SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.10.2019
  • Ana Sayfa
  • »
  • Fındığın kaymağını kimler yiyor?

Fındığın kaymağını kimler yiyor?


   4 Eylül 2019’da Top­rak Mah­sul­le­ri Ofisi’nce (TMO) Ana­do­lu Ajan­sı ta­ra­fın­dan ser­vis edi­len bir açık­la­ma var. Aynen şöyle:    
   ‘TMO ta­ra­fın­dan fın­dık alım­la­rın­da kota uy­gu­la­ma­sı söz ko­nu­su de­ğil­dir. Ko­nu­ya iliş­kin son za­man­lar­da çıkan ha­ber­ler ger­çek­le­ri yan­sıt­mı­yor.’
   Ara­dan üç gün ge­çi­yor. 7 Eylül 2019’da TMO Genel Mü­dü­rü Ka­ra­su’da ku­ru­mun fın­dık al­dı­ğı de­po­da in­ce­le­me­ler­de bu­lu­nu­yor. Bu sı­ra­da bir va­tan­daş (adı bende saklı) iki çuval fın­dı­ğı­nın ko­ta­yı aş­tı­ğı ge­rek­çe­siy­le iade­si üze­ri­ne Genel Müdür’e ‘idare edin’ ri­ca­sın­da bu­lu­nu­yor. Genel Müdür sis­te­min bunu kabul et­me­ye­ce­ği­ni be­lir­tip is­te­ği geri çe­vir­se de ısrar üze­ri­ne ‘alın bari’ diye ekibe ta­li­mat ve­ri­yor.
   Ne var ki mer­ke­zi sis­tem girişi kabul et­mi­yor. Genel Müdür’ün is­te­ği­ni ye­ri­ne ge­tir­me­mek de ayrı bir sı­kın­tı. Mer­kez­le ir­ti­bat ku­ru­lup ge­çi­ci bir ayar­la­may­la ta­li­mat ye­ri­ne ge­ti­ri­li­yor.
   Ka­ra­su’da çoğu fın­dık üre­ti­ci­si TMO’nun kota uy­gu­la­yıp uy­gu­la­ma­dı­ğın­dan ha­ber­siz. Kimi ‘kota var’, der­ken ki­mi­si ‘yok’ diyor.  Var di­yen­le­rin kota mik­ta­rı hak­kın­da­ki bil­gi­le­ri de bir­bi­ri­ni tut­mu­yor. Dönüm başı 100 kg diyen de var 130 veya 180 kg diyen de…
   Bu bilinmezlik bir­kaç ne­den­den kay­nak­la­nı­yor.
   Bi­rin­ci­si, TMO’nun (veya onu dev­re­ye so­kan­la­rın) pi­ya­sa­yı yük­sek tutma adına iş­tah­lı bir alım po­li­ti­ka­sı yok. ‘Dost­lar alış­ve­riş­te gör­sün, ze­va­hir kur­tul­sun’ he­sa­bı…
   Bu tutum ilan edi­len fın­dık alım öl­çüt­le­ri, sıra alımı ve öde­me­le­rin geç ya­pıl­ma­sı gibi ta­vır­lar­la ken­di­ni gös­te­ri­yor. Ör­ne­ğin, tüc­car nem ora­nı­na bak­ma­yıp ürünü ye­rin­de tar­tıp alır­ken, TMO nem sı­nı­rı yarım birim geçen fın­dı­ğın sahibini ‘ku­rut­ta gel ko­mu­tuy­la’ depo ka­pı­sın­dangeri çe­vi­ri­yor.
   Hak­sız­lık yap­ma­mak adına şu kota me­se­le­si­ne bir pa­ran­tez da-ha ayı­ra­lım.
   TMO ko­ta­sı­nın bir man­tı­ğı var. Ta­pu­lu fın­dık bah­çe­le­ri­nin mik­ta­rı, böl­ge­le­re göre verim ve ran­dı­man or­ta­la­ma­la­rı bil­gi­le­ri de­ğer­len­di­ri­lip dönüm başı bir mik­tar be­lir­len­miş. Bu da 180 kg. TMO, “Kota ol­ma­dı­ğın­da üre­ti­ci­den fın­dı­ğı ucuza alan tüc­car bunu bize ge­ti­rip yük­sek fi­yat­tan sat­ma­ya kal­kı­yor” diyor. Geç­miş­te ör­nek­ler var. Tüc­car bir baş­ka­sı­nın ÇKS bel­ge­si ve tapu kay­dıy­la bunu yap­mış.
   O veya bu… TMO’nun ko­ta­sı pi­ya­sa­nın düş­me­si­ne yol açan et­ken­ler­den biri.
   Bu yıl re­kol­te 650 bin ton ci­va­rın­da. 
   Bunun alı­cı­la­rı belli... 
   Pi­ya­sa­dan top­la­yan manav tüc­car­la­rı belli... 
   Büyük tüc­ca­rı belli... 
   İh­ra­cat­çı­sı belli.... 
