SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.09.2019

FIRILDAK


   Demokrat Parti  mil­let­ve­ki­li olan ba­ba­sı Yas­sı­ada’da yar­gı­la­nır­ken henüz beş ya­şın­day­dı. İlko­ku­la kay­dol­du­ğu yıl ba­ba­sı da al­dı­ğı mah­kû­mi­ye­ti çek­me­ye baş­la­mış­tı.
   Li­se­yi bi­tir­di ancak üni­ver­si­te­ye gi­re­me­yin­ce ti­ca­re­te baş­la­dı, TV sa­hip­li­ği ve yö­ne­tim ku­ru­lu baş­kan­lı­ğı yaptı; ar­dın­dan si­ya­se­te atıl­dı…
   1983’te Afyon/Sin­can­lı DYP ku­ru­cu üyesi, bir yıl sonra İl Genel Mec­li­si üyesi oldu. 1989’da ken­di­si­ni ANAP yö­ne­ti­ci­si ve İl Genel Mec­li­si üyesi ola­rak gö­rü­yo­ruz. 
   Yıl 1994; kah­ra­ma­nı­mız bu kez CHP Sin­can­lı be­le­di­ye baş­kan ada­yıy­dı. 1995’te DSP’den Afyon mil­let­ve­ki­li se­çi­lip Mec­lis’e girdi.
   Bu ta­rih­ten sonra Türk si­ya­si ha­ya­tın­da yıl­dız gibi par­la­ma­ya baş­la­dı!
   İkti­dar­da Ha­cı-Ba­cı ko­alis­yo­nu vardı. 3 Ha­zi­ran 1996’da DYP’ye geçti. Üç gün sonra DSP’ye döndü. Ancak ok yay­dan çık­mış­tı ve ay so­nu­nu ge­tir­me­den 30 Ha­zi­ran’da ye­ni­den DYP saf­la­rı­na ka­tıl­dı. 
   Mec­lis ko­ri­dor­la­rın­da O’nunla il­gi­li şu fıkra do­laş­mak­tay­dı: “Eşine: -Çı­kı­yo­rum, bir şey olur­sa beni par­ti­den ara… Eşi: -Han­gi par­ti­den?.. Vekil: -En iyisi sen cep­ten ara!”
   Bi­zim­ki­si, ba­ba­sı­nı da de­vi­ren dar­be­nin yıl­dö­nü­mü olan 27 Mayıs 1997’de cunta üyesi Tür­keş’in genel baş­ka­nı ol­du­ğu MHP’nin ro­ze­ti­ni taktı. Bu­ra­da 10 gün kaldı ve ay­rıl­dı.
   Ga­ze­te­ci Ahmet Şener 22 Mart 1999 ta­rih­li ya­zı­sın­da an­la­tı­yor:
   Böyle renk­li bir sima TV’ye çık­ma­lıy­dı. Star TV’nin prog­ram­cı­sı ek­ran­da gö­rün­me he­ves­li­si si­ya­set­çi­le­ri at­la­tıp O’nun pe­şi­ne düştü. Prog­ram eki­bi­nin “Bu adap pek uygun değil” iti­raz­la­rı­nı din­le­me­di ve ken­di­siy­le an­laş­tı.
   Canlı yayın saati gel­di­ğin­de Vekil or­ta­da yoktu!
   İkinci kez gö­rü­şü­lüp söz alın­dı ancak yine gel­me­di. Üçün­cü ran­de­vu­ya gel­me­yip cep te­le­fo­nu­nu da aç­ma­yın­ca prog­ram­cı mec­lis ka­yıt­la­rın­dan ev te­le­fo­nu­nu bul­du­rup nu­ma­ra­yı çe­vir­di. Yanıt şuydu:
“Bir ka­rı­şık­lık oldu ga­li­ba. Benim adım K ile değil B harfi ile baş­lı­yor!”
   Parti de­ğiş­tir­me ma­ce­ra­sı bun­lar­la sı­nır­lı kal­ma­dı. 
   1999 se­çim­le­rin­de par­la­men­to dışı kal­dı­ğın­da Ulu­sal Bir­lik Par­ti­si’nin genel baş­kan yar­dım­cı­sı oldu. UBP’yi İnsan Hak­la­rı Der­ne­ği eski Baş­ka­nı Akın Bir­dal’a dü­zen­le­nen sal­dı­rı­nın or­ga­ni­za­tö­rü Semih Tufan Gü­lal­tay kur­muş­tu. Par­ti­ye davet edi­len­ler­den biri de Papa su­ikas­tı­nın kilit isim­le­rin­den Oral Çelik’ti.
