İmza ne işe yarar?


    AKP İl Baş­ka­nı Fevzi Kılıç’tan, son ya­pı­lan İl Da­nış­ma top­lan­tı­sın­da il­ginç bir açık­la­ma geldi. 
   Bütün be­le­di­ye baş­kan­la­rı­nın ortak bir karar al­dık­la­rı­nı ha­tır­la­tan Kılıç “Se­çim­ler­de kim aday olur­sa olsun diğer ar­ka­daş­la­rı­mız o isme des­tek ve­recek. Kendi ara­mız­da bunu ko­nuş­tuk ve her­kes söz verdi. Hatta kendi ara­mız­da bu me­se­le­yi imza al­tı­na da aldık" dedi.
   İl ba­sı­nı bu açık­la­ma­yı ya üze­rin­de du­rul­ma­ya değ­mez buldu ya da bi­le­rek es geçti.
   Bana so­rar­sa­nız ge­çer­li olan ikin­ci şık­tır!
   Bir ik­ti­dar par­ti­si dü­şü­nün, son yerel se­çim­ler­de il­de­ki tüm be­le­di­ye baş­kan­lık­la­rı­nı hem de yük­sek bir oy ora­nıy­la ka­za­nı­yor…
   Ardından 31 Mart 2019’da re­ko­ru­nu egale etmek için kol­la­rı sı­va­dı­ğı­nı ilan edi­yor…
   Ar­dın­dan da İl Baş­ka­nı be­le­di­ye baş­kan­la­rı­nı top­la­yıp, “Bakın, yerel se­çim­ler­de aday ola­ma­ya­bi­lir­si­niz. Kız­ma­ca küs­me­ce ve yan çizme yok. Aday kimse onu des­tek­le­ye­cek­si­niz, ona göre” diyor.
   Bu benim se­nar­yom tabi… İl Baş­ka­nı’nın açık­la­ma­sı­na göre ise baş­kan­la­rın ken­di­le­ri böyle bir karar alıp al­tı­na im­za­la­rı­nı ata­rak bel­ge­yi yö­ne­ti­me sun­muş­lar!
   Rafta dolma var tabi, yer­sen!
   AKP’de ku­ru­cu­ üyelik, yö­ne­ti­ci­lik yap­mış, be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı ve be­le­di­ye mec­li­si üye­lik­le­rin­de bu­lun­muş bazı par­ti­li­ler­le ko­nuş­tum. Hiç­bi­ri geç­miş­te böyle bir uy­gu­la­ma ya­pıl­dı­ğı­nı ha­tır­la­mı­yor.
Öy­ley­se ne­re­den çıktı bu baş­kan­lar­dan im­za­lı ta­ah­hüt alma işi?
TARİHSİZ İSTİFA DİLEK­ÇESİ
   Geç­miş yıl­lar­dan ha­tır­lı­yo­ruz. Genel se­çim­ler son­ra­sın­da baş­ba­kan­lık gö­re­vi­ni alan bazı parti li­der­le­ri ba­kan­lar­dan ta­rih­siz ve im­za­lı birer is­ti­fa di­lek­çe­si alır­dı. 
   Bunun amacı, ge­le­cek­te­ki bir an­laş­maz­lık du­ru­mun­da ba­kan­la­rın is­ti­fa et­me­yi red­det­me­le­ri­ne önlem al­mak­tı. Baş­ba­kan di­lek­çe­ye günün ta­ri­hi­ni atıp ay­rıl­ma­mak­ta di­re­nen ba­ka­nı ka­bi­ne dışı bı­ra­kır­dı.
   AKP’de im­za­lan­dı­ğı söy­le­nen bel-ge buna da ben­ze­mi­yor.
   Ta­ah­hüt­na­me al­ma­nın iki amacı ola­bi­lir…
   Bi­rin­ci­si; be­le­di­ye baş­kan­la­rı­nın par­ti­ye gönül ba­ğı­nın ne kadar yük­sek ol­du­ğu­nu ka­mu­oyu­na du­yur­mak ve par­ti­de bir­lik gö­rün­tü­sü ver­mektir…
   İkin­ci­si; ye­ni­den aday ya­pıl­ma­yan bir be­le­di­ye baş­ka­nı­nın başka par­ti­den veya ba­ğım­sız aday ol­ma­sı­nın önünü kesme ça­ba­sı­dır!
