SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 24.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • İnsanoğlu eseriyle övünebilir

İnsanoğlu eseriyle övünebilir


   “ Yaklaşık 4.5 milyar yıllık yaşam tarihinde dünyamızın biyosistemi, şimdiye kadar hiç karşılaşmadığı işgalci bir canlı türünün faaliyetleri sonucu son 30 yılda hızla yok olma sürecine girdi. Bu hesap bilmez canlı türü insanın ta kendisidir!”
   Yukarıdaki alıntı, Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Fakültesi biyoloji Bölümü Başkanı Biyolog Dr. Barbaros Çetin'in Milliyet Gazetesi'nde üç gün süreyle yayımlanan 'Dünyayı Nasıl Bu hale Getirdik' isimli yazı dizisinden...
   Dünyamızı küresel ısınma ve sera gazı salınımı başta olmak üzere insan kaynaklı hatalar sonucu nasıl bir sonun beklediğini örnekleriyle ortaya koyan bu çalışma, herkes tarafından mutlaka okunmalı. 
   Ben dizi yazıdan bazı çarpıcı bölümleri başlıklar halinde sunmak istiyorum:
-Biyolojik çeşitlilikte bir yüzyıl içerisinde nesli tükenen bitki ve hayvan türlerinin sayısı, günümüzde 20 yılda yok olan canlı türlerinin sayısına eşit.
-Türlerin yok olmasının yanında milyonlarca yıldır yaşayan bazı türler yıllık yaşam ritimlerini kaybediyor. Örneğin fosil kayıtlarına göre 65 milyon yıldır dünyada yaşayan at kestanesi mevsimsel ritmini değiştirdi. (Karasu’da bile erik ve elmalar Eylül ve Ekim aylarında ikinci kez çiçek açmıyor mu?)
-Yakın geleceğin vebası sayılan kene kaynaklı hastalıklarda insanlığı, önüne geçilmesi imkânsız sonuçlar bekliyor. 225 milyon yıldır dünyada yaşayan parazitlerden olan keneler, geliştirdikleri adaptasyon yetenekleri sayesinde mucize canlı olarak tanımlanıyor. 
-Son yıllarda, küresel ısınmanın etkisiyle kışın soğuklardan ölmesi gereken yavru keneler artık olgunluğa ulaşıyor. 9 Eylül Hastanesi'ne 2000 yılından beri ilk defa ocak ayında kene tutulması şikâyetiyle gelenler olmuş. Bu da iklim dengesizliğinin kenelerin uyku düzeninin bozduğuna işaret. (Her yıl sadece İstanbul'da yaklaşık 300 bin kişiye kene yapıştığı ifade ediliyor. Ülkemizin kene çeşitliliği, popülasyonu, nüfus yoğunluğu ve ekolojik ortam çeşitliliği göz önüne alındığında tüm ülke genelinde bu sayının her yıl yaklaşık 1 milyon olduğunu tahmin ediliyor)   
-Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre küresel ekolojik kaos, diğer tropikal hastalıkların yanında kene hastalıklarının da dünya üzerinde yayılmasını katlanarak hızlandıracaktır. 
-Kimyasallara karşı geliştirdikleri direnç nedeniyle keneler, üzerlerinde denenen 150'yi aşkın kimyasala karşı bağışıklık kazanarak, mücadele alanında insanlığı yenilgiye uğrattılar.
-Bir dişi kene 400 ile 22.000 kadar yumurta yapıyor. Bağırsak sitemi ile ovaryumu birleşik olduğundan anne kenedeki hastalık etmenleri doğrudan yumurtalara ve yavruya geçiyor.
-Keneleri yiyerek beslenen karınca, örümcek, eşekarıları, kın kanatlılar, kuşlar, kemiriciler ve diğer küçük memeliler, kenelerle yapılan yanlış mücadele dolayısıyla zarar görüyor. Bu nedenle keneler giderek çoğalıyor. (Tarım ilaçlarına devam! )
-Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü değişen şartlar gereği nesillerini devam ettirmek amacıyla en çabuk mutasyon geçiren virüstür. Bu nedenle hiç bir ülkede bu tarz virüslere karşı aşı geliştirilemiyor. (Çocuklara, torunlara bundan böyle bahçenin çimenlerinde özgürce oyun oynamak yasak!)
-7 milyar insan, şehirlerini düzensiz şekilde betonlaştırıyor. Milyarlarca hayvan, fabrika, otomobil, vs. yaklaşık 50 milyar canlı ve cansız sistem her gün milyonlarca ton katı, sıvı ve gaz halinde atıkları dünya ekosistemine bırakıyor. Belki de evrenin tek yaşam gezegeni olan dünyamız bu kadar yüke ne kadar dayanabilecek? Ne kadar başarılı bir medeniyet seviyesine ulaştık ki, 4.5 milyar yıllık zaman diliminin sadece son 200 yıllık döneminde her şeyi altüst etmeyi başardık!
-Sonuç olarak gezegenimiz 6. Kitlesel Yok Oluş Süreci'ne girmiş bulunuyor. Görünüşe göre önüne geçilmez bu süreci hızlandıran girişte sözünü ettiğimiz o canlı türü! Karas özeli için söyleyecek olursak; yaktığımız kestiğimiz ormanların ağaçlar milyon kişiyi barındıracak ahşap evler yapabilirdi. Şimdi beşer altışar katlı çimento kutularında barınıyoruz. Beklenen sonun senaryosunda bizim de imzamız var. İnsanlık olarak eserimizle övünebiliriz. Tabi ki öbür tarafta!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