• Ana Sayfa
  • »
  • Kayış koptu, görün artık!

Kayış koptu, görün artık!


   Yıl 1966… Ka­ra­su Or­ta­oku­lu son sı­nı­fın­da­yız. Hafta ta­ti­lin­den dön­dü­ğü­müz Pa­zar­te­si sa­ba­hı sıra olmuş İstik­lâl Marşı için bek­li­yo­ruz.  Müdür Yar­dım­cı­sı Mus­ta­fa Ka­ra­bu­lut çok ba­sa­mak­lı ana giriş mer­di­ven­le­ri­nin sa­han­lı­ğın­dan ses­len­di:
   “Saat 10.00’da zil ça­la­cak. Tüm sı­nıf­lar tek­rar bu­ra­da top­la­nıp sıra ola­cak. Şap­ka­sız, kra­vat­sız öğ­ren­ci is­te­mi­yo­rum. Cum­hur­baş­ka­nı­mız ge­li­yor; kar­şı­la­ma­ya gi­de­ce­ğiz.”
   Söy­le­nen sa­at­te zil çaldı, he­ye­can­la dı­şa­rı­ya fır­la­dık. Üçer­li sıra ha­lin­de ilçe mer­ke­zin­de­ki tören ala­nı­na gidip öğ­ren­ci­le­re ay­rı­lan yere di­zil­dik. İlçe pro­to­ko­lü ora­day­dı. Ka­la­ba­lık gi­de­rek arttı. Kolay değil tabi ki, Ka­ra­su, ta­ri­hin­de ilk kez bir Cum­hur­baş­ka­nı ağır­la­ya­cak­tı.
   Bir saat geçti, gelen giden ol­ma­dı. İkinci saat dol­mak üze­rey­ken biz son sınıf öğ­ren­ci­le­ri­ne yeni bir ta­li­mat ve­ril­di. El ele tu­tu­şa­rak halka oluş­tu­rup Cum­hur­baş­ka­nı’nın ara­cı­nın gelip du­ra­ca­ğı or­ta­da­ki ala­nın gü­ven­li­ği­ni sağ­la­ya­cak­tık.
   Üç sa­at­lik bek­le­yi­şin ar­dın­dan he­ye­can bir­den yük­sel­di. Her­ke­sin dik­ka­ti ala­nın gü­ne­yin­de inen cad­de­ye çev­ril­di. Cum­hur­baş­ka­nı’nın siyah makam aracı ko­ru­ma­lar eş­li­ğin­de ve al­kış­lar ara­sın­da gelip ala­nın tam or­ta­sın­da durdu. Cev­det Sunay, gö­rev­li­le­rin aç­tı­ğı sağ arka ka­pı­dan indi.  Le-man Beyaz isim­li ar­ka­da­şı­mı­zın ver­di­ği çi­çe­ği ala­rak fötr şap­ka­sı­nı çı­ka­rıp halkı se­lam­la­ma­sıy­la ara­cı­na tek­rar bin­me­si yak­la­şık 30 sa­ni­ye sürdü.
   Tören bitti, okula dön­dük. Çok son­ra­la­rı öğ­ren­di­ği­mi­ze göre Cum­hur­baş­ka­nı sa­hil­de yeni ya­pı­lan Ba­ye­zit Motel’in açı­lı­şı için Ka­ra­su’yu şe­ref­len­dir­miş­ti.
   Ha­fı­za­ma ka­yıt­lı en sade kar­şı­la­ma tö­re­ni 52 yıl ön­ce­ki bu tö­ren­dir. Ne de olsa alan ko­ru­ma­sıy­dık!
