İMDADA YETİŞEN AFETLER!


   Son yıl­lar­da Ka­ra­su’nun ge­le­ce­ği­ni afet­le şe­kil­len­dir­me mo­da­sı re­vaç­ta. 
   Bul­var­da bi­ri­ken üç damla yağ­mu­ru ber­ta­raf edecek en ba­si­tin­den ön­lem­le­ri al­ma­dı­ğı­mız gibi, üs­tü­ne üst­lük bunu ba­ha­ne ede­rek il­çe­nin büyük bir fe­la­ke­te uğ­ra­dı­ğı id­di­asıy­la al­tın­dan kal­ka­ma­ya­ca­ğı­mız bir borç­lan­ma ger­çek­leş­tir­dik.
   Bu kötü mi­ra­sı Ka­ra­su hal­kı­na reva gö­ren­ler or­ta­lık­ta yok!
   Ye­ri­ne gelen aynı aile­ye men­sup yö­ne­tim, 10 yıl sü­rey­le her ay 750 bin lira borcu nasıl öde­ye­ce­ği­ni kara kara dü­şü­nür­ken im­da­dı­na yeni bir fe­la­ket ye­tiş­ti! 
   Melen Çayı taş­kı­nın­da Ak­ça­ko­ca’nın en uzak köyü Es­ma­ha­nım’da in­san­lar çoluk çocuk sele ka­pı­lıp ha­yat­la­rı­nı kay­bet­ti­ler. Selin sü­rük­le­di­ği evler büyük bir ce­ha­let ör­ne­ği ola­rak dere ya­ta­ğı­na ya­pıl­mış­tı. Es­ma­ha­nım rah­met­li an­ne­min kö­yü­dür. Ço­cuk­lu­ğum­da yaz ta­til­le­ri­nin çoğu gün­le­ri­ni orada ge­çir­dim. En küçük ya­ğış­ta köyün için­den geçen taş ya­tak­lı dere coşar, ge­ce­le­ri çağ­la­ma ses­le­ri in­san­la­rı uyut­maz­dı.
   Bunu ge­çe­yim.
   Ben­zer şe­kil­de… Maden De­re­si çev­re­ye bir mik­tar zarar ve­rin­ce be­le­di­ye­nin bor­cu­nu altı ay­lı­ğı­na er­te­le­me şansı doğdu. Baş­kan Sarı ve ekibi rahat bir nefes aldı. Ka­ra­su gibi bir be­le­di­ye için aylık 750 bin lira iyi pa­ra­dır. Ne var ki ba­la­yı bitti. Şubat geldi ve ke­sin­ti­ler baş­lı­yor. Eğer yeni bir afet olmaz (şaka tabi) ve borç er­te­le­me­si ya­pıl­maz­sa ge­le­ce­ği­miz ka­ran­lık­tır, onu söy­le­ye­yim.
   Ka­ra­su’nun ge­le­ce­ği­ni ipo­tek al­tı­na alan o borç­lan­ma tek­li­fi­nin Be­le­di­ye Mec­li­si’ne gel­di­ği top­lan­tı­yı bu gün gibi ha­tır­lı­yo­rum. Tek­li­fin ar­ka­sın­da bir hi­noğ­lu hin­lik ol­du­ğu­nu sez­dim ve çı­kış­ta bir­çok mec­lis üye­si­ni uyar­dım. Ama sö­zü­müz geç­me­di.
   “Bakın ben söy­le­miş­tim, din­le­me­di­niz. Ne ha­li­niz varsa görün” di­yecek kadar vic­dan­sız de­ği­lim. Çünkü he­pi­miz aynı ge­mi­de yol­cu­luk edi­yo­ruz. Be­le­di­ye­nin eli­nin ko­lu­nun bağ­lan­ma­sı her­ke­si olum­suz et­ki­ler. Ni­te­kim et­ki­li­yor da…
   Bana, sana, ona ve do­la­yı­sıy­la her­ke­se hiz­met etme ku­ru­mu olan be­le­di­ye gırt­la­ğı­na kadar borca bat­mış du­rum­da. (Eksik ol­ma­sın ada­let me­ka­niz­ma­sı da açıl­mış da­va­la­ra ba­kı­yor (muş) gibi ya­pı­yor!)
   Sa­de­ce kredi bor­cun­dan söz et­mi­yo­rum. Ör­ne­ğin be­le­di­ye şir­ke­ti KAR­SAŞ’ın 8,5 mil­yon lira (tril­yon) si­gor­ta ile vergi borç­lu­su ol­du­ğun­dan söz edi­li­yor. İkti­da­rın tırım tırım para pe­şin­de ol­du­ğu gü­nü­müz­de kimse size bu borcu ba­ğış­la­maz.
   Sa­de­ce KAR­SAŞ mı? Ne­re­ye uzan­san elin­de ka­lı­yor!
