SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 24.01.2018

Oradan buradan


   İlçe gündemi oldukça yoğun…

   Haftayı sevindirici gelişmelerin yanı sıra can sıkıcı hatta üzücü olaylarla kapattık.

   Sosyal medyayı izleyenler, ilçemizde yayınlanan gazeteler bayi raflarında yerini almadan çoğu haberi öğrenmiş oluyor.

   Bunlardan biri Karasu-Kızılcık-Kurudere arasındaki 18 km’lik yolun sıcak asfaltla kaplanmasıydı.

   Kurudere ve yol denilince eski otobüsçülerden merhum Musa Ertürk’ün mizah yüklü bir sözü aklıma gelir. Ertürk arabasıyla Adapazarı’ndan Kurudere’ye yolcu taşırken bazı virajları dönemez ve ileri geri manevra yapmak zorunda kalırmış. Mırın kırın eden yolcu olduğunda ise şöyle karşılık verirmiş:

“Şasi uzun viraj kısa

Ne yapsın Fasaloğlu Musa!”

   Bana sorarsanız otobüsün yerini otomobil almış olsa da yeni asfalt Fasaloğlu Musa döneminden kalma viraj sorununu çözmüş değil.  

   Yine de Karasu’nun en çok nüfusuna sahip beldesi (eski) konumundaki Kurudere’nin yolunun şimdiye kadar asfaltlanmamış (sıcak anlamında) olması şık bir durum değildi.

   Her seçimde siyasetçilerin oy deposu olarak görüp bin bir vaatlerle ziyaret ettiği, seçimler bitince de unuttuğu Kurudere bu hizmeti çoktan hak etmişti. Bunu yapmak Büyükşehir Başkanı Toçoğlu’na nasip oldu. Helal olsun!

   Dilimin ucuna geldiğinde duramam, söylerim.

   Yol çalışmasını sosyal medyadan 7/24 naklen veren Başmuhtar İsmail Hakkı Topaloğlu’da bir çift sözüm var. Bilmeyen de sanır ki, asfalt giderlerinin yarısı onun cebinden çıkıyor! Gerçek tabi ki öyle değil. Bu yol Büyükşehir’in 2017 programındaydı… Bazı etkenlerden dolayı belki öne alınmış olabilir. Ama yıl içinde mutlaka bitecekti.

   Başmuhtar’ın hizmeti kişiselleştirmesi bu anlamda doğru değil. İlçede hemen her taşın altından çıkmak da marifet sayılmaz. Zaman zaman geriye çekilmek erdemdir. Sonuç olarak şairin dediği gibi bıyığın çorbamıza girdi muhtar… Az biraz geri çekil de rahat ver millete!

Kesinlikle kaza değil!

   Yol dedik devam ede­lim…

   Geçtiğimiz Cuma günü akşamı Palacı Petrol yakınlarında bir genç bayan trafiğe kurban gitti. Marketten alışveriş yaparak evine dönen talihsiz kız, sürücünün karanlıkta kendisini görememesi dolayısıyla bir otomobilin altında kalarak feci şekilde can verdi.

   Dikkat edin, kaza değil trafiğe kurban ifadesini kullandım. Küçükboğaz’dan Tuzla’ya kadar, yerleşim alanlarının içinden geçen duble yol geceleri zifiri karanlık. Refüj aydınlatması olmadığı gibi yol kıyılarına milattan önce dikilmiş izlenimi veren direklerdeki ampullerin de çoğu yanmıyor; yananlar direk dibini bile aydınlatmıyor!

   Usulsüz ihaleyle bazı mahallelere yaptırılan sentetik sahalara, çok gerekmediği halde son sistem aydınlatma direkleri dikip; reklam olsun kabilinden 7/24 spotlarını yakanların vicdanları birazcık olsun Sinop Ayancık’tan gelip Karasu’yu ailece yurt bellemiş genç kızımız için sızlamış mıdır acaba?

   O kazanın olduğu bölgede birbirine yakın iki petrol istasyonu var. Gazi Metal var. Ayrıca Liman tarafına ayrılan bir kavşak var. Az ilerideki katlı kavşak bir türlü bitmediğinden duble yolun az bir bölümü tamamlanamamış. Dolayısıyla gece veya gündüz fark etmiyor; orası Türkiye’nin trafik anlamında ‘kaza kara noktası’ özelliği taşıyor.

   Bunu defalarca yazdık. Kimsenin kılı kıpırdamadı. Bundan sonra da bir tedbir alınacağını sanmıyorum. 