   İlkine ey­val­lah; ikin­ci şık­kın ge­çer­li­li­ği tar­tı­şı­lır.
   Çünkü o im­za­lı ta­ah­hü­dün res­mi­yet­te bir hükmü yok. Si­ya­set etiği açı­sın­dan bek­len­ti de boş­tur. Zira gü­nü­mü­zün genel geçer si­ya­se­tin­de ilke ve etik ara­mak, asit gö­lü­ne sa­lı­nan ol­ta­ya balık vur­ma­sı­nı bek­le­mek gi­bi­dir. 
   Ken­di­si­ni baş­ka­na seç­ti­ren par­ti­si­ni, bir son­ra­ki seçim yak­laş­tı­ğın­da terk edip güçlü gör­dü­ğü par­ti­ye ka­pa­ğı at­ma­yı göze almış ki­şi­ye imza at­tır­san ne yazar, at­tır­ma­san ne yazar? Yolcudur Abbas, bağ-lasan durmaz!
SIKINTILI
   Sa­kar­ya’nın 16 il­çe­sin­de AKP’de aday be­lir­le­me sü­re­ci­nin san­cı­lı ge­çe­ce­ği­ni tah­min etmek için falcı ol­ma­ya gerek yok.
   Çünkü üç dö­ne­mi­ni ta­mam­la­mış be­le­di­ye baş­kan­la­rı bile ku­ra­lın es­ne­til­me­si ve ken­di­le­ri­ne bir dönem daha şans ve­ri­le­ce­ği bek­len­ti­sin­dey­ken, bi­rin­ci veya ikin­ci dö­ne­min­de­ki baş­kan­la­rın saf dışı bı­ra­kıl­ma­yı kolay haz­met­me­ye­ce­ği gün gibi or­ta­da.
YAVUZ ZOR DU­RUM­DA
   Bir de AKP’de seçim iş­le­rin­den so­rum­lu Ali İhsan Yavuz’un du­ru­mu var. Öyle bir hava ya­ra­tıl­dı ki, Ya-vuz’un elini değ­dir­di­ği her te­ne­ke al­tı­na dö­nü­şecek! Her­kes onun ağ­zın­dan çı­ka­cak söze bakar hale geldi. Mo­to­sik­let­çi jet uça­ğıy­la ya­rış­ta, di­ğer­le­ri or­ta­da yok!
   Yavuz’u bek­le­yen asıl teh­li­ke, yö­ne­ti­ci ola­rak gi­re­ce­ği ilk se­çim­de kendi ilin­den AKP’nin dra­ma­tik bir oy kay­bı­na uğ­ra­ma­sı­dır… 
   Reis bunu af­fet­mez ve Yavuz’un ka­riz­ma­sı şed­de­li bir çizik yer…
NELER OLABİLİR?
   İmzay­dı, ta­ah­hüt­tü,17-0’dı, Ya-vuz’du, ha­vuz­du; konu uzadı...
    Bi­tir­me­den Ka­ra­su’da ola­cak­lar­la il­gi­li tah­mi­ni­mi söy­le­ye­yim…
   AKP yeni bir aday­da karar kıl­dı­ğı gün mev­cut baş­kan ken­di­si­ni he­ves­le bek­le­mek­te olan ta­be­la par­ti­le­rin­den bi­ri­ne ka­pa­ğı atar. 
   Ge­ri­ye doğru yerel ga­ze­te ar­şiv­le­ri­ni ta­ra­yın, bu par­ti­le­rin kong­re­le­rin­de neler olup bit­ti­ği­ne bakın, en şans­lı­sı­nı bulun derim.
   Aday de­ğiş­mez­se bu kez parti seç­me­ni bıçak yemiş kar­puz gibi or­ta­dan ikiye ay­rı­lır.
   İl Baş­ka­nı Kılıç’a da baş­kan­la­rın im­za­la­dı­ğı bel­ge­yi çer­çe­ve­le­tip par­ti­nin du­va­rı­na asmak kalır!