   Zaman de­ği­şi­yor, ama uygar ül­ke­ler­de ol­du­ğu gibi sı­ra­dan­laş­ma­sı ge­re­ken kar­şı­la­ma ri­tü­el­le­ri, bizde Os­man­lı pa­di­şah­la­rı­nın gö­re­ve yeni baş­la­dık­la­rın­da dü­zen­le­nen cülus tö­ren­le­ri­ni arat­ma­ya­cak şek­liy­le sürüp gi­di­yor. Ata­nan va­li­ler il sı­nır­la­rın­da kır­mı­zı ha­lı­lar­la kar­şı­la­nı­yor. İlçe zi­ya­ret­le­rin­de daire mü­dür­le­ri, muh­tar­lar ve sivil top­lum ku­ru­luş­la­rı tem­sil­ci­le­ri hü­kü­met ko­na­ğı ö-nün­de re­kor­lar ki­ta­bı­na gi­recek gö­rün­tü­ler ser­gi­li­yor.
   Yerel ba­sı­nı­mı­zın Cu­mar­te­si man­şet­le­rin­den öğ­ren­dik. AKP’den Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­kan adayı ilan edi­len Ekrem Yüce, genel mü­dü­rü ol­du­ğu ÇAY­KUR’dan ili­şi­ği­ni kes­mek üzere git­ti­ği Rize’den dö­nü­şün­de Sa­kar­ya’da dil­le­re des­tan bir tö­ren­le kar­şı­lan­mış. 
   Or­ta­da çok itici durumlar var.
   Bi­rin­ci­si şu… 
   Ekrem Yüce’in adı Bü­yük­şe­hir’e aday aday­la­rı ara­sın­da yoktu. Son ya­pı­lan te­ma­yül­de adı­nın geç­ti­ği söy­len­di. Do­la­yı­sıy­la aday­lı­ğı­nı ‘tom­ba­la­dan çıktı’ şek­lin­de ta­nım­la­mak müm­kün.
   İkin­ci­si…
   Yüce’nin aday­lı­ğı kesin ola­rak baş­kan se­çi­le­ce­ği an­la­mı­na gel­mez.
   Üçün­cü­sü…
   Bu ya­pı­lan­lar, üçün­cü dönem için aday­lık bek­ler­ken üstü çi­zi­len ve dört ay daha görev ya­pa­cak Baş­kan Zeki To­çoğ­lu’na büyük bir say­gı­sız­lık­tır.
   Sos­yal med­ya­da To­çoğ­lu için ya­pı­lan pay­la­şım­la­ra ba­kı­yo­rum; tam an­la­mıy­la bir pes­pa­ye­lik, kin­dar­lık ve iğ­renç­lik bu­la­ma­cı! Bu pay­la­şım­la­rın giz­len­miş kim­lik­ler­le ya­pıl­ma­sı da aşa­ğı­lık bir durum.
   Diğer ta­raf­tan, or­ta­da henüz kad­ro­su ve pro­je­le­ri bi­lin­me­yen, se­çi­mi ka­zan­ma­sı kuş­ku­lu bir adaya, böy­le­si­ne öl­çü­süz bir il­ti­fat ve itaat gös­te­ri­si…
   ‘Kral öldü, ya­şa­sın yeni kral’ du­ru­mu yani! 
   Tür­ki­ye si­ya­set­te, eko­no­mi­de, hu­kuk­ta, eği­tim­de, sağ­lık­ta, şe­hir­ci­lik­te ve diğer alan­lar­da tam an­la­mıy­la bir ba­tak­lı­ğa sap­lan­mış du­rum­da. 
   Oto­lar­da tri­ger ka­yı­şı de­ni­len bir parça var. Krank mi­lin­den al­dı­ğı ha­re­ke­ti çok önem­li de­vin­gen par­ça­la­ra ile­tir. Ör­ne­ğin su­pap­la­rı açıp ka­pa­tır. Mo­to­ru so­ğu­tan devir daim pom­pa­sı buna bağ­lı­dır. Kayış kop­tu­ğu anda araç kul­la­nıl­maz hale gelir. 
   Ül­ke­nin tri­ger ka­yı­şı koptu; gör­mez­miş gibi yap­ma­yın artık!


OYLAR KİMİN PARTİSİNE?