   Tüm bu di­zi­de rol alan ak­tör­le­rin fın­dık üze­rin­den yıl­lık ka­zanç­la­rı aşağı yu­ka­rı belli. 
   Bi­lin­me­yen ve bir türlü ra­yı­na otur­ma­yan, üre­ti­ci­nin satış fi­ya­tı.
   Bu­yu­run işte… Böl­ge­miz için açık­la­nan taban fiyat 16,5 lira artı 50 üstü ran­dı­man. Şu anda pi­ya­sa fi­ya­tı 13,5 lira. Üre­ti­ci­nin ton ba­şı­na kaybı 3 bin lira. 5 tonda 15 bin, 10 tonda 30 bin lira…
   Fis­ko­bir­lik di­yor­sun, var­lı­ğıy­la yok­lu­ğu bir… Pi­ya­sa­nın 25 kuruş üstü de­di­ği­ne göre ona göre fiyat 13,75… 
   Bu şart­lar­da üre­ti­ci üçe beşe bak­ma­dan tüc­ca­rın yo­lu­nu tut­ma­sın da ne yap­sın? ‘Çu­va­lın nay­lon, nemin yük­sek, ko­ta­ya ta­kıl­dın, pa­ra­sı 15 veya 20 gün sonra’ diyen yok. Har­man­da tar­tıp pa­ra­sı­nı ve­ri­yor. Çu­va­la dol­dur­mak da tüc­ca­ra ait…
   Fın­dık Tür­ki­ye’ye her yıl or­ta­la­ma 2 mil­yar dolar döviz ge­ti­ren bir ihraç ürünü. Ne var ki iç pi­ya­sa­da fın­dı­ğı der­le­yip to­par­la­ya­rak ihraç eden en büyük yerli fir­ma­yı İtal­yan­la­ra kap­tır­dık. 
   Fer­re­ro artık Türk fın­dık pi­ya­sa­sı­nın tek hâ­ki­mi. Muh­te­me­len fın­dık kurdu Cü­neyt Zapsu da bu sis­te­min bir par­ça­sı­dır.
   So­nuç­ta 440 bin üre­ti­ci­nin ce­bi­ne gir­me­si ge­re­ken pa­ra­nın kim­le­rin ka­sa­la­rı­na ak­tı­ğı or­ta­da.
   TMO peşin pa­ray­la, ko­ta­sız ve üre­ti­ci­yi bez­di­ren ince ele­yip sık do­ku­ma hu­yun­dan vaz geçip fın­dı­ğın tü­mü­ne talip ol­ma­sı ge­re­ki­yor.
   Zi­ra­at oda­la­rı baş­kan­la­rı­nın her sezon dile ge­tir­mek­ten bık­ma­dı­ğı ‘fın­dı­ğı pa­za­ra erken in­dir­me­yin, ema­ne­te ver­me­yin’ şek­lin­de­ki te­ker­le­me­le­riy­le…
   Alım mer­kez­le­ri­ni zi­ya­ret edip ‘TMO’ya dua, tüc­ca­ra bed­dua’ se­ans­la­rı­nın üre­ti­ci­ye hiç­bir fay­da­sı yok ve olamaz da...
   Oda başkanları bu nafile soslu çabalarıyla ik­ti­dar yö­rün­ge­si­ne girip ballı ek ma­aş­la cüz­dan şi­şi­ren An­ka­ra’daki pat­ron­la­rı­na şirin gö­rü­nür­ler, o kadar!
   Olan da üreticiye olur!

AKP’ne yeni yol mu eski düzen mi?
   Ne fın­dık taban fi­ya­tı, ne TMO, ne yeni be­le­di­ye­nin ba­şa­rı veya ba­şa­rı­sız­lı­ğı, ne de kısır geçen bir yaz se­zo­nu­nun es­naf­ta ya­rat­tı­ğı mem­nu­ni­yet­siz­lik…
   Şu ara­lar Ka­ra­su’nun gün­de­mi, AKP ve ge­le­ce­ği…
   Do­la­yı­sıy­la bu par­ti­den ko­pa­rak ku­ru­la­ca­ğı söy­le­nen iki par­ti­nin şan­sı­nın ne ola­ca­ğı…
   Üç ki­şi­nin bir araya gelip soh­be­te baş­la­ma­sıy­la ko­nu­is­ter is­te­mez bu­ra­ya odak­la­nı­yor…
   “Canım, AKP’nin derdi baş­ka­la­rı­nı niye ge­ri­yor” diye soran olur­sa hata eder.
   Çünkü bu ko­nu­da söz söy­le­yen­le­rin büyük bir ço­ğun­lu­ğu, AKP’nin ya ku­ru­cu kad­ro­sun­dan, ya da geç­miş­te yö­ne­tim ka­de­me­sin­de görev almış par­ti­nin asli ne­fer­le­ri…
   Bu tartışmalarda Reis’in yeri ve konumu nedir? Rahmetli Özal’ın deyimişle ‘aççık-seççik’ ifade edeyim: ‘Reis de eleştirilerin odağında!’
