SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 21.11.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Saygılıya dur saygısıza geç!

Saygılıya dur saygısıza geç!


   Tür­ki­ye’de çı­ka­rı­lan imar af­la­rı­nın mi­la­dı 1949 yı­lı­dır. 15’nci affı çı­kar­mak da 12 Eylül dar­be­si son­ra­sı 1983 se­çim­le­ri­ni ka­za­nan Tur­gut Özal’a nasip oldu.
   Özal’ın, 3 Mayıs 1985 ge­ce­si ya­rı­sı ya­sa­lar­la oy­na­na­rak Mec­lis’ten ge­çi­ri­len afla il­gi­li ta­ri­he ka­zın­mış bir sözü var: 
   “Bi­na­la­rı ka­nun­la­ra uy­dur­mak ye­ri­ne ka­nun­la­rı bi­na­la­ra uy­dur­duk. Va­tan­da­şın yap­tır­dı­ğı yu­va­sı­nı yık­mak, onu ser­se­fil so­kak­ta bı­rak­mak bizim vic­dan­la­rı­mı­zın işi değil!”
   1999 17 Ağus­tos dep­re­min­de çöken bi­na­la­rın çoğu 1985 imar af­fın­da yasal hale ge­ti­ril­miş­ti. Bun­la­ra en çar­pı­cı örnek, Kü­çük­çek­me­ce Cen­net Ma­hal­le­si`nde ta­ma­men çöken ve on­lar­ca ki­şi­ye mezar olan bi­na­dır. 1978`de kaçak ola­rak ya­pıl­mış; 1985 af­fıy­la ruh­sat alır­ken çürük beton ku­tu­su­na sağ­lam ra­po­ru veren ye­min­li tek­nik bü­ro­nun sa­hi­biy­le mü­te­ah­hi­din aynı so­ya­dı ta­şı­dı­ğı be­lir­len­miş­ti.
   O dö­ne­mi gayet iyi ha­tır­lı­yo­rum. Ha­zi­ne ara­zi­le­ri­ne ya­pıl­mış kaçak bi­na­la­ra ye­min­li tek­nik bü­ro-ma­li­ye-be­le­di­ye üç­lü­sü­nün ma­ri­fe­tiy­le ruh­sat ve ar­sa­la­rı­na tapu ve­ril­miş­ti. Hatta af dü­zen­le­me­si çık­tık­tan sonra bri­ket­ler­le atıl­mış uy­du­ruk te­mel­le­re ‘es­ki­dir’ diye bi­lir­ki­şi­ler­den sahte ra­por­lar dü­zen­le­ti­le­rek ta­pu­lar alın­mış­tı.
   Tarih te­ker­rür etti ve 15 Tem­muz darbe te­şeb­bü­sü­nün üze­rin­den iki yıl bile geç­me­den ‘imar ba­rı­şı’ adı al­tın­da 16’ncı imar affı ile karşı kar­şı­ya­yız.
   Sü­re­ci ba­şın­dan beri iz­le­me­ye ça­lı­şı­yo­rum. Ne affı çı­ka­ran­lar, ne uy­gu­la­mak­la gö­rev­len­di­ri­len ku­rum­lar ve ne de bun­dan ya­rar­lan­mak is­te­yen va­tan­daş­lar işin bo­yu­tu ve nasıl so­nuç­la­na­ca­ğı ko­nu­la­rın­da net bil­gi­le­re sahip değil.
   Çevre ve Şe­hir­ci­lik İl Mü­dür­lü­ğü’nden yet­ki­li­le­rin Ka­ra­su’da muh­tar­lar­la yap­tı­ğı bil­gi­len­dir­me top­lan­tı­sı­nı iz­le­dik­ten sonra yu­ka­rı­da özet­le­di­ğim ka­nı­ya var­dım. 
O top­lan­tı­da iki görüş or­ta­ya ko­nul­du. 
   Yet­ki­li­ler; “Kaçak bi­na­nız varsa be­le­di­ye­den ala­ca­ğı­nız rayiç bedel bil­gi­le­ri­ni ek­le­ye­rek e-dev­let­ten kay­dı­nı yap­tı­rın” diyor. 
   Muh­tar­lar ise; “Ruh­sat­la­rı ve ta­pu­la­rı ne zaman ve­re­cek­si­niz?” diye so­ru­yor.
Muh­tar­la­ra ve­ri­len bil­gi­ler­den, “yapı kul­la­nım bel­ge­si almak ruh­sat veya ta­pu­yu ga­ran­ti­le­mez” uya­rı­sı­nı muh­tar­la­rın din­le­di­ği­ni veya din­le­se de an­la­dı­ğı­nı hiç san­mı­yo­rum. 