   Ka­ra­su’nun en büyük ma­hal­le­le­rin­den bi­rin­de ya­şa­nan seçim tar­tış­ma­sı...
   Seç­men’in biri ko­nu­şu­yor: “-Be­nim oyum Mehmet İspiroğ-lu’nun par­ti­si­ne...” 
Di­ğe­ri hemen dev­re­ye gi­ri­yor: “-Be­nim oyum da İshak Sarı’nın par­ti­si­ne...”
   Diyalogları ak­ta­ran Ana­mu­ha­let Par­ti­si’nden gü­ve­ni­lir bir isim. 
   AKP’deki ay­rış­ma­yı bun­dan daha iyi açık­la­ya­cak örnek bul­mak zor!
   Tar­tış­ma­yı iz­le­yen değer seç­men­le­rin, “-İkiniz de ha­va­yı alır­sı­nız” diye iç geçirip ge­çir­medik­le­ri­ni bi­le­mem. Ama ilk seçenek kuv­vet­le muh­te­meldir...
   De­ğer­len­dir­me­yi yap­mak AKP’nin işi. Ben du­ru­mun hangi nok­ta­ya gel­di­ği­ni ak­ta­rı­yo­rum.
   Ulu­sal ba­sın­da 31 Mart 2019 se­çim­le­ri­nin 1989`a ben­zer bir sonuç ve­re­bi­le­ce­ği tah­min­le­ri ya­pı­lı­yor. Bilen bilir; seç­men 89`da sos­yal de­mok­rat par­ti­ye oy ver­miş, ANA­VA­TAN ne­re­dey­se san­dık­lar­dan si­lin­miş­ti.
   Si­ya­set Ka­ra­su’da mec­ra­sın­da aka­bil­mek için AKP’nin ada­yı­nı bek­le­se de ya­rı­şın AKP-MHP ve CHP ara­sın­da ge­çe­ce­ği­ni tah­min etmek zor değil. Tür­ki­ye ge­ne­lin­de ikin­ci, Ka­ra­su’da üçün­cü olan CHP, bek­le­di­ği ismin aday­lı­ğı­nı açık­la­ma­sıy­la oyuna ciddi şekilde gi­re­cek­tir diye dü­şü­nü­yo­rum.
   De­di­ğim gibi, her­kes AKP ada­yı­nı bek­li­yor. Bu isim İspi­roğ­lu olur, Sarı olur veya üçün­cü bir kişi olur... Bak­ma­yın ik­ti­dar par­ti­si­nin se­çim­le­ri çan­ta­da kek­lik gör­me­si­ne... Adayın netleşmesi sonrası par­ti­de ciddi bir sar­sın­tı ya­şa­na­ca­ğı ke-sin gibi.
   MHP’de Op. Dr. Melih Erol, aday­lı­ğı­nı açık­la­ma­dan önce, “Bu işe ni­yet­li ar­ka­daş var ben yokum” şartını öne sürmüş, ses gel­me­yin­ce yola ko­yul­muş­tu. Bir süre sonra Fatih Şen­türk sos­yal med­ya­dan aday aday­lı­ğı­nı du­yur­du. Gö­rün­dü­ğü ka­da­rıy­la Erol da ça­lış­ma­la­rı­na si­ya­set dışı ba­ha­ne­ler­le ara verdi. 
   Pa­zar­te­si iti­ba­rıy­la MHP’de or­ta­lık du­rul­mu­şa ben­zi­yor. Şen­türk’ün yakın çev­re­si­ne “Henüz resmi bir aday­lı­ğım yok” demiş. Şen­türk’ün çı­kı­şı par­ti­de­ki du­ayen­le­rin genç yö­ne­ti­me “Biz daha emekliye ayrılmadık ” me­sa­jı ola­rak al­gı­la­na­bi­lir.