   Ahmet Da­vu­toğ­lu Sa­kar­ya’ya gel­di­ğin­de Ka­ra­su’dan ka­tı­lım ol­ma­dı. 
   Bunun bi­rin­ci ne­de­ni Da­vu­toğ­lu’nu ilde tem­sil eden eski mil­let­ve­ki­li­nin si­ci­li…
   Sicil der­ken yan­lış an­la­şıl­ma­sın… Hu­kuk­sal an­lam­da bir sa­bı­ka kaydı değil…
   Haydi aça­lım…  Ayhan Sefer Üstün şu anda AKP Sa­kar­ya ta­ba­nın­da pek kabul gören bir isim değil. Do­la­yı­sıy­la geç­miş­te Ka­ra­su’yla iliş­ki­le­ri­ni var­lık-yok­luk ek­se­nin­de sür­dür­dü­ğü için bizde de öyle… Bunun ne­de­ni­ni ben­den olur­sa, yanıt ver­mek­te zor­la­nır ve hemen karşı atağa ge­çe­rim.
   Ör­ne­ğin, ‘Mo­to­sik­let­çi mil­let­ve­ki­li­nin bu ile fay­da­sı nedir?’ diye so­ra­rım.
   Ör­ne­ğin, ‘Te­pe­den inme yön­tem­le Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­kan­lı­ğı’na ge­ti­ri­len Ekrem Yüce’nin Sa­kar­ya’ya ge­ti­ri­si ola­cak’ diye so­ra­rım. 
   Haydi, iti­raf ede­yim; bu iki soru ve daha on­lar­ca­sı, sö­zü­nü et­ti­ğim bir araya gelme se­ans­la­rın­da sıkça dile ge­ti­ri­li­yor.
   Gö­rü­nen şu; Ka­ra­su’da AKP ta­ba­nı kıpır kıpır… Ka­fa­lar ka­rı­şık ve bir ara­yış ol­du­ğu kesin. Geç­miş dö­nem­ler­de ar­pa­lık ola­rak kul­la­nı­lan be­le­di­ye­nin ba­şı­na da bu iş­le­re pek ey­val­lah de­me­yecek isim geldi. Çoğu par­ti­li bu an­lam­da da kız­gın ve kır­gın…
   Mesai sa­at­le­rin­de be­le­di­ye ko­ri­dor­la­rı bom­boş; in-cin top oy­nu­yor der­ler ya işte öyle…
   Do­la­yı­sıy­la parti bir yol ayı­rı­mın­da gibi gö­rü­nü­yor. Gül-Ba­ba­can ha­re­ke­ti­nin par­ti­si isim ve vücut bul­du­ğun­da saf­la­rın yavaş yavaş net­le­şe­ce­ği gö­rü­lü­yor.
   Sonuç ola­rak, AKP’ye gönül ve­ren­ler için ‘yeni yol mu-es­ki düzen mi’ iki­le­mi yeni par­ti­nin ku­rul­ma­sıy­la net­li­ğe ka­vu­şa­cak.
   Ka­ra­su’nun eği­li­mi­ni so­rar­sa­nız söy­le­ye­yim… Ba­ba­can iyi bir hava ya­ka­lar­sa yeni bir dönem ka­pı­sı­nın ara­lan­ma­sı ka­çı­nıl­maz gibi gö­rü­nü­yor.

BAŞKAN HANIMIN DERDİ NEDİR?
CHP İlçe Baş­ka­nı ha­nı­me­fen­di­nin ga­ze­te­miz­le bir sı­kın­tı­sı var. Ne ol­du­ğu­nu söy­le­mi­yor, sa­de­ce her fır­sat­ta his­set­ti­ri­yor.
Ka­ra­su’da 4 ga­ze­te ve in­ter­net ha­ber­ci­li­ği yapan si­te­ler var. CHP bir ya­zı­lı bir açık­la­ma yap­tı­ğın­da bunu Ka­ra­su Haber hariç hemen tü­mü­ne gön­de­ri­yor. 
As­lın­da ga­ze­te­ler arası bir da­ya­nış­ma var ve hanım Baş­kan’ın bun­dan ha­be­ri yok. Es­ki­den vardı. Bize bir açık­la­ma gön­der­di­ğin­de diğer ga­ze­te­le­re de ulaş­tır­ma­mı­zı is­ter­di. Bu alış­kan­lık ye­ri­ni ‘di­le­di­ğim ga­ze­te­ye gön­de­ri­rim’e bı­rak­mış.
Bu tav­rın ne­de­ni, ga­ze­te­miz­de zaman zaman par­ti­ye yö­ne­lik eleş­ti­ri­le­rin yer al­ması mıdır? Onu şim­di­lik bi­le­mi­yo­ruz. Baş­kan Hanım bir açık­la­ma gön­de­rir­se öğ­re­ni­riz. Bu açık­la­ma mut­la­ka diğer ga­ze­te­ler ara­cı­lı­ğıy­la ola­cak­tır; fark etmez, ona da ey­val­lah deriz.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 45