   Ye­ral­tı Çar­şı­sı, çevre sağ­lı­ğı­na zarar ver­di­ği ge­rek­çe­siy­le yı­kıl­dı. Yıkım ön­ce­si orada dük­kâ­nı olan­la­rın rı­za­sı alın­ma­dı. Bu gün çar­şı­yı yapan Ka­ra­de­niz İnşaat mah­ke­me ka­ra­rıy­la 20 dük­kân kar­şı­lı­ğı olan mik­tar­da ar­sa­nın ta­pu­su­nu almış du­rum­da. Ya­pı­lan kar­şı­lık­lı gö­rüş­me­ler­de 1 mil­yon li­ra­ya an­la­şıl­mış. Be­le­di­ye bunu öde­me­den orada bir ta­sar­ruf­ta bu­lu­na­maz.
   Bul­var se­çi­me gün­ler kala göz bo­ya­ma amaç­lı ol­du­ğu kesin olan bir ka­rar­la ye­ni­len­di. Yarım mil­yon li­ra­yı aşkın borç du­ru­yor.
   ÇEKOK’tan usul­süz tah­sil edi­len ve yine mah­ke­me ka­ra­rıy­la iade­si ge­re­ken borç var… 
Es­na­fa var, sa­na­yi­ci­ye var, ka­sa­ba, bak­ka­la, ke­bap­çı­ya, ku­yum­cu­ya var…
   Be­le­di­ye bu la­bi­rent­ten çık­mak zo­run­da. Yö­ne­ti­ci­le­rin ra­ha­ta er­me­si için değil, il­çe­ye hiz­met ya­pı­la­bil­me­si için, per­so­nel ma­aşı­nın ve bi­rik­miş borç­la­rın öden­me­si için…
   Artık borcu uzun va­de­ye yay­mak mı olur, daha ucuz bir kredi bulup İller Ban­ka­sı bor­cu­nu ka­pat­mak mı olur…
   Bi­tir­me­den bir­kaç soru:
   Yüz­ bin­ler­ce lira para har­ca­ya­rak ku­ru­lan as­falt ve beton şan­ti­ye­le­ri kul­la­nı­lı­yor mu? 
   Eğer ça­lış­tı­rı­lı­yor­sa son 10 ayda üre­ti­len as­falt ve beton mik­ta­rı nedir?
   Her iki tesis kaça ku­rul­muş­tur ve borcu var mıdır?
   Lüt­fe­dip ya­nıt­la­yan olur­sa, ka­mu­oyu bilgi sa­hi­bi olur.

18 yaşa merhaba
   Ka­ra­su’da ga­ze­te çı­kar­ma dü­şün­ce­si Ekim 2002’de fi­liz­len­di. Bir ar­ka­da­şı­mı­zın emlak ofi­sin­de­ki soh­bet­te or­ta­ya atıl­dı bu proje. Bir­kaç gün tar­tı­şıl­dı ve konu ka­pan­dı.
   Ara­dan bir süre geçti, sa­nı­rım Ara­lık 2002’ydi. Ka­ra­su’dan Gebze’ye ata­nan bir kamu gö­rev­li­si te­le­fon etti ve gö­rüş­mek is­te­di­ği­ni söy­le­di. İki ar­ka­daş er­te­si günü Ko­ca­eli’nin Gebze il­çe­si­ne gidip davet sa­hi­biy­le bu­luş­tuk.
   Bize an­lat­tı­ğı şuydu: “Gebze’de gün­lük ya­yın­la­nan bir ga­ze­te haf­ta­nın her günü ek ola­rak bir belde ga­ze­te­si çı­ka­rı­yor. Ka­ra­su gi­de­rek bü­yü­yen bir ilçe. Artık bir ga­ze­te­ye ih­ti­yaç var. Evet der­se­niz baskı işini bu­ra­da­ki ga­ze­te­nin mat­ba­asın­da yap­tı­ra­bi­li­riz.”
   Ka­fa­mız­da deli so­ru­lar­la Gebze’den dö­nş­e Ada­pa­za­rı’nda basın sek­tö­rün­de sa­çı­nı ağart­mış iki ta­nı­dık­la gö­rüş­tük. “Ka­ra­su için daha erken” uya­rı­sın­da bu­lun­du­lar. Bu uyarı bizim bir ku­la­ğı­mız­dan girip di­ğe­rin­den çıktı.
   7 ar­ka­daş bu işin fi­nans­ma­nı­nı üst­len­mek üzere söz­leş­tik. 3 Şubat 2003’te Ka­ra­su Haber Ga­ze­te­si’nin ilk sa­yı­sı­nı oku­yu­cu­ya ulaş­tır­dık.
   Zaman için­de ku­ru­cu kad­ro­dan ay­rı­lan­lar oldu ama ga­ze­te ya­yı­nı­nı sür­dür­dü.   Eko­no­mik so­run­lar ve kadro da­ral­ma­sı do­la­yı­sıy­la iki ay­lı­ğı­na bir ara ver­miş­li­ği­miz de var.
   Ka­ra­su Haber Ga­ze­te­si 3 Şubat 2020’de 17 ya­şı­nı doldurdu ve 18 ya­şı­na girdi. So­kak­ta “Artık reşit ol­du­nuz” türü ta­kı­lan­lar da olu­yor.