   CHP’de durum çok geç­me­den net­le­şecek gibi. 2014 se­çim­le­rin­den beri par­ti­nin gün­de­min­den düş­me­yen Op. Dr. Kerem Erk­soy, aday ola­cak kamu gö­rev­li­le­ri­nin is­ti­fa­sı için son gün olan 3 Kasım iti­ba­rıy­la emek­li­lik di­lek­çe­si­ni ver­miş. 
   “-Miş’li geç­miş” ya­zı­yo­rum, çünkü be­nim­ki­si bir duyum. Ama ger­çek ol­ma­sı yük­sek bir ih­ti­mal. Ön­se­çim şar­tıy­la aday adayı ol­du­ğu­nu açık­la­yan Refik İsken­der ve Mehmet Ali Kılıç, Erk­soy’un dev­re­ye gir­me­siy­le aday­lık­ta ısrar et­me­ye­cek­le­ri söy­le­ne­bi­lir. Kerem Bey’in ön­se­çim ya­rı­şı­na sıcak bak­ma­dı­ğı­nı da ak­ta­ra­yım.
   İyi Parti’nin adayı Taş­kın Ekşi. Ancak İspi­roğ­lu’nun parti yö­ne­ti­mi­ne “AKP’deki so­nu­cu bek­le­yin” me­sa­jı gön­der­di­ği de­di­ko­du­la­rı­na bir ya­lan­la­ma gel­me­di.
   İtti­fak yok­la­ma­la­rı yapan SP, umudu kes­ti­ğin­de mut­la­ka aday çı­ka­ra­cak­tır.
   BBP, adı gibi ‘Büyük Bir Pu­su­ya’ yat­mış, İspi­roğ­lu’nun AKP’den aday olup ola­ma­ya­ca­ğı­nı bek­li­yor. İkinci şık ger­çek­le­şir­se par­ti­nin son ilçe kong­re­sin­de im­za­la­nan sözlü an­laş­ma uy­gu­la­ma­ya ko­nu­la­cak.
   Ka­ra­su asıl o zaman iz­le­ye­me­ye baş­la­ya­cak si­ya­set cüm­bü­şü­nü!..   Ka­ra­su’nun en büyük ma­hal­le­le­rin­den bi­rin­de ya­şa­nan seçim tar­tış­ma­sı...
   Seç­men’in biri ko­nu­şu­yor: “-Be­nim oyum Mehmet İspiroğ-lu’nun par­ti­si­ne...” 
Di­ğe­ri hemen dev­re­ye gi­ri­yor: “-Be­nim oyum da İshak Sarı’nın par­ti­si­ne...”
   Diyalogları ak­ta­ran Ana­mu­ha­let Par­ti­si’nden gü­ve­ni­lir bir isim. 
   AKP’deki ay­rış­ma­yı bun­dan daha iyi açık­la­ya­cak örnek bul­mak zor!
   Tar­tış­ma­yı iz­le­yen değer seç­men­le­rin, “-İkiniz de ha­va­yı alır­sı­nız” diye iç geçirip ge­çir­medik­le­ri­ni bi­le­mem. Ama ilk seçenek kuv­vet­le muh­te­meldir...
   De­ğer­len­dir­me­yi yap­mak AKP’nin işi. Ben du­ru­mun hangi nok­ta­ya gel­di­ği­ni ak­ta­rı­yo­rum.
   Ulu­sal ba­sın­da 31 Mart 2019 se­çim­le­ri­nin 1989`a ben­zer bir sonuç ve­re­bi­le­ce­ği tah­min­le­ri ya­pı­lı­yor. Bilen bilir; seç­men 89`da sos­yal de­mok­rat par­ti­ye oy ver­miş, ANA­VA­TAN ne­re­dey­se san­dık­lar­dan si­lin­miş­ti.
   Si­ya­set Ka­ra­su’da mec­ra­sın­da aka­bil­mek için AKP’nin ada­yı­nı bek­le­se de ya­rı­şın AKP-MHP ve CHP ara­sın­da ge­çe­ce­ği­ni tah­min etmek zor değil. Tür­ki­ye ge­ne­lin­de ikin­ci, Ka­ra­su’da üçün­cü olan CHP, bek­le­di­ği ismin aday­lı­ğı­nı açık­la­ma­sıy­la oyuna ciddi şekilde gi­re­cek­tir diye dü­şü­nü­yo­rum.
