SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 16.12.2018

Oy hakkınız gasp edildi!

Ak Partili Belediye Meclisi üyelerine soruyorum: “Oy kullanma hakkınızı Belediye Başkanı’na mı devrettiniz?”
   Ak Partili Belediye Meclisi üyelerine soruyorum: “Oy kullanma hakkınızı Belediye Başkanı’na mı devrettiniz?”
   Soruya kızmadan önce 5 Haziran Perşembe günkü Meclis toplantısının video görüntülerini bir kez daha izlemenizi öneriyorum.
   Toplantı esnasında, sıra muhalefet üyelerinin gündeme alınması için verdikleri önergelerin görüşülmesine geldiğinde dikkatimi bir şey çekti. Başkan oylamada açıkça usulsüzlük yapıyordu. Verilen yedi önergenin tümünde de aynı usul dışı tutumunu sürdürdü.
   Önerge kürsüden okunuyor, Başkan “Kabul edenler” diye soruyor. MHP’liler ve bir AKP’li üye, yani yedi üye el kaldırıyor. Başkan usul gereği “Kabul etmeyenler” sorusunu sormadan “Önerge kabul edilmemiştir” diyerek bir sonraki maddeye geçiyor.
   Şimdi buradan AKP’li ve MHP’li üyelere soruyorum. MHP dışındaki üyelerin “Kabul etmiyorum” oyu vereceğinin garantisi nedir?
   Nitekim bir muhalefetin ilk beş önergesine kabul oyu veren AKP’li üyeye son iki önergede bir başka AKP’li daha katıldı. Oturumu yöneten Başkan geriye kalan üyelerin oylarına nasıl itibar etmez?
   Bu olay tek başına bir skandaldır. Yol yordam bilmezliktir. Meclis üyelerinin olumlu veya olumsuz oy kullanma hakkının gasp edilmesidir.
   Toplantı bitiminde bazı AKP’li ve MHP’li üyelere oylama biçiminin yanlış olduğunu söyledim. Doyurucu bir yanıt gelmeyince ben de tereddüde düştüm. Ancak Pazartesi günü meclis toplantısında alınan kayıtları baştan sona yeniden izledim. Üzülerek söylüyorum, yanılmamışım.
   Belediye Başkanı AKP’li üyelerin red kararı vereceğinden öyle emindi ki, bunu usul gereği bile olsa sormayı aklından bile geçirmedi.
   Yıllardır Belediye Meclisi toplantılarına katılır baştan sona izlerim. Genelde oylamalar adet yerini bulsun kabilinden yapılır. İki üyenin el kaldırmasıyla kabul edilmiş önergelerin sürüsüne bereket!
   Çok yazdım, yinelemek durumundayım. Önerge sahibinin 10 dakikayla sınırlı söz hakkı vardır. Meclis üyesi kalkar, bu önergenin neden gündeme alınıp görüşülmesi gerektiğini dili dön-düğünce anlatır. Oturumu yöneten başkan bu sunumu mutlaka istemelidir. Çünkü meclis top-lantıları halka açıktır. Oraya gelenler kimin ne için önerge verdiğini ve halk adına hangi konunun savunucusu olduğunu orada dinler, değerlendirmesini de ona göre yapar. Görüşme yapılmaksızın reddedilen veya kabul edilip ilgili komisyona havale edilen önergelerden vatan-daşın nasıl haberi olacak? Nitekim, komisyon-dan gelen raporların da görüşülmeden kabul veya reddedildiğinin çok örneğini biliyoruz.
   MHP’nin verdiği önergelerden biri Konacık’ta belediye tarafından işletilmekte olan kum ocağı konusuydu. Bu konuyla ilgili sokakta konuşulanlar yenilir yutulur cinsten değil. Nereye ne kadar kum gittiğinin haddi hesabı yok deniliyor. Doğru mudur bu iddialar? Araştırmak, gerçeği ortaya çıkarmak gerekmiyor mu? Bunu Belediye Meclisi yapmayacak da  Avcılar Derneği mi yapacak? Bir AKP’li üye muhalefet önergeleri reddedildikten sonra “Biz bu konunun üzerindeyiz. Hazırlıklarımız bitsin Meclis’e getireceğiz” demek zorunda kaldı. Hazır verilmiş önerge neden kabul edilmiyor da bu kadar hassas bir konu geleceğe bırakılıyor? Anlaşılır şey değil.
   Meclis görüntülerini izlerken bu önergenin okunması sırasında bir AKP’li üyenin davranışlarına dikkat ettim. Merak eden izleyip görür. O üye kinayeli biçimde başını sallıyor ve önergenin görüşülmesi gerektiği izlenimini veriyordu.
   Kendisiyle ilk fırsatta bir araya geleceğim; konuşursa yazarım. Dilerse kimliğini gizli tutarım. Ama, bazı hassas ve akçeli konularda rahat-sızlık duyduğunu kesinlikle biliyorum.
   Mesela şu su arıtma tesisi... Meclise derhal gelmeli ve enine boyuna tartışılmalıdır. İki günlük yağmur sonrasında Karasulunun musluğundan resmen çamur aktı. Haftalarca o tesisin reklamı yapılmış “Su arıtma sorununu çözdük” afişleri cadde boylarını süslemişti. Ne oldu bu tesise? Trafosuna kedi mi girdi? Sorumluları hesabını vermeyecek mi? Kaç lira ödendi bu uyduruk tesise? 700 bin mi, 800 bin mi? Marifet dini içerikli toplantıların ön sıralarına kurulup objektiflere poz vermekte değil; önce bu  paranın hesabını vereceksiniz!
   Buradan açıkça söylüyorum. Şunun şurasında seçimin üzerinden 3,5 ay geçti geçmedi. Belediye iyi yönetilmiyor ve göreve yeni gelen birkaç iyi niyetli yöneticinin çabaları da kötü gidişi engellemeye yetmiyor. Bunu sadece ben değil, sokaktaki herkes ve hatta Ak Parti’nin önde gidenleri de açık açık söylüyor.
   Hizmet binasının iki girişinden biri kapatıldı. Diğer kapının girişi (zırhlı mı acep!) camla örüldü. Bu kapatmanın maliyeti ne kadar? 12 bin liralık fatura kesildiği söyleniyor, doğru mu? Oraya geçmişte hiç değilse birkaç belediye aracı park ediyor, misafir otoları çekiliyordu. Neden gerek duyuldu bu camlı köşke?
   Biz bunları yazıp çizdikçe ‘çok ileri gittiğimiz’ uyarılarıyla karşılaşıyoruz. Sokağın fısıl-dayarak konuştuklarını yazmak ileri gitmekse geriye söylenecek söz kalmamış demektir!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 889