SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 24.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Karasu'da siyaset taban yaptı

Karasu'da siyaset taban yaptı


    Karasu'da elden ele bir mektup dolaşıyor. Çalışanlar Belediye Başkanı'na ve Meclis Üyeleri'ne maaşlarını alamadıklarını bu yolla iletmişler. Yüzyüze ve telefonla görüşemedikleri için böyle bir yönteme başvurmak zorunda kaldıklarını belirtmişler. Mektup bize de ulaştı. Ancak doğrudan değil, Anamuhalefet Partisi Başkanı eliyle, yani dolaylı olarak. İşçiler, dertlerini mektup yoluyla duyurabilirler. Ancak bunun daha etkin biçimi gazetelere bir şekilde ulaşıp şikâyetlerini anlatmak değil mi? Yazılmamasından mı korkuyorlar, yoksa isimleri açığa çıkarsa işten atılacaklarından mı? Korkunun ecele faydası var mıdır?

   Bu noktada şunu da belirteyim. CHP İlçe Başkanı'nın mektubu bana iletmesinden öte yapması gereken bir iş yok muydu? Mektupta dile getirilen iddiaları araştırıp sonrasında bir açıklama yapması gerekmez miydi? Bu soru diğer parti başkanları için de geçerli. İşçinin, memurun, köylünün hakkını savunma iddiasındaki başta CHP ve diğer muhalefet partileri bu mektubun gereğini yapmayacak da neyi yapacak?

   İddia ediyorum; bu ilçede siyaset dibe vurdu. İktidar partisi de ana muhalefeti de yavrusu da bu çıta düşmesinin baş sorumlularıdır.

   Örnekler çok; hangi birini yazayım.

   Koskoca Belediye Başkanı'nın iktidar partisine transfer olacağı dedikoduları ayyuka çıkıyor; partisinden adet yerini bulsun kabilinden fasara fiston bir açıklama geliyor. O da ilçede üç gazete varken sadece bir gazetede yer bulabiliyor. Açıklamayı yapanlar kendi söylediklerine inanıyorlarsa neden bunu  tek gazeteyle sınırlı tutuyorlar? 'Bize sadece onlar sordu' deniliyorsa tezim doğrulanıyor demektir.

Bu anket güvenli mi?

   Bir gazete anket düzenlemiş. “AKP'den kimi belediye başkanı adayı olarak görmek istersiniz” diye. MHP'li Belediye Başkanı'nın adı listede iyi mi? Sayın Başkan ve parti yönetimi, özellikle de kendi ekibinden Meclis üyeleri buna nasıl tahammül edebiliyor? Açıklaması 'Başkanımıza teveccüh büyük' şeklinde midir?

   Onu geçtik, bir sendika kendi üyelerini bu ankette birinci çıkarmak için kolları sıvamış. Telefonla oy isteniyormuş. Çabalar sonuç vermiş ki, söz konusu isim Pazartesi akşamı itibarıyla önde gidiyordu. Şimdi neresinden tutacaksın bu anketin? İktidar tarafından kurdurulmuş sendika sadece Karasu'dan mı oy istiyor? Kayseri'den, Manisa'dan veya İstanbul'dan sendika üyelerinin oy kullanmayacağının garantisi var mı? İnterneti kullanmak iyi de, böylesine bir amaç ne derece ahlâki? İki satırlık duyuruyla ve bir tuşa basmakla anket yapıp kamuoyunun yönlendirmek oluyorsa, onca masrafla araştırma yapan şirketleri kapatalım gitsin! Böylesine bir çocukluk hastalığının toplumda onay görmesi tuhaf bir durum.

Hukuk herkese gerekli

   Diğer bir konu; AKP İlçe Başkanı'nın devam etmekte olan bir davası bir gazetemize manşet oldu. Aynı haber bize de teklif edildi. Getirene güvensizliğimiz dolayısıyla alıp okumayı bile gerekli görmedik. Haberi yapmak doğrudur-yanlıştır tartışmasına girmiyorum. Son cümlesindeki yorum ne habercilik kuralına, ne etiğine sığar. “Ben gazeteceliği bilmem. Çalakalem yazarım” demek zevahiri kurtarmaz. İlçe Başkanı suçludur veya suçsuzdur. Kararı verecek olan yargılandığı mahkemedir. Söylemeden geçemem; AKP İlçe Başkanı, partisinin ve ona yandaş kalemlerin Türkiye gündemini sarsan davalardaki tutumunu bir değerlendirsin. Hukukçu olarak hukuğun bir gün herkese lazım olduğu gerçeğini yaşayarak öğrendi mi öğrenmedi mi? Yastığa başını koyduğunda bunu bir güzel düşünsün.

Mektup selâm söyle gazetelere!

   Şu işçilerin mektubu konusuna döneyim. Muhalefet partilerinin yapması gerekeni yaptım. İşçilerin maaş aldığı temizlik şirketinin patronuyla konuştum. Ocak, Şubat ve Mart aylarındaki ödemelerde bir gecikme olduğunu inkâr etmiyor. Dört yıldır ilk üç ayda benzer sorunlar yaşanmış. “Kışın belediye gelirleri düşer ve belediye ödeme güçlüğüne düşer. Nisan'dan itibaren sistem düzene girer” diyor. Şirket sahibi dört yıl öncesi dönemlerde de benzer sıkıntıların yaşandığını iddia ediyor. Tam bu noktada kamuoyunda yükselen “Fiilen çöpte ve temizlik işlerinde çalışanların maaşlarına öncelik verilsin. İçeride olanlara borçlanılsın” uyarılarını hatırlattım. “Aynen bunu uyguluyoruz” yanıtı aldım. “Patırtıyı çıkaranlar şirketten maaş alan masa başı çalışanları” diyor şirketin sahibi.

   Öyle “Gazeteler yalan yazıyor, sokakta bize sorsalardı” türünden ucuz suçlamalara gerek yok! İşçiler bu açıklamaya karşı bir şey söylemek istiyorsa buz buradayız.

   Kimseden korktuğumuz, çekindiğimiz filan yok. Cesaret edin konuşun, yazmayan namerttir!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