­lik di­yor­sun, var­lı­ğıy­la yok­lu­ğu bir… Pi­ya­sa­nın 25 kuruş üstü de­di­ği­ne göre ona göre fiyat 13,75… 
   Bu şart­lar­da üre­ti­ci üçe beşe bak­ma­dan tüc­ca­rın yo­lu­nu tut­ma­sın da ne yap­sın? ‘Çu­va­lın nay­lon, nemin yük­sek, ko­ta­ya ta­kıl­dın, pa­ra­sı 15 veya 20 gün sonra’ diyen yok. Har­man­da tar­tıp pa­ra­sı­nı ve­ri­yor. Çu­va­la dol­dur­mak da tüc­ca­ra ait…
   Fın­dık Tür­ki­ye’ye her yıl or­ta­la­ma 2 mil­yar dolar döviz ge­ti­ren bir ihraç ürünü. Ne var ki iç pi­ya­sa­da fın­dı­ğı der­le­yip to­par­la­ya­rak ihraç eden en büyük yerli fir­ma­yı İtal­yan­la­ra kap­tır­dık. 
   Fer­re­ro artık Türk fın­dık pi­ya­sa­sı­nın tek hâ­ki­mi. Muh­te­me­len fın­dık kurdu Cü­neyt Zapsu da bu sis­te­min bir par­ça­sı­dır.
   So­nuç­ta 440 bin üre­ti­ci­nin ce­bi­ne gir­me­si ge­re­ken pa­ra­nın kim­le­rin ka­sa­la­rı­na ak­tı­ğı or­ta­da.
   TMO peşin pa­ray­la, ko­ta­sız ve üre­ti­ci­yi bez­di­ren ince ele­yip sık do­ku­ma hu­yun­dan vaz geçip fın­dı­ğın tü­mü­ne talip ol­ma­sı ge­re­ki­yor.
   Zi­ra­at oda­la­rı baş­kan­la­rı­nın her sezon dile ge­tir­mek­ten bık­ma­dı­ğı ‘fın­dı­ğı pa­za­ra erken in­dir­me­yin, ema­ne­te ver­me­yin’ şek­lin­de­ki te­ker­le­me­le­riy­le…
   Alım mer­kez­le­ri­ni zi­ya­ret edip ‘TMO’ya dua, tüc­ca­ra bed­dua’ se­ans­la­rı­nın üre­ti­ci­ye hiç­bir fay­da­sı yok ve olamaz da...
   Oda başkanları bu nafile soslu çabalarıyla ik­ti­dar yö­rün­ge­si­ne girip ballı ek ma­aş­la cüz­dan şi­şi­ren An­ka­ra’daki pat­ron­la­rı­na şirin gö­rü­nür­ler, o kadar!
   Olan da üreticiye olur!

AKP’ne yeni yol mu eski düzen mi?
   Ne fın­dık taban fi­ya­tı, ne TMO, ne yeni be­le­di­ye­nin ba­şa­rı veya ba­şa­rı­sız­lı­ğı, ne de kısır geçen bir yaz se­zo­nu­nun es­naf­ta ya­rat­tı­ğı mem­nu­ni­yet­siz­lik…
   Şu ara­lar Ka­ra­su’nun gün­de­mi, AKP ve ge­le­ce­ği…
   Do­la­yı­sıy­la bu par­ti­den ko­pa­rak ku­ru­la­ca­ğı söy­le­nen iki par­ti­nin şan­sı­nın ne ola­ca­ğı…
   Üç ki­şi­nin bir araya gelip soh­be­te baş­la­ma­sıy­la ko­nu­is­ter is­te­mez bu­ra­ya odak­la­nı­yor…
   “Canım, AKP’nin derdi baş­ka­la­rı­nı niye ge­ri­yor” diye soran olur­sa hata eder.
   Çünkü bu ko­nu­da söz söy­le­yen­le­rin büyük bir ço­ğun­lu­ğu, AKP’nin ya ku­ru­cu kad­ro­sun­dan, ya da geç­miş­te yö­ne­tim ka­de­me­sin­de görev almış par­ti­nin asli ne­fer­le­ri…
   Bu tartışmalarda Reis’in yeri ve konumu nedir? Rahmetli Özal’ın deyimişle ‘aççık-seççik’ ifade edeyim: ‘Reis de eleştirilerin odağında!’
   Ahmet Da­vu­toğ­lu Sa­kar­ya’ya gel­di­ğin­de Ka­ra­su’dan ka­tı­lım ol­ma­dı. 
