SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 24.06.2018

Samimi olalım, yeter


   2013’te Bosna’ya dü­zen­le­nen bir ge­zi­ye ka­tıl­mış­tım. Baş­kent’e 40 km me­sa­fe­de­ki Os­man­lı dö­ne­min­de ve­zir­le­rin staj gör­dü­ğü yer olan ve bu ne­den­le Ve­zir­ler Şehri diye ad­lan­dı­rı­lan Trav­nik’ten dö­ner­ken reh­be­ri­miz Emir Ham­za­giç “Yolda Ahmiç isim­li bir köye uğ­ra­ya­ca­ğız. Orada kat­li­am fo­toğ­raf­la­rı­nın ser­gi­len­di­ği bir müze var. İçi kal­dır­ma­ya­cak olan­lar gir­me­sin” de­di­ğin­de geziye katılanlar bir an şa­şır­mış­tı.
   Ahmiç’e var­dık. Emir bizi doğ­ru­dan köy­de­ki ca­mi­nin av­lu­su­na gö­tür­dü.  Bah­çe­de yarım ay şek­lin­de üç kat kub­be­si olan ve üze­rin­de yüz­ler­ce isim­le doğum ta­rih­le­ri ya­zıl­mış bir anıt vardı. 
116 ismi tek tek in­ce­le­dim. En kü­çü­ğü 3 aylık en bü­yü­ğü 82 ya­şın­day­dı.
   Anı­tın kar­şı­sın­da top­lan­dık ve ya­nı­na cami imamı Mahir Husiç’i alan reh­ber Emir Ham­za­giç’i din­le­me­ye baş­la­dık: 
   “1993 yı­lıy­dı. 5-6 Müs­lü­man bu ca­mi­de sabah na­ma­zı kı­lar­ken Hır­vat­lar ca­mi­yi basıp ateş et­me­ye baş­la­dı­lar. Silah se­si­ni du­yan­lar ev­le­rin­den dı­şa­rı­ya fır­la­dı­ğın­da Hır­vat­lar bu kez on­la­rı ta­ra­dı­lar. İki saat için­de be­şik­te­ki be­be­ler­den 80’i aşmış yaş­lı­la­ra kadar kadın erkek 116 Müs­lü­man kat­le­dil­di. 500 ki­şi­nin ya­şa­dı­ğı ve bir gün ön­ce­sin­de (Ca­mi­nin hemen kar­şı­sın­da­ki okulu gös­te­re­rek) ço­cuk­la­rın aynı okulda bir­lik­te oku­du­ğu bu köyde Boş­nak­lar­la Hır­vat­lar kar­deş kar­deş ya­şı­yor­du. Hatta her iki halk iç sa­vaş­ta Sırp­la­ra karşı bir­lik­te karşı koy­muş­lar­dı.”
   İmam Mahir Husiç, Ah-miç’te ya­şa­nan bu kat­li­amın neden ya­pıl­dı­ğı so­ru­su­na Hır­vat­lar’ın hiç­bir zaman yanıt ve­re­me­di­ği­ni söy­le­di. Kat­li­am son­ra­sı Hır­vat­la­rın çoğu başka yere göç etmiş. Kalan tek tük Hır­vat’a ait ev­le­ri gös­ter­di­ler biz­le­re. Hiç­bir Müs­lü­man on­la­ra do­kun­ma­mış.
   Emir’in oto­büs­te­ki uya­rı­sı­nı dik­ka­te alan­lar kat­li­am fo­toğ­raf­la­rı­nın bu­lun­du­ğu odaya gir­me­di­ler. Ce­sa­ret gös­te­ren­le­rin ya­rı­sı da so­nu­nu ge­tir­me­den ken­di­le­ri­ni dı­şa­rı­ya zor at­tı­lar.
   Ahmiç kat­li­amı­nı neden ha­tır­lat­ma ge­re­ği duy­dum?
   Bir sü­re­dir gör­sel ve ya­zı­lı ba­sın­da, şehit ce­na­ze­le­ri­ne gön­de­ri­len Ana­mu­ha­le­fet CHP’ye ait çe­lenk­le­rin par­ça­lan­dı­ğı ha­ber­le­ri­ni iz­li­yor ve oku­yo­ruz.
   Kay­se­ri’deki hain sal­dı­rı son­ra­sın­da CHP Genç­lik Kol­la­rı Baş­ka­nı bile linç edil­mek is­ten­miş.