   De­di­ğim gibi, her­kes AKP ada­yı­nı bek­li­yor. Bu isim İspi­roğ­lu olur, Sarı olur veya üçün­cü bir kişi olur... Bak­ma­yın ik­ti­dar par­ti­si­nin se­çim­le­ri çan­ta­da kek­lik gör­me­si­ne... Adayın netleşmesi sonrası par­ti­de ciddi bir sar­sın­tı ya­şa­na­ca­ğı ke-sin gibi.
   MHP’de Op. Dr. Melih Erol, aday­lı­ğı­nı açık­la­ma­dan önce, “Bu işe ni­yet­li ar­ka­daş var ben yokum” şartını öne sürmüş, ses gel­me­yin­ce yola ko­yul­muş­tu. Bir süre sonra Fatih Şen­türk sos­yal med­ya­dan aday aday­lı­ğı­nı du­yur­du. Gö­rün­dü­ğü ka­da­rıy­la Erol da ça­lış­ma­la­rı­na si­ya­set dışı ba­ha­ne­ler­le ara verdi. 
   Pa­zar­te­si iti­ba­rıy­la MHP’de or­ta­lık du­rul­mu­şa ben­zi­yor. Şen­türk’ün yakın çev­re­si­ne “Henüz resmi bir aday­lı­ğım yok” demiş. Şen­türk’ün çı­kı­şı par­ti­de­ki du­ayen­le­rin genç yö­ne­ti­me “Biz daha emekliye ayrılmadık ” me­sa­jı ola­rak al­gı­la­na­bi­lir.
   CHP’de durum çok geç­me­den net­le­şecek gibi. 2014 se­çim­le­rin­den beri par­ti­nin gün­de­min­den düş­me­yen Op. Dr. Kerem Erk­soy, aday ola­cak kamu gö­rev­li­le­ri­nin is­ti­fa­sı için son gün olan 3 Kasım iti­ba­rıy­la emek­li­lik di­lek­çe­si­ni ver­miş. 
   “-Miş’li geç­miş” ya­zı­yo­rum, çünkü be­nim­ki­si bir duyum. Ama ger­çek ol­ma­sı yük­sek bir ih­ti­mal. Ön­se­çim şar­tıy­la aday adayı ol­du­ğu­nu açık­la­yan Refik İsken­der ve Mehmet Ali Kılıç, Erk­soy’un dev­re­ye gir­me­siy­le aday­lık­ta ısrar et­me­ye­cek­le­ri söy­le­ne­bi­lir. Kerem Bey’in ön­se­çim ya­rı­şı­na sıcak bak­ma­dı­ğı­nı da ak­ta­ra­yım.
   İyi Parti’nin adayı Taş­kın Ekşi. Ancak İspi­roğ­lu’nun parti yö­ne­ti­mi­ne “AKP’deki so­nu­cu bek­le­yin” me­sa­jı gön­der­di­ği de­di­ko­du­la­rı­na bir ya­lan­la­ma gel­me­di.
   İtti­fak yok­la­ma­la­rı yapan SP, umudu kes­ti­ğin­de mut­la­ka aday çı­ka­ra­cak­tır.
   BBP, adı gibi ‘Büyük Bir Pu­su­ya’ yat­mış, İspi­roğ­lu’nun AKP’den aday olup ola­ma­ya­ca­ğı­nı bek­li­yor. İkinci şık ger­çek­le­şir­se par­ti­nin son ilçe kong­re­sin­de im­za­la­nan sözlü an­laş­ma uy­gu­la­ma­ya ko­nu­la­cak.
   Ka­ra­su asıl o zaman iz­le­ye­me­ye baş­la­ya­cak si­ya­set cüm­bü­şü­nü!..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 286