SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 23.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • İyi dost kötü günde belli olur

İyi dost kötü günde belli olur


Yıl 2012, günlerden 18 Eylül Salı…
   Gazetede otururken Akkum Tatil Köyü civarında iki öğrencinin denizde boğulduğu haberini aldık. 
   Olay yerine vardığımızda, kaybolan iki arkadaşıyla denize giren ve şans eseri son anda çevreden yetişenler tarafından kurtarılan bir öğrencinin sinir krizi geçirmekte olduğunu gördük. 20 yaşındaki Onur Ay ve 17 yaşındaki Semih Uygun ne yazık ki Furkan Gerdan kadar şanslı değildi. 
   Sezon kapandığı için tatile çıkan cankurtaran ekibi çağırıldı… Sahil Güvenlik`e haber salındı… Herkes kurtarma anlamında katkı çabasındaydı, ancak fırtına nedeniyle yapılabilecek bir şey yoktu. 
   Aradan 1,5 saat geçti geçmedi… Karadeniz Caddesi`ne doğu yönünden süratle iki kamyonet girdi. Dört çeker tabir edilen araçlar biriken kalabalığın bekleştiği kumsala indi. Her iki aracın kapılarının açılmasıyla birlikte dışarıya fırlayan bir grup görevli, çevredekilerin şaşkın bakışları arasında 10 dakika süre içinde kumsalın üzerine koyu yeşil renkli bir sahra çadırı kurdular.
   Çadırı kuranlar Hendek Belediyesi`nin arama kurtarma ekibiydi. Bu sahneyi izleyenler arasında Karasu yerel yönetim biriminin başındaki zat da vardı.
   Akşam saatlerinde Hendek Belediye Başkanı Ali İnci, dönemin Hendek Kaymakamı Mustafa Ayhan`la birlikte Karasu`ya geldi ve kayıp öğrencilerinin aileleriyle buluştu ve onları teselli etti.
   Yıl 2015, günlerden 2 Ocak Cuma...
    Amcaoğlu ile birlikte avlanmak için tekneyle Sakarya Nehri’ne açılan Limandereli Süleyman Abuçka, bir kaza sonrası suya düşerek kayboldu.
   Duyar duymaz Adatepe ile Konacık arasındaki olay yerine gittik. Jandarma ve Büyükşehir’den gelen AFAD ekipleri oradaydı. Talihsiz avcının yakınları ve Limandereliler başta olmak üzere herkes kendince aramaya katkı yapma çabasındaydı.
   Bir üre sonra kaybolan avcının hamile eşi de Sakarya kıyısına geldi.
   Oradan ayrıldığımız Saat olan 15.00`e kadar Büyükşehir AFAD ekibi dışında Karasu Belediyesi’nden bir tek görevli gözümüze ilişmedi. Ortalıkta herhangi bir belediye aracı da yoktu.
   Olaydan 5 gün sonra 7 Ocak sabahı Ankara’dan Jandarma Kurtarma Ekibi geldiğinde yine bölgeye gittik. Sabahın 08.00`inde kar yağışı altında bekleşen ve nehir kıyısından kestikleri yaş ağaçları bidonlarda yakarak ısınmaya çalışan insanlar gördük. Ortada ne bir çadır, ne bir konteyner vardı. Ortam iyice gergindi ve bu gerginlikten biz basın mensupları da üzerimize düşen payı aldık. Öfke duyulan belediyeden yine kimsecikler yoktu.
   O günden itibaren olay mahalline getirilen iki konteyner Jandarma Komutanı’nın marifetidir. Ardından kurulan çadır yine Kızılay’ındır ve kuran da kayıp avcının yakınları ile Limandereli hemşerileridir.
   Nehir kıyısına, Adatepe-Konacık yolu üzerindeki bir sapaktan giriliyor. Bu aynı zamanda bir tarla yolu. Yer yer derin çukurların oluştuğu bu yola 10 gün boyunca bir greyder bile vurulmadı.
   Gazetelerde Belediye’nin bu konuda savunma haberleri yer aldı. Yiyecek içecek desteği sağlanmış vesaire... Belediye kesesinden yapılan harcamaların savunma kabilinden öne çıkarılması her şeyden önce ayıptır, ayıp!
   Açıkça söylüyorum. Olay yerine dört kez gittim. Ne Belediye Başkanı’na ne başkan yardımcılarından herhangi birine, ne de Belediye Meclis üyelerinden birine kesinlikle rastlamadım. “Nerede bunlar?” sorusunu sormaya da cesaret edemedim.
   2012`de sahildeki boğulma olayına Hendek Belediyesi’nin yaptıklarına bakın, bir de burnumuzun dibinde yaşanan kayıp olayına belediyemizin yaklaşımına...
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 918