Hepimiz her şeyi biliyorduk


   Ger­çe­ğin bir gün mut­la­ka açığa çık­mak gibi bir huyu var­dır. Ne ya­par­sa­nız yapın, is­te­di­ği­niz kadar unut­tur­ma­ya ça­ba­la­yın, bu kural de­ğiş­mez.
   Sü­re­si 5 yıl olur, 10-20 veya 50 yıl olur; bu böy­le­dir. 
   Tıpkı gayrı meşru bir ço­cu­ğun yıl­lar geç­tik­ten sonra genç kız veya de­li­kan­lı­lık ha­liy­le, anne veya ba­ba­dan bi­ri­nin kar­şı­sı­na ‘Ben gel­dim işte, bu­ra­da­yım’ diye çık­ma­sı gibi…
Ka­ra­su, Pa­zar­te­si günü sa­bah­le­yin uyan­dı­ğın­da, ulu­sal ga­ze­te­ler­den bi­rin­de “Mil­le­tin pa­ra­sı­nı işte böyle ye­miş­ler” man­şe­tiy­le kar­şı­laş­tı. 
   Her­kes çok şa­şır­dı tabi ki! Böyle bir şey nasıl ola­bi­lir­di? Hani pa­ra­la­rın yen­me­si bir şey de­ğil­di de bunun haber ola­rak Tür­ki­ye’nin en çok oku­nan ga­ze­te­sin­de ne işi olabilirdi! Hal­bu­ki met­ro­pol be­le­di­ye­ler­de­ki yol­suz­luk ha­ber­le­riy­le ne güzel eğ­le­ni­p gidiyorduk!
   Ga­ze­te (Hadi adını ya­za­lım, Sözcü) ba­yi­ler ve mar­ket­ler­de kısa sü­re­de tü­ken­di.
   As­lın­da bu haber Ka­ra­su­lu­la­ra pek de ya­ban­cı de­ğil­di. Çünkü Eylül ayı Be­le­di­ye Mec­li­si top­lan­tı­sın­da, ga­ze­te­de yer alan rapor mec­lis üye­le­ri­ne okun­muş, top­lan­tı­yı iz­le­yen­le­rin çoğu da bil­dik­le­ri­ni bir kez daha öğ­ren­miş­ler­di.
   Bu haber aynı za­man­da il­çe­miz­de ya­yın­la­nan ga­ze­te­le­rin say­fa­la­rın­da da yer al­mış­tı, in­ter­net­ten yayın yapan haber si­te­le­rin­de de…
   Ama ulu­sal ga­ze­te bir başka olu­yor doğ­ru­su… Ma­hal­li ga­ze­te­nin tı­pa­tıp ya­yın­la­dı­ğı haber nasıl olu­yor­sa ulu­sal­da fark­lı algı ya­ra­tı­yor. “Hah” diyor okur; “işte bu doğru ha­ber­dir!” Solda yeni Baş­kan, sağda eski Baş­kan’ın ve­si­ka­lık fo­to­la­rı da varsa doğ­ru­lu­ğu tes­cil­len­miş de­mek­tir.
   Şimdi bu­ra­dan sor­mak is­ti­yo­rum…
   Sözcü’nün man­şe­te ta­şı­dı­ğı ha­be­rin içe­ri­ği hak­kın­da bu il­çe­nin ha­va­sı­nı so­lu­yan­la­rın…
   Sı­ra­dan va­tan­daş­tan baş­la­ya­rak gö­re­vi ge­re­ği en tepe nok­ta­da bu­lu­nan bin­ler ve on bin­ler­ce ki­şi­nin hiç mi ha­be­ri yoktu?
   Ol­ma­dı diyen res­men yalan söy­ler!
   He­pi­miz bi­li­yor­duk. Ben, sen, o, biz, siz, onlar... 
   Kah­ve­de okey oy­na­yan va­tan­daş, pa­zar­da alış­ve­riş yapan ev ha­nı­mı, ders­le­re ‘gü­nay­dın’ diye giren öğ­ret­men…
   Her de­re­ce­den tüm kamu gö­rev­li­le­ri…
   İkti­da­rıy­la-mu­ha­le­fe­tiy­le si­ya­si par­ti­le­rin baş­kan­la­rı, yö­ne­ti­ci­le­ri, üye­le­ri…
   Be­le­di­ye Mec­li­si’nin geç­miş ve yeni dönem üye­le­ri…
   Be­le­di­ye ça­lı­şan­la­rı…
   Her­kes, he­pi­miz bi­li­yor­duk.
   Minik çı­kar­la­rı­mız uğ­ru­na gör­mez­den gel­dik.
   ‘Giden be­le­di­ye­nin pa­ra­sı, bana ne’ dedik.
   Eli­mi­zi vic­da­nı­mı­za koyup söy­le­ye­lim. Böyle de­me­dik mi?