   Muh­te­re­mi Tür­ki­ye`de artık bil­me­yen, ta­nı­ma­yan kal­ma­dı. Haklı ola­rak ka­zan­dı­ğı la­kap­lar şun­lar­dı: ‘Fır­fır ’, ‘Ya­nar­dö­ner’, ‘Fı­rıl­dak’, ‘Fır­dön­dü’, ‘Parti şaş­kı­nı’, ‘Do­yum­suz’, ‘Mec­lis’in gez­gi­ni`, ‘Fren­siz si­ya­si’. 
   O ise ken­di­si için en uygun ola­nı­nı bul­muş­tu: ‘‘Ben yu­va­sız bir kuşum!’’ 
   Tüm par­ti­le­rin tü­zük­le­ri­ni, prog­ram­la­rı­nı ek­sik­siz bilen tek mil­let­ve­ki­li un­va­nı­nı da kim­se­ye kap­tır­ma­dı. ANAP Sa­kar­ya Mil­let­ve­ki­li Ahmet Ne­idim ise şun­la­rı söy­lü­yor­du: ‘‘Çürük bak­la­nın kör alı­cı­sı bu­lu­nur...’’
   O’nun için an­la­tı­lan bir fıkra da şöy­ley­di:
   Mil­let­ve­kil­le­ri sor­muş­lar: ‘‘-Sü­rek­li parti de­ğiş­ti­ri­yor­sun. Neden bu kadar ka­rar­sız­sın? Şimdi sıra hangi par­ti­de?’’
   Ver­di­ği cevap ger­çek­ten tam ona gö­rey­di: “-Seç­me­nim ka­rar­sız. O yüz­den ben de ka­rar­sı­zım!’’
   Çap­kın­lık yap­tı­ğı ko­nu­sun­da­ki bir so­ru­ya: “-Çap­kı­nım ana­sı­nı sa­tı­yım. Yap­ma­yan mı var? Tür­ki­ye`nin yüzde dok­san do­ku­zu çap­kın” kar­şı­lı­ğı­nı ver­miş­ti.
   23 Tem­muz 2016 ta­rih­li ga­ze­te­le­re şöyle bir haber düştü:
   “Türk si­ya­se­tin­de 1 ayda üç parti de­ğiş­tir­me­siy­le ha­tır­la­nan 20. Dönem Af­yon­ka­ra­hi­sar Mil­let­ve­ki­li Ku­bi­lay Uygun, İstan­bul`da aile­siy­le bir­lik­te kal­dı­ğı otel­de in­ti­har etti. Maddi sı­kın­tı­lar ya­şa­dı­ğı öne sü­rü­len Uygun`un aile­si­ne ‘İnti­har et­ti­ğim si­la­hı­mı satın, ote­lin pa­ra­sı­nı öde­yin’ notu bı­rak­tı­ğı öğ­re­nil­di.”
   Fı­rıl­dak deyin, parti şaş­kı­nı deyin. Te­ti­ğe basıp ya­şa­mı­na son ve­rir­ken bile otel bor­cu­nu dü­şün­me­si, bunca tu­tar­sız­lık­la­ra bu­laş­mış bir si­ya­set­çi­de az da olsa bir ahlak kı­rın­tı­sı­nın kal­mış ol­du­ğu­nu gös­te­ri­yor.
   Gü­nü­mü­zün fı­rıl­dak si­ya­si­le­ri, oy­la­rı­nı alıp bir süre sonra al­dat­tık­la­rı seç­men­le­ri­ne olan borç­la­rı­nı nasıl öde­me­yi dü­şü­nü­yor­lar, merak edi­yo­rum!

Sün­güt bi­rin­ci azası ve Longoz
   Pazar günü ga­ze­te­ci Şerif Sarı aradı. Acar­lar Lon­go­zu’na uğ­ra­yıp ara­cı­nı park etmiş. Ahşap yolda 15-20 da­ki­ka­lık turun ar­dın­dan park çı­kı­şı gö­rev­li bir mak­buz kesip uza­ta­rak “10 lira öde­ye­cek­si­niz” demiş. 
