SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.04.2018

Fındıkta neler oluyor?


   Neler olmuyor ki!   
   Fındık piyasası 15 TL`den açıldı, basamakları yavaş yavaş inerek 10,5 TL`ye kadar geriledi. 
   Piyasada daha da düşece-ğine dair bir endişe var. Fiyatı yükselir diye bir ton civarın-daki ürününü bekleten bir arkadaşım “Az bir şey kıpır-dasa elden çıkaracağım” noktasına gelmiş.
  Fındığın daldaki halinden ihraç trenine konulana kadar geçen süreci iyi planlayama-dığınızda, bu gün yaşadığı-mız sorunlar sürüp gidecek demektir.
   Gelinen noktanın hareket istasyonu yeri ve zamanı, Fiskobirlik`in işlevsiz hale getirilme kararının alındığı gün ve yerdir. Üretici 10 tane ihracatçı tüccarın insafına o gün terk edilmiştir. 
   Burada fındıkçının hiç mi kabahati yok?
   Bal gibi var!
   2006 Temmuz ayında yapı-lan Ordu fındık mitingini izle-miştim. Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar konuşma yaparken alanda toplanan kalabalık yavaş yavaş Ordu`nun içinden geçen Karadeniz yoluna inmiş ve 9 saat sürecek bir yol kesme eylemi yap-mıştı.
   O miting jandarma müdahalesi ile dağıtıldı.  Bizim payımıza da Ordu’da 9 saat rehin kalmak düştü.
   Ordu dönüşü otobüste yaklaşan seçimle ilgili yapılan tahminlerde “AKP Karadeniz’de çöker” demiştik.
   Bir sonraki seçimde AKP Ordu`da oyunu yüzde 55 den yüzde 85`e yükseltti. O gün bu gündür seçim tahmini yapmıyorum.
   Sonrasında da iktidar TMO`yu alımla görevlendirdi.
   O tarihten beri fındıkçılıkla geçinen Karadeniz illeri istisnaları hariç iktidarın oy deposudur. Dolayısıyla, bu iktidarın marifetiyle genel geçer nitelik kazanmış politika üreticinin desteğini almıştır.
   Kaybeden sadece üretici mi? Elbette hayır.
   Pazarını kaybeden tüccarlar, ihracatçılar ve ihracatı düşen devlet de kaybediyor.
   Ulusal Fındık Konseyi diye bir kurum var. Fındık ağacını görse ceviz veya asma üzümle karıştıracak yöneti-cileri olduğunu biliyoruz. İçlerinde bir tek fındık çiftçisi yok! Tümü ya ihracatçı veya işveren. Bunlar mı koruyacak üreticinin hakkını, hukukunu?
   Bu gün fındık üreticisinin kaderi yerli ve çoğu yabancı gıda şirketlerinin insafına terk edilmiş durumdadır. 
   Son örnek İtalyan Ferrero…    Türkiye`nin en büyük ihracatçı şirketi Oltan Fındık`ı geçtiği-miz yıl bünyesine kattı.
   O tarihlerde yazdığım yazı arşivde duruyor. “Bundan sonra fiyatı Ferrero ve dolayısıyla İtalyanlar belirleyecek” öngörüsünde bulunmuştum.
   Buyurun son haber: “İtalyan Tarımcılar Derneği Coldiretti (Siz onu Ferrero diye okuyun!)  tarafından hazırlanan `en tehlikeli ithal gıda madde-leri` listesinde Türk fındığı, kanserojen aflatoksin mad-desi içerdiği gerekçesiyle ilk sırada yer aldı.”
   Sezonu 15 TL`den açan fındık üstelik tahmin edilen rekoltenin altında kalmasına rağmen neden 10,5 TL`ye düştü? İtalyanca bilenler için tercümesi yukarıdaki paragraftadır!
   Aflatoksin sadece bugünün sorunu mu? Daha önce yok muydu?
   Şunu bilir şunu söylerim:
   Fiskobirlik piyasayı regüle eder hale getirilmedikçe.. Bu kurum sadece fındığı alıp depolayıp ihracatçıya satan pozisyonundan çıkarak fındığı işlemedikçe.. 
Gelecek zamanlarda fındıkta 15 liraları unutun derim!
   


Her şey allak bullak!
Mu­har­rem Kara İdare Mah­ke­me­si’ne baş­vu­ra­rak ek bütçe oy­la­ma­sı­nın iptal edil­me­si­ni is­te­di.
Bana so­rar­sa­nız ge­rek­çe­sin­de haklı. Çünkü oy­la­ma usu­lü­ne ay­kı­rı dav­ra­nıl­dı. Plan Bütçe’den gelen rapor oku­tul­ma­lı ve ar­ka­sın­dan üye­le­re söz hakkı ve­ril­me­liy­di.
Baş­kan bunu yap­ma­dı. O zaman o ko­mis­yo­nun ve ha­zır­la­dı­ğı ra­po­run önemi kal­mı­yor.
Neden böyle bir oy­la­ma şekli ter­cih edil­di?
Gayet açık; ko­mis­yon ek bütçe gö­rüş­me­si­nin er­te­len­me­si­ni is­te­di. Hem de oy bir­li­ği ile…
As­lın­da o meş­hur kredi temin edil­di­ğin­de işler yasa ve yö­net­me­lik­le­re uygun yü­rü­tül­sey­di bu nok­ta­la­ra ge­lin­mez­di.
Şu işe bakın:
Mec­lis usul­süz kredi yet­ki­si ver­miş.
Proje or­ta­da yok­ken ihale ya­pıl­mış.
İha­le­yi alan fir­ma­la­ra ace­le­den 12 mil­yon TL avans öden­miş.
Afet kre­di­si ola­rak alı­nan para park­tan, bul­var ay­dın­lat­ma­sı­na; sen­te­tik sa­ha­dan, be­le­di­ye­nin ça­tı­sı­nı yap­ma­ya kadar ol­ma­dık iş­ler­de kul­la­nıl­mış.
İhale sı­ra­sın­da be­le­di­ye­ye ve­ri­len te­mi­nat mek­tu­bu üze­rin­de ya­pı­lan oy­na­ma­dan, ke­si­len ilk fa­tu­ra­la­rın sahte ol­du­ğu an­la­şıl­dı­ğın­da ye­ni­le­riy­le de­ğiş­ti­ril­di­ğin­den söz et­mi­yo­rum. Çünkü bu id­di­alar Sav­cı­lı­ğa yan­sı­mış du­rum­da. (Dos­ya­la­r kay­bol­ma­dıy­sa tabi!)
Hani “Bu kadar kusur kadı kızında da olur” diyeceğiz de ne­re­sinden tut­sa­nız eli­niz­de ka­lı­yor be kardeşim!
Allah aşkına nerede görülmüş adli takibe alınmış ve soruşturulan bir parayı kaynak gösterip ek bütçe yapmak!
Üstelik bunu ne zaman yapıyorsunuz? Paranın yüzde doksanı harcandıktan sonra.
Ben ortaya bir şey söyleyeyim mi?
Bu işin sonu kötü!
Sıktı galiba, konuyu değiştireyim bari...
Sahi, belediye çatısının projesi var mı?
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 536