   17 yıl sü­re­sin­ce hal­kın sesi ol­ma­ya özen gös­ter­di­ği­mi­zi dü­şü­nü­yo­rum. Ek­sik­le­ri­m mut­la­ka var­dır. Ancak, kamu adına bir de­ne­tim mer­ke­zi gibi görev yap­tı­ğı­mı­zı söy­le­ye­bi­li­rim. 
   Ka­ra­su’da ha­lı­nın al­tı­na sü­pü­rül­mek is­te­nen ve bir öl­çü­de ba­şa­rı­lan yan­lış­la­rı kim­se­den çe­kin­me­den yaz­dık. Ter­mik sant­ral kurma gi­ri­şim­le­ri­ne karşı ge­li­şen top­lum­sal mu­ha­le­fe­ti, iki yazar ar­ka­da­şı­mız­la Adana Su­gö­zü’ne yap­tı­ğı­mız ge­ziy­le ateş­le­di­ği­mi­zi dü­şü­nü­yo­rum.
   Zaman zaman ar­şiv­le­ri ta­rı­yo­rum. Hiç­bir ön­gö­rü­müz yan­lış çık­ma­mış. Uya­rı­la­rı­mız isa­bet­li olmuş. Tah­min­le­ri­miz yüzde 90 ora­nın­da ger­çek­leş­miş. Kı­sa­ca­sı “Ne yap­tı­nız 17 yılda?” so­ru­su­na ve­ri­lecek bin­ler­ce ya­nı­tı­mız var. Ar­şi­vi­miz kar­ne­miz­dir ve çok şükür kı­rı­ğı­mız yok­tur.
   Yayın po­li­ti­ka­mı­zı kendi si­ya­sal, grup­sal ve ki­şi­sel çı­kar­la­rı­na ay­kı­rı gö­re­rek biz­le­ri he­de­fe koy­mak is­te­yen­ler oldu. Bun­la­rın ço­ğu­nun artık esa­mi­si okun­mu­yor. Biz­ler dim­dik ayak­ta­yız. Bul­var­da ba­şı­mı­zı öne eğ­me­den gu­rur­la ge­zi­yo­ruz.
   17 yıl sü­re­sin­ce ga­ze­te­ye emeği geçen tüm ça­lış­ma ar­ka­daş­la­rı­mı­za şük­ran borç­lu­yuz.
      Her şey­den önce ga­ze­te­mi­zi ayak­ta tutan okur­la­rı­mı­za min­net­ta­rız.
   İyi ki var­sı­nız.
   İyi ki Ka­ra­su Haber var.
   Son söz: Kaybettiğimiz çalışanımız ve okuyucularımız oldu, kendilerini rahmetle anıyorum.

Kapatın şu derneği!
“Ma­ka­mın ağır­lı­ğı­nı kal­dı­ra­ma­mak” diye bir deyim var. Hak et­me­di­ği yere gel­miş ve her şeyi kırıp döken yö­ne­ti­ci­ler için kul­la­nı­lır.
31 Mart’ta gö­re­ve se­çil­miş genç bir yö­ne­ti­ci, “Her­ke­sin var bizim niye yok” man­tı­ğıy­la ku­rul­muş bir der­ne­ğin üyesi. Ba­ba­sı ço­cuk­luk ar­ka­da­şım, ken­di­si oğ­lum­dan küçük... 
Son kong­re­de bir baş­kan ada­yı­nın lis­te­sin­den yö­ne­ti­me aday olmuş. Ama seçim kay­be­dil­miş. Ar­dın­dan 40 üyeli der­nek­ten ay­rı­la­rak ayrı bir ör­güt­len­me­nin ka­pı­sı­nı ara­la­mış.
Se­çi­mi ka­za­nan ve ay­rıl­mak is­te­yen ta­raf­lar­la ko­nuş­tuk ve bu ko­nu­yu ha­ber­leş­tir­dik. Genç yö­ne­ti­ci te­le­fon­da ne ya­lan­cı­lı­ğı­mı­zı bı­rak­tı ne de eleş­ti­ri­ye ta­ham­mül ol­ma­dı­ğı­mız suç­la­ma­sı­nı. Sayıp döktü…
Söz uçar arşiv kalır. Ha­be­ri­miz or­ta­da. Ek­si­ği ola­bi­lir ama yalan haber asla. Bu çok ağır bir suç­la­ma. Kem söz sa­hi­bi­nin­dir. Gün olur belki yap­tı­ğı yan­lı­şın far­kı­na varır.
O der­nek­le il­gi­li konu ne zaman açıl­sa “Ol­ma­sa da olur” derim. Dü­şün­cem­de de­ği­şik­lik yok. Hele genç yö­ne­ti­ciy­le bu se­vim­siz di­ya­log­dan sonra “O der­nek ka­pa­tıl­sa, bunca kır­gın­lık da ol­ma­sa” di­yo­rum.
İnanın her­kes için ha­yır­lı­sı budur!








Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 967