   Şunu söyleyeyim; eğer o genç kız yakınım olsaydı başta Karayolları olmak üzere bu ilçeyi yönetenlerin tümü hakkında dava açardım. Trafik kurbanı kızımızın anne ve babasına buradan duyurmuş olayım.

   Dedik ya gün­dem yoğun…

   Hastane Başhekiminin görev süresi dolmuş. Önümüzde iki yol var; ya mevcudun süresi uzatılacak, ya da yeni bir başhekim ataması yapılacak. Karasu bir haftadır yatıyor kalkıyor bu konuyu tartışıyor.

   Senaryolar muhtelif…

   Örneğin, Kocaali Başhekiminin getirilmesini isteyenler var. (Henüz 25 yaşındaymış!)

   Mevcudunun süresi uzatılsın diyenler var.

   Bir de İstanbul’da görev yapan Kuyumcululu bir beyin ve sinir uzmanının başhekim yapılması için çaba gösterenler olduğunu biliyoruz.

   Dedim ya, dilimin ucuna geleni söylemezsem yapamam…

   Hastanenin şakulü kaymış be birader. Eskisinin görevini uzatsan ne yazaaar, yeni atama yapsan ne yazar!

   Evde çoluk çocuğu ile TV seyrederken duyduğu bir kaza, yaralama ve benzeri olay karşısında çağrı bile almadan doğru hastaneye koşan Dr. Kerem’le Dr. Şemsettin’e sahip çıkamadık; şimdi derdimize yanıyoruz.

   Duydum ki hastanenin en başarılı uzmanlarından ortopedistin ayağını kaydırma girişimleri varmış. Karasu’dan bekledikleri hastaları gelmeyen yukarıdaki ağaların işi olmalı!

   Hastane konusunu daha fazla deşmek istemiyorum. Orada canla başla görev yapan ve tümü birbirinden değerli doktorundan sağlık elemanlarına kimseye saygısızlık etmek istemem. Biliyorum ki, yaratılan ortam bizim için neyse onlar için de o... Doğrusunu isterseniz hastanenin o eski sevecen yüzünü görmek ve o ortamı yaşamak istiyor. Bilmem yanılıyor muyum!

Kuru kalabalık mı?

   Konut satışlarında genel bir azalma var ve bu durum Türkiye’nin genel sorunu. Satış ve pazarlama ağı sistemini iyi oturtmuş birkaç firma dışında durum iç açıcı değil. Bu durum ilçe ekonomisine darbe vuracak da şiddetini hesaplayabilecek kadar ekonomi bilgim yok.

   Şu kadarını söyleyeyim… İster inşaat sektöründeki durgunluğa bağlayın ister başka bir nedene… Küçükboğaz’da çay bahçesi işleten Vezir Demirkol “Geçtiğimiz yıl sabahları müşteriye kahvaltı yetiştiremezdik. Şimdi sinek avlıyoruz” diyor. Diğer bahçeler de farklı değilmiş. Düğünler de olmasa bu esnaflar aç!

   Sa­hildeki işletmeler de öyle. Tatilciler deyimi mazur görsün ama esnafın gözüyle akşam gezmelerinde Karadeniz Caddesi’ni silme dolduranlar kuru kalabalık diye tanımlanıyor!

Korganlılar çok komik!

   Fındık konusuna şimdilik girmiyorum. Yine de sosyal medyada yer alan bir haberden söz edeyim.

   Ordu Korgan’da vatandaş sala vererek tabuta koyup camiye taşıdığı bir çuval fındığın cenaze namazını kılıp mezarlığa defnetmiş.

   Hoş bir eylem de Korgan seçim sonuçlarına baktığınızda ortaya komik bir durum çıkıyor.

Şöyle:

Ordu Korgan 1 Kasım seçimlerinde AKP’ye yüzde 82,4 oranında oy vermiş. İkinci konumdaki CHP’nin oy oranı 9,1…

   Ka­ra­su’nun Kor­gan’dan farkı ne diye sor­sak ayıp mı olur!?

   Sahi, Akyazı fındık yevmiyelerini tespit edip açıklamış. Ziraat Odası’na sorduk, İlçe Tarım’a pasladı. Tarım’a sorduk üst kademelerin işi olduğunu söylediler.

   Biz de yevmiye haberini Akyazı’yı hiza alarak yaptık.

   Kusurumuz varsa fındık üreticisi affetsin!

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 153