   Şimdi her­kes ete­ğin­de­ki taşı dök­me­nin pe­şin­de. Suçu birbirinin üzerine atan atana. Nasıl olsa inanmaya hazır bir kitle var.
   Ben de bu soy­gu­na, ya­la­na, ta­la­na neden olan­lar­la, göz yu­man­la­rın pe­şi­ni bı­rak­ma­mak­ta ka­rar­lı­yım.
   Dik­kat eder­se­niz ba­sı­nı yu­ka­rı­da­ki lis­te­ye kat­ma­dım. Çünkü ona geniş bir pa­ran­tez ayır­dım.
   62 bin nü­fus­lu bir il­çe­de­ki usul­süz­lük, su­i­is­ti­mal, yol­suz­luk id­di­ala­rı ilçe ve il ba­sı­nın­da nasıl hak et­ti­ği yeri bu­la­maz da ulu­sal ba­sı­na mal­ze­me olur?
   Ve aynı basın ga­ni­met bul­muş gibi, bi­le­rek at­la­dı­ğı ha­be­ri ulu­sal ba­sı­nı kay­nak gös­te­re­rek say­fa­sı­na taşır?
   Hangi yüzle, hangi ga­ze­te­ci­lik ah­la­kıy­la?
   Ka­mu­oyu­nu bil­gi­len­dir­mek­le gö­rev­li basın, sa­de­ce yaz­dık­la­rın­dan değil yaz(a)ma­dık­la­rın­dan da so­rum­lu değil mi?
   Ga­ze­te­ci­lik sa­de­ce vali ge­zi­le­ri­ni iz­le­yip dek­lan­şö­rü tık­la­mak, ma­ğa­za açı­lış­la­rın­da kok­teyl ma­sa­la­rı­nı fo­toğ­raf­la­mak, dev­let bü­yük­le­ri­nin ar­dın­dan boy­nu­na iliş­ti­ril­miş kim­lik hal­ka­sıy­la se­ğir­tip en iyi ka­re­yi ya­ka­la­mak­la mı sı­nır­lı­dır?
   Ga­ze­te­ci­lik kuş sütü eksik sof­ra­la­ra ku­ru­la­rak tı­kın­mak­tan mı iba­ret­tir?
   Ga­ze­te­ci­lik kaz ge­lecek yer­den tavuk esir­gen­mez he­sa­bıy­la makam mevki sa­hip­le­ri­ne, cebi şiş­kin­le­re yağ­cı­lık yapıp bonus top­la­ma pes­pa­ye­li­ği midir?
   Kı­sa­ca­sı ga­ze­te­ci­nin gö­re­vi ger­çek­le­ri ört­bas edip ka­mu­oyun­dan bilgi sak­la­mak mıdır?
   İlde ve il­çe­de ya­yın­la­nan onca ga­ze­te, sos­yal med­ya­dan yayın yapan si­te­ler (bir­kaç is­tis­na hariç) Ka­ra­su Be­le­di­ye­si’ndeki yol­suz­luk id­di­ala­rı­nı tam beş yıl sü­rey­le açık­ça yok say­dı­lar.
   Ga­ze­te­le­rin kö­şe­le­ri­ne ku­ru­lup akıl satan ya­zar­lar bu ko­nu­da tek kalem oy­nat­ma­dı.
   Bir kısmı belediyeyi resmen haraca bağladı. (Yeni belediye yönetimi son 10 yılda hangi gazeteye veya basınla ilgili kişiye ne kadar ilan parası ödediğini açıklamalıdır)
   Sunay Akın’ın bir sözü ile bağ­la­ya­yım:
   “Ah­la­ki de­ğer­ler­den yok­sun, çıkar pe­şin­de, de­ma­gog bir basın, zaman için­de kendi gibi bir halk ya­ra­tır.”


Korumak bize göre değil!
   Ka­ra­su sa­hi­li iki kez Ko­ru­ma Böl­ge­si ilan edil­di. İki kez de kal­dı­rıl­dı. 2-2 be­ra­ber­lik du­ru­mu!
   Ka­ra­su’yu ha­ri­ta­dan gören An­ka­ra bü­rok­rat­la­rı öyle uygun gör­dü­ler. ‘Olsun’ de­di­ler oldu, ‘kalk­sın’ de­di­ler kalk­tı. Bize de te­la­şı düştü!
   Cum­hur­baş­kan­lı­ğı ka­rar­na­me­siy­le kal­dı­rı­lan Ko­ru­ma Böl­ge­si, Ye­ni­ma­hal­le ile Me­le­nağ­zı ara­sın­da­ki böl­ge­nin Ka­ra­su-Ak­ça­ko­ca yo­lu­nun ku­ze­yin­de­ki şerit. 