   Şerif Sarı, mak­bu­zun üze­rin­de adı ya­zı­lı iş­let­me sa­hi­bi­nin sos­yal medya ga­ze­te­ci­li­ği yapan ve zaman zaman da ga­ze­te çı­ka­ran bir ar­ka­daş ol­du­ğu­nu fark edip bun­dan ce­sa­ret­le basın men­su­bu ol­du­ğu­nu ha­tır­la­tın­ca, “Bu­ra­ya yılda 400 bin lira kira ödü­yo­ruz, kim­se­ye ay­rı­ca­lık ta­nı­ya­cak ha­li­miz yok” kar­şı­lı­ğı­nı almış.
   Şerif saf saf bana , “Abi, bu­ra­sı soy­gun­cu bir bölge olmuş. 400 bin lira kira doğru mu?” diye so­ru­yor.
   Ya­nı­tı­nı hem Şerif Sarı’ya hem de tüm me­rak­lı­la­rı­na ve­ri­yo­rum.
   Evet, o iş­let­me­ci­ler oraya yüklü bir kira ödü­yor. Ay­lı­ğı aşağı yu­ka­rı 40 bin lira. Yıl­lı­ğı 40x12=480 bin li­ra­ya ge­li­yor.
   Lon­goz­da­ki te­si­sin iş­let­me­si yak­la­şık iki yıl önce Kay­ma­kam­lık ta­ra­fın­dan açık ar­tır­may­la ihale edil­di. Biz o dönem sırf gelir elde etme amacı ta­şı­yan iha­le­ye karşı çık­tık. 
   Ge­rek­çe­miz şuydu: “İhale vuran vu­ra­na olur ve ki­ra­sı yük­se­lir. Son­ra­sın­da iş­let­me­ci­ler ki­ra­yı nasıl öde­ye­cek­le­rinin der­di­ne düşer. Böy­le­ce iş­le­te­nin de gelen müş­te­ri­le­rin de mem­nu­ni­yet­siz­li­ği gibi bir durum or­ta­ya çıkar. Ka­ra­su’nun göz­be­be­ği ol­ma­sı ge­re­ken bir tu­rizm alanı dev­le­tin kâr amacı gü­dü­sü­ne alet edil­me­sin. Hem iş­let­me­ci­le­re hem de il­çe­mi­ze yazık olur.”
   En­di­şe­le­ri­miz­de haklı çık­tık.
   İstan­bul’un en lüks semt­le­rin­de bile 15 da­ki­ka­lı­ğı­na oto­park üc­re­ti 10 lira değil. Ama Lon­goz iş­let­me­ci­si ne­re­den çı­ka­ra­cak ki­ra­yı? El­bet­te bütün şart­la­rı zor­la­ya­cak.
   Lon­goz iha­le­si hemen iptal edil­me­li ve genel geçer bir fi­yat­la ki­ra­lan­ma­lı­dır. Orada iş­let­me­ci­ler­den is­te­necek olan bol sı­fır­lı kira değil, tu­rizm bö­lü­mü me­zu­nu bir iş­let­me mü­dü­rü, yaz se­zon­la­rın­da be­lir­li sa­yı­da tu­rizm öğ­ren­ci­le­ri­ni staj amaç­lı ve ma­aş­lı ça­lış­tır­ma zo­run­lu­lu­ğu ge­tir­me ol­ma­lı­dır.
   Bunu yap­ma­dı­ğı­nız tak­dir­de iş­let­me­ci­den de müş­te­ri­ler­den de güler yüz bek­le­me hak­kı­nız olmaz. 
   Son bir not ek­le­ye­yim. Şerif Sarı du­ru­mu ak­tar­dı­ğın­da daha önce İl Genel Mec­li­si üye­li­ği ve parti baş­kan­lı­ğı gibi gö­rev­ler­de bu­lun­muş MHP’li bir mec­lis üyesi ile be­ra­ber­dim. Mak­bu­zu gös­te­rip de­ğer­len­dir­me is­te­dim. “Orası bizim görev ala­nı­mız­da değil, Kay­ma­kam­lı­ğı il­gi­len­di­ri­yor” şek­lin­de bey­lik bir yanıt aldım.
   Sor­dum so­ruş­tur­dum. Lon­goz’u çekip çe­vir­me yet­ki­si kay­ma­kam­lık­ta değil Ko­ca­ali’nin Sün­güt Ma­hal­le­si bi­rin­ci aza­sı­na ait­miş. O mec­lis üyesi rahat olsun! 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 189