   Bunun bi­rin­ci ne­de­ni Da­vu­toğ­lu’nu ilde tem­sil eden eski mil­let­ve­ki­li­nin si­ci­li…
   Sicil der­ken yan­lış an­la­şıl­ma­sın… Hu­kuk­sal an­lam­da bir sa­bı­ka kaydı değil…
   Haydi aça­lım…  Ayhan Sefer Üstün şu anda AKP Sa­kar­ya ta­ba­nın­da pek kabul gören bir isim değil. Do­la­yı­sıy­la geç­miş­te Ka­ra­su’yla iliş­ki­le­ri­ni var­lık-yok­luk ek­se­nin­de sür­dür­dü­ğü için bizde de öyle… Bunun ne­de­ni­ni ben­den olur­sa, yanıt ver­mek­te zor­la­nır ve hemen karşı atağa ge­çe­rim.
   Ör­ne­ğin, ‘Mo­to­sik­let­çi mil­let­ve­ki­li­nin bu ile fay­da­sı nedir?’ diye so­ra­rım.
   Ör­ne­ğin, ‘Te­pe­den inme yön­tem­le Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­kan­lı­ğı’na ge­ti­ri­len Ekrem Yüce’nin Sa­kar­ya’ya ge­ti­ri­si ola­cak’ diye so­ra­rım. 
   Haydi, iti­raf ede­yim; bu iki soru ve daha on­lar­ca­sı, sö­zü­nü et­ti­ğim bir araya gelme se­ans­la­rın­da sıkça dile ge­ti­ri­li­yor.
   Gö­rü­nen şu; Ka­ra­su’da AKP ta­ba­nı kıpır kıpır… Ka­fa­lar ka­rı­şık ve bir ara­yış ol­du­ğu kesin. Geç­miş dö­nem­ler­de ar­pa­lık ola­rak kul­la­nı­lan be­le­di­ye­nin ba­şı­na da bu iş­le­re pek ey­val­lah de­me­yecek isim geldi. Çoğu par­ti­li bu an­lam­da da kız­gın ve kır­gın…
   Mesai sa­at­le­rin­de be­le­di­ye ko­ri­dor­la­rı bom­boş; in-cin top oy­nu­yor der­ler ya işte öyle…
   Do­la­yı­sıy­la parti bir yol ayı­rı­mın­da gibi gö­rü­nü­yor. Gül-Ba­ba­can ha­re­ke­ti­nin par­ti­si isim ve vücut bul­du­ğun­da saf­la­rın yavaş yavaş net­le­şe­ce­ği gö­rü­lü­yor.
   Sonuç ola­rak, AKP’ye gönül ve­ren­ler için ‘yeni yol mu-es­ki düzen mi’ iki­le­mi yeni par­ti­nin ku­rul­ma­sıy­la net­li­ğe ka­vu­şa­cak.
   Ka­ra­su’nun eği­li­mi­ni so­rar­sa­nız söy­le­ye­yim… Ba­ba­can iyi bir hava ya­ka­lar­sa yeni bir dönem ka­pı­sı­nın ara­lan­ma­sı ka­çı­nıl­maz gibi gö­rü­nü­yor.

BAŞKAN HANIMIN DERDİ NEDİR?
CHP İlçe Baş­ka­nı ha­nı­me­fen­di­nin ga­ze­te­miz­le bir sı­kın­tı­sı var. Ne ol­du­ğu­nu söy­le­mi­yor, sa­de­ce her fır­sat­ta his­set­ti­ri­yor.
Ka­ra­su’da 4 ga­ze­te ve in­ter­net ha­ber­ci­li­ği yapan si­te­ler var. CHP bir ya­zı­lı bir açık­la­ma yap­tı­ğın­da bunu Ka­ra­su Haber hariç hemen tü­mü­ne gön­de­ri­yor. 
As­lın­da ga­ze­te­ler arası bir da­ya­nış­ma var ve hanım Baş­kan’ın bun­dan ha­be­ri yok. Es­ki­den vardı. Bize bir açık­la­ma gön­der­di­ğin­de diğer ga­ze­te­le­re de ulaş­tır­ma­mı­zı is­ter­di. Bu alış­kan­lık ye­ri­ni ‘di­le­di­ğim ga­ze­te­ye gön­de­ri­rim’e bı­rak­mış.
Bu tav­rın ne­de­ni, ga­ze­te­miz­de zaman zaman par­ti­ye yö­ne­lik eleş­ti­ri­le­rin yer al­ması mıdır? Onu şim­di­lik bi­le­mi­yo­ruz. Baş­kan Hanım bir açık­la­ma gön­de­rir­se öğ­re­ni­riz. Bu açık­la­ma mut­la­ka diğer ga­ze­te­ler ara­cı­lı­ğıy­la ola­cak­tır; fark etmez, ona da ey­val­lah deriz.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 182