   Top­lan­tı­yı özet­ler­sem, ‘Bir taraf ko­nu­yu gayet güzel izah et­ti­ği­ni, diğer taraf da an­la­ma­sa da an­la­dı­ğı iz­le­ni­mi­ni ve­re­rek sa­lon­dan ay­rıl­dı­lar’ di­ye­bi­li­rim. An­la­şa­ma­maz­lık­ta an­laş­mak gibi bir durum! (De­ğer­len­dir­me­yi abar­tı­lı bu­lan­la­ra top­lan­tı­nın ses kay­dı­nı gön­de­re­bi­li­rim)
   Hoşa git­me­yecek ama yine de aça­yım:
Kaçak yapı ile arsa be­de­li top­la­mı­nın onda bi­ri­ni ya­tı­rıp yapı bel­ge­si almak so­ru­nu çöz­mü­yor. Sı­ra­sı gel­di­ğin­de bi­na­nın dep­re­me da­ya­nık­lı­lı­ğı öl­çü­lecek. Sağ­lam­sa ne ala, de­ğil­se yı­kı­la­cak! Arsa imar pla­nın­da yeşil alan, kıyı şe­ri­di için­de, park ve ben­ze­ri bir du­rum­day­sa ta­pu­yu da ya­tır­dı­ğı­nız pa­ra­yı da unu­tun!
   İşin il­ginç ta­ra­fı şu: 
   İmar planı yapma, yapı ruh­sa­tı ve iskân verme, ka-çak ya­pı­laş­ma­yı iz­le­me­ye alma, para ce­za­sı kesme ve yıkma ile yü­küm­lü be­le­di­ye­ler imar affı sü­re­cin­de devre dışı. Sa­de­ce arsa ve bina be­del­le­ri­ni (o da soran olur­sa) bil­dir­mek­le yü­küm­lü.
   Demek ki imar af­fı­nı çı­ka­ran­la­rın be­le­di­ye­le­re gü­ve­ni sı­fı­r! Belki de elde edi­lecek ge­lir­den be­le­di­ye­le­re pay ver­mek is­ten­mi­yor­dur!
   Ha­zi­ne ara­zi­si­ne göz dik­me­yen, kaçak gö­çek­le işi ol­ma­yan, ver­gi­si­ni-ce­za­sı­nı za­ma­nın­da öde­yen, kı­sa­ca­sı ya­sa­lar say­gı­lı va­tan­daş­la­rın ‘imar af­fın­da­ki yeri’ ko­nu­su­na hiç gir­mi­yo­rum.
   Gü­nü­mü­zün genel geçer ahlâk an­la­yı­şı, bu kav­ram­la­rın fı­sıl­tı ha­lin­de ko­nu­şul­ma­sın­dan bile hiç mi hiç hoş­lan­mı­yor!

Karasu’yu çeteler mi sardı?
   Pa­zar­te­si ak­şa­mı saat 20.00 sı­ra­la­rı… Evi­min de­ni­ze bakan bal­ko­nu­nun kar­şı­sın­da bir pa­tır­tı koptu.  Pen­ce­re­den bak­tım, sa­hi­le inen so­ka­ğın ba­şın­da 10-15 genç en­di­şe­li göz­ler­le yan so­ka­ğı göz­lü­yor­du. İçlerinden bi­ri­nin elin­de kısa nam­lu­lu oto­ma­tik tüfek vardı. Hani şu her av ba­yi­sin­de ser­best­çe sa­tı­lan tü­fek­ler­den!
   Eşime pen­ce­re­den uzak dur­ma­sı­nı söy­le­yip aşa­ğı­ya indim. Plaj Cad­de­si’ni si­te­mi­ze bağ­la­yan sokak tık­lım tık­lım do­luy­du. Her ka­fa­dan bir ses çı­kı­yor­du. Arada gözüm bir polis ara­cı­na iliş­ti. Me­mur­lar or­ta­lı­ğı ya­tış­tır­ma­ya ça­lı­şı­yor­du. An­la­dı­ğım ka­da­rıy­la iki gru­bun kav­ga­sı söz ko­nu­suy­du. 
   Olayı baş­tan beri iz­le­yen si­te­miz sa­ki­ni emek­li öğ­ret­men uzak­tan ses­len­di:    “İstan­bul’dan gelip bon­zai sa­tan­la­rı polis gö­zal­tı­na almış. On­la­rın ar­ka­daş­la­rı da ih­bar­cı ol­duk­la­rın­dan kuş­ku­lan­dık­la­rı Ka­ra­su­lu bazı genç­le­re sal­dır­mış!”
   Olay tam böyle gelişti öğ­re­ne­me­dim. Ama bil­di­ğim bir şey var. Akşam ka­ran­lık bas­tı­ğın­da si­te­mi­zin kar­şı­sın­da­ki 5 katlı met­ruk bir apart­ma­nın ıssız bah­çe­sin­de hemen her akşam 15-16 yaş arası ço­cuk­lar bu­lu­şu­yor. Mev­sim kışsa ateş ya­kı­yor­lar. Diğer ka­ran­lık so­kak­lar da böyle…
   Eşim bir kaç kez “Bun­lar her­hal­de uyuş­tu­ru­cu kul­la­nı­yor. Ge­lir­ken düz­gün yü­rü­yor­lar, gi­der­ken yal­pa­lı­yor­lar” diye beni uyarmıştı. Haklı çıktı. 