   Ana­mu­ha­le­fet’e yö­ne­lik bu tür tep­ki­le­rin, Baş­ba­kan ve iki Mu­ha­le­fet Par­ti­si Baş­ka­nı’nın ‘te­rö­re karşı aynı dili kul­lan­ma’ ka­ra­rı al­dık­la­rı­nın er­te­sin­de ya­şan­ma­sı dik­kat çe­ki­ci­dir.
   Ka­ra­su’da da fiili sal­dı­rı ol­ma­sa bile mu­ha­le­fe­ti ren­ci­de edici dav­ra­nış­lar göz­len­mek­te.
   Bir kah­ve­ha­ne­ye “100 dolar boz­du­ra­na çay be­da­va, CHP’liler hariç” du­yu­ru­su asıl­mış. Bu ken­di­ni bil­mez­li­ğin der­si­nin, o kah­ve­ha­ne­de­ki müş­te­ri­ler ta­ra­fın­dan ve­ri­lip ve­ril­me­di­ği­ni bil­mi­yo­rum!
   Be­şik­taş maçı son­ra­sın­da Çevik Kuv­vet eki­bi­ne ya­pı­lan ve 44 şehit ve­ri­len hain sal­dı­rı­yı pro­tes­to için Ka­ra­su’da bir yü­rü­yüş dü­zen­len­di. Parti farkı gö­zet­mek­si­zin te­rö­re karşı olan her­kes orada tek vücut ve tek ses oldu.
   Amaç te­rö­rü el­bir­li­ği ile alt et­mek­se bunun yolu ‘sa­mi­mi­yet­le’ bir­lik ol­mak­tır.
   Daha açık söy­le­ye­yim… İşin esası yani nihai amacı te­rö­rü yok et­mek­se bu yolda usule uymak zo­run­da­yız.
Usul ise sa­mi­mi duy­gu­lar­la ha­re­ket et­mek­tir.
   Bu il­çe­nin in­san­la­rı yıl­lar­dır iyi günde, kötü günde; bay­ram­da, sey­ran­da; acıda, se­vinç­te; ca­mi­de­ki na­ma­zın­da aynı kıb­le­ye dönüp sec­de­ye varırken; sonuç ola­rak bir­lik­te ha­re­ket et­me­nin kül­tü­rü­nü ya­şı­yor, yaşatıyor.
   Bu ar­mo­ni­yi boz­ma­ya kim­se­nin hakkı ola­maz!
   Ül­ke­ye yö­ne­lik teh­li­ke­ler kar­şı­sın­da tavır alır­ken hiç kimse ‘Tür­ki­ye’nin ger­çek sa­hi­bi en kah­ra­man biziz’ ha­va­lan­ma­sı­na kapılıp sinsice ‘sel­den kütük kapma’ sev­da­sı­na gir­me­me­li. 
   Tür­ki­ye’deki As­ker­lik Şu­be­le­ri vatan hiz­me­ti sı­ra­sı gelen genç­le­re hangi si­ya­si gö­rü­şe sahip ol­du­ğu­nu bu güne kadar hiç sor­ma­dı.
   Te­rö­ris­tin si­la­hın­dan çıkan kur­şun da ‘şu mu­ha­lif onu es geçip ik­ti­dar yan­lı­sı­na yö­ne­le­yim’ de­mi­yor.
   Sa­mi­mi­yet di­yo­ruz, sa­mi­mi­yet!
   Düğün da­ve­ti­ye­mi­zi ya­zar­ken, ce­na­ze­mi­zi haber ve­rir­ken gös­ter­di­ği­miz sa­mi­mi­yet kadarını gösterelim; faz­la­sı­nı kimse istemiyor zaten.
Birinin acısı dinmeden diğeri
   10 Aralık Beşiktaş hain saldırısında kaybettiğimiz 54 şehidin yasını tutarken bu kez Kayseri’de askerlere yö-nelik saldırı gerçekleşti. Burada da 14 şehit yüzü aşkın yaralı...
   Birileri Türkiye’yi bataklığa sürükleme amacında. Herkes bu oyunu biliyor ve görüyor. Ama hamaset nutukları ötesinde bir şey yok.
   Başkant’in göbeğinde Rus Elçisi’ni koruyamayan neyin nutkunu atıyor!
   





Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 593