Tavşana kaç tazıya tut
   Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si Ka­ra­su sa­hi­lin­de kendi yap­tır­dı­ğı bü­fe­ler ve göz yum­du­ğu pro­je­ye uy­ma­yan ek­le­ri­ni 1 Ekim ta­rih­li son ope­ras­yo­nuy­la kal­dır­dı.
   Sorun bitti mi? Hayır, bit­me­di.
   Çünkü üç yıl­dır bu bü­fe­le­rin ver­di­ği hiz­met­ler, önü­müz­de­ki yaz ye­ni­den talep edi­lecek.
   Ka­ra­su altın gibi bir de­ğe­re sahip kum­sa­lı­nı, her­ke­se ortak bir mem­nu­ni­yet ge­ti­recek dü­ze­ne ka­vuş­tu­ra­ma­dı gitti.
   Be­le­di­ye­le­re eleş­ti­ri ge­tir­di­ğin­de ma­ze­ret hazır: 
   “-Efen­dim orası özel mül­ki­yet. Kıyı Ka­nu­nu da ya­pı­laş­ma­yı ya­sak­lı­yor. Eli­miz ko­lu­muz bağlı…”
   So­ra­lım o zaman:
   “Ter­sa­ne ve liman ya­pı­lır­ken sahil ar­sa­la­rı ve Kıyı Ka­nu­nu yok muydu?”
   Ter­sa­ne pro­je­len­di­ril­di­ğin­de Ha­zi­ne, kı­yı­da­ki ar­sa­la­rın ta­pu­la­rı iptal edil­sin diye dava aç­mış­tı. Tesis iflas edip yı­kı­lın­ca ar­sa­la­rın ka­de­ri be­lir­siz­li­ğe terkedildi.
   Liman ala­nı­na giren ar­sa­lar ise Ulaş­tır­ma Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan ka­mu­laş­tı­rıl­dı.
   Ka­ra­su Be­le­di­ye­si ise 675’lik ar­sa­lar so­ru­nu­na yıl­lar­ca ma­ze­ret üret­mek­ten başka bir şey yap­ma­dı­ğı gibi tam ter­si­ne Kıyı Ka­nu­nu’na açık­ça ay­kı­rı ya­pı­laş­ma­la­ra oy kay­gı­sı ve eş-dost ka­yır­ma­la­rı ile göz yumdu.
   Be­le­di­ye is­te­sey­di Bü­yük­şe­hir’in 2015`te par­sel yol­la­rı­na sı­kış­tı­ra­rak uy­gu­la­ma­ya koy­du­ğu 17 büfe pro­je­si­ni, ka­mu­laş­tı­ra­ca­ğı 17 arsa üze­rin­de yıl­lar önce uy­gu­la­ya­bi­lir­di.
   Bun­dan 10 yıl önce ar­sa­la­rın genel geçer fi­ya­tı taş çat­la­sın 10 bin li­ray­dı. Yok muydu be­le­di­ye­nin 17 ar­sa­ya 170 bin lira öde­yecek gücü? Şimdi o teren kaçtı. Çünkü li­ma­na inen yolun ka­mu­laş­tır­ma be­de­li sahil ar­sa­la­rı­na eş­de­ğer sa­yı­lı­yor. Yani bir ar­sa­nın be­de­li bu gün 675x110=74 bin 120 li­ra­dır. 10 yıl ön­ce­si­nin tam 7,5 katı…
   Bu­gü­ne ge­lir­sek…
   Sa­hil­de­ki tüm yet­ki­ler Bü­yük­şe­hir’e ait. Sor­mak gerek o zaman, bu­ra­da­ki olum­suz­luk­la­rın fa­tu­ra­sı ka­mu­oyun­da Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si’ne mi çı­ka­rı­lı­yor, Ka­ra­su Be­le­di­ye­si’ne mi?
   Bakın bu iş böyle git­mez. Ka­ra­su Be­le­di­ye­si bir mec­lis ka­ra­rı ala­rak sa­hil­le­rin dü­zen­len­me­si ve kont­ro­lü yet­ki­si­ni is­te­me­li, Bü­yük­şe­hir de buna onay ver­me­li­dir.
   Nasıl mı? 
