SON DAKİKA

Pazaryeri taşınıyor mu?          Karasu Ortaokulu 56 Mezunları iftarda buluştu          Karasu TEOG'da il ikincisi oldu          CHP'nin iptal başvurusu reddedildi          İzinsiz kazıya suçüstü          Eyüp Bey Karasu'yu çok sevdi!          Selçuk Kadı anıldı          Selçuk Kadı'yı anıyoruz          Anket         


Bugün: 22.08.2018

Sınıfta Kaldık


Sınıfta kaldık!

   Yazarımız Adnan Yıldız yazısını manşetimizden sonra gönderdi. Başlığına baktık pişti olmuşuz: “ÇUVALLADIK!”

   Yani bu kadrodan daha ne beklenebilirdi ki! Canını dişine takıp verilen görevleri en iyi şekil-de yapmaya çalışan belediye personeli sakın alınmasın. Ama lütfen şu iddiamıza da ses çı-karmasınlar: “Karasu Belediyesi kurulduğu günden beri böylesine beceriksiz bir yöneti-me şahit olmadı!” Var mı aksini iddia eden?

   Yerel yöneticilik bilgi ister, birikim ister; öngörü ve yaratıcılık ister. İyi bir ekip çalışması ve iyi bir organizasyon ister. “Verin oylarınızı, her şeyi bir güzel yaparım” demekle olmuyor. İşi acemiler mangasına teslim ettiğinizde `hüsran` kaçınılmaz bir sondur.

   Ramazan ayı, yaz sezonunun ortasına denk gelmiş. Vatandaş çoluk çocuk tatilini bayram bitimine ertelemiş ve son iftarını yapar yapmaz toparlanıp Karasu`nun yolunu tutmuş. Başka nereye gidecek ki? Böyle bir sahil Karadeniz`in başka neresinde var? Ulaşım desen rahat. İyi-kötü oteli var, pansiyonu, kiralık evleri var. 15 yaşında ikinci el araba fiyatına yazlıklar da var! Orta gelir grubu insanlar için en ideal tatil yeri elbette Karasu…

   Gelin görün ki, belediyemiz aniden bastıran tatilci nüfusunu hiç dikkate almadı. Kimin yönettiği belli olmayan belediyeden daha ne beklenebilirdi ki!

   Allah aşkına, sokak başına fırın düşen ilçede ekmek sıkıntısı nasıl yaşanır? Buradakiler yetemiyorsa çevre ilçeler ne güne duruyor? oralardan Karasu`ya ekmek takviyesi yapmak çok mu zor? Bunun için hesap yapacaksın. Nüfusun 10`a katlanacağını bileceksin. Bunu yapabilmek için de ekibini toplayıp tartışacaksın. (Sahi, ekip diye bir şey var mı belediyede!)

   Çöpler dağ gibi yığılmış. Temizlik ekiplerinin bu kadar yükün altından kalkması beklenebilir mi? 30 bin nüfus 300 bin olmuş. (Kimisi 400 bin diyor) Bir konteyner yerine en az 5 tane koyacaksın. Bir çöp toplama aracını beşe çıkaracaksın. Yetemiyorsan takviye isteyecek-sin. Büyükşehir`e girdik diye zil takıp oynayaca-ğına, milletin parasıyla Kentpark`ta, mahalleler-de, köylerde milyarlar harcayıp iftar vereceğine, temizliği düşüneceksin. Marifet caddelere Zeki Toçoğlu`nun `İyi Bayramlar Karasu` afişini as-makta değil, aynı Toçoğlu`ndan üç günlüğüne de olsa takviye çöp aracı ve konteyneri almakta.

   Kendine düşeni beceremeyen belediyeden 300 bin kişinin istiflendiği bir ilçede ikinci, hatta üçüncü nöbetçi eczanenin açık tutulmasını beklemek abes kaçar.

   Trafiği rahatlatmak için emniyetle bir planlama yapmak mı? Kim yapacak bunu? Bu belediye mi? Güldürmeyin insanı! Hazır açılmış bir liman yolu var. Onu asfaltlayın; Batı Karadeniz Cadde-si civarında kümelenmiş yazlıkçıların hiç biri Dörtyol ışıklara gelip sahile giriş yapmaz. Kala-balık günlerde bu kadar trafik sıkışıklığı da ol-maz. Bunu akıl edemeyen bir kafadan beledi-yeyi yönetmesini bekliyoruz, öyle mi? Kuzu-luk`un, Namazgâh`ın fındıklık yollarını asfaltla-maya devam edin siz! Turizm hareketinin ya-şandığı Yalı Mahallesi`nin sokakları tozdan topraktan geçilmiyormuş, kimin umurunda!

   Akmayan sudan, düşük voltajdan, plana koy-mayı unuttuğumuz otopark eksikliği nedeniyle caddelerin araç istifi olmasını bir kenara bırakı-yorum. Bayram tatili hem Karasululara hem de yazlıkçılara zehir oldu, zehir!

   Bir de festival konserinin bayrama denk getirilmesi yok mu? Pes doğrusu!

İki acı kayıp...

   Org. İsmail Koçman’ı kaybettik. Karasu’nun gurur duyduğu, ordunun en yüksek kademelerine kadar yükselmiş başarılı bir askerdi. Sinsi hastalıkla bir süre mücadele etti, ama yenik düştü. İlk sayısından beri Karasu Haber’in  tutkulu bir okuruydu. Gazetesi geciktiğinde telefon eder bir aksilik olup olmadığını sorardı.

   EDOK Komutanı olduğu yıldı... Işıkmar Pasa-jı’ndaki gazetemizin kapısını açtı ve içerdiye girdi. Pazar günüydü. “Günay Marangoz’a geldim, yerinde yok. Sakın burada olduğumu kimseye duyurma. Sohbet edip ayrılacağım” dedi. Yarım saat konuştuk. “Güzel yazıyorsun da dinleyen var mı” sözünü unutmuyorum. 1. Ordu komutanıyken Karasu’ya 4 yıllık fakülte kurulması için heyet olarak ziyaret etmiştik. Sonrasında YÖK’le temasa geçmiş, üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmişti. Karasu onun çabalarına destek verseydi fakültemiz çoktan açılmıştı. Bilmeyenler öğrensin istedim.

   Allah rahmet eylesin.

Böyle şaka mı olur Neşet!

   Neşet Çakmak’ın vefatını Pazartesi sabaha karşı öğrendim. Önce şaka gibi geldi. İstanbul’da oturan oğlum, gitar öğretmeninin vefatını duyunca gecenin bir yarısı yola çıkmış. Demek gerçekti... Sabahın ilk ışıklarına kadar gözüme uyku girmedi.

   Uzun yıllar Stat Apartmanı’nda oturduk. Arslan ve Çakmaklarla komşuyduk. Çakmak Ailesi’nin sevimli bir şamatacılığı vardır. Mizah yüklü  tartışmaları bile uyuşmazlık gibi algılanır. Dozu kaçan ve kavga boyutuna varmayan tartışmalara da şahit olmuşumdur. Bunların hiç birinde Neşet asla yoktu. Kendini müziğe adamış bir insandan başka ne bekleyebilirsiniz ki! 57 yaşa ölüm yakışmıyor. Hele Neşet gibi birine hiç yakışmadı. Dileyen dilediği gibi yorumlayabilir. Görüşüm şudur: ‘Sanatçının kalbi, her anlamda çıtanın iyice düştüğü Karasu’nun atmosferine dayanamadı.’

   Karasu, efendilik timsali bir insanını erken yaşta kaybetti. Nur içinde yatsın.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 912