SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 15.10.2018

Kimin yasını tuttuk?


   `Kraldan çok kralcılık yapmak` deyimini kanıtlamak Türkiye`ye düştü. 
   Hem de krallarını öteki hayata uğurlayan Arabistan`ın bir adım önüne geçerek… 
   Suudi Ülkesinin gerek görmediği yası biz ilan ettik ve bir gün süreyle bayrakları yarıya indirdik.
   Ne var ki, yaptığımız iş Suudi Arabistan`ın mezhebi Vahabilik inancına göre `melunluk` anlamı taşıyor.
   Aslında o kadar derin konulara dalmaya gerek yok.
   Rabia işaretini sembol yapan Ak Parti iktidarı Mısır`da Mursi`yi bir darbe ile deviren Sisi`ye sınırsız dolar kredisi açan Suudi Kralı olduğunu bilmiyor muydu?
   1970`lerde 100 milyon dolar için Arbistan`a giden Erbakan`a `zırnık çalışmaz` diyen Suudi ülkesinin kralı değil miydi?
   Yas ilan edenler bunları bilir de bilmezden gelir.
***
   Suudilerin bir günlük de olsa neden yas tutmadığını merak ettim. İmdadıma Hürriyet yazarı Selahattin Duman yetişti!
   Pazar günkü yazısında mezhebin doğuşunu ve gelişmesini bir güzel anlatmış.
   Özetliyorum…
   Vahbilik, Osmanlı modernleşmesinin temelini atan Padişah 2. Mahmut (1785-1839) döneminde Arabistan`da Muhammed Bin Abdulvahhab tarafından kurulmuş.
   "Kuran`da ve sünnette olmayan her şey bidattır (sonradan çıkarılan)" diyen Abdulvahhab`ın yasaklarından bir demet sunalım:
   "Peygamberden şefaat dilemek, evliyadan medet ummak da şirk sayıldığından yasak!"
   "Ölene mezar, türbe yapmak yasak!"
   "Peygamber`in hatırasını yüceltmek, Hırka-ı Şerif ve Sakal-ı Şerif ziyaretleri yapmak, şirk sayılacağından yasak!"
   "Mevlit okumak ve dinlemek yasak!"
   "Sünnet ya da nafile namazı yasak!"
   "Nazar boncuğu takmak, muska takınmak yasak!"
   Sevabına cami mi yaptırdın? İçini süslemek, yanına minare dikmek yasak! Minareyi diktin mi işlediğin sevap güme gidiyor. Bidat sayılıyor.
   Buradan çıkan sonuç şu: "Bid`at çıkaran melundur ve çıkardığı şey reddedilmelidir."
   Vahabiliğin kuralları belli olduktan sonra şöyle gelişmeler yaşanmış:
   İlk Suudi atası Emir Abdülaziz`e bu kurallar çok mantıklı gelmiş ve Abdulvahhab`ı himayesine almış. Mekke, Medine ve Taif`i işgal edip bir Vahhabi devleti kurmuş.
   Bu yapılan Osmanlı`ya resmen bir başkaldırı.
   Sultan Mahmut işi halletmesi için Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa`ya haber salmış. Kavalalı da oğlu Tosun Paşayı korsan devletin üstüne göndermiş.
   Tosun Paşa Osmanlı`nın elinden kayan kutsal şehirleri geriye almış. Emir Abdulaziz ve oğullarını da zincirleyip İstanbul`a göndermiş ki, işin halledildiği pek güzel anlaşılsın.
   Sultan Mahmut Suudi Emiri ile oğullarının kafalarını vurdurmuş. Ancak Tosun Paşa`nın elinden kaçmayı başaran yeğenlerden biri Vahhabi devletini yeniden kurmuş.
   İşte,  İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlı`yı arkadan vuran Emir Faysal, ikinci kez Vahabi devletini kuranın oğluymuş.
   Tarih kitapları Emir Faysal`ın esir Osmanlı askerleri içinden sadece Türk asıllı olanları öldürttüğünü yazar. Hatta Emir`in askerlerinin `saklamak için altın yutmuş olabilir` diyerek esirlerin karınlarını bıçakla yardığı rivayet edilir. 
   Bir günlük yas ilan edip bayrak indirdiğimiz Abdullah Bin Abdülaziz işte o Emir Faysal`ın torunudur.
   Kralın mı yasını tutmalı, düşürüldüğümüz acıklı durumun mu?
   Ne dersiniz!




Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 865