   Ka­ra­su’da uyuş­tu­ru­cu kul­la­nı­mı­nın yay­gın­laş­tı­ğı­nı ve bunun gi­de­rek 10-12 yaş gru­bu­na kadar in­di­ği­ni her­kes söy­lü­yor. Bu kadar id­di­alı ko­nu­şan­la­rın mut­la­ka bir bil­di­ği ol­ma­lı…
   Ne yazık ki, diğer ta­raf­tan bu teh­li­ke­yi umur­sa­ma­yan veya el­le­rin­den bir şey gel­me­di­ği için sus­kun kalan yet­ki­li­ler de var.
   Alper Tatlı bu tehlikeyi gündeme getirip bir mücadele başlatmıştı. STK’lardan ve resmi kurum-lardan destek alamayınca sessizce alanlardan çekil-mek durumunda kaldı.
   Ka­ra­su bu so­ru­na eğil­mez ve çözüm yolu bu­la­maz­sa çok geç­me­den ne or­ta­da tu­rizm ha­re­ke­ti kalır ne de huzur. Pislikleri halı altına süpürürsen bir gün kokar.
   Pazartesi akşamı gördü-ğüm manzara bunun işare-tidir. Benden uyar­ma­sı!.. 

GERÇEK BİR GÜN ORTAYA ÇIKAR
   46 mil­yon­luk meş­hur ihale da­va­lık oldu. İha­le­ye fesat ka­rış­tır­ma id­di­asıy­la Ka­ra­su As­li­ye Hukuk Mah­ke­me­si’nde gö­rü­len dava Ağır Ceza Mah­ke­me­si’ne gön­de­ril­di.
   Son du­ruş­ma­da da­va­nın Ağır Ceza’ya git­me­si ka­ra­rı­nı sanık avu­kat­la­rı­nın büyük bir se­vinç­le kar­şı­la­mış ol­ma­sı dik­ka­ti çek­miş­ti.
Ko­nuş­tu­ğum bazı avu­kat­lar, bunun ola­ğan bir durum ol­ma­dı­ğı­nı ve bu tip da­va­la­rın As­li­ye Ceza’da gö­rül­me­si­nin sa­nık­lar le­hi­ne gö­rül­me­si ge­rek­ti­ği­ni söy­lü­yor.
   Belki de Ağır Ceza Mah­ke­me­si (Adına uygun şekilde) ağır ha­re­ket eder ve dava zaman aşı­mın­dan düşer diye mi hesap edil­di, bi­le­mi­yo­rum.
   Gö­rül­mek­te olan da­vay­la il­gi­li yorum olmaz.
   Bu ne­den­le ben bir başka ko­nu­ya dik­kat çek­mek is­ti­yo­rum.
   46 mil­yon­luk olay sa­de­ce iha­le­ye fe­sat­tan iba­ret değil. Aynı so­ruş­tur­ma kap­sa­mın­da İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı Mü­fet­ti­şi ta­ra­fın­dan hazır-lanmış ra­por­da başka ciddi suç­la­ma­lar da yer alı­yor.
   Bun­lar ara­sın­da ev­rak­ta sah­te­ci­lik var… 
   Gö­re­vi­ni kö­tü­ye kul­lan­ma var… 
   Kum oca­ğın­dan usul­süz ve bel­ge­siz mal­ze­me alı­nıp sa­tıl­ma­sı veya bir yer­le­re peş­keş çe­kil­me­si var... 
   Be­le­di­ye­de ça­lış­ma­yan­la­ra maaş öde­me­si var…
   Belediye başkanına usulsüz borçlanma yetkisi vermek var... 
   Kı­sa­ca­sı yok yok!
   Sav­cı­lı­ğın bütün bu id­di­alar­la il­gi­li ola­rak so­ruş­tur­ma yü­rü­tüp ifa­de­ler al­dı­ğı da bi­li­ni­yor. 
   Ancak henüz or­ta­da dava açıl­dı­ğı­na dair veya ta­kip­siz­lik ve­ril­di­ği­ne dair her­han­gi bir bilgi yok.
   Bit­me­di… 
   Hani şu ‘Çakma Su Arıt­ma Te­si­si’ ko­nu­su vardı... 
   Be­le­di­ye Baş­ka­nı İspi­roğ­lu’nun Mec­lis’te ko­nu­su açıl­dı­ğın­da ‘O işin so­rum­lu­su benim’ diyerek kendince kapattığını zan-nettiği dosyadan söz ediyorum!
   O dosya da ön inceleme ra­po­ru­na da­ya­nı­la­rak dö­ne­min Kay­ma­ka­mı im­za­sıy­la Cum­hu­ri­yet Sav­cı­lı­ğı’na gön­de­ril­miş­ti. 
   Ara­dan en az dört yıl geçti. İddia hak­kın­da da açıl­mış bir dava veya ta­kip­siz­lik ka­ra­rı duy­ma­dık.
   Böyle bir karar henüz çıkmadığı için mi, yoksa çıktığı halde kamuoyundan saklan-dığı için mi?
  Şunu kimse unutmasın. Bütün gerçeklerin bir gün mutlaka ortaya çıkma gibi bir huyu vardır. 
   Hatırlatmış olayım dedim!
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 142