SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 15.08.2018

Fosseptik Çukurunda Dans


Telefon edildi gazeteye: `Ankara`daki törene katılacak mısınız?` Edenin değil, ettirenin inceliğidir! Eksik olmasın; tam dört yıl sonra ilçede iyi veya kötü basın işiyle uğraşan bazı kişiler olduğunu hatırlamış muhterem… 50 aydır lütfedip `Arkadaşlar, bakın bu süre zarfında seçimdeki vaatlerimizden şunları şunları gerçekleştirdik. Şu işleri de şöyle nedenlerle başaramadık. Gelirimiz şudur, harcamamız budur` demeyi aklına bile getirmeyen Başkan, ardına takılıp Başkant`e gidip gitmeyeceğimizi soruyor. Yanıtımızı verdik: `Basın Müdürü`nün listesindeki gazeteciler ona yeter!`

    Ne için gidilecekmiş Ankara`ya, onu anlayalım önce! Cümbür cemaat oraya taşınanlar şu soruları kendine bir sorsun: `Benim burada ne işim var? Başkente gelmekle neye, hangi amaca hizmet ettim?`

   Bu ilçede ihanetin, ikiyüzlülüğün, seviyesizliğin, yalanın, dolanın, vefasızlığın, kadir bilmezliğin siyaset kisvesi altında bu şekilde taçlandırıldığı bir başka örneği var mı? Eğer varsa birileri söylesin!

   Cuma günü akşam saatlerinden beri Karasu bir akıl tutulmasının girdabında. Herkes herkese soruyor. Nedir bu olan biten? Ben söyleyeyim; Karasu`da artık siyaset fosseptik çukurundaki dansa dönüşmüştür. Artık kimsenin kimseye güven duyması için hiçbir neden kalmamıştır. Herkes her an satışa gelebilir. Bunu mazur gösterecek söylemler de siyaset dilimize yerleşmiş durumdadır. Partilerin çatıları altında örgütlenmenin, seçimlerde aday belirlemenin, listeler yapmanın, kürsülerden atılacak nutukların dinlenmesi için hiçbir neden kalmamıştır.

   MHP İlçe Başkanı da doğal olarak soruyor: `Ne oluyor başkan, nedir bu söylentiler?` Yanıt hazır: `Vallahi benim de haberim yok, konuşuluyor işte!` Halbuki diğer partinin başkanından randevu alınmış. Bir saat geçmeden yeni partiye üyelik formu doldurulup imzalanıyor. İnanması güç değil mi? İşte bu anlayışın taç giyme törenine katılıp katılmayacağımız soruluyor bizden…

   Ak Parti İl Başkanlığı`na rapor iletmiş; özeti şu: “Biz böylesi bir transfere karşıyız. Partimizdeki dengeler alt üst olur.”

   İlden talimat geliyor: “Raporunuzdaki görüş sizde kalsın. Başbakan`ın emridir; Belediye Başkanı`nın üyelik formunu onaylayıp bize gönderin, o kadar!”

   Olağanüstü toplantıda yükselen istifa sesleri duvarları deliyor. Ertesi gün Başkan`ın elden dolaştırdığı karar defterine atılan imzalarda tek eksik yok! Eh yani; tepeden inme kararla koltuğa oturanlar, bir gün o tepelerden başına inecek çekice hazır olmalı!

   Partide adaylığı düşünen ve bu gelişmeyle hayal kırıklığı yaşayanlara da var birkaç sözüm. Davut Terzioğlu biçilirken, Orhan Kurtuluş biçare konuma sokulurken bıyık altından güldünüz mü, gülmediniz mi?

   Pazar günü bir pasajın kapısında oturup sohbet edenlere istemeden kulak misafiri oluyorum. `Tabi ki dilediği partiye geçmeye hakkı var` diyor bir tanesi. `Dağlara taşlara elektrik direkleri dikip ampuller astı; seçimi ondan başkası kazanamaz` diye sürdürüyor konuşmasını…

   O ana kadar, sözü edilen muhteremin özel bir barajı ve enerji santrali olduğunu bilmiyordum. Muhtemeldir ki elektrik direği, enerji nakil telleri, aydınlatma lâmbası fabrikaları da vardır. Vatandaşın algısı budur ve bunun ötesinde söylenecek tek söz yoktur!

   Adapazarı gazeteleri yazıyor; Sakarya`nın tüm ilçe belediye başkanlıkları artık iktidar partili olmuş. İyi de nasıl olmuş? Her fırsatta `Halkımız ne istiyorsa o olur` diyenler, halkın vermediği gücü kural dışı yöntemlerle ele geçirmeyi nasıl izah edecekler? Bu soruyu Ankara`ya taşınan zevata da soruyorum. Yol arkadaşlarını resmen satan birine yoldaşlık etmekten haz almak nasıl bir duygudur?

   Kimileri şunu diyebilir… `Tamam kardeşim; Türkiye`de böylesi işler ilk kez olmuyor. Bir yerlerden seçilip bir başka yerlere kapağı atanların sürüsüne bereket!` Evet, doğrudur bu anlamdaki siyaset sicilimiz ciltler doldurur. Kişilerin ihtirasını anlayabiliriz, ancak bunu olağan karşılayan ve hatta alkışlayan halkı nereye koyacağız? Bu halk, yanlış yapanla arasına bir mesafe koymayıp her daim kucaklayacak mı? Böylesi bir engin hoşgörünün hangi kültürde, dinde, mezhepte yeri var, söyler misiniz?

   Birkaç soru ile bitiriyorum…

   Birincisi MHP yöneticilerine: `Mehmet İspiroğlu`nu MHP`li olduğu için mi aday gösterdiniz, yoksa onunla seçim kazanma şansını yüksek bulduğunuz için mi?`

   İkinci sorum Ak Parti yöneticilerine: `Partiniz İspiroğlu`nun üçüncü durağıdır. 2014 seçimlerinde yeniden aday gösterip seçilmesini sağladığınızda, partinizi bırakıp gitmeyeceğinin oranı yüzde kaçtır?` Yaptırdığınız anketlerde böyle bir şık yer almıyordu da onun için soruyorum!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1231