   Ka­ra­su sa­hi­li­nin ha­va­dan çe­kil­miş fo­toğ­ra­fı­nı in­ce­le­dim. Ne­re­dey­se böl­ge­nin yüzde 70’inde ya­pı­laş­ma bit­miş. ‘Re­viz­yon imar plan­la­rı onay­lı de­ğil­miş, bi­na­la­rın çoğu ka­çak­mış’ gibi ma­ze­ret­le­re sı­ğın­ma­nın an­la­mı yok. Ye­ni­ma­hal­le ile Kü­çük­bo­ğaz ara­sı­nı tu­rizm böl­ge­si ola­rak tut­mak akıl işi değil. Hangi 5 yıl­dız­lı oteli ne­re­ye ya­pa­cak­sın?
   Ahmet Genç 2005’li yıl­lar­da sa­hil­de­ki bazı ara­zi­le­rin ‘tu­ris­tik tesis alanı’ ola­rak be­lir­len­me­si­ni is­te­miş­ti. Mec­lis üye­le­ri­ni ikna için bir hayli ter dök­müş ve de­di­ği­ni kabul et­tir­miş­ti. Baş­kan­lık­la bir­lik­te plan­lar da de­ğiş­ti.
   Bizde yer­leş­miş bir ge­le­nek var. Bi­na­la­rı di­ke­riz, ar­dın­da bun­la­ra uygun imar planı çi­ze­riz. ‘Şu­ra­da sa­man­lık var, yolu sağa kay­dır. Şu­ra­da ba­ra­ka var yolu sola kay­dır’ mec­lis­te­ki plan gö­rüş­me­le­rin­de bey­lik söy­lem­le­ri­miz­den­dir. Maşallah, bizim meclis üyeleri avlusunun enini boyunu ölçüp metrekare hesabını başkasına yaptırır; sıra plan değişikliğine geldiğinde şehir planlamacısı kesilir!
   Ola ki göz­den kaç­mış çi­zim­ler var, mec­lis ne güne du­ru­yor? Ve­rir­sin bir di­lek­çe ilk otu­rum­da plan de­ğiş­miş yol buhar olmuş, yeşil alan biz­le­re ömür! Ka­ra­su Be­le­di­ye Mec­li­si’nin son 20 yıl­lık imar de­ği­şik­li­ği ka­rar­la­rı in­ce­len­sin re­kor­lar ki­ta­bı­na aday ola­ca­ğı­mız bir sonuç çı­ka­ca­ğı­na adım gibi emi­nim!
   Plan de­ğiş­tirt­me­ye gü­cü­müz yet­me­di di­ye­lim; ge­le­nek­sel imar affı yok mu? 
   Şimdi adı de­ğiş­ti ‘imar ba­rı­şı’ oldu hani! Bas­tı­rı­yor­sun pa­ra­yı kaçak yapın ge­lin­li­ğe sar­ma­lan­mış kız gibi ter­te­miz olu­yor. Bu arada Hazine de doluyor. Çünkü Almanya’dan alınan yeni makam araçlarına para gerek!
   Yine de ko­ru­ma böl­ge­si­nin kal­dı­rıl­ma­sı­na iti­ra­zım var. Sa­kar­ya-Kü­çük­bo­ğaz arası neyse de Küçük Ka­ra­su ile Ku­yum­cu­lu’nun kuzey böl­ge­le­ri bakir değil mi? Neden o böl­ge­ler ko­run­ma­dı? Ka­ra­su tu­rizm an­la­mın­da göz­den mi çı­ka­rıl­dı?
   İşin garip tarafı şu... Koruma kararının kaldırılması sonrasında bunun anlamı ve Karasu’ya yan-sımalarını öğrenmek istedim. Kime sorduysam ayrı bir hava çaldı. Makamlar bir türlü uyuş-madı. Adam yılların inşaatçısı, “Düşüneyim, sonra konuşuruz” diyor.
   Çaresiz, Sa­kar­ya İnşaat Mü­hen­dis­le­ri Odası Baş­ka­nı Hüsnü Gür­pı­nar’la ko­nuş­tum. Ya­pı­laş­ma­ya bo­ğul­ma­mış böl­ge­le­ri­nin tu­rizm ko­ru­ma alanı ola­rak bı­ra­kıl­ma­ma­sı­nı eleş­ti­ri­yor. ‘Yarın eyvah di­ye­ce­ği­miz ka­rar­lar­dan ka­çı­na­lım’ diyor. 
   ‘Hüsnü Bey biz eyvah de­me­ye alış­tık’ di­ye­cek­tim, yut­ku­na­rak ge­çiş­tir­dim!
   Belediye’den bu konuda bir açıklama yapılması gerekmez mi? Herhalde uzmanlar harıl harıl rapor hazırlıyorlardır!



Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 133