   Bü­yük­şe­hir’in yetki ve gö­rev­le­ri ara­sın­da olan ‘ter­mi­nal yapma’ işi ilçe be­le­di­ye­si­ne nasıl dev­re­dil­diy­se aynen öyle…
   Bü­yük­şe­hir eğer Ka­ra­su tu­riz­mi­ne des­tek çık­mak is­ti­yor­sa, şim­di­lik en az 20 ci­va­rın­da, pey­der­pey de ola­bil­di­ğin­ce fazla ar­sa­yı ka­mu­laş­tı­rıp ya­sa­la­rın izin ver­di­ği kıs­tas­lar­la sos­yal tesis ya­pı­mı­nın önünü açar.
   Yoksa tav­şa­na kaç ta­zı­ya tut an­la­yı­şıy­la iş­let­me­ci­le­ri za­bı­ta ve po­lis­le, arsa sa­hip­le­ri­ni Ha­zi­ne’yle işte böyle karşı kar­şı­ya ge­ti­rir­si­niz.

O genç kız
neden öldü!
   Ka­ra­su - Ada­pa­za­rı yolu Pazar günkü ya­ğış­lar­da bir kez daha tra­fi­ğe ka­pan­dı.
   Ben bu­ra­dan bu il­çe­yi ve ili yö­ne­ten­le­re so­ru­yo­rum:
   Bu yol yağış ne­de­niy­le mi ka­pa­nı­yor?
   Tamam, biliyoruz, yol battı. Ama onun dışında burada su birikmesinin bir başka nedeni yok mu?
   Basit bir fizik ku­ra­lı­dır; akarı tı­ka­nan su göl­le­şir. Li­man­de­re-Si­na­noğ­lu ara­sın­da ya­şa­nan da budur.
   Bu ovada ara­zi­si olan Li­man­de­re­li bir va­tan­daş iki yıl önce Ka­ra­su Kent Kon­se­yi Baş­ka­nı Av. Recep Öz­de­mir’e yolda su bi­rik­me­si­nin DSİ ta­ra­fın­dan açı­lan dre­naj ka­na­lı­nın yıl­lar­dır te­miz­len­me­miş ol­ma­sın­dan kay­nak­lan­dı­ğı­nı bil­gi­si­ni ulaş­tır­dı. Davet üze­ri­ne yine ya­ğış­lı bir ha­va­da ova­nın su­yu­nu Sa­kar­ya Nehri’ne akı­tan ka­na­la git­tik. İddia edil­di­ği gibi ka­na­lın tı­kan­dı­ğı­nı ve için­de bü­yü­yen ağaç­lar­la adeta or­ma­na dö­nüş­tü­ğü­nü gör­dük.
   Bir süre sonra Ada­pa­za­rı’na gi­de­rek du­ru­mu DSİ Şube Mü­dür­lü­ğü’ne ak­tar­dık. Yet­ki­li bir bayan ko­nuy­la il­gi­len­di. İlgi­le­ni­le­ce­ği sö­zü­nü verdi. Ancak bir ma­ze­re­ti vardı. Söz ko­nu­su hiz­met­ler DSİ’den Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si’ne dev­re­dil­miş­ti. Do­la­yı­sıy­la ken­di­le­ri­nin ya­pa­bi­le­ce­ği pek bir şey yoktu!
   Ka­ra­su’dan Ada­pa­za­rı yö­nü­ne se­ya­hat eder­ken Si­na­noğ­lu al­tı­na gel­di­ği­niz­de sağ ta­ra­fa doğru bakın. Orada küçük bir kanal gö­re­cek­si­niz. O kanal bi­ri­ken suyu Sa­kar­ya’ya akı­tan ana ka­na­lın sa­de­ce bir yan ko­lu­dur. Hem ken­di­si hem anası yıl­lar­dır te­miz­le­nip de­rin­leş­ti­ril­me­miş­tir.
   Bu­ra­dan açık­ça iddia ve ilan edi­yo­rum… Bir­kaç yıl önce o yolda suya sap­la­nan oto­mo­bil­de bo­ğu­la­rak ölen genç kızın hesabını kim verecek? Turhal nüfus müdürü mü?

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 284