SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 15.08.2018

Karasu sahil arsaları

1-7 Nisan 2015
Karasu sahil arsaları
   Önceki hafta Yenihaber Gazetesi`nde çıkan köşe yazım üzerine Karasu kumsalında arsası olan bazı vatandaşlar telefon ettiler. Arayanlar ağız birliği etmişçesine şunu sordular:
   “-Arsamız hak ettiği değerden satın alınacak mı?”
   Bunu tahmin etmek zor; sorunun yanıtını 20-22 Nisan tarihleri arasında Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı`nca görevlendirilen uzlaşma heyetinin arsa sahiplerine yapacağı teklifle öğreneceğiz.
   Karasu sahilinde bulunan ve 1950`li yıllarda vatandaşa satılan arsalar konusu, özellikle 1980`lerde belirlenen kıyı çizgisi ile birlikte baş ağrıtan bir sorun olmaya devam ediyor.
   Kıyı şeridinde kaldığı için arsalar imara kapalı. Ancak sahipleri yıllardır vergilerini ödüyor. Bu arada kaçak yapılaşma söz konusu.
   Belediye yasa gereği yıkım kararları verse de bu kararlar yıllarca uygulanmadı. Son yedi yılda belediyenin yapamadığını Karadeniz yaptı. Yüzlerce kaçak bina dalgalar tarafından yerle bir edildi! Bir bölümü de belediye tarafından bin bir nazla kaldırıldı. 
   Sahildeki tüm kaçak binaları yıksanız sorun çözülüyor mu? Hayır!
   Kıyı şeridinde ve bir bölümü denizin içinde kalan tapulu arsalar konusu halledilmedikçe bu sorun devam edecek.
   Anayasa kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını söylüyor. Ancak arsaları satan belediye bir kamu kurumu... Üstelik belediye sahilin tapusunu Hazine`den devralmış.
   Dolayısıyla Hazine-Belediye paslaşmasında golü vatandaş yemiş.
   Sahil arsaları konusu zaman zaman mahkemelere taşınmış. Oradan çıkan kararlara baktığınızda gülmek mi ağlamak mı gerektiğine karar veremiyorsunuz.
   Örneğin, tersane inşaatı sırasında arka planda yer alan bazı arsaların tapuları `kıyı şeridi içerisinde kaldığı gerekçesiyle` iptal edildi. Mahkeme masrafları da tapu sahibine yazıldı, iyi mi?
   Benzer şekildeki tapu iptal kararları Yargıtay`a taşınmış. Ancak orada da farklı daireler aynı konuda farklı kararlar vermiş. Bir daire tapunun kazanılmış hak olduğuna hükmederken bir başka daire tapu iptaline “olur” vermiş.
   İstanbul`dan arayan arsa sahibi bir avukat, Anayasa Mahkemesi`ne kişisel başvuru hakkından önce iç hukuk yolları tükendikten sonra AİHM`e taşınan Karasu`dakine benzer tapu iptal kararlarının vatandaş lehine sonuçlandığını söyledi. Aksi de düşünülemezdi zaten.
   Karasu sahilindeki arsalarla ilgili olarak Maliye Bakanlığı`nın da bir çalışması var. 
   Milli Emlak Baş Kontrolörü Taner Turan`ın hazırladığı 28 Şubat 2009 tarihli raporun son bölümünde şu görüşlere yer verilmiş:
“…kıyıda kaldıkları gerekçesiyle tapularının iptal edilmesi istenilen, hukuken geçerli bir şekilde kazanılmış özel mülkiyete konu taşınmazlar için, ilgili tapu sahiplerince bir tazminat talebinde bulunulmasına veya tazminat davası açılmasına gerek olmaksızın, mümkün olduğunca objektif esaslara dayalı bir tazminat veya bedel ödenmesinin mümkün hale getirilebileceği, böylece söz konusu mevzuat uyarınca bir tapu iptal davası açıldığında ilgili iptal kararıyla birlikte ödenecek tazminat tutarının da belirlenmesinin sağlanabileceği, ancak böyle bir düzenlemenin bütçeye getireceği muhtemel yükün de düşünülmesi gerektiği…” 
   Sorun çözmeye niyetli olan Taner Turan`ın raporunu tozlu raflardan indirir ve okur; bu bir…
   Ulaştırma Bakanlığı liman gerisindeki arsalara değer biçip anlaşma sağlayabilirse satın alacak. Benzer uygulamayı Büyükşehir Belediyesi de yapabilir; bu iki…
   Karasu Belediyesi her sorunu Büyükşehir Belediyesi’ne yıkma kolaycılığını bırakıp geçmiş yıllarda kendi stratejik hatasından kaynaklanan durumu düzeltmek için biraz çaba göstermeli; bu da üç...
Ali Hoca`nın ardından
   Ali Yavuzyiğit’i Belediye Başkan Yardımcısı olduğu dönemde yakından tanımıştım. İlkelerinden taviz vermeyen, ancak vatandaşla ilişkilerinde güler yüzlü bir yönetim anlayışı sergileyen yapıdaydı. 1989-94 yılları arasında aynı görevi yürüttüğüm için sıkça fikir alışverişinde bulunurduk. Zaman zaman dönemimizin yanlışlarından Yeraltı Çarşısı sorununun çözümü için neler yapılabileceğini tartışmıştık. Dükkânların pazarlık usulüyle satın alınması fikri o dönem gelişti. Bugün Kentpark varsa ilk kıvılcımı çakan Ali Hoca’dır. Amansız hastalık erken sayılabilecek yaşta onu aramızdan ayırdı. Çok üzüldüm. Toprağı bol olsun.
Danışman
   Siyaset zor zanaat... Özellikle yeni başlayanlara... Şimdi bir danışman modası var ki evlere şenlik! 
   Burada bir noktaya dikkat çekmek isterim. Danışmanlık ciddi bir kurumdur. Eğer kendinize öyle bir paye biçiyorsanız uymanız gereken ilk kural ortada pek fazla görünmemektir. Sorulduğunda fikir beyan edeceksiniz. Yanlışı da size danışanla baş başa kaldığınızda söyleyeceksiniz. Hele hele yön verdiğiniz kişi sizin yaptığınız hatayı düzeltmek zorunda kalıyorsa acilen “bana eyvallah” demeniz gerekir. Bunu yapamayan danışmanın niyetinden kuşku duyulur. Danışana ve danışılanlara duyurulur!
   



   
   

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 978