SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 25.04.2018

HİÇBİR SIR GİZLİ KALMAZ





   “Verdimse ben verdim” demişti dönemin Başbakanı Süleyman Demirel… 
   Yıl 1993… Zor duruma düşen Tercüman Gazetesi sahibi Kemal Ilıcak Demirel`den yardım istemişti; o da Ilıcak`ın Ömerli Barajı yakınında bulunan 3 bin dönümlük arazisinin İlkokul Öğretmenleri Yardımlaşma Sandığı`na (İLKSAN) satılmasına bir anlamda aracı olmuştu. 
   İLKSAN`ın bu arsayı alacak parası yoktu; Köksal Toptan itiraz edince Milli Eğitim yerine Maliye Bakanlığı bütçesine bu iş için ödenek konuldu.
   Sonuç olarak Hazine bu alışverişten 149 milyon lira zarara uğradı.
Mehmet Akif Ersoy 
“Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar 
Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?”
Diye sorar şiirinde…
   İbret alınmadığı belli ki, tarih tekerrür ediyor…
İLKSAN Skandalı patladığında doğanlar şimdi 21 yaşında.
   Yani; Belediye Meclisi`nin Ak Partili genç üyeleri o tarihte neler olup bittiğini nereden bilsin… 
   Ben hatırlatıyorum onlara…
   Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu, Meclis’te SASKİ Genel Müdürü Rüstem Keleş`in “Çöpe atacağız” dediği su arıtma tesisine ödenen para için “500 bin lirayı ben verdim, sorumluluk bana ait” diyor…
   Bir eksikle toplanan Meclis sanki dut yemiş bülbül!
   Soruyorum kendilerine:
   “500 bin lirayı ben verdim; sorumluluk bana aittir” demek yeterli bir yanıt mıdır?
   Bu paranın hesabını sormayacak mısınız?
   Şu gerekçeye bakın…
   Tesis kurulduğunda (Yani 2013`te) Karasu`nun nüfusu azmış, şimdi nüfus patlamış. O nedenle arıtma yetersiz kalmış!
   İspiroğlu açıkça Karasu’yla alay ediyor!
   500 bin lira kimin parası?
   “Ben verdim; sorumluluk bana ait” ne demek?
   Cebinden mi verdin diye sormazlar mı adama?
   “Bize çıkma tesis teklif ettiler” diyor bir de... Bunu teklif edenle şimdi kurulu tesisi satan firma aynı mı değil mi?
   Mehmet İspiroğlu’nun sorumlu benim derken söylemek istediği pek anlaşılmadı galiba. Tercümesi şudur: 
   “Belediyenin parası benim param demektir. Dilediğim yere dilediğim gibi harcarım. Yetki de benim sorumluluk da. Kimseye  hesap vermek zorunda değilim!”
   Buradan 2009-2014 aralığında görev yapan meclis üyeleriyle, 30 Mart`ta seçilen yeni üyelere sesleniyorum.
   Ortak bir açıklama yapın ve deyin ki; 
   “Başkan ilçeye hizmet için bir tercihte bulunmuş. Yeterli araştırma yapmadan bu tesisin kurulmasına ön ayak olmuş. Sorumluluğu da üstleniyor. Giden 500 bin lira olsun. Ne yapalım, insan hata yapar. Bu işi uzatmanın âlemi yok!”
   Eğer vicdanınız elveriyorsa yapın böyle bir açıklama… Söz veriyorum; Bir daha bu konuda tek satır yazmam!
Kumanyada pis kokular
   Ramazan kumanyasına ödenen 100 bin lira ile kandil simidine verilen 40 bin lira konusunda her gün yeni bir iddia ortaya atılıyor. 
   Belediyeden tatmin edici bir açıklama gelmediği sürece bu dedikodular sürer gider.
   İki adet 50`şer bin liralık fatura iki ayrı firma tarafından kesilmiş. İnternete girip firmalardan birinin adını yazdım. Ne çıksa beğenirsiniz? Diğer firma adını yazdığım firmanın kurucusu...
   Tesadüf mü acaba?
   Bir kişinin iki ayrı isim altında aynı işi yapan firması olur mu? Belki de olur, ne bileyim!
   Yine ortalıkta dolaşan söylentiye göre firmaların sahibi ile kanka olan Karasulu bir bü-rokrat, bu alışverişe aracı olmuş.
   Diğer iddia ise AKP MKYK üyesi bayanın eşi ile 2011 seçimlerinde Sakarya`dan AKP milletvekili aday adayının ortak olduğu firma tarafından, başta Karasu Belediyesi olmak üzere Sakarya`daki tüm belediyelere yukarıdan gelen talimatla kandil simidi pazarlandığı yolunda. 
   Karasu Belediyesi 40 bin lira ödeyip kandil simidini Simit Sarayı’ndan mı almış?
Şu kuyumcu meselesi!
   Laf lafı, kutu kutuyu açıyor!
   Söyleyenlerin yalancısıyım.
   Belediye bir kuyumcudan alışveriş mi ne yapıyormuş!
   Önceden ne alınmış ne ödenmiş bilemem. Şu anda 50 bin lirayı aşan bir borç biriktiği iddia edilmekte.
   Belediye yolları gümüş, kaldırımları altınla mı kaplıyor?
   Üç beş başarılı sporcu veya öğrenciye takılan altın anlaşılabilir. Ama binlerce liralık alışverişin mantıklı bir izahı olmalı.
   Karasu’da da Rıza Zarraflar mı türedi yoksa!
   Ver altın, yaz belediye hesabına gibi bir yol tutulmuşsa açık söyleyeyim, bu yol istismara açıktır. 
   Usulüne uygun alımlar da gölgelenir.
   Nedir bu işin aslı?
   Açıklama bekliyorum!
   Yalakalardan değil, yetkililerden!
Yavuz Sağdıç
   Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç Balıkesir’den Karasu’ya atanmıştı. Henüz göreve başlamadan bu ilde polis olarak çalışan yeğenime sormuştum nasıl biri diye.  “Tanıdığım kadarıyla klasik emniyetçi kalıplarının dışında birisidir. Bence Karasu için bir şanstır” yanıtını vermişti. 
   Sağdıç ilçemizde 3,5 yıl görev yaptı. Vatandaşlarla ilişkilerinde olsun, ekibiyle çalışma yönteminde olsun sıradışı bir emniyet müdürü görüntüsü verdi. Tıpkı Gültekin Tokat ve Hüseyin Zengin gibi... Döneminde kayda değer şekilde bir polis-vatandaş gerginliği hatırlamıyorum. Polis için Karasu zor bir yerdir. Özellikle yaz aylarında bu zorluk katlanır. Yeni gelecek müdürün Sağdıç’la enine boyuna konuşmadan göreve başlamamasını öneririm.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1048